Bugün Gündemde
--° -- --/--°
Teknoloji 29.09.2026 11:35 9 okunma

Araba Kullanırken Az Yakıt İçin Bilmeniz Gerekenler: Hız mı, Devir mi, Vites mi? İşte Gerçekler!

Aracınızın yakıt tüketimini düşürmek için sadece yavaş gitmenin yeterli olmadığını biliyor muydunuz? İşte hız, devir ve vitesin sırları ile ekonomik sürüşün tüm detayları.

Araba Kullanırken Az Yakıt İçin Bilmeniz Gerekenler: Hız mı, Devir mi, Vites mi? İşte Gerçekler!

Yakıt tasarrufu, otomobil sürücülerinin gündeminden düşmeyen bir konu. Genel kanı, aracı ne kadar yavaş kullanırsanız o kadar az yakıt harcayacağınız yönünde. Bu düşüncenin ardında, hız arttıkça artan hava direncinin daha fazla güç gerektirmesi gibi mantıklı bir gerekçe yatıyor. Ancak işler göründüğü kadar basit değil. Bir aracın ne kadar yakıt tüketeceğini belirleyen tek faktör hız göstergesindeki rakam değil.

Düşük Hız Her Zaman Ekonomik Midir? Yanılgıları Ortaya Çıkarıyoruz

Peki, aracı yavaş kullanmak her zaman daha az yakıt tüketimi anlamına mı gelir? Cevap kesin bir dille 'hayır'. Sadece hız düşürmek yeterli değil; aynı zamanda aracın verimli çalışabileceği devir ve vites aralığını yakalamak da büyük önem taşıyor. Çok düşük hızlarda, özellikle yüksek viteslerde motoru aşırı düşük devirde ve yüksek yük altında kullanmak, performansı düşürebilir ve yakıt verimliliğini olumsuz etkileyebilir. Aksine, gereğinden fazla düşük viteste ilerlemek de motor devrini yükselterek tüketimi artırır. Bu karmaşık dengeyi anlamak, ekonomik sürüşün anahtarıdır.

Şehir içi trafiğinde yaşanan dur-kalklar da bu durumu pekiştirir. Ortalama hız çok düşük olsa bile, sürekli hızlanma, fren yapma ve rölantide bekleme döngüsü yakıt tüketimini artırır. Çünkü araç her durduğunda kazandığı kinetik enerjinin büyük bir kısmı frenlerde ısıya dönüşerek kaybolur. Sonrasında tekrar hızlanmak için motor daha fazla çalışmak zorunda kalır.

Yüksek Hızın Yakıt Canavarı Etkisi: Aerodinamik Direncin Gizemi

Hız arttıkça aracın aerodinamik direnci katlanarak artar. Motor, bu artan dirence karşı koyarak sabit hızı koruyabilmek için daha fazla güç üretmek durumunda kalır. Bu da özellikle otoyollarda yakıt tüketiminin belirgin şekilde yükselmesine neden olur. Dikkat çekici olan ise, hızla yakıt tüketimi arasındaki ilişkinin doğrusal olmamasıdır. Yani hız biraz arttığında, hava direncinin etkisi nedeniyle yakıt tüketimi beklenenden çok daha fazla artabilir.

Aracın gövde yapısı da bu noktada kritik bir rol oynar. SUV'lar veya ticari araçlar gibi daha geniş ön yüzey alanına sahip araçlar, aerodinamik dirençten daha fazla etkilenir. Tavan bagajları veya port bagajlar gibi aracın dışına eklenen aksesuarlar da hava akışını bozarak yakıt tüketimini yükseltebilir.

Bunlara ek olarak, rüzgâr koşulları da aynı hızda farklı yakıt tüketimi sonuçları doğurabilir. Özellikle güçlü bir karşı rüzgâr, aracın yere göre hızı aynı kalsa bile motorun daha fazla çalışmasına neden olur. Bu yüzden uzun yolda sadece sabit bir hıza bağlı kalmak, düşük tüketimin garantisi değildir; o sabitin ne olduğu da en az sürüşün ne kadar akıcı olduğu kadar önemlidir.

