Bugün Gündemde
--° -- --/--°
Spor KÖŞE YAZISI 19.09.2026 14:35 22 okunma

Beyaz Yakalıların Yeni Aşkı Padel, Omuzları Vuruyor! Cerrahiyi Kaçınılmaz Kılmadan Önce Bilmeniz Gerekenler

Masa başında geçirilen uzun saatlerin ardından popülerleşen padel sporu, omuz yaralanmaları riskini artırıyor. Uzmanlar, doğru teknik ve önlemlerle bu riskin nasıl minimize edilebileceğini açıklıyor.

Beyaz Yakalıların Yeni Aşkı Padel, Omuzları Vuruyor! Cerrahiyi Kaçınılmaz Kılmadan Önce Bilmeniz Gerekenler

Son yılların en popüler sporlarından biri haline gelen padel, özellikle beyaz yakalıların yoğun çalışma temposuna bir mola verirken tercih ettiği gözde bir aktiviteye dönüştü. Tenis ve squash'ın birleşimi olarak bilinen bu dinamik spor, sunduğu eğlence ve sosyal etkileşim imkanlarıyla hızla yaygınlaşsa da, beraberinde getirdiği bazı fiziksel riskleri de göz ardı etmemek gerekiyor. Özellikle masa başında uzun saatler geçiren ve postüründe bozukluklar oluşma ihtimali yüksek olan bireyler için padel, omuz sağlığı açısından ciddi bir tehdit oluşturabiliyor.

Padelin Yükselişi ve Omuz Sağlığına Etkileri

Padelin bu denli popüler olmasında, öğrenme kolaylığı ve kısa sürede keyif alınabilmesi önemli rol oynuyor. Ancak, sporun doğası gereği tekrarlayan baş üstü vuruşlar ve ani hareketler, omuz eklemi üzerinde yoğun bir baskı oluşturabiliyor. Prof. Dr. Arel Gereli'nin vurguladığı gibi, padel kaynaklı omuz yaralanmaları, sporcuların %10 ila %15'inde görülüyor. Bu sorunların büyük bir kısmının, zamanla gelişen ve başlangıçta fark edilmeyen mikro travmaların birikimiyle ortaya çıktığı belirtiliyor.

Risk Faktörleri ve Önleyici Tedbirler Nelerdir?

Padelde omuz yaralanmalarının temel nedenleri arasında yetersiz ısınma, hatalı vuruş teknikleri ve gücün yalnızca omuzdan alınarak gövde desteğinin ihmal edilmesi yer alıyor. Uzmanlar, bu riskleri en aza indirmek için şu önemli uyarılarda bulunuyor:

Doğru Isınmanın Önemi

Her spor aktivitesinde olduğu gibi, padel öncesinde de yeterli ve doğru bir ısınma rutini uygulamak hayati önem taşıyor. Özellikle omuz ve çevresindeki kasları hedefleyen dinamik esneme hareketleri, kasların oyuna hazır hale gelmesini sağlayarak sakatlık riskini azaltıyor. Yetersiz ısınma, kasların gerilmesine ve yırtılmalara daha yatkın hale gelmesine neden olabiliyor.

Teknik ve Güç Aktarımı

Padel vuruşlarında gücü yalnızca kollarınızdan değil, tüm vücudunuzdan almayı öğrenmek, omuz üzerindeki yükü önemli ölçüde azaltır. Doğru kalça ve gövde rotasyonunu kullanarak yapılan vuruşlar, enerjinin daha verimli ve güvenli bir şekilde topa aktarılmasını sağlar. Hatalı vuruş teknikleri, omuz eklemini aşırı zorlayarak tendonlarda iltihaplanmaya veya yırtılmalara yol açabilir.

Kademeli Antrenman ve Toparlanma Süreci

Özellikle spora yeni başlayanların, başlangıçta antrenman sıklığını ve yoğunluğunu kademeli olarak artırması büyük önem taşıyor. Vücudun spora adapte olması ve toparlanması için yeterli zamanın tanınması, uzun vadede daha sağlıklı bir spor deneyimi sunar. Aşırı yüklenme ve yetersiz toparlanma, kronikleşen ağrıların ve performans düşüklüğünün başlıca nedenlerindendir.

