Bugün Gündemde
--° -- --/--°
Teknoloji KÖŞE YAZISI 22.06.2026 22:05 5 okunma

Apple'dan Kritik Darbe! iPhone ve Diğer Cihazlarınız Güncelleme Almayacak: İşte O Modeller!

Apple'ın sonbaharda devreye alacağı yeni işletim sistemleri, tam 16 cihaz için desteğin sona ereceği anlamına geliyor. Hangi iPhone, Apple Watch ve iPad modellerinin tarihe karışacağı belli oldu.

Apple'dan Kritik Darbe! iPhone ve Diğer Cihazlarınız Güncelleme Almayacak: İşte O Modeller!

Teknoloji devi Apple, her yıl olduğu gibi bu sonbaharda da kullanıcılarına yeni işletim sistemlerini sunmaya hazırlanırken, bu süreç aynı zamanda bazı eski cihazlar için devrin kapanışını da simgeliyor. Şirket, WWDC'de duyurduğu yeni yazılımlarla birlikte, toplamda 16 farklı cihazda güncelleme desteğini sonlandıracağını açıkladı. Bu karar, özellikle belirli Apple Watch, iPad ve Mac modellerini doğrudan etkileyecek.

Apple Watch Devrimi: Hangi Modeller Veda Ediyor?

Bu yılki güncelleme döngüsünde en büyük kırılmayı Apple Watch modelleri yaşayacak. watchOS 27 sürümünün çıkışıyla birlikte, S9 veya S10 çip gereksinimi nedeniyle birçok eski nesil akıllı saat, artık yeni özelliklerden mahrum kalacak. Resmi açıklamaya göre, Apple Watch Series 6, Series 7, Series 8 modellerinin yanı sıra, Apple Watch Ultra (1. nesil) ve Apple Watch SE (2. nesil) de watchOS 27 güncellemesini alamayacak. Bu durum, tek seferde üç farklı neslin destek dışı bırakılması anlamına geliyor ve Apple Watch tarihinde görülen en geniş kapsamlı yazılım desteği kesintisi olarak kayıtlara geçiyor.

iPadOS Güncellemesi Sınırları Zorluyor: Hangi iPad'ler Eski Kalacak?

iPad tarafında da önemli değişiklikler gündemde. iPadOS 27 güncellemesiyle birlikte, donanım gereksinimleri A14 Bionic veya M1 çip seviyesine yükseltilecek. Bu teknik sıçrama, bazı popüler iPad modellerinin yeni sürüme geçişini engelleyecek. Güncelleme alamayacak modeller arasında iPad Air (3. nesil), iPad Pro 12.9-inç (3. nesil), iPad Pro 11-inç (1. nesil), iPad (8. nesil) ve iPad mini (5. nesil) bulunuyor. Geçtiğimiz yıl iPadOS 26 döneminde sadece tek bir cihazın destek listesinden çıkarıldığı düşünüldüğünde, bu seneki kısıtlamaların ne kadar kapsamlı olduğu daha net anlaşılıyor.

Intel Tabanlı Mac'ler Tarihe Karışıyor, Apple TV'ler Yenileniyor

macOS 27 Golden Gate sürümüyle birlikte, Apple'ın uzun yıllardır kullandığı Intel işlemcili Mac modelleri için de resmi olarak yolun sonu göründü. Daha önce macOS Tahoe'nun Intel tabanlı bilgisayarlar için son sürüm olacağı sinyalleri verilmişti. Şimdi ise bu durum netleşti. Güncelleme desteği kesilecek modeller arasında MacBook Pro (16-inç, 2019), MacBook Pro (13-inç, 2020), iMac (2020) ve Mac Pro (2019) yer alıyor. Apple TV tarafında ise tvOS 27 güncellemesiyle birlikte Apple TV HD (2015) ve Apple TV 4K (1. nesil) modelleri destek kapsamından çıkarılıyor. Yeni güncellemelerden sadece 2. ve 3. nesil Apple TV 4K modelleri faydalanabilecek.