Düşük Devir Yalanı: Motorunuzu Ne Zorlamalısınız?

Genellikle ekonomik sürüş dendiğinde akla ilk gelenlerden biri motor devrini düşük tutmaktır. Ancak bu, doğru bir yaklaşım değildir. Motorun en verimli çalıştığı devir aralığını bulmak ve bu aralıkta vites seçimi yapmak esastır. Manuel araçlarda çok erken vites yükseltmek, motorun devrini aşırı düşürerek performansını olumsuz etkileyebilir ve sürücüyü daha fazla gaz pedalına basmaya zorlayabilir. Eğer motor titriyor, isteksiz hızlanıyor veya zorlanıyor gibi hissediliyorsa, muhtemelen seçilen vites aracın o anki koşulu için fazlasıyla yüksektir.

Otomatik şanzımanlı araçlar, bu dengeyi sürücü adına büyük ölçüde yönetir. Hafif gaz kullanımında daha erken üst viteslere geçerken, daha güçlü bir hızlanma gerektiğinde vites küçülterek motoru ideal çalışma aralığına taşırlar. Dizel ve benzinli motorların ideal devir aralıkları farklılık gösterebilir. Turboşarj, motor hacmi, şanzıman oranları ve aracın taşıdığı yük gibi faktörler de bu ideal aralığı etkiler. Bu nedenle tüm araçlar için geçerli tek bir ekonomik devir rakamı vermek yanıltıcı olacaktır. Motoru zorlayacak kadar düşük devirde kullanmak, tasarruf adına ulaşılması gereken bir hedef olmamalıdır.

Şehir İçi Kaosu: Neden Düşük Hızda Bile Çok Yakıyoruz?

Şehir içi sürüş, düşük hızın her zaman düşük yakıt tüketimi anlamına gelmediğini en net şekilde ortaya koyar. Ortalama hızın 20-30 km/s gibi düşük değerlerde kaldığı durumlarda bile yakıt tüketimi, uzun yol değerlerinin çok üzerine çıkabilir. Bunun başlıca nedeni, şehrin kaçınılmaz dur-kalk döngüsüdür. Her duruşta kaybedilen enerji, frenlerde ısıya dönüşerek kaybolur. Trafik tekrar akmaya başladığında ise motor, aracı yeniden hızlandırmak için yakıt harcamak zorundadır.

Trafik ışıkları, kavşaklar ve yoğun trafik bu döngüyü sıklaştırır. Ayrıca, rölantide beklerken araç mesafe katetmese bile yakıt tüketir. Klima kullanımı, sık yapılan kısa mesafeler ve motorun ideal çalışma sıcaklığına ulaşamaması da şehir içi tüketimini artıran diğer etkenlerdir. Hibrit araçlar, rejeneratif frenleme teknolojisi sayesinde yavaşlama anında enerjinin bir kısmını geri kazanabilirken, geleneksel içten yanmalı araçlarda bu enerji büyük ölçüde geri kazanılamaz.

Bu nedenle, şehir içinde tasarrufun sırrı sadece yavaş gitmek değil; trafiği öngörerek gereksiz hızlanma ve sert frenlerden kaçınmak, daha akıcı bir sürüş alışkanlığı edinmektir.

En Az Yakıt İçin Sürüş Rehberi: İdeal Yaklaşım Nedir?

Ekonomik sürüş, sadece hız göstergesindeki rakamı düşürmekten ibaret değildir; birçok değişkenin bir arada değerlendirilmesini gerektirir. Trafik ve yasal hız sınırları elverdiği sürece akıcı bir sürüş, gereksiz hız dalgalanmalarını en aza indirir. Önünüzdeki kısa süre içinde durmanız gerekiyorsa, ani hızlanıp hemen fren yapmak yerine gaz pedalını erken bırakarak aracın kendi momentumuyla yavaşlamasını sağlamak, enerji tasarrufu açısından daha verimlidir.