Ağrı Hissedildiğinde Yapılması Gerekenler

Padel oynarken veya sonrasında hissedilen kalıcı ağrı, gece sızıları veya güç kaybı gibi belirtiler, ihmal edilmemesi gereken ciddi uyarı işaretleridir. Bu tür durumlarda vakit kaybetmeden bir ortopedi uzmanına başvurmak, sorunun erken teşhis edilip doğru tedavi yöntemlerinin uygulanması açısından kritik öneme sahiptir. Erken müdahale, kalıcı hasarların önlenmesine ve spor hayatına sorunsuz bir şekilde devam etmeye yardımcı olacaktır.

Padel, doğru bilgi ve önlemlerle yaklaşıldığında hem eğlenceli hem de faydalı bir spor olmaya devam edecektir. Ancak, vücudun sinyallerini dinlemek ve uzman tavsiyelerine kulak vermek, bu keyifli aktiviteyi bir sağlık sorununa dönüştürmemek adına en akıllıca yoldur.

Tarık Yiğit

Tarık Yiğit

Spor Yorumları & Toplum

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Gündem 05.11.2026 01:05 1 okunma

Brezilya'da Futbol Sahası Savaş Alanına Döndü: Bir Maçta Tarihi Rekor! Tam 53 Kırmızı Kart Çıktı!

Brezilya'da oynanan 20 yaş altı futbol karşılaşması, saha içi olaylarıyla gündeme damgasını vurdu. Hakemin gösterdiği tam 53 kırmızı kart, futbol tarihine geçecek bir olay olarak kayıtlara geçti.

Brezilya'da Futbol Sahası Savaş Alanına Döndü: Bir Maçta Tarihi Rekor! Tam 53 Kırmızı Kart Çıktı!

Brezilya futbolundan akıl almaz bir olay... Ülkede oynanan 20 yaş altı kategorideki bir futbol müsabakası, yaşanan gerilim ve çıkan olaylarla futbolseverleri hayrete düşürdü. Maçın hakemi, tansiyonun bir türlü düşmediği mücadelede toplamda 53 oyuncuya kırmızı kart göstererek adeta tarihi bir karara imza attı.

Sahada Neler Yaşandı? Olayların Perde Arkası

Brezilya'nın yerel liglerinden birinde oynanan ve isminin açıklanmadığı 20 yaş altı futbol karşılaşmasında, maçın gidişatından çok yaşananlar konuşuldu. Mücadelenin ilerleyen dakikalarında artan gerilim, kısa sürede kontrol edilemez bir hal aldı. Futbolcular arasındaki itiş kakışlar, sert müdahaleler ve hakeme yönelik itirazlar, ortamı iyice tırmandırdı. Hakemin, olası bir kavganın daha da büyümesini engellemek ve oyuncuları kontrol altına almak adına peş peşe kartlarına başvurmasıyla birlikte, Brezilya futbolunda daha önce eşi benzeri görülmemiş bir tablo ortaya çıktı.

Tarihi Kırmızı Kart Rekoru ve Futbol Dünyasındaki Yankıları

Normal şartlarda bir futbol maçında oyuncuların gördüğü kırmızı kart sayısı bir elin parmaklarını geçmezken, bu karşılaşmada rakamlara bakmak bile şaşkınlık yaratıyor. 53 kırmızı kart, sadece bu maç için değil, dünya futbol tarihi için de kayıtlara geçecek bir istatistik olarak öne çıkıyor. Bu olağanüstü durum, spor kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Pek çok otorite ve yorumcu, genç yaş kategorisindeki bir maçta bu denli büyük bir disiplinsizlik ve hakem kararlarının bu kadar yoğun uygulanmasının altında yatan sebepleri sorguluyor. Bazı görüşler, oyuncuların stres yönetimi konusundaki eksikliklerine dikkat çekerken, bazıları ise hakemin gerilimi düşürmekte zorlandığına ve belki de daha sakin bir yaklaşımla olayın bu noktaya gelmesinin engellenebileceğine işaret ediyor.

Geleceğe Yönelik Dersler: Genç Futbolcular ve Fair Play

Bu olay, Brezilya futbol federasyonu ve kulüpleri için önemli dersler barındırıyor. Özellikle genç yaş kategorilerinde fair play ruhunun aşılanması ve oyuncuların saha içindeki davranışlarının disipline edilmesi büyük önem taşıyor. Antrenörlerin ve kulüp yönetimlerinin, genç yeteneklere sadece teknik ve taktik değil, aynı zamanda spor ahlakı ve centilmenlik konularında da ciddi eğitimler vermesi gerektiği bir kez daha ortaya kondu. Bu tür olayların tekrar yaşanmaması adına, Brezilya futbolunda önleyici tedbirlerin alınması ve sporcuların ruhsal gelişimlerine daha fazla odaklanılması bekleniyor. Bu nadir görülen olay, futbolun sadece bir oyun olmadığını, aynı zamanda karakter ve disiplin eğitimi de verdiğini bizlere hatırlatıyor.

