Bugün Gündemde
--° -- --/--°
Teknoloji 18.07.2026 10:35 1 okunma

Apple Kullanıcılarının Kabusu: MacOS'ta Gizlenen Tehlike Ortaya Çıktı!

Siber güvenlik firması XM Cyber, macOS işletim sisteminde kritik bir güvenlik açığı keşfetti. Standart kullanıcıların bile kurumsal güvenlik yazılımlarını devre dışı bırakmasına olanak tanıyan bu açık, milyonlarca Mac kullanıcısını alarma geçirdi.

Apple Kullanıcılarının Kabusu: MacOS'ta Gizlenen Tehlike Ortaya Çıktı!

Siber güvenlik dünyasında şok etkisi yaratan bir gelişme yaşandı. Uzmanlar, Apple'ın macOS işletim sisteminde, sıradan kullanıcıların dahi kurumsal düzeydeki güvenlik önlemlerini etkisiz hale getirmesine imkan tanıyan ciddi bir zafiyet tespit etti. XM Cyber adlı güvenlik firması tarafından ortaya çıkarılan bu teknik, özellikle iş dünyasında Mac kullananlar için büyük endişe kaynağı oldu.

Güvenlik Duvarları Aşılıyor: XPC Hunter Devrede

XM Cyber tarafından geliştirilen ve XPC Hunter adı verilen açık kaynaklı araç, macOS'in iletişim mekanizmalarından biri olan XPC'deki (Inter-Process Communication) bir zafiyeti hedef alıyor. Araştırmacılar, bu tekniği kullanarak CrowdStrike Falcon ve Kandji gibi popüler kurumsal güvenlik çözümlerini başarıyla devre dışı bıraktıklarını duyurdu. Bu keşif, Ağustos ayında düzenlenecek olan prestijli Black Hat Arsenal etkinliğinde detaylı olarak sunulacak.

Yapılan saldırılar, uzak mesafeden değil, saldırganların öncelikle hedef alınan Mac bilgisayarında standart bir kullanıcı hesabına erişim sağlamasını gerektiriyor. Ancak bu koşul, zafiyetin önemini azaltmıyor. Zira saldırganlar, sisteme daha derinlemesine sızmadan önce genellikle izleme ve güvenlik araçlarını etkisiz hale getirmeyi hedefler. Bu durum, söz konusu açığın, yetkisiz kişilerin Mac'lerde daha fazla kontrol sağlamasına zemin hazırlayabileceği anlamına geliyor.

Kritik Savunma Katmanları Çökertildi

XM Cyber'ın yayınladığı bulgulara göre, araştırmacılar CrowdStrike Falcon güvenlik sensörünü, ayrıcalıklı bir XPC yöntemini kötüye kullanarak standart bir kullanıcı hesabından kaldırabildi. Benzer şekilde, Kandji'nin sunduğu kaldırma korumaları da devre dışı bırakılarak, uç nokta koruma özellikleri yine ayrıcalıklı XPC çağrı zincirleri aracılığıyla pasifize edildi. Bu operasyonların, Sistem Bütünlüğü Koruması (SIP) gibi temel güvenlik mekanizmalarını atlatmaya gerek kalmadan gerçekleştirilmiş olması dikkat çekici.

Kandji firması, bildirilen bu güvenlik açığını kabul ederek CVE-2026-39118 kimliğiyle resmi veritabanına kaydetti. Bu durum, zafiyetin somut bir karşılığı olduğunu ve üretici tarafından da onaylandığını gösteriyor. XPC, Apple ekosisteminde uygulamalar ve arka plan servisleri arasındaki iletişimi sağlayan temel bir çerçeve. Geliştiriciler, ayrıcalıklı işlemleri normal uygulamalardan ayırmak ve yönetici yetkisi gerektiren eylemleri talep etmek için XPC'den faydalanıyor.

Güvenlik Algoritması Nasıl Atlatıldı?