Aracınızın lastiklerinin üreticinin belirttiği doğru basınçta olması, yuvarlanma direncini azaltarak yakıt verimliliğini artırır. Ayrıca, gereksiz yere ağır yük taşımaktan kaçınmak ve kullanılmayan tavan ekipmanlarını araçtan çıkarmak da tüketimi düşürmeye yardımcı olur. Uzun yolda yüksek hızlardan kaçınmak çoğu araçta gözle görülür bir fark yaratırken, trafiğin doğal akışından çok daha yavaş gitmek, yakıt tasarrufu uğruna güvenlikten ve trafik düzeninden ödün vermemelidir. Sürüş hızınız her zaman yolun koşullarına ve yasal limitlere uygun olmalıdır.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Spor 30.09.2026 15:05 1 okunma

Bakan Kurum'dan Fenerbahçe Başkanı Yıldırım'a Ziyaret: Sporun Geleceğine Yönelik Kritik Buluşma!

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ı Bakanlıkta ağırladı. Görüşmede, Türk sporunun önemli bir değeri olan Fenerbahçe'nin geleceği ve yönetimine yönelik konuların ele alındığı tahmin ediliyor.

Bakan Kurum'dan Fenerbahçe Başkanı Yıldırım'a Ziyaret: Sporun Geleceğine Yönelik Kritik Buluşma!

Türk sporunun dev kulüplerinden Fenerbahçe'nin Başkanı Aziz Yıldırım, sürpriz bir şekilde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile bir araya geldi. Bakan Kurum, resmi sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı duyuru ile önemli görüşmenin detaylarına ışık tuttu.

Fenerbahçe'nin Kalbi Bakanlıkta Attı: Sporun Lokomotifinden Önemli Konuk

Bakan Kurum'un yaptığı açıklamaya göre, Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, yoğun programı arasında Bakanlığa gelerek Bakan Kurum ile bir istişare toplantısı gerçekleştirdi. Bu tür üst düzey buluşmalar, genellikle kulüplerin karşılaştığı sorunlar, spor altyapılarının geliştirilmesi, tesisleşme hamleleri ve sporun tabana yayılması gibi stratejik konuları gündeme getirir. Her ne kadar görüşmenin spesifik gündemi açıklanmamış olsa da, Fenerbahçe gibi köklü bir kulübün başkanının bir bakanla bir araya gelmesi, spor gündeminde dikkat çekici bir gelişme olarak yorumlanıyor. Bu buluşma, spor politikalarının şekillenmesinde ve kulüplerin gelişimine yönelik atılacak adımlarda önemli bir rol oynayabilir.

Bakan Kurum'dan Yıldırım'a Teşekkür ve Başarı Dilekleri

Bakan Kurum, sosyal medya paylaşımında, “Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Sayın Aziz Yıldırım'ı Bakanlığımızda ağırladık. Ziyaretleri için kendilerine teşekkür ediyor, köklü geçmişi ve güçlü camiasıyla Türk sporunun önemli değerlerinden Fenerbahçe'ye, yönetimine ve sporcularımıza başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı. Bu sözler, görüşmenin nezaket ve iyi niyet çerçevesinde geçtiğini gösterirken, Bakan Kurum’un Fenerbahçe'nin Türk sporu içindeki yerine verdiği önemi de vurguluyor. Bakanlığın spora ve spor tesislerine yönelik çalışmaları göz önüne alındığında, bu tür ziyaretlerin gelecekteki projeler için de zemin hazırlayabileceği düşünülüyor.

Türk Sporu İçin Kritik Bir Dönem: Kulüpler ve Devletin Yaklaşımı

Spor kulüplerinin, özellikle de Fenerbahçe gibi büyük ve geniş kitlelere hitap eden yapıların, devlet kurumlarıyla kurduğu diyalog büyük önem taşıyor. Bu tür görüşmeler, sporun sadece sportif başarılarla değil, aynı zamanda altyapı, finansman, yerel yönetimlerle ilişkiler ve toplumsal fayda gibi çok boyutlu alanlarda da ele alınması gerektiğini gösteriyor. Bakan Kurum'un açıklaması, sporun birleştirici gücüne ve Fenerbahçe gibi değerlerin korunmasına verilen ehemmiyeti ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde bu görüşmenin somut sonuçları olup olmayacağı merakla beklenirken, spor camiası bu tür olumlu temasların artmasını umut ediyor.