Peki Ya iPhone ve HomePod Kullanıcıları?

Kullanıcıların en çok merak ettiği konulardan biri de iPhone modelleri ve HomePod'lar. Sevindirici haber ise, iOS 27 ve HomePod tarafında mevcut cihaz destek listesinde herhangi bir değişiklik yapılmamış olması. Bu durum, milyonlarca iPhone kullanıcısı için rahat bir nefes almalarını sağlarken, Apple'ın akıllı hoparlör pazarındaki stratejisinde de bir süre daha mevcut modelleri desteklemeye devam edeceğini gösteriyor. Ancak, destek kapsamından çıkarılan cihazlar için Apple'ın genellikle bir yıl daha güvenlik yamaları yayınlamaya devam ettiği biliniyor. Yeni özelliklerden tam anlamıyla yararlanmak isteyen kullanıcıların ise daha güncel donanımlara geçiş yapmaları gerekecek. Yeni işletim sistemlerinin beta süreçlerinin ardından, bu büyük güncellemelerin Eylül ayı gibi genel kullanıma sunulması bekleniyor.

Siz de kullandığınız cihazın bu güncellemelerden etkilenip etkilenmeyeceğini kontrol ederek, teknoloji dünyasındaki bu önemli değişime hazır mısınız?

Ceren Güneş

Ceren Güneş

Teknoloji & Gelecek Vizyonu

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Gündem 07.08.2026 00:05 0 okunma

2026: Türkiye'nin Zirveler Yılı Başlıyor! Erdoğan'dan Kritik Açıklamalar ve Ankara Havalimanı'nın Sırları Ortaya Çıkıyor!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026'yı Türkiye için zirveler yılı ilan etti. Ankara Havalimanı'nın açılışı ve NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapacak olmanın detaylarını paylaştı.

2026: Türkiye'nin Zirveler Yılı Başlıyor! Erdoğan'dan Kritik Açıklamalar ve Ankara Havalimanı'nın Sırları Ortaya Çıkıyor!

2026: Türkiye'nin Yükseliş Vizyonu ve Erdoğan'dan İlham Veren Mesajlar

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin 2026 yılındaki hedeflerine dair önemli açıklamalarda bulunarak, bu yılın 'zirveler yılı' olacağını vurguladı. Ülkenin her alanda elde edeceği başarıların, motivasyon kırıcı girişimlere karşı bir kalkan olacağını belirten Erdoğan, 'Kimsenin motivasyonumuzu bozmasına müsaade etmeyeceğiz' diyerek kararlılığını ortaya koydu. Bu vizyoner yaklaşım, hem iç hem de dış dinamiklere karşı Türkiye'nin güçlü duruşunu pekiştirme amacı taşıyor. Erdoğan, sadece 86 milyon vatandaşı değil, 'kaderini kaderimizle bir gören kardeşlerimizin' de geleceği için çalıştıklarını ifade ederek, bölgesel ve küresel dayanışma mesajı verdi.

Ankara Diplomasinin Yeni Kalbi Oluyor: NATO Zirvesi ve Havalimanı Açılışı

Türkiye'nin uluslararası arenadaki gücünün artışına paralel olarak, diplomatik trafiğinin de yoğunlaşması bekleniyor. Özellikle 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'nın ev sahipliği yapacağı NATO Liderler Zirvesi, bu durumu gözler önüne serecek. Erdoğan, Ankara'nın sadece ev sahipliği yapacağı uluslararası etkinliklerle değil, yabancı heyet ziyaretlerindeki yoğunlukla da bir 'çekim merkezi' haline geldiğini belirtti. Bu durum, Ankara'nın diplomasi trafiğindeki konumunu güçlendirirken, küresel siyasette Türkiye'nin artan ağırlığını da simgeliyor. Diplomasinin kalbinin Ankara'da atacağı bu dönem, ülkenin uluslararası ilişkilerdeki stratejik rolünü daha da pekiştirecek.