XM Cyber, bazı geliştiricilerin, hangi uygulamaların hassas XPC yöntemlerini çağırabileceğine karar verirken kod imzalama güvenine aşırı derecede güvendiğini savunuyor. Araştırmacılar, bu tekniğin, uygulamaların ayrıcalıklı servislere gönderilen istekleri doğrulama biçimindeki kusurları hedef aldığını belirtiyor. Saldırı senaryosu, bir kullanıcının meşru ve dijital olarak imzalanmış bir uygulamayı başlattığı anda macOS'in bu güven ilişkisini önbelleğe almasıyla başlıyor.

Saldırganlar, uygulama paketinin bazı bölümlerini kötü amaçlı bir kod parçasıyla değiştirirken, bu önbelleğe alınmış güven ilişkisini koruyabiliyor. Bu sayede, standart bir kullanıcı hesabı, normalde sadece güvenilir sistem bileşenlerine ayrılmış olan ayrıcalıklı XPC yöntemlerini çağırabiliyor. XM Cyber'a göre sorun, doğrudan macOS'in güvenlik mekanizmalarının yetersizliğinden ziyade, bazı uygulamaların güveni tesis etme yöntemlerindeki kusurlardan kaynaklanıyor.

Kurumsal Ortamlar İçin Yeni Tehditler

CrowdStrike, Kandji ve benzeri güvenlik yazılımları, işletmelerin ağlarındaki cihazları merkezi olarak izlemesine, güvenlik politikalarını zorunlu kılmasına ve tehditlere hızla yanıt vermesine olanak tanıyor. Mac'lerin kurumsal ortamlarda giderek daha fazla tercih edildiği günümüzde, bu tür zafiyetlerin ortaya çıkması, güvenlik stratejilerinde köklü değişiklikler gerektirebilir. Genellikle ele geçirilmiş bir kullanıcı hesabı ile hassas şirket verileri arasındaki son savunma hattını oluşturan bu yazılımların, yönetici kimlik bilgisi olmadan devre dışı bırakılabilmesi, durumu daha da kritik hale getiriyor.

XM Cyber, bu bulgularını 5 Ağustos'ta Las Vegas'ta düzenlenecek Black Hat Arsenal etkinliğinde XPC Hunter aracıyla birlikte sergileyecek. Bu sunumda, macOS XPC saldırı tekniği daha derinlemesine incelenecek. Öte yandan, Apple henüz bu konuda resmi bir güvenlik danışma bülteni yayınlamadı. Ancak firmanın, bu tür ciddi bir zafiyet karşısında sessiz kalması beklenmiyor.

Kullanıcılar Ne Yapmalı?

XM Cyber'ın araştırması, saldırganların bu tekniği kullanabilmesi için öncelikle bir kullanıcı hesabına erişim sağlamasını gerektirdiğinden, güçlü parolalar ve çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) gibi temel güvenlik önlemlerinin önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Bu adımlar, saldırganların ilk erişimi elde etme olasılığını önemli ölçüde azaltacaktır.

Tüm Mac kullanıcıları ve özellikle büyük çaplı kurumsal Mac dağıtımlarını yöneten BT departmanları, güvenlik yazılımlarını, cihaz yönetim araçlarını ve macOS işletim sisteminin kendisini her zaman güncel tutmalıdır. Güvenlik üreticilerinin yayınlayacağı güncellemeler ve yamalar, bu tür zafiyetlere karşı en etkili savunma mekanizmalarını oluşturacaktır. Konuyla ilgili gelişmeleri yakından takip etmek ve üreticilerin yayınlayacağı ek güvenlik önerilerine uymak büyük önem taşıyor.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Gündem 18.07.2026 10:05 1 okunma

Savaş Ortasında Rekor: Türkiye'nin İhracatına Ukrayna'dan Akıl Almaz Talep!

Türkiye'nin Mayıs ayında ihracatını en çok artıran ülkesi Ukrayna oldu. Savaşın gölgesinde gerçekleşen bu artışla birlikte Ukrayna'ya yapılan ihracat 600 milyon doları aştı.

Savaş Ortasında Rekor: Türkiye'nin İhracatına Ukrayna'dan Akıl Almaz Talep!