Bu buluşma, aynı zamanda spor yöneticilerinin sadece kendi camialarına odaklanmakla kalmayıp, aynı zamanda devlet nezdindeki muhataplarıyla da etkin bir iletişim kurarak kulüplerin sorunlarına çözüm bulma çabalarının bir göstergesi olarak da değerlendirilebilir. Aziz Yıldırım'ın başkanlığındaki Fenerbahçe yönetiminin, sporun geleceği ve kulübün gelişimi adına attığı bu adım, dikkatle takip edilecektir.

Gündem 30.09.2026 14:35 1 okunma

Çanakkale Sarsıldı! Ayvacık'ta 3.6 Büyüklüğünde Deprem Can Aldı, Halk Tedirgin

Çanakkale'nin Ayvacık ilçesi, 30 Eylül 2026 tarihinde meydana gelen 3.6 büyüklüğündeki depremle sarsıldı. Bölge sakinleri tedirgin olurken, Kandilli ve AFAD verileri anlık olarak takip ediliyor.

Çanakkale Sarsıldı! Ayvacık'ta 3.6 Büyüklüğünde Deprem Can Aldı, Halk Tedirgin

Ege Denizi'nin kuzeyinde yer alan ve tarihi zenginlikleriyle bilinen Çanakkale, 30 Eylül 2026 tarihinde beklenmedik bir sarsıntıyla uyandı. Saat 14:00 sularında merkez üssü Ayvacık ilçesi olan bir deprem meydana geldi. Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından anlık olarak kaydedilen sismik veriler, bölgede yaşayan vatandaşların yüreğini ağzına getirdi.

Ayvacık'ta 3.6 Büyüklüğünde Sarsıntı Kaydedildi

30 Eylül 2026 Perşembe günü, saat 14:00'te gerçekleşen depremin büyüklüğü 3.6 olarak ölçüldü. Yerin yaklaşık olarak kaç kilometre derinliğinden kaynaklandığı bilgisi henüz detaylandırılmasa da, Ayvacık ve çevresindeki yerleşim birimlerinde hissedilir düzeyde bir sarsıntıya yol açtığı bildirildi. Bölge halkı, depremin şiddeti ve olası etkileri hakkında bilgi almak için AFAD ve Kandilli Rasathanesi'nin resmi duyurularını yakından takip ediyor. Bu tür depremler, özellikle diri fay hatları üzerinde bulunan bölgelerde endişe yaratabiliyor.

Bölgedeki Tektonik Hareketlilik ve Deprem Gerçeği

Çanakkale ve çevresi, Türkiye'nin önemli deprem kuşaklarından birinde yer alıyor. Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın Ege Denizi'ne uzanan kolları ve Batı Anadolu'daki diğer aktif fay zonları, bölgedeki sismik aktivitenin ana nedenleri arasında bulunuyor. Geçmişte de Çanakkale ve civarında önemli büyüklükte depremler yaşandığı biliniyor. Bu nedenle, yetkililer tarafından sürekli olarak deprem hazırlıkları ve erken uyarı sistemlerinin önemi vurgulanıyor. 3.6 büyüklüğündeki bu sarsıntının, olası daha büyük depremler öncesindeki bir öncü sarsıntı olup olmadığı sorusu akıllara gelirken, uzmanlar mevcut duruma dair değerlendirmelerini sürdürüyor.

AFAD ve Kandilli Verileri: Anlık Takip Devam Ediyor

Deprem sonrası ilk dakikalardan itibaren, Türkiye'nin en yetkin sismoloji kuruluşları olan Kandilli Rasathanesi ve AFAD, bölgedeki hareketliliği anlık olarak izlemeye başladı. Ayvacık merkezli bu depremin yanı sıra, sonrasında herhangi bir artçı sarsıntı olup olmadığı da radar ekranlarında titizlikle inceleniyor. Bölge sakinlerinden gelen ilk bilgilerde can kaybı veya büyük çaplı hasar bildirilmezken, bazı vatandaşların kısa süreli panik yaşadığı öğrenildi. Depremin hissedildiği diğer ilçeler ve bu ilçelerdeki etkileri hakkında resmi açıklamalar bekleniyor. Çanakkale Valiliği ve ilgili belediyeler de olası bir duruma karşı teyakkuza geçti.