Gündem 05.11.2026 00:05 4 okunma

Ortadoğu'da Gizemli Dev Uçuş: ABD'nin En Nadir Casus Uçağı Bölgeye Sevk Edildi!

ABD Hava Kuvvetleri'nin stratejik öneme sahip, envanterinde sadece iki adet bulunan nadir casus uçaklarından birinin Orta Doğu'ya gönderildiği iddia edildi. Bu gelişme, bölgedeki hassas dengeler ve artan gerilimler göz önüne alındığında büyük dikkat çekiyor.

Ortadoğu'da Gizemli Dev Uçuş: ABD'nin En Nadir Casus Uçağı Bölgeye Sevk Edildi!

Orta Doğu semalarında esrarengiz bir gelişme yaşanıyor. İsrail devlet televizyonu tarafından ortaya atılan iddialara göre, ABD Hava Kuvvetleri envanterinde bulunan ve dünya genelinde yalnızca iki adet olduğu bilinen son derece stratejik bir casus uçağının, son 24 saat içerisinde Orta Doğu'ya doğru hareket ettiği bildirildi. Bu olağanüstü sevkıyat, bölgedeki mevcut hassas jeopolitik durum ve uluslararası alanda artan teyakkuz hali göz önüne alındığında, pek çok soruyu da beraberinde getiriyor.

Gizemli Uçağın Kimliği ve Görevi

Adı ve modeli kamuoyunda tam olarak bilinmeyen bu gelişmiş insansız hava aracı (İHA) veya stratejik keşif uçağının, mevcut nesil savaş uçaklarından çok daha üstün yeteneklere sahip olduğu tahmin ediliyor. İsrail yayın kuruluşu, uçağın bölgeye gönderilme gerekçesi hakkında kesin bir bilgi vermese de, bu adımın bölgedeki istihbarat toplama kapasitesini artırma veya olası bir çatışma durumuna karşı erken uyarı sistemi olarak görev yapma amacını taşıyabileceği yorumları yapılıyor. ABD'nin bu denli kritik bir varlığı, hassasiyetle yönettiği bir bölgeye göndermesi, bölgede yaşanan ve yaşanması muhtemel gelişmelere verdiği önemi de açıkça ortaya koyuyor.

Küresel Güvenlik Dengelerindeki Yansımalar

Dünyada yalnızca iki örneği bulunan bu türden bir casus uçağının Orta Doğu'ya konuşlandırılması, küresel güvenlik dinamikleri açısından da önemli sonuçlar doğurabilir. Uzmanlar, bu hamlenin bölgesel güçler arasındaki tansiyonu daha da artırabileceği veya ABD'nin bölgedeki askeri ve stratejik varlığını pekiştirme yönündeki kararlılığını simgeleyebileceği görüşünde. Özellikle son dönemde yaşanan ve devam eden jeopolitik krizler düşünüldüğünde, böyle bir gelişmenin bölgesel istikrar üzerindeki potansiyel etkileri yakından takip ediliyor. Uçağın hangi ülkenin hava sahasına gireceği veya hangi operasyonel faaliyetlerde bulunacağı konusunda ise henüz resmi bir açıklama bulunmuyor.

Bölgesel Gelişmeler ve ABD'nin Stratejisi

Orta Doğu, uzun zamandır çeşitli siyasi ve askeri gerilimlere sahne oluyor. Bu karmaşık tablo içerisinde ABD'nin attığı her adım, bölge ülkeleri ve uluslararası aktörler tarafından büyük bir dikkatle inceleniyor. Envanterindeki en değerli ve nadir varlıklardan birini bu bölgeye gönderme kararı, Washington yönetiminin bölgedeki gelişmeleri yakından izleme ve olası tehditlere karşı proaktif davranma stratejisinin bir parçası olarak değerlendirilebilir. İki adet bulunan bu özel uçağın varlığı, onu hem teknik hem de sembolik olarak son derece önemli kılıyor. Bu uçağın görev tanımı, operasyonel menzili ve taşıdığı teknolojik kapasite gibi detaylar, önümüzdeki günlerde bölgedeki gelişmeleri daha iyi anlamamıza yardımcı olacaktır.