Türkiye ekonomisinin geçtiğimiz ay gösterdiği performans, uluslararası ticaret verileriyle bir kez daha gözler önüne serildi. Özellikle savaşın yıkıcı etkilerine rağmen Ukrayna ile ticaret hacminde kaydedilen olağanüstü artış dikkat çekiyor. Mayıs ayında, Türkiye'nin ihracatını en fazla artıran ülke olarak Ukrayna öne çıktı. Bu önemli başarı, mevcut jeopolitik koşullar altında dahi iki ülke arasındaki ekonomik bağların ne denli güçlü olduğunu kanıtlar nitelikte.

Savaşın Ortasında Büyüyen Ticaret Hacmi

Mayıs ayına ait ihracat rakamları açıklandığında, en dikkat çekici gelişme Ukrayna'ya yapılan ihracatta görüldü. Bir önceki aya kıyasla Ukrayna'ya gerçekleştirilen ihracat, 339,6 milyon dolarlık devasa bir artışla 600 milyon dolar seviyesini aştı. Bu rakam, yalnızca bir aylık periyotta elde edilen bir başarı olması açısından büyük önem taşıyor. Normal şartlarda savaşın ekonomik faaliyetleri olumsuz etkilemesi beklenirken, Türkiye'nin bu pazarda elde ettiği büyüme, sektör uzmanları tarafından yakından inceleniyor.

Peki, Bu Artışın Arkasındaki Dinamikler Neler?

Ukrayna'nın mevcut durumu göz önüne alındığında, bu denli yüksek bir ihracat artışının ardında yatan nedenler merak uyandırıyor. Savaşın etkilerine rağmen Ukrayna'nın temel ihtiyaçlarını karşılama çabası, Türkiye'den yapılan ithalata olan talebi artırmış olabilir. Özellikle gıda ürünleri, temel tüketim malları ve muhtemelen yeniden yapılanma sürecinde ihtiyaç duyulacak inşaat malzemeleri gibi kalemlerde önemli bir talep artışı yaşanmış olması muhtemel. Türkiye'nin coğrafi yakınlığı ve lojistik avantajları da bu artışta kilit rol oynamış olabilir. Ülkenin yeniden inşa sürecine verdiği destek ve ticari ilişkileri sürdürme konusundaki kararlılığı, bu rakamların sürdürülebilirliği açısından da önemli bir gösterge olarak değerlendiriliyor.

Sektörel Analizler ve Gelecek Beklentileri

Bu beklenmedik artışın detaylı sektörel analizleri, önümüzdeki günlerde daha net ortaya konulacaktır. Ancak ilk değerlendirmeler, tarım ve gıda sektörünün bu başarının lokomotifi olabileceği yönünde. Bununla birlikte, tekstil, makine ve kimya sanayii gibi Türkiye'nin güçlü olduğu diğer alanlardan da Ukrayna'ya yapılan ihracatta artışlar kaydedilmiş olması beklenebilir. Ukrayna'daki savaşın seyrine bağlı olarak bu ihracat trendinin devam edip etmeyeceği ise belirsizliğini koruyor. Ancak bu son gelişme, Türkiye ekonomisi için yeni pazarlara açılma ve mevcut pazarlarda derinleşme potansiyelini de gözler önüne seriyor.

Ekonomik İlişkilerin Stratejik Önemi

Türkiye'nin Ukrayna ile olan ticari ilişkileri, yalnızca ekonomik bir boyuttan öte, stratejik bir önem de taşıyor. Karadeniz'deki güvenlik dengeleri ve bölgesel istikrar açısından da ticari bağların güçlü tutulması kritik bir gereklilik. Bu bağlamda, Ukrayna'ya yapılan ihracattaki bu rekor artış, hem Türkiye ekonomisine döviz girdisi sağlaması hem de bölgesel istikrara katkıda bulunması açısından olumlu bir gelişme olarak nitelendirilebilir. Önümüzdeki dönemde, bu verilerin daha detaylı analiz edilmesi ve potansiyel risk ile fırsatların değerlendirilmesi, ekonomi yönetiminin gündeminde olacaktır.