Deprem Bilincinin Önemi ve Alınması Gereken Önlemler

Bu tür sismik olaylar, bir kez daha Türkiye'nin depremle iç içe bir coğrafyada yaşadığımız gerçeğini hatırlatıyor. Uzmanlar, her vatandaşın deprem çantası hazırlaması, evlerinin depreme karşı dayanıklılığını gözden geçirmesi ve deprem anında yapılması gerekenler konusunda bilgi sahibi olması gerektiğini sıkça dile getiriyor. Ayvacık'ta yaşanan bu son deprem de, deprem bilincinin ne kadar hayati olduğunu gözler önüne seriyor. Yetkililer, halkı panik yapmadan, resmi kaynaklardan gelen bilgileri takip etmeye ve alınan önlemlere uymaya davet ediyor. Bölgedeki sismik faaliyetler yakından izlenmeye devam edecek.

Spor 30.09.2026 14:05 2 okunma

Fenerbahçe'nin Parlayan Yıldızı Ognjen Mimovic İçin Büyük Sürpriz: A Milli Takım Kapısı Açıldı!

Fenerbahçe'nin genç yeteneği Ognjen Mimovic, Sırbistan A Milli Takımı'na davet edilerek futbol kariyerinde önemli bir dönüm noktasına ulaştı. Genç oyuncunun bu beklenmedik yükselişi, sarı-lacivertli camiada sevinçle karşılandı.

Fenerbahçe'nin Parlayan Yıldızı Ognjen Mimovic İçin Büyük Sürpriz: A Milli Takım Kapısı Açıldı!

Fenerbahçe'nin genç ve gelecek vadeden oyuncusu Ognjen Mimovic, Sırbistan Milli Takım formasını giyme hayalini gerçekleştirmeye bir adım daha yaklaştı. Sırbistan Futbol Federasyonu'ndan yapılan resmi açıklamada, 21 yaşındaki başarılı orta saha oyuncusunun, U21 Milli Takımı'ndan doğrudan A Milli Takım kadrosuna dahil edildiği duyuruldu. Bu gelişme, Mimovic'in kariyerinde adeta yıldızının parladığını gösteriyor.

U21'den Doğrudan A Takım'a: Olağanüstü Bir Yükseliş

Sırbistan Milli Takımı'nın, önümüzdeki dönemde Almanya ve Hollanda gibi güçlü rakiplerle oynayacağı kritik hazırlık maçlarının kadrosunda Ognjen Mimovic'in de yer alacak olması, futbol kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. U21 seviyesindeki performansıyla dikkatleri üzerine çeken genç oyuncu, bu davetle birlikte doğrudan A Milli Takım seviyesine terfi ederek olağanüstü bir başarı elde etmiş oldu. Bu durum, genç yaşta gösterdiği potansiyelin ve disiplinin bir kanıtı olarak görülüyor.

Fenerbahçe Kariyerinde Yeni Sayfa Açılıyor

Geçtiğimiz dönemde Fenerbahçe'ye transfer olan Ognjen Mimovic, henüz sarı-lacivertli forma altında resmi bir müsabakada görev alma fırsatı bulamamıştı. Ancak A Milli Takım'a seçilmesi, genç oyuncunun ne kadar büyük bir potansiyele sahip olduğunu ve teknik ekibin gözdesi haline geldiğini kanıtlar nitelikte. Bu milli davet, Mimovic'in Fenerbahçe kariyerinde de yeni bir başlangıcın habercisi olabilir. Önümüzdeki dönemde sarı-lacivertli formayla sahaya çıkacak olan oyuncunun, milli takımda edineceği tecrübeyi kulüp kariyerine nasıl yansıtacağı merakla bekleniyor.

