Bugün Gündemde
--° -- --/--°
Teknoloji KÖŞE YAZISI 04.08.2026 02:35 15 okunma

Avrupa'nın 'Kurnazca' Hamlesi BYD'yi Çevreledi: Türkiye Üzerinden AB Pazarına Giden Yol Neden Kapandı?

Otomotiv devlerinin Avrupa Birliği'ne yönelik 'Made in EU' avantajını yeni oyunculara kapatma stratejisi, Çinli BYD'nin Türkiye'deki devasa yatırımını askıya almasına neden olmuş olabilir. Detaylar haberimizde.

Avrupa'nın 'Kurnazca' Hamlesi BYD'yi Çevreledi: Türkiye Üzerinden AB Pazarına Giden Yol Neden Kapandı?

Otomotiv dünyasının devlerinden BYD'nin, Türkiye'deki büyük yatırım planlarını neden rafa kaldırdığına dair belirsizlikler, giderek daha net bir tablo çizmeye başlıyor. Sektördeki güvenilir kaynaklardan gelen bilgilere göre, bu kritik kararın ardında Avrupa Birliği'nin 'kurnazca' bir stratejisi yatıyor olabilir. Gazeteci Emre Özpeynirci'nin dikkat çektiği bu gelişme, küresel otomotiv pazarındaki dengeleri yeniden şekillendirecek nitelikte.

Avrupa Piyasasında Panik Havası: Korumacı Duvarlar Yükseliyor

Küresel elektrikli araç hedefleri doğrultusunda büyük bir dönüşüm geçiren otomotiv sektörü, Avrupa'da benzeri görülmemiş bir baskı altında. Avrupalı üreticiler, küçülen Avrupa pazarı, artan üretim maliyetleri ve 2030 hedeflerinin getirdiği finansal yükle boğuşuyor. Bu durum, Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği (ACEA) Genel Direktörü Sigrid de Vries'in de açıkça ifade ettiği gibi, Avrupa sanayisinin 'içinin boşalması' endişesini tetikliyor. Bu endişeyle başa çıkmak isteyen dev üreticiler, çareyi korumacı önlemler almakta buluyor.

'Made in EU' Avantajı Kapatılıyor mu? Yeni Oyunculara Kapı Kapatma Stratejisi

ACEA'nın izlediği stratejinin temelinde yatan amaç oldukça net: Türkiye gibi ülkeler üzerinden Avrupa pazarına giren yeni markaların, 'Made in EU' (Avrupa Malı) statüsünden yararlanmasını engellemek. Birlik, Sanayi Hızlandırma Yasası'na sunduğu resmi görüşte, bu avantajın coğrafi sınırlarını yalnızca 27 AB üyesi ülke ve Birleşik Krallık ile sınırlı tutulmasını talep ediyor. Bu hamle, özellikle Çinli üreticiler başta olmak üzere, Türkiye'yi bir üretim üssü olarak kullanıp Avrupa pazarına girmeyi hedefleyen firmalar için ciddi bir engel teşkil ediyor. ACEA, Türkiye ve Fas gibi stratejik öneme sahip bölgelerdeki mevcut Avrupalı yatırımlarını koruma altına alırken, yeni dış yatırımların bu avantajdan faydalanmasının önüne geçerek rekabeti kendi lehine çevirmeye çalışıyor.

BYD Yatırımının Arkasındaki Gerçek: 'Pastadan Pay Alınmasın' Tefrikası

ACEA'nın bu stratejik hamlesi, doğrudan Çinli elektrikli otomobil devi BYD'nin Türkiye'deki milyarlarca dolarlık yatırım planlarını etkilemiş görünüyor. BYD'nin Türkiye'de bir üretim tesisi kurarak hem yerel pazarı hedeflemesi hem de gümrüksüz Avrupa ihracatı yapması planlanıyordu. Ancak ACEA'nın getirdiği coğrafi kısıtlama ve korumacı tavır, bu planların önündeki en büyük engel haline geldi. Bu durum, Avrupa'nın kendi otomotiv sanayisini koruma altına alırken, Türkiye'yi de potansiyel bir üretim ve ihracat merkezi olarak kullanma stratejisinde önemli bir köşe taşı olarak görülüyor. Mevcut durumda Türkiye'de üretim yapan Ford, Renault, FIAT gibi Avrupalı markalara ayrıcalık tanınırken, BYD gibi yeni girecek oyuncuların bu avantajdan mahrum bırakılması hedefleniyor. Bu gelişme, küresel otomotiv pazarında yeni bir ticaret savaşının fitilini ateşleyebilir.