Gündem 18.07.2026 09:05 2 okunma

Milyonlarca Dijital Emekçi İçin Tarihi Dönemeç: ILO'dan Küresel Standartlar Geliyor! Ergün Atalay Açıkladı

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), platform çalışanlarının haklarını güvence altına alacak küresel standartları belirleyen tarihi bir sözleşmeyi kabul etti. TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay'dan gelen açıklama, milyonlarca çalışanı ilgilendiren bu önemli gelişmenin detaylarını ortaya koyuyor.

Milyonlarca Dijital Emekçi İçin Tarihi Dönemeç: ILO'dan Küresel Standartlar Geliyor! Ergün Atalay Açıkladı

Dijitalleşen dünyanın yeni yüzü olan platform çalışanları, uzun zamandır beklenen küresel bir güvenceye kavuşuyor. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), Cenevre'de düzenlenen 114. Uluslararası Çalışma Konferansı'nda, bu alanda faaliyet gösteren milyonlarca emekçi için yol gösterici olacak küresel standartları belirleyen bir sözleşmeyi oybirliğiyle kabul etti.

Spor 18.07.2026 08:05 1 okunma

Nijerya'yı Ayağa Kaldıran İzdiham: Osimhen Sevgisi Çılgına Döndürdü! Yıldız Futbolcu Aracından İndi Mi?

Galatasaray'ın yıldız golcüsü Victor Osimhen, tatilini geçirmek üzere memleketi Lagos'a gitti. Ancak futbolcunun gelişi, hayranlarının sokaklara dökülmesiyle kontrolden çıkan bir coşkuya dönüştü ve şehirde olağanüstü bir kalabalık oluştu.

Nijerya'yı Ayağa Kaldıran İzdiham: Osimhen Sevgisi Çılgına Döndürdü! Yıldız Futbolcu Aracından İndi Mi?

Galatasaray'ın Nijeryalı süperstarı Victor Osimhen, futbol sahalarındaki etkileyici performansının yanı sıra ülkesindeki inanılmaz popülaritesini bir kez daha kanıtladı. Tatilini geçirmek için memleketi Nijerya'nın Lagos kentine gelen yıldız futbolcu, kendisini görmek isteyen binlerce taraftarın akınına uğradı. Sosyal medyanın gücüyle hızla yayılan 'Osimhen Lagos'ta!' haberi, adeta şehirde bir festival havası estirdi.

Taraftar Coşkusu Şehri Sardı: İzdiham Tehlikesi Kapıda

Victor Osimhen'in Lagos'a ayak bastığı bilgisi yayıldığında, beklentilerin çok ötesinde bir ilgiyle karşılaşıldı. Yüzlerce, hatta binlerce kişi, hayranı oldukları golcü futbolcuyu bir kez olsun görebilmek, belki bir fotoğraf çektirebilmek umuduyla sokaklara döküldü. Bu beklenmedik ve yoğun ilgi, şehrin bazı bölgelerinde trafik akışını felç ederken, kısa süreli de olsa ciddi bir izdiham tehlikesini de beraberinde getirdi. Sokaklar, Osimhen sevgisiyle dolup taşan insanlarla adeta kilitlendi.

Otomobiline Ulaşmak İçin Yaptılar: Osimhen'den Şaşırtan Tepki?

Taraftarların yoğun ilgisi, Osimhen'in içinde bulunduğu otomobilin etrafını sardı. Bazı coşkulu taraftarlar, idollerini daha yakından görebilmek için aracın camlarına vururken, bu durum futbolcuyu da şaşırttı. Yaşanan bu olağanüstü kalabalık ve temas girişimi karşısında, güvenlik güçleri hızla harekete geçti. Nijeryalı yıldızın, kendisi için oluşturulan güvenlik çemberi eşliğinde, büyük bir güçlükle kalabalığın arasından çıkarılarak bölgeden uzaklaştırıldığı öğrenildi. Bu anlar, Osimhen'in Nijerya'daki ne denli büyük bir idol olduğunu gözler önüne serdi.