Genç Yetenekler ve Milli Takım İlişkisi

Ognjen Mimovic örneği, genç yeteneklerin doğru yönlendirme ve fırsatlarla kısa sürede ne kadar büyük başarılara imza atabileceğinin en güzel göstergelerinden biri. Sırbistan Futbol Federasyonu'nun, genç oyunculara verdiği önem ve onları A Milli Takım seviyesine taşıma konusundaki stratejisi, Mimovic gibi yeteneklerin ülke futbolu için değerli kazanımlar haline gelmesini sağlıyor. Bu durum, aynı zamanda Fenerbahçe'nin genç oyuncu yetiştirme politikası açısından da olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Mimovic'in Gelecek Planları ve Beklentiler

Henüz kariyerinin başında olmasına rağmen gösterdiği olgunluk ve yetenekle dikkat çeken Ognjen Mimovic'in bu yükselişi, hem Sırbistan hem de Fenerbahçe taraftarları için büyük bir umut kaynağı oldu. Milli takımda sergileyeceği performansla adından daha fazla söz ettirmesi beklenen genç oyuncunun, gelecekte Avrupa futbolunun önemli isimleri arasına girme potansiyeli taşıdığı düşünülüyor. Bu milli davet, onun özgüvenini daha da artırarak, hem kulüp hem de milli takım kariyerinde önemli başarılara imza atmasının önünü açabilir.

Spor 30.09.2026 13:35 3 okunma

Kartal'dan Asensio Müjdesi: Yıldız Oyuncunun Sahalara Dönüş Tarihi Belli Oldu!

Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, Marco Asensio'nun sahalara dönüş tarihi hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Tecrübeli çalıştırıcı, takımın şampiyonluk inancını ve transfer politikasını da değerlendirdi.

Kartal'dan Asensio Müjdesi: Yıldız Oyuncunun Sahalara Dönüş Tarihi Belli Oldu!

Fenerbahçe'nin tecrübeli teknik direktörü İsmail Kartal, kulüp tesislerinde basın mensuplarıyla bir araya gelerek gündeme dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Sezon sonunda şampiyonluğa ulaşacaklarına olan inancını yüksek sesle dile getiren Kartal, milli arayı en verimli şekilde değerlendirdiklerini belirtti. Takımın genel motivasyonunun üst düzeyde olduğunu vurgulayan Kartal, "Futbolcularım takım olarak inançlı. İçeride atmosfer güzel, takımın enerjisi oldukça iyi. İnşallah sezon sonunda hep birlikte şampiyon olacağız. Bu sezon benim şampiyonluğa inancım çok yüksek. Tıpkı başkanımız gibi ben de bu sene şampiyon olacağımıza inanıyorum." ifadeleriyle taraftarlara umut dağıttı.

Hücumda Yeni Vizyon: Baskıcı ve Set Oyunu

Yeni oyun anlayışlarına da değinen deneyimli çalıştırıcı, ön alan baskısı kuran, rakibi hata yapmaya zorlayan ve hücumda organize bir set oyunu sergileyen bir takım olacaklarını söyledi. Kartal, mevcut koşullar ve kadro yapılanması doğrultusunda açıklamalarda bulunarak, "Ben her zaman mevcut şartlara ve elimizdeki imkanlara bakarak konuşmaya çalışıyorum. Federasyonun 10+4 kuralı var. Biz bu kadroyla kış transfer dönemine kadar gidebiliriz. Takımımızın seviyesi oldukça iyi." dedi. Oyuncular arasındaki rekabetin de artmasıyla takımın genel performansının yükseleceğine dikkat çeken Kartal, özellikle Romelu Lukaku'nun fiziksel olarak toparlanma sürecinde olduğunu ve kısa sürede eski formuna kavuşacağını belirtti.

Avrupa Hedefleri ve Sakatlıklar Masada

Avrupa kupalarındaki stratejik mücadelelere de değinen İsmail Kartal, Mert Müldür'ün sakatlığının ciddiyetini ve beklenen iyileşme süresini paylaştı. Müldür'ün 4-5 hafta içinde sahalara döneceğini açıklayan Kartal, elinde çok kaliteli bir kadro bulunduğunu yineledi. Zamanının büyük bölümünü Samandıra'da antrenman planlaması, maç analizi ve rakip takımların incelenmesiyle geçirdiğini belirten Kartal, antrenmanların ne kadar kritik olduğunu vurguladı. "Artık futbolda 'antrenmanı yaptır, evine git' dönemi bitti. Bizlerin fazla mesai vermesi lazım." diyen Kartal, duran toplardan atılan 6 golün dahi bu sıkı çalışmanın bir ürünü olduğunu söyledi.

