Bahçeli'den Tarihi Çıkış: 'Netanyahu'nun Telaşı Tükenmişliğinin İlanı!' ABD-İran Mutabakatı ve Filistin Ateşiyle İlgili Kritik Açıklamalar
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada ABD-İran mutabakatı ve Gazze'deki insani krize dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, Netanyahu yönetimini hedef alarak 'Telaşının ve tükenmişliğinin ilanıdır' dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Bahçeli, ABD ile İran arasında varılan mutabakata ilişkin yaptığı değerlendirmede, İsviçre'de atılacağı açıklanan imzaların bölgede sulh ve sükunun hakim kılınması, Hürmüz hattında seyrüsefer emniyetinin yeniden tesisi ve Orta Doğu'da ateşi körükleyen oyunların boşa çıkarılması adına önemli bir dönüm noktası olmasını temenni ettiklerini belirtti.
Filistin Halkının Haklı Mücadelesi ve İsrail'in Acımasız Politikaları
Konuşmasının büyük bölümünü Filistin meselesine ayıran Bahçeli, 1948'den bu yana Filistin halkının özgür ve bağımsız yaşama arzusunun sürekli ertelendiğini, 1967'den beri ise işgalin derinleştiğini vurguladı. Kudüs'ün statüsüyle ilgili yaşanan belirsizliklere ve yerleşim politikalarıyla Filistin topraklarının adım adım daraltılmasına dikkat çeken Bahçeli, Gazze'nin yıllardır süregelen abluka, açlık, yıkım ve ölümle sınandığını söyledi. 7 Ekim'den bu yana İsrail yönetiminin izlediği politikaların, savaş hukukunun meşruiyet sınırlarını aştığını ve vicdan sahibi milletleri derinden sarstığını ifade etti.
Bahçeli, İsrail'in günahsız sivilleri hedef aldığını, şehirleri harabeye çevirdiğini, hastaneler, okullar, ibadethaneler ve yardım noktalarını dahi savaş alanına dönüştürdüğünü belirterek, İsrail'in artık ölüm ve intikam makinesi siyasetine büründüğünü söyledi. Bölgenin huzur damarlarına musallat olmuş bu kan delisi kriz makinesinin, ateşkesi ihlal ederek Lübnan'a saldırdığını, söylem ve demeçleriyle dünya milletlerinin dört gözle beklediği ABD-İran mutabakatına dahi karşı durduğunu ve Doğu Akdeniz ile Kıbrıs çevresinde istikrarsızlık merkezi olmaya devam ettiğini dile getirdi.
Netanyahu Yönetimi'ne Sert Eleştiriler: 'Acziyetinin ve Telaşının İlanı'
MHP lideri, Netanyahu yönetiminin bölgenin huzuruna kasteden bir kriz üretim mekanizması olduğunu vurgulayarak, Netanyahu'nun siyasi geleceğinin belirsiz olduğunu söyledi. Başrolünde olduğu yolsuzluk dosyaları, iç siyasette derinleşen meşruiyet krizi ve İsrail toplumunu bölen iktidar hırsının, ayrıca uluslararası yargı mercilerindeki ağır süreçlerin Netanyahu'nun gölgesinde yaşadığını kaydetti.
Bahçeli, siyasi ömrünü kanlı bir güvenlik anlatısına bağlayan, koltuğunu korumak için yangına körükle giden, iftira ve propaganda perdesiyle Orta Doğu'daki mezalimini örtmeye çalışan bu zihniyetin, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef almasının, Netanyahu'nun acziyetinin, telaşının ve tükenmişliğinin ilanı olduğunu sert bir dille ifade etti. Gazze'de çocukların cenazeleri toprağa verilirken, Filistinli esirlerin onurunun çiğnenirken, Batı Şeria'da toprak gaspı sürerken ve Lübnan'da tarihi doku bombaların altında yok edilirken Türkiye'ye ahlak dersi vermeye kalkmanın, Cumhurbaşkanı'na parmak sallamanın, akıl karargahlarının teslim bayrağını çektiğini gösterdiğini söyledi. Bebek kanıyla ikbal arayanların gaddarlıkları tüm dünyanın gözleri önündeyken uğursuz sayıklamalara kulak asmayacaklarını belirtti.
BM'nin Acze Düştüğü Tablo ve Uluslararası Hukukun Sınavı
Dünyanın içinde bulunduğu hazin tablo karşısında sorgulanması gereken kurumlardan birinin de Birleşmiş Milletler olduğunu söyleyen Bahçeli, Gazze'de insanlık inim inim inlerken, bölgede acı ve katliam kol gezerken BM'nin adeta üç maymunu oynadığını ifade etti. Veto sopasıyla adaletin yolunun kesildiğini, Güvenlik Konseyi'nde tek bir ülkenin İsrail'e kol kanat geren himaye refleksine takıldığını belirtti.
Gazze'de acil, koşulsuz ve kalıcı ateşkes talebinin, insani yardım yollarının açılması çağrısının ve sivillerin can güvenliğini sağlama mecburiyetinin, 14 üyenin desteğine rağmen Washington'un veto duvarına tosladığını ifade eden Bahçeli, meselenin sadece karar alınamaması değil, aynı zamanda zulme zaman kazandırılması olduğunu vurguladı. Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin Netanyahu hakkında savaş suçu ve insanlığa karşı suç isnatlarıyla yakalama kararı çıkarmasını hatırlatan Bahçeli, asıl meselenin tam da burada başladığını ve bu kararın icrasının devletlerin siyasi cesaretine ve hukuka riayetine bağlı olduğunu söyledi. Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin bir kolluk gücünün bulunmadığını hatırlatan Bahçeli, Netanyahu'yu adalete teslim edecek olanın yine devletler olduğunu belirtti.
Bahçeli, küresel düzenin çelişkisinin ve BM'nin iki yüzlülüğünün bu noktada bütün çarpıklığıyla ortaya çıktığını vurgulayarak, New York'ta veto kalkanı açanların, Lahey'de ise işlevsiz söylemlerle vitrinleri süslediğini kaydetti. İsrail yönetiminin hesap vermesi ihtimali belirince Netanyahu etrafına bir dokunulmazlık zırhı örülmek istendiğini söyledi. Güvenlik Konseyi'nde korunan, Lahey'de kollanan bu imtiyazın kimin hukuku olduğunu soran Bahçeli, burada karşımızda İsrail'in katliam ve kıyım düzeni değil, bu düzeni besleyen, arkasını kollayan ve savaş hukukunu ayaklar altına alan her eylemde cesaretlendiren küresel düzenin ahlaki iflası olduğunu dile getirdi. BM'nin de bu iflas tablosunun tam ortasında durduğunu, İkinci Dünya Savaşı'nın yıkıntıları üzerinde kurulan yapının, Gazze'deki katliam karşısında vazifesini yerine getiremediğini sözlerine ekledi. Bahçeli, 'Çocuklar açlıktan ölürken yazılan raporlar kimin karnını doyurmaktadır?' sorusuyla BM'nin aczini gözler önüne serdi.
Kaan Arslan
Gündem & Siyaset Yazarı
Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.