Nijerya İçin Sadece Bir Futbolcu Değil: Umut Işığı ve İlham Kaynağı

Victor Osimhen, Nijerya'da sadece attığı gollerle değil, aynı zamanda milyonlarca genç için taşıdığı anlamla da öne çıkıyor. Lagos'un zorlu semtlerinden birinden çıkarak Avrupa futbolunun zirvesine tırmanmayı başaran Osimhen, ülkesindeki pek çok genç için umut ışığı ve ilham kaynağı olmaya devam ediyor. Onun başarı öyküsü, imkansız görünen hayallerin bile doğru çalışma, azim ve yetenekle gerçeğe dönüşebileceğinin en somut kanıtlarından biri olarak görülüyor. Bu nedenle Lagos'ta yaşanan bu coşkulu kalabalık, sadece bir futbolcuyu görmek istemenin ötesinde, kendi başarı hayallerinin bir yansımasını görme arzusunun da bir göstergesi olarak yorumlanıyor.

Profesyonel Futbol Kariyerinin Ardındaki Mücadele

Victor Osimhen'in başarı hikayesi, şüphesiz ki büyük bir mücadelenin ürünü. Genç yaşta futbol yeteneğini keşfettikten sonra, Avrupa'ya transfer olmadan önce Nijerya'daki yerel liglerde ve alt yaş kategorilerinde gösterdiği performans dikkat çekiciydi. Wolfsburg'a transferiyle Avrupa kariyeri başlayan Osimhen, Charleroi ve Lille gibi kulüplerde gösterdiği gelişimle adını duyurdu. Napoli'ye transferiyle birlikte ise dünya futbolunun en önemli golcülerinden biri haline geldi. Bu zorlu yolculuk, onun sadece sahada değil, aynı zamanda karakteri ve azimiyle de ne kadar güçlü bir isim olduğunu kanıtlıyor. Lagos'ta yaşanan izdiham, bu mücadelenin ve başarının bir kutlaması niteliğindeydi.

Osimhen'in memleketindeki bu samimi ve coşkulu karşılama, futbolcunun profesyonel hayatındaki yoğun temponun ardından dinlenmek ve ailesiyle vakit geçirmek için geldiği tatilini bile unutulmaz bir ana dönüştürdü. Nijerya halkının sevgisi ve desteği, Osimhen'in kariyerindeki motivasyon kaynaklarından biri olmaya devam edecek gibi görünüyor.

Gündem 18.07.2026 06:35 1 okunma

Türkiye Kırmızı Çizgide! Prof. Dr. Şen Saat Vererek Uyardı: 'Süper Hücre' Geliyor, 30 İl Tehlikede!

Meteoroloji'den 30 il için sarı kodlu alarm! Prof. Dr. Orhan Şen, 'süper hücre' uyarısı yaparak tehlikenin saatini verdi. İklim değişikliğinin etkileri ve olası afetlere karşı hazırlıklı olunması gerektiği vurgulandı.

Türkiye Kırmızı Çizgide! Prof. Dr. Şen Saat Vererek Uyardı: 'Süper Hücre' Geliyor, 30 İl Tehlikede!

Türkiye genelinde ani hava değişimleri ve kuvvetli yağışlar bekleniyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün son değerlendirmelerine göre, ülkenin büyük bir bölümü sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların etkisi altına girecek. Özellikle İç Ege, Akdeniz'in iç kesimleri, İç Anadolu ve bazı çevre illerde yerel olarak kuvvetli yağışlar öngörülüyor. Bu durum, sel, su baskını, heyelan gibi olumsuzluklara zemin hazırlayabileceği için dikkatli olunması uyarısı yapıldı.