Gelecek Ne Getirecek? Otomotiv Pazarında Dengeler Değişecek mi?

Avrupalı üreticilerin bu korumacı tavrının küresel otomotiv pazarındaki dinamikleri nasıl değiştireceği merak konusu. Bir yandan çevre dostu ulaşım hedefleriyle elektrikli araçlara geçiş teşvik edilirken, diğer yandan kendi sanayilerini koruma içgüdüsüyle hareket eden Avrupa ülkelerinin bu çelişkili politikaları, gelecekte otomotiv devleri arasındaki rekabeti daha da kızıştıracağa benziyor. BYD'nin Türkiye kararının ardındaki bu 'Avrupa oyunu', sektörün geleceğine dair önemli ipuçları barındırıyor. Önümüzdeki dönemde bu dengelerin nasıl şekilleneceği ve diğer ülkelerin benzer korumacı politikalar izleyip izlemeyeceği yakından takip edilecek.

Ceren Güneş

Ceren Güneş

Teknoloji & Gelecek Vizyonu

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Spor 18.09.2026 11:05 0 okunma

Tarihi Rekabette Dev Randevu! Trabzonspor ve Galatasaray 144. Kez Karşı Karşıya: Kim Üstün Gelecek?

Süper Lig'in zirvesinde yer alan Galatasaray, 6. haftada Trabzon'da kritik bir maça çıkıyor. Ligin iddialı ekiplerinden Trabzonspor ile kozlarını paylaşacak olan sarı-kırmızılılar, tarihi rekabette galibiyet serisini sürdürmeyi hedefliyor.

Tarihi Rekabette Dev Randevu! Trabzonspor ve Galatasaray 144. Kez Karşı Karşıya: Kim Üstün Gelecek?

Süper Lig'de heyecan dorukta! Ligin 6. haftasında, Trabzonspor ile Galatasaray, yarın saat 20.00'de Trabzon'da karşı karşıya gelecek. Bu tarihi mücadele, iki dev kulüp arasındaki 144. randevu olma özelliğini taşıyor. Şampiyonluk yarışının kızıştığı ligde, bu karşılaşmanın sonuçları puan tablosunu yakından ilgilendirecek.

Ligin Zirvesinde Galatasaray, Trabzonspor Takipte

Geride kalan 5 haftada topladığı 13 puanla liderlik koltuğunda oturan Galatasaray, namağlup ilerleyişini sürdürüyor. Sarı-kırmızılılar, 4 galibiyet ve 1 beraberlikle sezona güçlü bir başlangıç yaptı. Rakip Trabzonspor ise 2 galibiyet, 1 beraberlik ve 2 mağlubiyetle topladığı 7 puanla 9. sırada yer alıyor. Bordo-mavililer, evinde alacağı bir galibiyetle hem zirveye yaklaşmak hem de rakibiyle arasındaki puan farkını azaltmak istiyor.

144 Yıllık Rekabette Dengeler Ne Durumda?

Trabzonspor ve Galatasaray, bugüne dek Süper Lig, Türkiye Kupası, Cumhurbaşkanlığı Kupası, Başbakanlık Kupası, TSYD Kupası ve özel müsabakalar dahil olmak üzere toplamda 143 kez karşı karşıya geldi. Bu dev rekabette, sarı-kırmızılılar 66 galibiyetle üstünlüğünü korurken, bordo-mavililer 45 kez sahadan galip ayrıldı. İki ekip arasındaki 32 mücadele ise beraberlikle sonuçlandı. Atılan gol sayılarına bakıldığında ise Galatasaray'ın 197 gole karşılık, Trabzonspor 159 kez rakip fileleri havalandırdı. Bu istatistikler, iki takım arasındaki rekabetin ne kadar çekişmeli geçtiğinin bir göstergesi.