Başkent Ankara Havalimanı Modern Bir Yüzle Yeniden Açıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın katılımıyla gerçekleşen Ankara Havalimanı'nın açılışı, Başkent için önemli bir ulaşım hamlesi olarak kayıtlara geçti. Mevcut Esenboğa Havalimanı üzerindeki trafik yoğunluğunu azaltması beklenen yeni havalimanı, hem havayolu hem de karayolu ulaşımında rahatlama sağlayacak. Erdoğan, bu projeyle Başkent'e yeni bir eser kazandırıldığını belirterek, havalimanının modernizasyon sürecine dair detayları paylaştı.

Ankara Havalimanı: 8 Ayda Tamamlanan Dev Bir Yatırım

Uçuşlara uygun hale getirme projesinin iki etap halinde ve sadece 8 ayda tamamlanmış olması dikkat çekici bir başarı olarak öne çıkıyor. Mevcut pist uzunluğu 2 bin 450 metreden 3 bin metreye, genişliği ise 42 metreden 60 metreye çıkarıldı. Bu sayede, geniş gövdeli uçakların dahi güvenle iniş ve kalkış yapabileceği bir altyapı oluşturuldu. Pist başlarına eklenen toplam 15 bin metrekarelik iki adet dönüş cebi ve 160 bin metrekarelik yeni apron alanı, eş zamanlı olarak yaklaşık 44 uçağın park edebilme kapasitesini sunuyor. Ayrıca, pist ve taksi yollarının aydınlatma sistemleri, levhaları gibi kritik unsurlar, uluslararası sivil havacılık örgütü standartlarına göre modernize edilerek havalimanının güvenlik ve verimliliği en üst düzeye çıkarıldı.

Başkent Havacılık Köprüsü ve Bağlantı Yolları Devreye Girdi

Ankara Havalimanı'nın yanı sıra, Başkent Havacılık Köprüsü ve bağlantı yolları da hizmete sunuldu. Yüksek Hızlı Tren (YHT) hattı üzerine inşa edilen bu köprü, havalimanı ile şehir arasındaki ulaşım entegrasyonunu güçlendirmeyi hedefliyor.

'23 Yıldır Bu Millete Hizmet Ettik'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, projeler üzerinden eleştiri yapanlara yönelik sert bir dille konuştu. 'Önüne gelen esere çamur atmayı, her eseri kötülemeyi maharet zannedenlere' seslenen Erdoğan, '23 yıldır hep Türkiye için çalıştık. Bu millete hizmet ettik' diyerek geçmiş başarılarına vurgu yaptı. Vatandaşların hayal dahi edemeyeceği eserleri sunduklarını belirten Cumhurbaşkanı, her zaman şehirlerin geleceğini düşünerek hareket ettiklerini ve yatırımlara devam edeceklerini sözlerine ekledi. Bu açıklamalar, Türkiye'nin kalkınma ve hizmet yolculuğunda kararlılığını bir kez daha ortaya koydu.

Gündem 06.08.2026 23:35 2 okunma

İstanbul'dan Gelen Umutsuzluk, Diyarbakır'da Hayata Döndü: 75 Yaşındaki Hasta Mucize Kurtuluş Yaşadı!

İstanbul ve Aksaray'daki hastanelerde riskli bulunup geri çevrilen 75 yaşındaki Veysel Ünlü, Dicle Üniversitesi'nde yapılan zorlu anjiyo ile sağlığına kavuştu. 'Umutsuz geldik' diyen ailesi, batıdan doğuya gelen tedavi başarısıyla gururlandı.

İstanbul'dan Gelen Umutsuzluk, Diyarbakır'da Hayata Döndü: 75 Yaşındaki Hasta Mucize Kurtuluş Yaşadı!