'Süper Hücre' Uyarısı ve Belirtilen Tehlike Saatleri

CNN TÜRK Meteoroloji Danışmanı Prof. Dr. Orhan Şen, canlı yayında yaptığı değerlendirmelerle Türkiye'yi alarma geçirdi. Küresel ısınmanın etkilerine dikkat çeken Şen, son dönemdeki hava olaylarının artık Akdeniz iklimi özelliklerinden sıyrılarak yarı tropik iklime yaklaştığımızı gösterdiğini belirtti. İklim değişikliğinin bir sonucu olarak, kısa sürede meydana gelen sıcaklık düşüşleri ve şiddetli yağışların arttığını söyledi. Özellikle bugün öğleden sonra 13.00 sularından itibaren İç Anadolu Bölgesi, Akdeniz'in batısı ve kuzeyi, Afyonkarahisar, Denizli, Aydın, Muğla, Isparta, Kayseri, Antalya, Ankara, Çorum, Tokat, Karaman ve Niğde gibi geniş bir coğrafyada kuvvetli yağış tehlikesinin altını çizdi. Bu bölgelerde oluşabilecek 'süper hücre' kaynaklı şiddetli yağışlar nedeniyle araçların yüksek yerlere çekilmesi ve dere yataklarından uzak durulması gerektiği konusunda uyarılarda bulundu.

30 İl İçin Sarı Kodlu Alarm: Riskli Bölgeler Açıklandı

Meteoroloji'nin sarı kodlu uyarıları, Adana, Afyonkarahisar, Ankara, Antalya, Aydın, Bilecik, Bursa, Burdur, Çankırı, Çorum, Denizli, Eskişehir, Isparta, Mersin, İzmir, Kayseri, Kırşehir, Kocaeli, Konya, Kütahya, Manisa, Nevşehir, Niğde, Sakarya, Sivas, Tokat, Uşak, Yozgat, Aksaray, Karaman, Kırıkkale ve Osmaniye olmak üzere tam 32 ili kapsıyor. Bu illerde yaşayan vatandaşların ani sel, yıldırım düşmesi, yerel dolu yağışı ve kuvvetli rüzgar gibi olumsuzluklara karşı azami dikkat göstermeleri gerekiyor. Prof. Dr. Şen, bu tür hava olaylarının bu sene Türkiye'de daha sık ve şiddetli yaşanabileceği yönündeki öngörüsünü yineledi.

İklim Değişikliğinin Getirdiği Yeni Normal: Aşırı Sıcaklıklar ve Şiddetli Yağışlar

Prof. Dr. Orhan Şen, Türkiye'nin ikliminde yaşanan dönüşüme dikkat çekerek, bu senenin ekstrem hava olaylarına sahne olacağını belirtti. Sadece şiddetli yağışlar değil, aynı zamanda rekor seviyelerde sıcaklık dalgaları da yaşanabileceğini vurguladı. Özellikle aşırı sıcakların en büyük riski olarak orman yangınlarının artması ihtimalini gösterdi. Birleşmiş Milletler'in (BM) sıcak hava dalgalarını da birer doğal afet olarak kabul ettiğini hatırlatan Şen, hem taşkınlar hem de aşırı sıcaklıklar karşısında hazırlıklı olunması gerektiğini ifade etti. Akdeniz'deki deniz suyu sıcaklıklarının da normalin üzerinde seyretmesinin, bölgede konvektif yağışların ve buna bağlı olarak hortum gibi doğal afetlerin artışına işaret ettiğini sözlerine ekledi.

İstanbul'da Etkili Olan Sağanak ve Hava Sıcaklıklarındaki Değişim

Meteoroloji uyarılarının ardından İstanbul'da da beklenen sağanak etkili oldu. Sabah saatlerinde başlayan ve hayatı olumsuz etkileyen yağışlar nedeniyle D-100 kara yolu ve Başakşehir gibi bölgelerde su birikintileri oluştu. Prof. Dr. Şen, İstanbul'daki sıcaklıkların dünkü 30 dereceden bugün en fazla 22-23 dereceye düştüğünü ve gün boyu bu şekilde devam edeceğini belirtti. Yarın İstanbul için bir problem öngörmezken, Doğu Anadolu'da yağışların bir süre daha sürmesini beklediğini söyledi. Ancak haftaya Pazartesi gününden itibaren sıcaklıkların yeniden 30 derece üzerine çıkacağının tahmin edildiğini ekledi.