Lig Maçlarında da Galatasaray Üstünlüğü

Süper Lig'de iki takım arasındaki mücadeleler ise ayrı bir başlık taşıyor. Toplam 106 lig maçında Galatasaray 47 galibiyet alırken, Trabzonspor 33 galibiyetle karşılık verdi. 26 maç ise beraberlikle tamamlandı. Lig maçlarında Galatasaray 143 gol atarken, Trabzonspor'un gol sayısı 121 oldu. Bu veriler, ligde de sarı-kırmızılıların rakibine karşı daha avantajlı olduğunu gösteriyor.

Son Karşılaşmalar ve Teknik Direktörlerin Rekabeti

İki takım arasında oynanan son 10 resmi müsabakada Galatasaray'ın belirgin bir üstünlüğü dikkat çekiyor. Bu maçlarda sarı-kırmızılılar 7 galibiyet alırken, Trabzonspor sadece 1 kez kazanabildi. 2 maç ise beraberlikle sonuçlandı. Sezonun ilk yarısında oynanan ve Trabzonspor'un 2-1 kazandığı maçın rövanşı niteliğindeki bu karşılaşmada bordo-mavililer sahadan galibiyetle ayrılmak için tüm kozlarını oynayacak. Diğer yandan, Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk ile Trabzonspor Teknik Direktörü Thomas Reis, resmi maçlarda 3 kez karşı karşıya geldi ve bu maçları Okan Buruk'un ekipleri kazandı. Bu durum, Buruk'un Reis'e karşı bir üstünlüğü olduğunu gösteriyor.

Maçın Hakemi ve Diğer Detaylar

Trabzonspor ile Galatasaray arasındaki kritik mücadeleyi hakem Batuhan Kolak yönetecek. Kolak'ın yardımcılıklarını İbrahim Çağlar Uyarcan ve Candaş Elbil yapacak. Maçın dördüncü hakemi ise Gürcan Hasova olarak belirlendi. Yarın akşam Trabzon'da oynanacak bu önemli karşılaşmanın sonucu, Süper Lig'deki dengeleri baştan aşağı değiştirebilir.

Gündem 18.09.2026 10:05 3 okunma

Borsa Şokta! Milyarlarca Lirayı Vurgun Yapan Operasyon Çökertildi: 4 Kişi Hapse Girdi!

Sermaye piyasalarında yaşanan dev manipülasyon soruşturması sonuçlandı. Adalet Bakanı'nın duyurduğu gelişmeyle 4 şüpheli tutuklanırken, 51 kişi hakkında adli kontrol kararı alındı.

Borsa Şokta! Milyarlarca Lirayı Vurgun Yapan Operasyon Çökertildi: 4 Kişi Hapse Girdi!

Türkiye ekonomisinin kalbi olan sermaye piyasalarında uzun süredir yürütülen titiz bir soruşturma, milyarlarca liralık vurgun iddiasını gün yüzüne çıkardı. Bir grup fon ve pay piyasasında sistematik manipülatif işlemler yaparak piyasaları altüst etmeye çalıştığı tespit edilen şüphelilere yönelik operasyonda önemli bir dönüm noktası yaşandı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, soruşturmanın geldiği son noktayı kamuoyu ile paylaşarak, hukukun üstünlüğünün bir kez daha tecelli ettiğini vurguladı.

Ekonomi 18.09.2026 09:35 2 okunma

Küresel Piyasalar Nefes Aldı: Petrol ve Faizlerdeki Düşüş Yatırımcıyı Harekete Geçirdi!

ABD Merkez Bankası'nın (Fed) para politikasına dair belirsizliklerin ortadan kalkması ve petrol fiyatları ile tahvil faizlerindeki gerileme, küresel piyasalarda iyimser bir tablo çizdi. Yatırımcıların risk iştahının arttığı gözlemleniyor.

Küresel Piyasalar Nefes Aldı: Petrol ve Faizlerdeki Düşüş Yatırımcıyı Harekete Geçirdi!

Küresel finans piyasaları, son dönemde yaşanan önemli gelişmelerin etkisiyle belirgin bir toparlanma eğilimi sergiliyor. Özellikle ABD Merkez Bankası'nın (Fed) para politikalarına ilişkin belirsizliklerin ortadan kalkması, yatırımcıların yüzünü güldürdü. Bu durum, küresel ölçekte işlem gören hisse senedi piyasalarında ve diğer finansal enstrümanlarda pozitif bir hava estirdi.

