10 Yıllık Sır Perdesi Aralandı: Mezdeke'nin Yıldızının Katili 10 Yıl Sonra Böyle Yakalandı!
90'ların unutulmaz Mezdeke grubunun solisti Aynur Kanbur'un 2016'daki vahşi cinayeti aydınlatıldı. Olayın ardındaki akrabalık bağları, tehditler ve işlenen cinayetin detayları, 10 yıllık sır perdesini araladı.
İstanbul'un Şişli ilçesinde, 24 Mart 2016 tarihinde işlenen ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran Mezdeke dans grubunun eski solistlerinden Aynur Kanbur cinayetine ilişkin yürütülen soruşturmada, 10 yıl sonra önemli bir gelişme yaşandı. Kanbur'u hayattan koparan saldırının arkasındaki sır perdesi, titiz bir çalışmanın ardından aralanırken, cinayeti işlediği ve azmettirdiği düşünülen 3 şüpheli gözaltına alındı.
Mezdeke'nin Sönmeyen Yıldızı ve Vahşi Son
1990'lı yıllarda müzik listelerinde fırtınalar estiren 'Mezdeke' grubunun tanınan yüzlerinden Aynur Kanbur, 24 Mart 2016 akşamı saat 20.05 sularında Şişli Fulya Mahallesi, Narçiçeği Sokak'taki evinin önünde silahlı saldırıya uğradı. Henüz 49 yaşındayken, kapısının önünde kimliği belirsiz bir saldırganın acımasız kurşunlarına hedef olan Kanbur, olay yerinde yaşamını yitirdi. Olay yerinde bulunan boş kovanlar, aradan geçen zamana rağmen başka hiçbir olayla ilişkilendirilemedi, bu da olayın faili meçhul kalma ihtimalini artırıyordu.
Tehdit İddiaları ve Kapatılan Telefonlar: Soru İşaretleri Başlıyor
Cinayetin ardından başlatılan soruşturmada, 2017 yılında Aynur Kanbur'un ablasının savcılığa sunduğu dilekçe üzerine dosya yeniden açıldı. Dilekçede, maktulün akrabaları olan Fazlı K., Yüksel K. ve Serdar K. hakkında inceleme başlatılması talep edildi. İddialara göre, şüpheliler daha önce Aynur Kanbur'u, 'Bizim sülaleden dansöz çıkmaz' diyerek tehdit etmişlerdi. Bu tehdit iddiaları üzerine harekete geçen ekipler, şüphelilerin HTS (İletişim Tespit ve Kayıt) kayıtlarını geriye dönük olarak incelemeye aldı. Yapılan incelemelerde dikkat çekici bir detay ortaya çıktı: Şüphelilerin cep telefonları, cinayet anından hemen önce kapatılmış ve ertesi gün öğle saatlerine kadar kapalı kalmıştı. ABD'ye seyahat eden Yüksel K.'nin bile telefonunun olay saatlerinde kapalı olması, planlı bir eyleme işaret ediyordu.
Faili Meçhul Cinayetleri Aydınlatma Birimi Devrede: Teknolojik İzler
Faili meçhul suçların aydınlatılması amacıyla Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan özel birimin devreye girmesiyle birlikte, dosya yeniden detaylı bir şekilde incelenmeye başlandı. Yapılan geriye dönük incelemelerde, saldırganın cinayet sonrası Avcılar'dan metrobüse bindiği kamera kayıtları ve İstanbulkart kullanım verileri sayesinde tespit edildi. Yürütülen detaylı araştırmalar sonucunda, saldırıyı gerçekleştiren kişinin Bülent Gündüz olduğu belirlendi.