Gündem 18.07.2026 06:05 1 okunma

16 Yıl Sonra Gelen Adalet: Bebek Katili Kardeşler Çöp Konteynerindeki Kanıtla Yakalandı!

Manisa'da 2010 yılında yaşanan ve vicdanları derinden sarsan bir bebek ölümü vakası, 16 yıl sonra şaşırtıcı bir gelişmeyle aydınlatıldı. Sağlık Bakanlığı'nın kritik verileri, olayın faili olarak bebeğin annesi ve kardeşini işaret etti.

16 Yıl Sonra Gelen Adalet: Bebek Katili Kardeşler Çöp Konteynerindeki Kanıtla Yakalandı!

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'nın talimatıyla kurulan özel bir araştırma ekibi, 2010 yılında Manisa'da meydana gelen ve yıllardır faili meçhul kalan bir bebek ölümü vakasını altüst eden yeni bulgulara ulaştı. Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'nın titiz çalışmaları sonucunda, vicdanları yaralayan bu olayın arkasındaki sır perdesi aralanırken, olayın baş şüphelisi anne ve ona yardım eden kardeşi yakalanarak gözaltına alındı.

Tam 16 Yıl Sonra Gelen Aydınlanma: Topuk Kanı Kilit Nokta Oldu

Bakan Yerlikaya, sanal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, göreve başladığı ilk günden itibaren geçmiş yıllara ait dosyaları büyük bir titizlikle ele aldıklarını ve bu doğrultuda vicdanları yaralayan bir olayın daha üzerindeki sis perdesini kaldırdıklarını belirtti. Özellikle 2010 yılında Manisa'da yaşanan ve toplumda derin üzüntüye neden olan bebek ölümü hadisesinin, bizzat öncelik verdikleri dosyalar arasında yer aldığını vurguladı. Bu olayın aydınlatılmasında kritik dönüm noktası, bu ay içerisinde Sağlık Bakanlığı'nın topuk kanı verileri üzerinden gerçekleştirilen çapraz sorgulamalar oldu. 16 yıl gibi uzun bir sürenin ardından elde edilen bu veriler, olayın failinin belirlenmesinde büyük önem taşıdı.

Kanıtlar Çöp Konteynerinde, Şüpheliler Gözaltında

Sağlık Bakanlığı'nın topuk kanı kayıtları, nüfus kayıtları, mevcut sağlık verileri ve görgü tanığı beyanları titizlikle incelenerek yürütülen soruşturma kapsamında, bebeğini dünyaya getirdikten sonra çöp konteynerinin yanına bıraktığı anlaşılan şüpheli anne ile bu olaya iştirak ettiği değerlendirilen kardeşinin kimliği tespit edildi. Yapılan incelemeler ve elde edilen deliller doğrultusunda, her iki şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı'nın koordineli çalışmalarıyla, adli birimlerin hukuki değerlendirmeleri, emniyet birimlerinin saha araştırmaları ve ilgili bakanlıkların veri tabanlarından elde edilen verilerin analiziyle olay çözüldü.

'Altsoyu Kasten Öldürme' Suçlamasıyla Adli İşlem Başlatıldı

Gözaltına alınan şüpheliler hakkında 'altsoyu kasten öldürme' suçu kapsamında adli işlem başlatıldığı bildirildi. Bakan Yerlikaya, hukuk devletinin temel vazifesinin mazlumun hakkını aramak, maddi gerçeği ortaya çıkarmak ve suç işleyenlerin hukuk önünde hesap vermesini sağlamak olduğunu belirtti. Bu doğrultuda, özveriyle çalışan Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın değerli savcılarına ve olayın aydınlatılmasında görev alan Manisa İl Emniyet Müdürlüğü'nün kıymetli mensuplarına teşekkürlerini iletti. Bakanlık, her bir dosyanın izini sabırla sürmeye ve hakikati ortaya çıkarmak için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğinin altını çizdi. Bu gelişme, benzer şekilde uzun yıllar aydınlatılamamış dosyalara da umut ışığı tutuyor.