Fed Politikaları Netleşti: Belirsizlikler Dağıldı

Piyasaların uzun süredir yakından takip ettiği ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikaları konusunda yaşanan belirsizliklerin azalması, küresel ekonomide önemli bir dengeleyici unsur olarak öne çıktı. Fed'in gelecekteki adımlarına dair sinyallerin daha netleşmesiyle birlikte, yatırımcıların risk algısında belirgin bir değişim yaşandı. Bu durum, özellikle gelişmekte olan ülkelerin piyasaları için de olumlu yansımalar doğururken, uluslararası sermaye akışlarını da destekledi. Analistler, Fed'in bu net duruşunun, küresel finansal istikrar açısından kritik bir öneme sahip olduğunu vurguluyor.

Petrol Fiyatlarındaki Düşüş: Enflasyon Baskısı Hafifliyor

Enerji piyasalarındaki son gelişmeler de küresel piyasaların pozitif seyrini destekleyen bir diğer önemli faktör oldu. Ham petrol fiyatlarındaki düşüş eğilimi, küresel enflasyonist baskıların hafiflemesine katkıda bulunuyor. Enerji maliyetlerindeki gerileme, hem tüketicilerin harcanabilir gelirlerini artırma potansiyeli taşıyor hem de şirketlerin üretim maliyetlerini düşürerek kar marjlarını yükseltme imkanı sunuyor. Bu durum, özellikle enerji ithalatçısı ülkeler için ekonomik rahatlama sağlarken, küresel tedarik zincirlerindeki olası aksaklıkların da önüne geçilmesi açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Petrol fiyatlarındaki bu düşüşün devam edip etmeyeceği ise piyasalar tarafından yakından izleniyor.

Tahvil Faizlerindeki Geri Çekilme: Yatırımcılar Riskli Varlıklara Yöneliyor

Küresel tahvil piyasalarındaki faiz oranlarındaki geri çekilme de yatırımcıların iştahını artırdı. Özellikle gelişmiş ülke hazine tahvillerinde gözlenen faiz oranlarındaki düşüş, daha yüksek getiri arayışındaki yatırımcıları hisse senedi gibi riskli varlıklara yöneltti. Düşük faiz ortamı, borçlanma maliyetlerini düşürerek şirketlerin yatırım ve büyüme stratejilerini desteklerken, aynı zamanda gayrimenkul ve diğer alternatif yatırım araçlarını da daha cazip hale getiriyor. Bu durum, genel olarak piyasalarda likidite artışına ve daha canlı bir alım-satım ortamına zemin hazırlıyor. Ekonomistler, faiz oranlarındaki bu seyrin, küresel ekonomik büyümeyi destekleyici bir etki yaratabileceğini öngörüyorlar.

Gelecek Beklentileri: İyimserlik Devam Edecek mi?

Piyasalardaki bu olumlu hava, önümüzdeki dönemde de devam edebilir. Fed'in güvercin duruşunu sürdürmesi, petrol fiyatlarındaki istikrarın korunması ve tahvil faizlerindeki gevşemenin devam etmesi halinde, küresel piyasalarda iyimserliğin sürmesi bekleniyor. Ancak jeopolitik riskler, beklenmedik enflasyonist şoklar veya küresel salgın kaynaklı yeni gelişmeler gibi faktörler, bu olumlu gidişatı sekteye uğratabilir. Yatırımcıların, ekonomik verileri ve merkez bankalarının açıklamalarını yakından takip ederek pozisyonlarını ayarlaması, bu dinamik piyasa koşullarında büyük önem taşıyor.

Gündem 18.09.2026 08:35 3 okunma

Hürmüz Boğazı'nda Gerilim Tırmandı: İran, Togo Bayraklı Tankere Ateş Açtı! Sebebi 'Yasa Dışı Geçiş' mi?

İran Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı'nda Togo bayraklı bir petrol tankerine 'yasa dışı geçiş' iddiasıyla müdahale ettiğini duyurdu. Bölgedeki tansiyon yükselirken, olayın detayları merak ediliyor.

Hürmüz Boğazı'nda Gerilim Tırmandı: İran, Togo Bayraklı Tankere Ateş Açtı! Sebebi 'Yasa Dışı Geçiş' mi?