Doğudan Batıya Değil, Batıdan Doğuya Umut Yolculuğu: Göğüs Ağrısı Hayatını Kararttı

Aksaray'da yaşayan 75 yaşındaki Veysel Ünlü'nün hayatı, şiddetli göğüs ağrıları ve nefes darlığı şikayetleriyle bir anda kabusa döndü. Kalp rahatsızlığı teşhisi konulan Ünlü, çareyi hem yaşadığı şehirdeki hem de sağlık turizminin merkezi olarak bilinen İstanbul'daki büyük hastanelerde aradı. Ancak genç yaşına rağmen ileri düzeyde kalp yetmezliği ve damarlarındaki yoğun kireçlenme, doktorları zorlu bir karar eşiğine getirdi. Bypass veya açık kalp ameliyatı gibi yüksek riskli operasyonlar önerilen Ünlü ve ailesi için umutlar tükenme noktasına geldi.

'Yapamayız' Denilen Operasyon, Dicle'de Hayat Kurtardı

İstanbul'daki sağlık kuruluşlarında “riskli” bulunup operasyon konusunda tereddütler yaşanması üzerine, bir yakınının tavsiyesi üzerine Veysel Ünlü ve ailesinin rotası Dicle Üniversitesi Kalp Hastanesi oldu. Buraya adeta son bir umutla başvuran hasta ve yakınları, Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakkı Şimşek ve ekibiyle tanıştı. Prof. Dr. Şimşek ve ekibi, Ünlü'nün anjiyo görüntülerini titizlikle inceleyerek, durumu değerlendirdi. Görüntüler, daha önce “açılamaz” denilen damarların, özel tekniklerle ve deneyimli bir ekiple müdahale edilebileceğini gösteriyordu.

Zorlu Müdahale Başarıyla Tamamlandı: 'Riskleri Paylaştık, Başardık'

Geçtiğimiz Cuma günü gerçekleştirilen yaklaşık 1 saatlik operasyon, hem hastanın yaşı hem de sağlık durumu göz önüne alındığında oldukça kritikti. Prof. Dr. Hakkı Şimşek, operasyonun zorluklarını şu sözlerle anlattı: “Hastamız 75 yaşında, aynı zamanda ileri düzey kalp yetmezliği olan bir hasta. Damarları çok kireçli ve müdahale edilmesi zordu. Hastamız ve yakınlarıyla tüm riskleri konuştuk ve paylaştık. Kendileri bu zorlu müdahaleyi kabul ettiler. Biz de elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalıştık ve elhamdülillah başarılı bir operasyon gerçekleştirdik.”

Ailenin Gözyaşları Sevinç Gözyaşlarına Döndü: 'Umutsuz Geldik, Sapasağlam Götürüyoruz'

Operasyonun ardından büyük bir sevinç yaşayan Ünlü ailesinin oğlu Abdurrahman Ünlü (38), yaşadıklarını duygusal sözlerle aktardı: “İstanbul'daki en iyi hastanelere gittik ama yapamadılar. Aksaray'da da bekledik, hazırlık yapıldı ama doktorlar ‘aşırı riskli’ dedi. Hatta bize, ‘Ya böyle devam etsin ya da açık kalp ameliyatına çevirelim, ancak o da riskli’ dediler. Buraya adeta umutsuz bir şekilde geldik. Babamızın kalbi ancak %30 çalışıyordu. Prof. Dr. Hakkı Şimşek, ‘Elimizden geleni yapacağız’ dedi ve gerçekten de öyle yaptı. Babamı bilinci bile tam yerinde değilken getirdik, şimdi ise sapasağlam evine götürüyoruz. Kelimelerle tarif edemeyeceğimiz kadar mutluyuz.”

Doğu'nun Sağlık Potansiyeli Vurgulandı: 'Gurur Verici Bir Durum'

Prof. Dr. Hakkı Şimşek, bu tür başarılı vakaların, özellikle batıdan doğuya hasta yönlendirilmesinin önemine dikkat çekti. Geçmişte tedavi için batı illerine akın eden hastaların artık doğu şehirlerindeki gelişmiş sağlık kuruluşlarını tercih etmeye başlamasının, hem bölge hem de üniversite için gurur kaynağı olduğunu belirtti. Şimşek, “Böyle zorlu müdahalelerin hastanemizde başarıyla yapılabilmesi ve Türkiye’nin batı bölgelerinden de hastaların bizi tercih etmesi, hem Tıp Fakültemiz hem de üniversitemiz adına gurur verici. Bu, Doğu'nun sağlık alanındaki geldiği noktayı gösteriyor” şeklinde konuştu.

