Bugün Gündemde
--° -- --/--°
Teknoloji KÖŞE YAZISI 06.08.2026 13:35 27 okunma

Bilgisayarınız Siyah Ekran Açılıyor ve 'Exiting PXE ROM' Hatası mı Veriyor? Çözümü Çok Basit!

Bilgisayarınızın açılışında karşınıza çıkan 'Exiting PXE ROM' hatası, SSD'nizin bozulduğu anlamına gelmeyebilir. Bu teknik rehberle sorunun kaynağını öğrenin ve basit adımlarla bilgisayarınızı yeniden çalışır hale getirin.

Bilgisayarınız Siyah Ekran Açılıyor ve 'Exiting PXE ROM' Hatası mı Veriyor? Çözümü Çok Basit!

Bilgisayarınızı her zamanki gibi açtığınızda karşınıza Windows'un tanıdık ekranı yerine, siyah bir zemin üzerine düşündürücü bir uyarı metni gelmesi pek çoğumuzu telaşlandırabilir. Özellikle ekranda beliren 'Exiting PXE ROM' ifadesi, ilk anda ciddi bir donanım arızası işareti gibi görünebilir. Birçok kullanıcı bu durumla karşılaştığında, doğrudan SSD'nin veya sabit diskin tamamen bozulduğunu düşünerek panikleyebilir. Ancak bu uyarı, her zaman depolama biriminizde kalıcı bir sorun olduğu anlamına gelmeyebilir. Çoğu zaman, kökeninde daha basit ama gözden kaçan teknik ayarlar yatmaktadır.

PXE Nedir ve Neden Karşınıza Çıkar?

Bu gizemli hatanın ardındaki sırrı çözmek için öncelikle PXE (Preboot Execution Environment) kavramını anlamak gerekiyor. PXE, temel olarak bilgisayarların ağ üzerinden bir işletim sistemi başlatmasına olanak tanıyan gelişmiş bir önyükleme teknolojisidir. Bu teknoloji, özellikle büyük ölçekli kurumsal ağlarda, veri merkezlerinde veya sistem yöneticilerinin aynı anda çok sayıda bilgisayara kurulum yapması gereken ortamlarda sıklıkla kullanılır. Standart kullanımda, bilgisayarınızın BIOS veya UEFI yazılımı ilk olarak SSD veya HDD'nizdeki işletim sistemini bulup başlatmaya çalışır. Eğer bu depolama birimlerinde geçerli bir önyükleme kaydı bulamazsa, BIOS belirlediğiniz önyükleme sırasına göre diğer seçeneklere yönelir. İşte bu noktada, eğer önyükleme sıralamasında ağ üzerinden başlatma (PXE Boot) etkinse, bilgisayarınız ağ kartını kullanarak bir işletim sistemi arayışına girer.

Eğer bilgisayarınızın bağlı olduğu ağda, işletim sistemini sağlayacak uygun bir PXE sunucusu bulunmuyorsa, sistem bu denemenin başarısız olduğunu belirtmek için 'Exiting PXE ROM' mesajını görüntüler. Aslında bu mesaj, bir hata kodundan ziyade, ağ üzerinden başlatma girişiminin sonuçsuz kaldığına dair bir uyarıdır. Asıl sorun, bilgisayarınızın neden kendi depolama birimindeki işletim sistemini bulamadığı noktasında yatar. Bu nedenle, bu uyarıyı gördüğünüzde ilk olarak SSD'nizin bozulduğunu varsaymak yerine, BIOS'un işletim sisteminizi neden algılayamadığını araştırmalısınız.

Bilgisayar Neden Kendiliğinden PXE Boot Moduna Geçiş Yapar?