Uluslararası sularda tansiyonun giderek yükseldiği bir dönemde, İran'dan gelen son dakika gelişmesi dikkatleri Hürmüz Boğazı'na çevirdi. İran Devrim Muhafızları Ordusu Donanması, Togo bayrağı taşıyan bir petrol tankerinin 'yasa dışı geçiş' yaptığı gerekçesiyle vurulduğunu açıkladı. Bu müdahale, bölgedeki mevcut stratejik önemi ve geçmişte yaşanan benzer olaylar göz önüne alındığında, küresel denizcilik güvenliği ve enerji piyasaları açısından yeni bir endişe dalgası yaratabilir.

Hürmüz Boğazı'nda 'Yasa Dışı' İddiası

İran Devrim Muhafızları tarafından yapılan açıklamada, Hürmüz Boğazı'ndan geçiş yapmaya çalışan Togo bandıralı petrol tankerinin, uluslararası denizcilik kurallarına aykırı davrandığı iddia edildi. Açıklamada, tanker üzerine uyarı ateşi açıldığı ve kontrol altına alındığı belirtildi. Ancak, 'yasa dışı geçiş'in tam olarak ne anlama geldiği ve İran'ın bu müdahaleyi hangi spesifik kurallara dayanarak gerçekleştirdiği konusunda net detaylar henüz paylaşılmadı. Bu belirsizlik, olayın uluslararası hukuk çerçevesinde nasıl değerlendirileceği sorusunu da beraberinde getiriyor.

Bölgesel İstikrar ve Denizcilik Güvenliği Endişeleri

Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık %20'sinin geçtiği stratejik bir su yoludur. Bu nedenle, boğazdaki herhangi bir gerilim veya müdahale, küresel enerji arzını doğrudan etkileme potansiyeli taşır. Geçmişte de İran ve Batılı güçler arasında benzer gerginlikler yaşanmış, petrol tankerlerine yönelik tacizler veya alıkoymalar kaydedilmişti. Bu tür olaylar, petrol fiyatlarında ani dalgalanmalara ve sigorta maliyetlerinin artmasına neden olabiliyor.

Bu son gelişme, İran ile başta ABD olmak üzere Batılı ülkeler arasındaki hassas dengeyi daha da karmaşık hale getirebilir. Uluslararası toplum, İran'ın bu tür bir müdahale ile neyi amaçladığını ve bölgedeki askeri varlığını nasıl sürdüreceğini yakından izleyecektir. Özellikle denizcilik şirketleri, bu tür risklere karşı önlemlerini artırma yoluna gidebilir. Gemilerin rotaları ve sigorta poliçeleri yeniden gözden geçirilebilir.

Uluslararası Tepkiler ve Olası Senaryolar

Şu ana kadar uluslararası kamuoyundan ve ilgili ülkelerden resmi bir açıklama gelmemiş olsa da, olayın diplomatik kanallarda yoğun tartışmalara yol açması bekleniyor. Togo'nun bu olaya nasıl bir tepki vereceği, bayrağını taşıdığı gemiyle ilgili uluslararası mekanizmaları işletip işletmeyeceği merak konusu. Ayrıca, ABD ve müttefiklerinin bu duruma karşı alacağı pozisyon, bölgedeki askeri yansımaları belirleyecektir. İran'ın bu hamlesiyle ne tür bir mesaj vermek istediği ve bölgedeki nüfuz mücadelesinin yeni bir aşamasına mı girildiği soruları önem kazanıyor.

Denizcilik uzmanları, Hürmüz Boğazı'ndaki operasyonel risklerin her zaman mevcut olduğunu, ancak bu tür müdahalelerin doğrudan ateş açma noktasına gelmesinin, gerginliğin ne denli ciddi bir boyuta ulaştığını gösterdiğini belirtiyor. Olayın uluslararası sularda vuku bulması durumunda, İran'ın eyleminin meşruiyeti de uluslararası hukuk çerçevesinde tartışmaya açılacaktır. Gelecek günlerdeki gelişmeler, bölgenin stratejik önemini ve denizcilik güvenliğinin kırılganlığını bir kez daha gözler önüne serecek.

Gündem 18.09.2026 08:05 3 okunma

Sultangazi'de Dehşet Anları! Binalardan Gelen Çatırtı Sesleri Panik Yarattı: 2 Konut Boşaltıldı!

