4000 Yıllık Sırlar Ortaya Çıkıyor: Kil Zarfından Çıkmadan Okudular!
Kayseri Kültepe'de bulunan, çamur zarflarla korunan 4000 yıllık çivi yazılı tabletler, gelişmiş görüntüleme teknolojisi sayesinde kırılmadan okunarak tarihin tozlu sayfalarındaki ticari sırları gün yüzüne çıkardı.
Kayseri kent merkezinin yaklaşık 20 kilometre kuzeydoğusunda yer alan ve 1948 yılından bu yana aralıksız devam eden kazı çalışmalarıyla adından sıkça söz ettiren Kültepe, tarih meraklılarını heyecanlandıracak bir gelişmeye sahne oldu. Bu antik kentten gün yüzüne çıkarılan ve Kayseri Arkeoloji Müzesi'nde sergilenen binlerce çivi yazılı tabletten 28 tanesi, uygulanan yeni görüntüleme teknolojisi ile adeta nefes kesti. Üstelik bu tabletler, içerisindeki bilgilerin korunması amacıyla çamur zarflarla adeta mühürlenmiş haldelerdi ve şimdiye dek bu zarfları kırmadan okunmaları mümkün değildi.
Tarihin Tozlu Sayfalarındaki Ticaret Sırları Aydınlanıyor
Fransa Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi (CNRS) ve Hamburg Üniversitesi'nin ortaklaşa yürüttüğü prestijli bir proje kapsamında, insanlık tarihinin önemli kilometre taşlarından biri daha aralandı. Zira bu çamur zarflı kil tabletler, kırılmadan ve zarar verilmeden okunmayı başardı. Bu sayede, bundan tam 4000 yıl öncesine ait, Şarapunuwa'nın oğlu Şawidaşu ile Enişar arasındaki ticari anlaşmanın detayları gün ışığına çıktı. Anlaşmanın ana konusunu ise o dönemin en değerli metaı olan buğday ve arpa oluşturuyordu.
Kültepe: Asur Tüccarlarının Anadolu'daki Kalbi
Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Öğretim Üyesi ve Kültepe Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu, bu keşfin önemine dikkat çekerek, Kültepe'nin Anadolu'daki ticaretin ve yönetiminin merkezi konumunda olduğunu belirtti. Kulakoğlu'nun verdiği bilgilere göre, bugüne dek Kültepe'de yapılan kazılarda yaklaşık 23 bin 500 civarında çivi yazılı belge gün yüzüne çıkarıldı. Bu devasa koleksiyon, UNESCO Dünya Belleği Programı'na 'Özel Asur Tüccar Arşivleri' adıyla kayıtlı. Bu belgelerin büyük bir kısmının Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde korunduğunu ekleyen Kulakoğlu, sistemli kazıların başlamasından önce çeşitli yollarla yurt dışına kaçırılmış yaklaşık 4 bin tabletin de dünyanın çeşitli müzelerinde sergilendiğini hatırlattı.
Kulakoğlu, 4000 yıl önce Musul'un yaklaşık 100 kilometre güneyinde yer alan Asur şehrinden gelen tüccarların Kültepe'yi adeta Anadolu'daki ana üsleri olarak seçtiklerini ve tüm yönetimsel ve ticari faaliyetlerini buradan yönettiklerini vurguladı. Günümüzdeki şirketlerin muhasebe departmanlarında ne tür kayıtlar tutuluyorsa, Kültepe'deki tüccar arşivlerinde de benzer kayıtların bulunduğunu belirten Kulakoğlu, 'Alacak-verecek, sipariş, kontrat' gibi para ile ilgili her türlü işlemin bu tabletlere nakşedildiğini ifade etti.
Gelişmiş Teknolojiyle Kırılmadan Okuma Devrimi
Peki, bu antik belgeler nasıl okunabildi? Kulakoğlu, geçmişte bu tür çivi yazılı kil tabletlerin zarfı açılmadan okunmasının imkansız olduğunu ve bu nedenle zarfa zarar verilerek tabletin kırıldığını anlattı. Ancak gelişen teknoloji sayesinde artık her şey değişti. Günümüzde tomografi cihazlarına benzer hassasiyete sahip, küçük ve gelişmiş cihazlarla bu tabletler detaylı bir şekilde taranabiliyor. Fransa'daki CNRS ve Hamburg Üniversitesi'nin ortak projesi, bu yöntemin ilk uygulamalarından biri oldu. Paris'teki Louvre Müzesi'ndeki, ardından Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi ve Kayseri Arkeoloji Müzesi'ndeki zarflı tabletler, bu yeni teknolojiyle incelendi.
Uygulanan tarama işleminin inanılmaz bir hassasiyete sahip olduğunu belirten Kulakoğlu, “Bu taramalar o kadar hassas ki örneğin çamurun içinde, tabletin içinde kalmış bir arpa tanesini, yaprağı, taşı, bazen bir küçük sineği bile görebiliyorsunuz. Dolayısıyla hiçbir şekilde zarar vermeden zarfın içindeki tableti okuyabiliyoruz. Gerektiği takdirde de üç boyutlu şekilde yazıcıdan baskısını alabiliyoruz. Sonra da bu mektupta ne yazdığına ulaşabiliyoruz” şeklinde konuştu. Bu sayede, zarfların içindeki sırların ilk kez <'zarar görmeden'> ortaya çıktığına dikkat çekti.
Ticari Anlaşmaların Gün Yüzüne Çıkışı
Kulakoğlu, zarflı tabletlerdeki bilgilerin genellikle iptal edilmemiş ticari anlaşmalar veya kontratlar olduğunu belirtti. Bu anlaşmaların çoğu, belirtilen yere gönderilmek üzere hazırlanmış ancak çoğunlukla gönderilmemiş belgelerdi. Eğer bu belgeler gönderilmiş olsaydı, alıcısı tarafından zarf kırılarak açılacak ve anlaşma yürürlüğe girecekti. Bu yeni yöntemle, bu iptal edilmiş veya tamamlanmamış ticari anlaşmalar gün yüzüne çıkarılarak, Anadolu'nun antik ticaret hayatına ışık tutuluyor. Kayıtların büyük çoğunluğunun Kaniş'e (Kültepe) gönderilen veya Kaniş'ten gönderilen mektuplar olduğunu ve hepsinin işle ilgili olduğunu vurgulayan Kulakoğlu, günlük hayata dair veriler de bulunsa da, ana konunun her zaman 'para ve ticaret' olduğunu sözlerine ekledi.