Asensio'nun Dönüş Tarihi Belli Oldu: Heyecan Dorukta!

Fenerbahçe'nin İspanyol yıldızı Marco Asensio'nun son durumu hakkında gelen soruları yanıtlayan İsmail Kartal, oyuncunun sağlık durumunun oldukça iyi olduğunu müjdeledi. Asensio'nun takımla birlikte çalıştığını ve moralinin yerinde olduğunu belirten Kartal, heyecan verici detayı paylaştı: "Asensio iyi durumda. Morali oldukça iyi. Hazırlık maçında ilk 11'de oynatacağız. Çaykur Rizespor maçına kadar en iyi şekilde hazırlanıp takımdaki yerini alabilir diye düşünüyorum." Bu açıklama, Asensio'nun geri dönüşünü dört gözle bekleyen taraftarlar arasında büyük bir heyecan dalgası yarattı.

Oyunculara Motivasyon Dersi: "Kulaklarınızı Tıkayın!"

Oyuncularına her zaman sahada maksimum konsantrasyonu sağlamaları yönünde tavsiyelerde bulunduğunu anlatan İsmail Kartal, özellikle zor maçların ardından performansını eleştiren seslere karşı sakin kalmaları gerektiğini öğütlediğini söyledi. "Futbolda dün yoktur." mottosuyla hareket ettiklerini belirten Kartal, "Kulaklarını tıkayarak oyuna konsantre olmalarını söylüyorum. Onlar bazen daha zor olanı deniyor. Çünkü kendilerini ispatlamak istiyorlar. Onlar iyi olacak ki biz başarı elde edeceğiz. Sorumluluğu önce ben üzerime alıyorum. Burası Fenerbahçe, burada herkesin başarılı olma mecburiyeti var." diyerek takım üzerindeki sorumluluğunun altını çizdi. Kartal ayrıca, uzun süredir sakatlıklarla boğuşan Mert Hakan Yandaş'ın da fiziksel olarak iyi bir seviyeye geldiğini ekledi.

Kaleci Ederson ve Transfer Politikası Hakkında Güncelleme

Brezilyalı file bekçisi Ederson'un performansı hakkında da konuşan Kartal, sezon başında yaptığı görüşmelerin ardından oyuncunun Fenerbahçe'de mutlu olduğunu ve kendilerinin de oyuncuya güvendiğini belirtti. Ederson'un gelişim gösterdiğini ve özgüveninin arttığını vurgulayan Kartal, "Yaşananların ardından şu ana kadar gösterdiği performans oldukça iyi ve kendisi de çok mutlu." şeklinde konuştu. Futbol direktörü Oğuz Çetin ile uyumlu bir çalışma yürüttüklerini ve genç stoper Kojo Oppong'un transferinde Alexander Djiku'nun da önemli bir rolü olduğunu sözlerine ekledi.

Gündem 30.09.2026 13:05 4 okunma

Bilal Erdoğan'dan Yüzyılın Yeni Sınırı: İmam Hatip Nesli Sağlık Teknolojilerinde Çığır Açacak!

İlim Yayma Vakfı Başkanı Bilal Erdoğan, İmam Hatip liseleri mezunlarının gelecekte sağlık teknolojilerinde büyük başarılar elde edeceğine inandığını belirtti. Erdoğan, Türkiye'nin bu alanda küresel bir oyuncu olacağını vurguladı.

Bilal Erdoğan'dan Yüzyılın Yeni Sınırı: İmam Hatip Nesli Sağlık Teknolojilerinde Çığır Açacak!

Geleceğin Türkiye'si Sağlık Teknolojileriyle Şekillenecek: Bilal Erdoğan'dan Çığır Açan Vizyon

İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmettin Bilal Erdoğan, İlim Yayma ve Medeniyet Vakfı (TİMAV) ile Karatay Belediyesi'nin ortaklaşa düzenlediği 14. Geleneksel Hikaye Yarışması Ödül Töreni'nde yaptığı konuşmayla dikkatleri geleceğin stratejik alanlarına çevirdi. Konya Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde öğrencilerle bir araya gelen Erdoğan, Türkiye'nin son 75 yılda kat ettiği mesafeye vurgu yaparak, imam hatiplerin bu süreçteki kritik rolünü dile getirdi.