Geleceğe Yönelik Beklentiler

Bu stratejik hava aracının bölgedeki varlığının ne kadar süreceği ve hangi spesifik görevleri üstleneceği belirsizliğini koruyor. Ancak mevcut jeopolitik atmosferde, bu gelişmenin bölgesel güç dengeleri üzerinde ince ama belirgin etkiler yaratması bekleniyor. ABD'nin bu hamlesiyle, bölgedeki istihbarat ağını güçlendirmesi ve olası gelişmelere karşı daha hazırlıklı olmayı hedeflediği düşünülüyor. Elde edilen bilgilerin doğruluğu ve uçağın tam olarak ne amaçla kullanıldığına dair resmi açıklamalar beklenirken, bu durum bölgedeki güvenlik endişelerini bir kat daha artırdı.

Gündem 04.11.2026 23:05 7 okunma

Uzaydan Gelen Sinyal Karaya İnternet Getiriyor: SpaceX ve Qualcomm'dan Dev İşbirliği!

SpaceX'in Starlink projesi, karasal 5G ağı için Qualcomm ile el sıkıştı. Bu devrim niteliğindeki işbirliği, ABD'de internet erişimini kökten değiştirecek.

Uzaydan Gelen Sinyal Karaya İnternet Getiriyor: SpaceX ve Qualcomm'dan Dev İşbirliği!

SpaceX'in iddialı uydu internet projesi Starlink, şimdi de karasal 5G ağlarını kapsayacak şekilde genişliyor. Teknoloji devi Qualcomm ile yapılan stratejik işbirliği, ABD genelinde yeni nesil mobil iletişim altyapısının kurulması yolunda önemli bir kilometre taşı olarak görülüyor. Bu anlaşma, uydu teknolojisinin geleneksel telekomünikasyon ağlarıyla entegrasyonunda yeni bir dönemin habercisi.

Uzayın Gücü Yeryüzüne İniyor: Starlink 5G Devrimi

Elon Musk'ın kurucusu olduğu SpaceX, Starlink projesiyle dünyanın dört bir yanına yüksek hızlı internet ulaştırmayı hedefliyor. Bu kapsamda geliştirilen 'Starlink Mobile' hizmeti için ABD'de kurulacak karasal 5G ağında kullanılacak teknolojiler konusunda Qualcomm ile prensip anlaşmasına varıldığı duyuruldu. Bu işbirliği, uzaydan gelen verinin yeryüzündeki mobil cihazlara daha hızlı ve kesintisiz iletilmesini sağlayacak. SpaceX'in binlerce uyduyu yörüngeye yerleştirme planı ve Qualcomm'un mobil iletişim teknolojilerindeki liderliği bir araya gelince, ortaya çıkacak sinerjinin ABD'deki internet altyapısını radikal bir şekilde dönüştürmesi bekleniyor.

Qualcomm'un Rolü ve Teknolojik Üstünlüğü

Dünyanın en büyük mobil çip üreticilerinden biri olan Qualcomm, bu anlaşmada kritik bir role sahip olacak. Şirketin 5G modemleri, anten teknolojileri ve diğer kablosuz iletişim çözümleri, Starlink uydularından gelen sinyallerin yer istasyonları ve son kullanıcı cihazlarına etkin bir şekilde aktarılmasında kullanılacak. Qualcomm'un Snapdragon platformları gibi mobil işlemci ekosistemlerindeki hakimiyeti düşünüldüğünde, bu yeni 5G ağının akıllı telefonlardan diğer bağlı cihazlara kadar geniş bir yelpazede sorunsuz çalışması hedefleniyor. Bu entegrasyon, özellikle kırsal ve kapsama alanının zayıf olduğu bölgelerde yaşayan milyonlarca insan için kesintisiz ve yüksek hızlı internet erişiminin önünü açabilir.

Geleceğin İnterneti Nasıl Şekillenecek?

SpaceX ve Qualcomm arasındaki bu işbirliği, sadece mevcut internet hizmetlerinin iyileştirilmesiyle sınırlı kalmayacak. Uzay tabanlı internetin karasal ağlarla entegrasyonu, IoT (Nesnelerin İnterneti), otonom araçlar, akıllı şehirler ve artırılmış gerçeklik gibi geleceğin teknolojileri için gereken yüksek bant genişliği ve düşük gecikme süresi gibi kritik ihtiyaçları karşılayabilecek. Uzaydan gelen veri akışının, mevcut fiber optik ağlarla rekabet etmesi ve hatta bazı durumlarda onları tamamlaması öngörülüyor. Bu durum, telekomünikasyon sektöründe yeni yatırım alanları ve rekabet dinamikleri yaratabilir. Analistler, bu anlaşmanın küresel ölçekte benzer işbirliklerini tetikleyebileceği ve uydu internetinin gelecekteki rolünü yeniden tanımlayabileceği konusunda hemfikir.