Sağlıkta Bölgesel Eşitlik: İstanbul'dan Gelen Hasta İçin Sıra Dışı Bir Başarı

İstanbul gibi metropollerde bile yapılamayan, ileri düzeyde uzmanlık ve teknoloji gerektiren bu kalp operasyonunun Dicle Üniversitesi'nde başarıyla gerçekleştirilmesi, Türkiye'de sağlık hizmetlerinde bölgesel gelişimin önemli bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Veysel Ünlü'nün sağlığına kavuşması, özellikle kalp damar hastalıkları tedavisinde doğu illerinin artan yetkinliğini ve sunduğu güvenilirliği bir kez daha gözler önüne serdi. Bu olay, umutsuzluğun tedavi edilebildiği, kalbin yeniden umutla attığı bir hikayeye dönüştü.

Gündem 06.08.2026 23:05 1 okunma

5 Yıl Sonra O Sahne Yeniden! Adem Amca'nın Kayığında Masalsı Kavuşma: Leylek Nazlı Döndü, 'Harikalar Diyarı'nda Yarenle Buluştu!

Bursa'nın Eskikaraağaç köyünde balıkçı Adem Yılmaz ve Yaren leyleğin dostluğu, bu yıl Nazlı leyleğin de dönüşüyle büyülü bir anıya sahne oldu. 5 yıl aradan sonra Nazlı'nın kayığa konması, doğa tutkunlarını mest etti.

5 Yıl Sonra O Sahne Yeniden! Adem Amca'nın Kayığında Masalsı Kavuşma: Leylek Nazlı Döndü, 'Harikalar Diyarı'nda Yarenle Buluştu!

Bursa'nın Karacabey ilçesine bağlı, Avrupa Leylek Köyleri Birliği'nde Türkiye'yi temsil eden tek köy olma özelliğini taşıyan Eskikaraağaç, bu yıl da masalsı bir ana ev sahipliği yaptı. Yıllardır milyonların gözdesi olan balıkçı Adem Yılmaz ve "Yaren" isimli leyleğin dillere destan dostluğu, bu kez unutulmaz bir buluşmaya sahne oldu. Her göç mevsiminde köye dönen ve Adem Amca'nın kayığına konarak beslenen Yaren leylek, bu yıl beklenen sürprizi de beraberinde getirdi.

5 Yıl Aradan Sonra Gelen 'Nazlı' Sürprizi: Kayıkta Tarihi Kavuşma

Yaren leylek ile Adem Yılmaz arasındaki sıcak bağ, bu yıl bambaşka bir boyut kazandı. Yaklaşık 5 yıl önce Adem Amca'nın kayığına ilk kez konan ancak sonrasında kıyıda beklemeyi tercih ettiği için "Nazlı" adını alan leylek, bu yıl beklenmedik bir geri dönüşe imza attı. Doğa ve yaban hayatı fotoğrafçısı Alper Tüydeş'in objektifinden ölümsüzleşen o anlar, adeta bir film karesini andırıyordu. Yaren leylek, her zamanki gibi Adem Amca'nın kayığına konup balıklarını yerken, eşi Nazlı da yıllar sonra aynı cesareti göstererek kayığa kondu. Bu masalsı kavuşma, yalnızca doğa tutkunlarını değil, hikayeyi duyan herkesi büyüledi.