İstanbul Sultangazi'de iki apartman dairesinden gelen ürpertici sesler, çevrede büyük bir paniğe neden oldu. Yapılan ilk incelemeler sonrası binalar güvenlik gerekçesiyle acil olarak tahliye edildi. Ekiplerin bölgedeki çalışmaları devam ediyor.

Sultangazi'de Dehşet Anları! Binalardan Gelen Çatırtı Sesleri Panik Yarattı: 2 Konut Boşaltıldı!

İstanbul'un Sultangazi ilçesinde yaşayan vatandaşlar, son günlerde adeta yürekleri ağızlarına getiren bir olayla karşı karşıya kaldı. İki farklı apartman dairesinden gelen ürpertici çatırtı sesleri, bölgede büyük bir endişe ve paniğe yol açtı. Olay yerine hızla intikal eden ekipler, binalarda acil tahliye kararı aldı.

Yapısal Risk İddiaları ve Hızla Büyüyen Panik

Edinilen bilgilere göre, Sultangazi'nin çeşitli mahallelerindeki iki farklı konutta yaşayan sakinler, rutin hayatlarını sürdürürken nereden geldiği belirsiz, yüksek sesli çatırtıların duyulmaya başlandığını fark etti. Duvarlardan, kolonlardan ve tavanlardan geldiği iddia edilen bu sesler, kısa sürede apartman sakinlerinde büyük bir tedirginliğe neden oldu. Özellikle gecenin sessizliğinde daha da belirginleşen seslerin, binaların taşıyıcı sistemlerinde bir sorun olduğuna işaret edebileceği endişesi, paniğin hızla yayılmasına sebep oldu.

Apartman sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine belediye ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Ekipler, ilk incelemelerinde binaların mevcut durumunu gözlemleyerek, seslerin kaynağını ve olası riskleri belirlemeye çalıştı. Yapılan ön değerlendirmelerde, binalarda yapısal bir zafiyet olabileceği ihtimali üzerine duruldu. Bu ihtimal, tahliye kararının hızla alınmasında etkili oldu.

Güvenlik Önlemleri Alındı, İnşaat Alanı da Mercek Altında

Tahliye kararı sonrası, her iki apartman sakini de apar topar evlerinden çıkarılarak güvenli bir alana yönlendirildi. Polis ekipleri, olası bir olumsuz duruma karşı çevrede güvenlik önlemleri alırken, altyapı ve yapı denetim ekipleri de bölgeye gelerek detaylı incelemelerine başladı. Özellikle bir binanın hemen yan tarafında devam eden inşaat çalışmaları, ekiplerin dikkatini çekti. İnşaatın, mevcut binaların statiğini etkileyip etkilemediği veya seslerin bu durumla bir ilgisi olup olmadığı da araştırılıyor.

Yetkililer, incelemelerin titizlikle sürdürüldüğünü ve elde edilecek bulgulara göre gerekli adımların atılacağını belirtti. Bölge sakinleri, geceyi dışarıda geçirmek zorunda kalırken, olayın yarattığı belirsizlik ve endişe devam ediyor. Yapıların ne zaman güvenli hale geleceği ve sakinlerin ne zaman evlerine dönebileceği konusunda henüz net bir bilgi bulunmuyor.

Uzmanlardan İlk Değerlendirmeler ve Olası Senaryolar

Konuyla ilgili görüş bildiren inşaat mühendisleri, bu tür seslerin genellikle betonda çatlama, donatıda deformasyon veya temel sorunlarından kaynaklanabileceğini belirtiyor. Özellikle son yıllarda yaşanan depremlerin ardından yapı güvenliği konusundaki hassasiyetin arttığına dikkat çeken uzmanlar, Sultangazi'deki bu olayın da ciddiyetle ele alınması gerektiğini vurguluyor. İncelemelerin, hem mevcut binaların dayanıklılığını hem de yan taraftaki inşaatın potansiyel etkilerini kapsayacak şekilde genişletilmesi bekleniyor.

Ekiplerin bölgedeki çalışmaları ve incelemeleri gece boyunca devam etti. Elde edilecek teknik raporlar, binaların akıbetini belirleyecek. Bölge halkı ise, yetkililerden gelecek açıklamaları endişeyle bekliyor.