Bu stratejik hamle, SpaceX'in uzay taşımacılığındaki liderliğinin yanı sıra telekomünikasyon sektöründeki etkisini de pekiştiriyor. Qualcomm ise mobil teknolojilerdeki öncülüğünü, uzay endüstrisine taşıyarak portföyünü çeşitlendiriyor. İki dev ismin bu ortaklığı, önümüzdeki yıllarda dijital dünya ve internetin kullanım şekli üzerinde kalıcı izler bırakacak gibi görünüyor.

Gündem 04.11.2026 22:35 7 okunma

Kaşif Kozinoğlu'nun Ölümü: Kalp Krizi Raporu Şok İddiaları Yeniden Alevlendirdi mi?

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun şüpheli ölümüyle ilgili adli tıp raporu tamamlandı. Raporda ölümün kalp rahatsızlığına bağlı olduğu belirtilirken, geçmişte ortaya atılan zehirlenme ve müdahale iddiaları yeniden gündeme geldi.

Kaşif Kozinoğlu'nun Ölümü: Kalp Krizi Raporu Şok İddiaları Yeniden Alevlendirdi mi?

Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) mensubu Kaşif Kozinoğlu'nun, Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi'ndeki ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada kritik bir gelişme yaşandı. Kozinoğlu'nun hayatını kaybetmesinin ardından ortaya atılan şüpheler ve iddialar üzerine başlatılan incelemelerde, Adli Tıp Kurumu'ndan gelen resmi rapor başsavcılığa iletildi. Bu raporun detayları, yıllardır süregelen tartışmalara yeni bir boyut katabilecek nitelikte.

Adli Tıp Raporu Açıklandı: Kalp Hastalığı Vurgusu

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'na ulaşan Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu'nun raporu, Kaşif Kozinoğlu'nun ölüm nedenini net bir şekilde ortaya koyuyor. Raporun bulgularına göre, Kozinoğlu'nun ölümünde herhangi bir travmatik etki veya zehirlenme izine rastlanmadığı tıbbi olarak belirtildi. Kurul, ölümün temel nedeninin mevcut bir kalp hastalığı olduğunu tespit etti. Bu bulgu, ilk başta dile getirilen şüpheli ölüm senaryolarını zayıflatırken, cenazenin yeniden incelenmesi için yapılan 'feth-i kabir' işleminin de sonuçlarını etkiliyor.

'Feth-i Kabir' İşlemi ve Elde Edilen Bulgular

Kaşif Kozinoğlu'nun vefatının kesin nedenini ve olası bir üçüncü şahıs müdahalesini belirlemek amacıyla, 12 Eylül tarihinde mezarı açılarak 'feth-i kabir' işlemi gerçekleştirilmişti. Bu işlem sırasında üç adli tıp uzmanı, bir kimyager ve bir otopsi teknikerinden oluşan özel bir heyet görev aldı. Kemik, toprak ve çeşitli tıbbi örnekler titizlikle toplandı. Yaklaşık 1.5 aylık bir süre zarfında, cezaevinde Kozinoğlu'na farklı bir ilaç verilip verilmediği gibi hassas konular da uzmanlar tarafından mercek altına alındı. Bu süreçte elde edilen numunelerin analizi, raporun temelini oluşturdu.

Kozinoğlu'nun Geçmişi ve Ölüm Anı İddiaları

Kaşif Kozinoğlu, Türk istihbaratının önemli isimlerinden biriydi. Eski bir bordo bereli subay olan Kozinoğlu, MİT bünyesinde Bosna-Hersek ve Afganistan gibi kritik bölgelerde uzun yıllar görev yapmıştı. Afganistan'dan Türkiye'ye döndükten sonra 2011 yılında Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklandı. 12 Kasım 2011'de, mahkemeye çıkmasına sadece 13 gün kala cezaevinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Spor yaparken rahatsızlandığı belirtilen Kozinoğlu'nun ölümü, ailesi tarafından 'sporcu olduğu için normal değil, araştırılsın' denilerek itirazlara neden olmuştu. Ancak, açılan ilk soruşturma yaklaşık bir yıl sonra kapatılmıştı.