'Adem Amca Harikalar Diyarı'nda': Kuşlar, Kediler ve Unutulmaz Bir Gün

Fotoğrafçı Alper Tüydeş, bu eşsiz ana tanıklık etmenin mutluluğunu şu sözlerle dile getirdi: "Ve, 5 yıl aradan sonra Yaren leylek yeniden eşi Nazlı ile birlikte Adem Amcanın kayığında. Zaten Yaren gibi kayığa konmayıp nazlandığı için ona bu ismi vermiştik. 5 yıl aradan sonra bu yıl yeniden birlikte kayıktalar. Onların Uluabat Gölü'ndeki bu masalsı anlarına balıkçıllar, ördekler, karabataklar, martılar, kargalar ve hatta kediler bile eşlik etti önceki gün. Adem Amca Harikalar Diyarı'nda... Eğer bundan 100 yıl önce yaşasaydı, kuşlarla konuşuyor diyerek belki de onu kutsal bir yere koyarlardı. Birisi şöyle demişti; büyüklerimizin anlattığı masalları yaşıyoruz. Gerçekten de öyle değil mi?" Tüydeş, o anları 'Adem Harikalar Diyarında' başlığıyla paylaşarak, göl kenarındaki kedilerin bile bu dostluk gösterisini kıskançlıkla izlediğini belirtti.

Nazlı'nın Cesareti ve Adem Amca'nın Gururu

Geçmişte zaman zaman kayığa konmuş olsa da, Nazlı'nın bu denli yaklaşması ve kayığa yerleşmesi, Adem Yılmaz için de büyük bir mutluluk kaynağı oldu. Adem Yılmaz, o anları anlatırken yaşadığı duyguları şu şekilde ifade etti: "Bu sabah misafir ağırlamaktan yoruldum adeta. Balıkçıllar, martılar, karabataklar, kıyıda da kediler, kayıkta leylekler derken epey yoruldum. Ama çok mutluyum. Acaba bu yıl yavruları da gelir mi diye düşünmeye başladım. Çok mutlu olurum elbette." Yılmaz, doğanın bu sunduğu tablo karşısında yaşadığı haklı gururu ve mutluluğu gizleyemedi.

Artan Su Seviyesi: Doğa İçin Felaket Değil, Cennet!

Öte yandan, bu yıl artan yağışlar sayesinde Uluabat Gölü'nün su seviyesinde yaşanan yükselme, doğa için olumlu gelişmelere yol açtı. Alper Tüydeş, bu durumun leyleklerin üreme başarısını da artırdığını belirtti. Yaren ve Nazlı'nın bu yıl beş healthy yavrusu olduğunu ve hepsinin sağlıklı bir şekilde gelişimini sürdürdüğünü ekledi. Tüydeş, "İnsanlar bu yağışları ve artan su seviyesini felaket diye adlandırıyor ancak doğa için bu durum aksine bir cennet oldu" diyerek, su seviyesinin artmasının bölgedeki yaban hayatı için ne kadar faydalı olduğunu vurguladı.

Gündem 06.08.2026 22:35 2 okunma

CHP'de Şok Gelişme! Grup Toplantısı İptal: Kılıçdaroğlu ve Özel Arasındaki Gerilim Tırmanıyor Mu?

CHP'de, Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel arasındaki derin ayrışma Grup Toplantısı'nın iptaliyle yeni bir boyut kazandı. Olağanüstü kurultay talebiyle partide tansiyon zirveye ulaştı.

CHP'de Şok Gelişme! Grup Toplantısı İptal: Kılıçdaroğlu ve Özel Arasındaki Gerilim Tırmanıyor Mu?

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içinde uzun süredir devam eden ve giderek derinleşen iç çekişme, parti kulislerinde bomba etkisi yaratan bir kararla gündeme oturdu. Herkesin gözü yarınki grup toplantısında yaşanacaklara çevrilmişken, CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, beklenmedik bir açıklama yaparak haftalık grup toplantısının yapılmayacağını duyurdu. Bu karar, parti içindeki ayrışmanın ne denli ciddi boyutlara ulaştığını gözler önüne sererken, kulisleri de hareketlendirdi.