Azmettirici ve Tetikçi: Mesajlaşmalar Ele Verdi
Tetikçi olduğu düşünülen Bülent Gündüz'ün HTS kayıtları da incelendiğinde, diğer şüpheliler gibi telefonunu olaydan önce kapattığı ve ertesi gün açtığı anlaşıldı. Teknik takip sonucunda, Bülent Gündüz'ün telefonunu açtığı ilk anlarda, azmettirici olduğu değerlendirilen Serdar K. ile mesajlaştığı ortaya çıktı. Bu mesajlaşmalar, olayın sadece bir tetikçi tarafından işlenmediğini, arkasında bir plan ve yönlendirme olduğunu gösteriyordu.
Ortak Bir Nokta: Şirket ve Arazi Anlaşmazlığı
Soruşturma derinleştikçe, Aynur Kanbur, tetikçi Bülent Gündüz ve azmettirici oldukları düşünülen Fazlı K., Yüksel K. ve Serdar K. arasındaki akrabalık bağları ve ortak noktalar gün yüzüne çıktı. Şüphelilerin ortaklaşa sahip oldukları arazilerin bulunduğu öğrenildi. Ayrıca, cinayeti işlediği belirlenen Bülent Gündüz'ün, bir dönem bu akrabalarının şirketinde sigortalı çalışan olarak kayıtlı olduğu da tespit edildi. Bu durum, aralarındaki hukuki ve mali ilişkilerin karmaşıklığını gözler önüne seriyordu.
Eş Zamanlı Operasyon: 3 Gözaltı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın koordinesinde, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından bu sabah saatlerinde eş zamanlı bir operasyon düzenlendi. Cinayeti işlediği belirlenen Bülent Gündüz ile olayı azmettirdikleri düşünülen Fazlı K. ve Serdar K., belirlenen adreslerine yapılan baskınlarla yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin emniyetteki sorgularına başlandı.
İtiraf Geldi: Gurur Kırıklığı ve Cinayet İtirafı
Emniyetteki sorgusunda suçunu itiraf eden Bülent Gündüz'ün, ifadesinde Aynur Kanbur ile anne tarafından akraba olduğunu belirterek, 'Dansözlük yapması gururuma dokunuyordu. Olayı bu nedenle gerçekleştirdim' dediği öğrenildi. Gündüz'ün, cinayetin ardından pastacılık yaptığı iş yerine giderek çalışmaya devam ettiği ve daha önce de yaralama suçundan sabıkasının olduğu bilgisi paylaşıldı.
Vicdan Azabı ve Teslim Olma Niyeti
Sorgusunda olayı tek başına planladığını ve kimse tarafından azmettilmediğini savunan Bülent Gündüz'ün, polislere yönelik 'Siz gelmeseydiniz, ben gelip teslim olacaktım. Vicdan azabı çekiyordum. Çocuklarımın büyümesini bekliyordum, sonra gelip olayı anlatacaktım' şeklindeki sözleri dikkat çekti. Öte yandan, azmettirici oldukları iddiasıyla gözaltına alınan akrabaları Yüksel K. ve Serdar K. ise cinayetle bir ilgilerinin bulunmadığını savundular.
Adalet Bakanı Gürlek'ten Açıklama
Adalet Bakanı Akın Gürlek, konuyla ilgili sosyal medya hesabından bir açıklama yaptı. Bakan Gürlek, açıklamasında, 'İstanbul Şişli'de 24 Mart 2016 tarihinde evinin önünde silahlı saldırıya uğrayarak hayatını kaybeden (Mezdeke grubu üyesi) Aynur Kanbur cinayeti, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımızın yürüttüğü hassas çalışmalarla aydınlatılmıştır. Olay gününe ait iletişim kayıtları (HTS), ulaşım kartı hareketleri ve husumetler incelenmiş; maktulün akrabaları olan şahıslar ile cinayeti işlediği tespit edilen B.G. isimli tetikçi deşifre edilmiş; faillerin yakalanması amacıyla belirlenen adreslere yönelik operasyonlar düzenlenmiştir.' ifadelerini kullandı.
Kaan Arslan
Gündem & Siyaset Yazarı
Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.