Yeniden Açılan Dosyada FETÖ İddiaları ve Koğuş Görüntüleri

Zamanla ortaya çıkan yeni iddialar, özellikle FETÖ bağlantılı kişilerin soruşturma sürecindeki rolüne işaret ediyordu. İddialara göre, Kozinoğlu kalp krizi geçirdiğinde yardım çığlıklarının duyulmasını engellemek için gardiyanın radyo sesini yükselttiği ve bu gardiyanın daha sonra FETÖ üyesi olduğunun ortaya çıktığı konuşuluyordu. Bu durum, Kozinoğlu'nun zehirlenmiş olabileceği yönündeki şüpheleri artırdı. Ayrıca, geçtiğimiz aylarda Kozinoğlu'nun fenalaşıp hastaneye kaldırıldığı gün çekilen koğuş arkadaşları emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ve emekli Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur'un cezaevindeki görüntüleri de kamuoyuna yansımıştı. Bu görüntülerde, ortak yaşam alanındaki ışıkların 14 dakika kapalı kalması ve Uğur'un elindeki beyaz nesnenin ne olduğu gibi detaylar da soruşturmanın yeniden alevlenmesinde etkili oldu. Hatta Uğur'un Kozinoğlu'nun koğuşuna girip yıkadığı kahve bardağının da incelenmeye alındığı belirtilmişti.

Gözaltılar ve Tutuklamalar: Soruşturmada Yeni Perde

Ortaya çıkan bu yeni deliller ve iddialar üzerine Hasan Ataman Yıldırım ve Hasan Atilla Uğur ile birlikte, dönemin soruşturma savcısı Ali İşgören (FETÖ'den ihraç edildi) ve cezaevi savcısı Necip Doğan (FETÖ'den ihraç edildi) gözaltına alındı. Yıldırım ve Uğur hakkında yaşları ve sağlık durumları göz önünde bulundurularak ev hapsi kararı verilirken, eski savcılar İşgören ve Doğan hakkında tutuklama kararı çıkarıldı. Bu gelişmeler, dosyanın ne kadar karmaşık ve hassas olduğunun bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Koğuş Arkadaşının Detaylı Anlatımı: O Gün Neler Oldu?

Emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım, cezaevinde tutuklu bulunduğu sırada bir dilekçe ile Kozinoğlu'nun ölüm gününü detaylı bir şekilde anlatmıştı. Yıldırım'ın ifadelerine göre, Kozinoğlu hasta olan koğuş arkadaşı Atilla Uğur için sabaha kadar nöbet tutmuştu. Gün içinde spor yapan Kozinoğlu, akşam saatlerinde şiddetli göğüs ağrısı yaşamaya başladı. Ölçülen tansiyon değerinin yüksek olduğu ve acil butonuna basıldığı belirtildi. Kendisine dil altı hapı verildiği, ancak ambulansla taşınırken bilincinin açık ve konuşur durumda olduğu aktarıldı. Hastaneye kaldırıldığı sırada ise bilincini yitirdiği ve vefat ettiği bilgisi paylaşıldı. Yıldırım, Kozinoğlu'nun ilk ağrısının başlamasından yaklaşık bir saat sonra hastaneye ulaştırıldığını da iddia ederek, süreçteki gecikmelere dikkat çekmişti.

Gündem 04.11.2026 21:35 7 okunma

Kara Para Aklama Operasyonunda Şok Gelişme: Emir Sarıgül Serbest Kaldı, Ev Hapsiyle Yola Devam!

İstanbul'da yürütülen büyük kara para aklama soruşturması kapsamında tutuklanan iş insanı Emir Sarıgül'ün tahliye edilmesi gündeme bomba gibi düştü. Mahkeme, Sarıgül hakkında ev hapsi kararı vererek dikkat çeken bir karar imza attı.

Kara Para Aklama Operasyonunda Şok Gelişme: Emir Sarıgül Serbest Kaldı, Ev Hapsiyle Yola Devam!

İstanbul'da uluslararası boyutlara ulaşan kara para aklama soruşturmasında tutuklu bulunan iş insanı Emir Sarıgül'ün akıbeti belli oldu. Yurt içi ve yurt dışında kurulan karmaşık şirket ağları aracılığıyla büyük miktarlarda, kaynağı belirsiz paranın sisteme sokulduğu iddialarına yönelik yürütülen soruşturma, gözleri Sarıgül'e çevirmişti. Ancak mahkeme, aldığı flaş bir kararla Emir Sarıgül'ün tahliyesine hükmetti.