Parti İçi Mücadelenin Zirveye Ulaştığı An

CHP'de Genel Başkanlık yarışı ve parti içi dengeler, son haftalarda büyük bir çalkantı yaşıyor. Özellikle 21 Mayıs'ta alınan Mutlak Butlan kararının ardından, Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel arasındaki görüş ayrılıkları belirginleşmişti. Bu ayrışmanın en somut göstergelerinden biri, geçtiğimiz hafta yaşanan Grup Toplantısı krizi olmuştu. Özgür Özel'in TBMM'de kürsüde bulunduğu esnada, Kemal Kılıçdaroğlu'nun parti genel merkezinden eş zamanlı açıklamalarda bulunması, parti tabanında ve siyasi gözlemcilerde şaşkınlık yaratmıştı. Bu durum, parti içindeki kutuplaşmanın boyutunu ve liderlik mücadelesinin keskinliğini ortaya koyuyordu.

Olağanüstü Kurultay Talebiyle Tırmanan Tansiyon

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, yaptığı açıklamalarda, olağanüstü kurultay talebinin de bu süreçteki önemli bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Emir, yaklaşık 900 delegenin imzasıyla, çarşamba günü 74 il başkanının ve kendileriyle ortak hareket etmeyen il başkanlarının delegeleriyle birlikte genel merkeze başvuruda bulunacaklarını belirtti. Bu gelişme, parti içinde mevcut yönetime karşı güvenoyu krizinin yaşandığını ve kurultay çağrısının giderek daha fazla ses bulduğunu gösteriyor. Emir, genel merkezin bu hafta grup toplantısı için başvuru yapmamış olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Sayın Genel Başkanın (Özgür Özel'e atıfta bulunarak), örgütlerden aldığı destekle grup toplantısını yapmama kararı aldığını ifade etti. Bu sözler, Özgür Özel kanadının, parti tabanından aldığı güçlü destekle hareket ettiğini ve bu kararlılığını sürdüreceğini ima ediyor.

Kılıçdaroğlu Kanadından Gelen İlk Resmi Açıklama

Diğer yandan, Kemal Kılıçdaroğlu kanadından da ilk resmi açıklama geldi. CHP Sözcüsü Müslim Sarı, grup toplantısının iptaline ilişkin yaptığı değerlendirmede, kararın temel amacının CHP'nin birliğini korumak ve yeni ayrışma ve gerilimlere zemin oluşmasını engellemek olduğunu belirtti. Sarı, Genel Başkan Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun aldığı bu kararın, parti içindeki hassas dengeyi gözetme çabasının bir yansıması olduğunu sözlerine ekledi. Ancak bu açıklama, parti içindeki farklı seslerin ve beklentilerin devam ettiğini ve sorunun basit bir iptalle çözülemeyeceğini de ortaya koyuyor.

Gözler Gelecek Haftaya Çevrildi: CHP'de Neler Olacak?

Grup toplantısının iptal edilmesi, CHP'deki genel başkanlık mücadelesinde yeni bir sayfa açtı. Bir yanda olağanüstü kurultay talebiyle güçlendirilmiş bir muhalefet, diğer yanda ise parti birliğini sağlama iddiasıyla hareket eden mevcut yönetim... Bu çatışmanın önümüzdeki günlerde nasıl bir seyir izleyeceği merak konusu. Parti içi dengelerdeki bu hareketlilik, önümüzdeki siyasi süreçlerde de etkisini gösterecek gibi görünüyor. Özellikle seçimlerin yaklaşması ve partinin toplumsal nabzı yakalama çabaları göz önüne alındığında, bu iç dinamiklerin nasıl şekilleneceği büyük önem taşıyor. CHP'nin bu kritik süreçte nasıl bir yol haritası izleyeceği ve parti içindeki farklı kanatların uzlaşıp uzlaşamayacağı, önümüzdeki günlerin en çok konuşulan konularından biri olmaya devam edecek.

Gündem 06.08.2026 22:05 2 okunma

Kuzey Akım 2'den AB'ye Bomba İddia: Milyarlarca Dolarlık Dava Açıldı! Sebep Rus Gazı Yasağı Mı?

Kuzey Akım 2 boru hattı şirketi, Avrupa Birliği'nin Rus gazı ithalatını yasaklayan düzenlemesine karşı Lüksemburg'daki AB Genel Mahkemesi'nde dava açtı. Şirket, yasağın sözleşme haklarını ihlal ettiğini savunuyor.

