Bakan Soylu'dan Küresel Oyuna Çarpıcı İddia: 'Türkiye'yi Çökertme Planı Devrede!'
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Türkiye'ye yönelik süregelen küresel saldırılara dikkat çekerek, son dönemdeki organize suç ve terör tartışmalarının ardında yatan büyük planı gözler önüne serdi. Bakan Soylu, bu saldırıların 100 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu ve ülkeyi vesayet altına alma çabası olduğunu belirtti.
Türkiye'ye Yönelik 100 Yıllık Oyun: Soylu'dan Çarpıcı Açıklamalar
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, katıldığı bir programda Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı küresel saldırılar ve organize suç örgütleriyle mücadele konusuna ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Bakan Soylu, son dönemdeki tartışmaların ve yaşanan olayların tesadüf olmadığını, 100 yıldır devam eden sistematik bir saldırının parçası olduğunu vurguladı. Bu saldırıların temel amacının Türkiye'yi istikrarsızlaştırmak ve vesayet sistemi altına almak olduğunu ifade eden Soylu, bu oyunun perde arkasını araladı.
Pandemi Sürecinde Türkiye'nin Avantajı ve Küresel Çaresizlik
Pandemi sürecinin beklenmedik bir şekilde tüm dünyayı etkisi altına aldığını hatırlatan Bakan Soylu, Türkiye'nin bu süreçte sağlık politikaları ve şehir hastaneleri gibi yatırımlarla dünyaya göre avantajlı bir konumda olduğunu belirtti. Dünyanın birçok ülkesinde hastanelerin yetersiz kaldığı, morglarda cenazelerin bekletildiği, yatak bulunamadığı acı tablolar yaşanırken, Türkiye'de kamu düzeni ve kamu güvenliğinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde başarıyla sağlandığını dile getirdi. Vatandaşların metanetli ve sabırlı duruşunun da bu başarıda büyük rol oynadığını söyleyen Soylu, bu zorlu dönemde tedavi için Türkiye'ye gelen yabancılar olduğunu da ekledi.
Tedarik ve üretim zincirinde de önemli başarılar elde edildiğini belirten Soylu, 11 milyon insana yapılan anında bildirimler ve 16-17 milyon insanın hayatına sorunsuz devam etmesi gibi verilerle Türkiye'nin kriz yönetimindeki başarısını ortaya koydu. Son olarak ihracat rekoru kırıldığını da hatırlatan Bakan, Türkiye'nin salgın başındaki durumundan çok daha iyi bir noktada olduğunu ve vatandaşların da büyük fedakarlıklar yaparak sürece destek olduğunu ifade etti.
'1 Haziran'dan Sonra Rahatlayacağız' Umudu ve Toplu Taşıma İtirafı
Pandemiyle mücadelede gelinen noktada vaka sayılarının 60 binden 10 bine düşürüldüğünü belirten Soylu, aşılamadaki ivmelenmeyle birlikte 1 Haziran'dan itibaren daha rahat bir döneme girileceğine inandığını söyledi. Kısıtlamaların mümkün olduğunca kaldırılmasını niyet ettiklerini ancak temizlik, mesafe ve maske kurallarına dikkat edilmesinin önemini vurguladı. Ancak bir alanda başarısız olunduğunu itiraf eden Soylu, özellikle büyükşehirlerde toplu taşımanın yönetilemediğini ve bu konuda işbirliği yapılamadığını dile getirdi. Toplu taşımada alınması gereken önlemlerin ve denetimlerin yetersiz kaldığına işaret etti.
15 Temmuz Sonrası ve FETÖ Temizliği: Güvenlik Yapılanmasındaki Değişim
Bakan Soylu, 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrası Emniyet yapılanmasındaki değişimlere de değindi. 23 bin emniyet amiri ve müdüründen, FETÖ bağlantıları nedeniyle sayının 7 bine düştüğünü belirterek, bu sürecin zorlu ancak vatandaşa kaliteli hizmet verme zorunluluğuyla yürütüldüğünü söyledi. Jandarmayı İçişleri Bakanlığı'na bağlama kararının da darbe girişimlerini önleme açısından kritik bir adım olduğunu, artık jandarmasız darbe yapılamayacağını savundu. Bu kararın rant gruplarını rahatsız ettiğini de ima etti.
'ABD Büyükelçisi Randevu İstiyor, Vermiyorum!'
Türkiye'ye yönelik dış baskılara da değinen Soylu, ABD Büyükelçisi'nin randevu taleplerini reddettiğini açıkça belirtti. 'Ne zaman ki Türkiye'ye saygı duymayı öğrenirler, o zaman görüşebilirim' diyen Soylu, geçmişte bir kez bu hatayı yaptığını ve bir daha tekrarlamayacağını ifade etti. Bu tavrıyla Türkiye'nin bağımsızlık ve egemenlik vurgusunu pekiştirdi.
HDP'ye Bakanlık ve Kandil Planları: Türkiye'yi Bölme Girişimi
Açıklamalarının en çarpıcı bölümlerinden biri ise HDP'ye yönelik bakanlık teklifleri ve Kandil'in planlarına ilişkin iddialardı. Soylu, 'İki bakanlık 6-7 aydır pişiyor. Birisi Başkan Yardımcılığı direkt Kandil, öteki de Kültür ve Turizm Bakanlığı' diyerek şok etkisi yarattı. Bu talebin Kandil ve uzantılarından geldiğini, Türkiye'yi bölme ve istikrarsızlaştırma amacı taşıdığını savundu. Bu tür planların 'kayıt dışı siyaset' olarak adlandırılabileceğini ve Türkiye'nin önümüzdeki dönemde daha büyük oyunlarla karşılaşabileceğini ifade etti. Bu saldırganlığın temel sebebinin, 60'da kurulan düzenin millet tarafından tasfiye edilmesi olduğunu ve Türkiye'nin genişleyen kapasitesinden duyulan rahatsızlık olduğunu sözlerine ekledi. Kamuoyunda tepki çeken bazı olayların (bekçilere saldırı, polise mukavemet gibi) da bu sistematik planın bir parçası olabileceği imasında bulundu.
Kaan Arslan
Gündem & Siyaset Yazarı
Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.