'Türkiye Kendi Değerlerine Döndü, Oyunlar Bozuldu'

Erdoğan, konuşmasında, Türkiye'nin yeniden kendi milli ve manevi değerlerine sarılarak bir normalleşme sürecine girdiğini ifade etti. Son yıllarda yaşanan krizler, darbeler ve darbe girişimlerine (28 Şubat, 15 Temmuz gibi) rağmen milletin dirayet göstererek bu badireleri atlattığını belirten Erdoğan, şunları söyledi: "Bu millet galebe çaldı ve bugün hamdolsun Türkiye belki en normal, sosyal olarak kültürel olarak dönemini yaşıyor. Bu normalleşme tüm hızıyla devam ediyor. Normalleşme nedir? İşte kendi değerlerimizi, kendi ülkemizde özgürce yaşayabilmektir. Dışarıdan olan manipülasyonlar, toplum mühendislikleri bu ülkede muvaffak olamayacaktır." İmam hatip neslinin, bu mücadelenin önemli bir parçası olacağını ve 21. yüzyılda Türkiye'nin teminatı konumunda yer alacağını sözlerine ekledi.

Sağlık Teknolojilerinde Yeni Kırılma: Erdoğan'dan Çılgın Projeler İçin Talimat

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu 'Türkiye Yüzyılı' vizyonuna atıfta bulunan Bilal Erdoğan, yeni neslin bu hedeflere ulaşma konusunda üzerine düşeni yapması gerektiğini vurguladı. Savunma sanayisindeki başarıların diğer alanlara da yansıyacağına olan inancını dile getiren Erdoğan, özellikle sağlık teknolojileri alanına yönelik çarpıcı öngörülerde bulundu. Tıp fakültelerini hedefleyen kız öğrencilerin sayısındaki artışa dikkat çekerek, geleceğin en büyük atılımlarının sağlık teknolojilerinde yaşanacağına inandığını söyledi. Türkiye'nin bu alanda güçlü bir altyapıya, yetişmiş insan kaynağına ve gelişen bir ekosisteme sahip olduğunu belirten Erdoğan, tıp eğitimi, hastane altyapısı, tıbbi cihaz üretimi ve ilaç araştırmaları gibi alanlarda önemli gelişmeler kaydedildiğini ifade etti. Öğrencilere seslenerek, "Sizler bunun bir sonraki nesli olacaksınız. Türkiye'den dünyaya çıkan ilk ilaç moleküllerini keşfeden bilim insanları olacaksınız." diyerek onları geleceğin öncüleri olmaya teşvik etti.

İmam Hatip Nesli, İslam Alemine ve Bölgeye Barış Getirecek

Konuşmasının ilerleyen bölümlerinde, bölgesel gerilimlere ve savaşlara değinen Erdoğan, İmam Hatip neslinin sadece ülkesi için değil, İslam alemi ve dünya barışı için de sorumluluk taşıdığını belirtti. En iyi olma gayesiyle hareket etmenin önemini vurgulayan Erdoğan, "Dolayısıyla Allah'ın izniyle imam hatip nesli hem İslam alemine örnek olacak, hem bölgemizde ve dünyada daha huzur olsun, işte İsrail'de soykırım olmasın, Filistin'de soykırım, Gazze'de olmasın. Bölgemizde Rusya-Ukrayna savaşı sonlansın, İran'daki savaş sonlansın ve bölgemizde huzur olsun, barış olsun." şeklinde konuştu. Son 50 yıldır bölgedeki istikrarsızlıkların Türkiye'yi de etkilediğini hatırlatan Erdoğan, gelecekte Türkiye'nin bu durumlara seyirci kalmayacağını ve barışın tesisinde aktif rol alacak bir konuma geleceğini sözlerine ekledi. Bu sorumluluğun yeni neslin omuzlarında yükseleceğini belirtti.