Kuzey Akım 2'den AB'ye Bomba İddia: Milyarlarca Dolarlık Dava Açıldı! Sebep Rus Gazı Yasağı Mı?

Avrupa'nın enerji arz güvenliğini derinden etkileyebilecek kritik bir gelişme yaşandı. Rusya'dan Almanya'ya doğal gaz taşıyan devasa projelerden biri olan Kuzey Akım 2 (Nord Stream 2) boru hattının işletmeci şirketi Nord Stream 2 AG, Avrupa Birliği'nin aldığı karara karşı hukuki yollara başvurdu. Şirket, AB'nin Rus doğal gazı ithalatını yasaklayan son düzenlemelerinin kendilerine karşı haksız bir muamele olduğunu belirterek, Lüksemburg'daki Avrupa Birliği Genel Mahkemesi'nde iptal davası açtığını duyurdu.

Enerji Savaşları Kızışıyor: Kuzey Akım 2'den Tarihi Hamle

Rusya-Ukrayna savaşının ardından Avrupa'nın enerji politikalarında köklü değişiklikler yaşanırken, Rus gazına olan bağımlılığı azaltma çabaları hız kazandı. Bu kapsamda Avrupa Birliği, Rusya'dan yapılan doğal gaz ithalatına yönelik kısıtlamalar ve yaptırımlar getirdi. Ancak Kuzey Akım 2 AG yönetimi, bu kararların mevcut sözleşmelerini ve ticari haklarını ihlal ettiğini ileri sürüyor. Şirket yetkilileri tarafından yapılan açıklamada, AB'nin yeni düzenlemelerinin uluslararası anlaşmalara aykırı olduğu ve yatırımcılarını mağdur ettiği iddia ediliyor. Bu dava, Avrupa'nın enerji alanındaki geleceği ve Rusya ile olan ilişkileri açısından yeni bir dönemin başlangıcı olabilir.

Milyarlarca Dolarlık Yatırım Tehlikede mi?

2021 sonunda tamamlanan ancak jeopolitik gerilimler nedeniyle hiçbir zaman ticari olarak faaliyete geçemeyen Kuzey Akım 2 projesi, yaklaşık 11 milyar dolarlık devasa bir yatırım bedeline sahip. Projenin durdurulması ve ardından gelen Rus gazı yasakları, şirketi ve yatırımcılarını ciddi bir mali zarara uğrattı. Nord Stream 2 AG'nin açtığı bu dava, şirketin uğradığı zararın tazmin edilmesi ve AB'nin aldığı kararın hukuki geçerliliğinin sorgulanması amacını taşıyor. Davanın seyrinin, Avrupa'nın enerji stratejileri ve Rusya ile olan ekonomik ilişkileri üzerinde uzun vadeli etkileri olması bekleniyor. Uzmanlar, bu tür bir hukuki sürecin, enerji piyasalarındaki belirsizliği artırabileceği görüşünde.

AB'den Gelen İlk Tepki Ne Olacak?

Avrupa Birliği'nin, Kuzey Akım 2 AG tarafından açılan bu davaya nasıl bir yanıt vereceği merakla bekleniyor. AB'nin enerji politikalarının temelinde, üye ülkelerin enerji arz güvenliğini sağlamak ve Rusya gibi ülkelere olan enerji bağımlılığını azaltmak yatıyor. Bu dava, AB'nin enerji politikalarının ne kadar sürdürülebilir ve hukuki açıdan ne kadar sağlam temellere dayandığı konusunda da önemli bir tartışma zemini oluşturacak. Lüksemburg'daki AB Genel Mahkemesi'nin bu davada vereceği karar, yalnızca Nord Stream 2 projesini değil, aynı zamanda AB'nin gelecekteki enerji anlaşmalarını ve uluslararası ticari ilişkilerini de şekillendirebilecek nitelikte. Davanın ne kadar süreceği ve olası sonuçları şimdiden enerji piyasalarında ve siyasi kulislerde büyük yankı uyandırmış durumda.