Bilgisayarınızın ağ üzerinden önyükleme yapmaya çalışmasının birden fazla nedeni olabilir. Bu nedenlerin büyük çoğunluğu, BIOS yapılandırması ile ilgili hassas ayarlardan veya depolama biriminizin sistem tarafından doğru tanınmamasından kaynaklanır. En sık rastlanan sebeplerden biri, önyükleme sırasının (Boot Order) beklenmedik bir şekilde değişmesidir. Bir BIOS güncellemesi sonrasında, CMOS pilinin çıkarılmasıyla veya BIOS ayarlarının sıfırlanmasıyla birlikte, varsayılan olarak Windows Boot Manager ilk sıradaki yerini kaybedebilir. Bu durumda sistem, doğal olarak SSD'niz yerine ağ kartınızdan bir önyükleme başlatmaya çalışır.

Diğer bir önemli sebep ise, SSD veya HDD'nin BIOS tarafından algılanamamasıdır. Gevşemiş bir SATA kablosu, arızalanmış bir NVMe SSD, yanlış yapılandırılmış depolama modu (AHCI, IDE vb.) veya fiziksel bağlantı sorunları nedeniyle BIOS diskinizi göremediğinde, sistem otomatik olarak bir sonraki önyükleme seçeneği olan PXE Boot'a yönelebilir. Bazen de Windows'un önyükleme dosyalarının zarar görmesi benzer bir sonuca yol açabilir. Başarısız bir Windows güncellemesi, yanlış yapılmış disk bölümleme işlemleri veya önyükleme kayıtlarının silinmesi gibi durumlar, BIOS'un işletim sisteminizi bulmasını engelleyebilir. Yeni bir SSD takıldıktan sonra Windows kurulumunun tam olarak tamamlanmaması veya diskin henüz önyüklenebilir bir duruma getirilmemesi de aynı uyarıya neden olabilir. Ayrıca, UEFI ve Legacy Boot modlarının birbiriyle uyumsuz veya yanlış yapılandırılması da Windows Boot Manager'ın doğru şekilde algılanmasını engelleyebilir.

Çözüme Giden Yol: Basit Kontroller ve Ayarlar

Sorunun ne zaman başladığını hatırlamak, çözüm sürecini önemli ölçüde hızlandırır. Eğer bilgisayarınız bir BIOS güncellemesinden sonra bu hatayı vermeye başladıysa, ilk olarak BIOS ayarlarına odaklanmak mantıklıdır. Yeni bir SSD takılmasının ardından bu sorun ortaya çıktıysa, öncelik depolama biriminin bağlantılarını ve BIOS'taki tanınırlığını kontrol etmek olmalıdır.

'Exiting PXE ROM' Hatası Nasıl Çözülür? Adım Adım Kılavuz

Sorunun kaynağını tespit ettikten sonra, çözüme yönelik adımları uygulamak genellikle oldukça basittir. Aşağıdaki kontroller, 'Exiting PXE ROM' hatasının büyük bir kısmını ortadan kaldırmanıza yardımcı olacaktır:

  • BIOS/UEFI Ayarlarına Giriş: Bilgisayarınızın başlangıcında belirli tuşlara (genellikle Del, F2, F10 veya F12) basarak BIOS veya UEFI ayarlarına erişin.
  • Önyükleme Sırasını Kontrol Edin: 'Boot' veya 'Boot Order' menüsünde, Windows Boot Manager'ın veya doğrudan SSD'nizin/HDD'nizin ilk sırada yer aldığından emin olun.
  • PXE Boot'u Devre Dışı Bırakın: Eğer ağ üzerinden önyükleme yapma ihtiyacınız yoksa, 'PXE Boot', 'Network Boot' veya 'LAN Boot' gibi seçenekleri devre dışı (Disabled) bırakın.
  • Depolama Birimini Doğrulayın: BIOS ekranında SSD'nizin veya HDD'nizin model adıyla birlikte görünüp görünmediğini kontrol edin. Eğer disk BIOS'ta listelenmiyorsa, donanımsal bir bağlantı sorununu veya arızayı araştırın.
  • Fiziksel Bağlantıları Kontrol Edin: SATA SSD veya HDD kullanıyorsanız, hem güç hem de veri kablolarının anakarta ve sürücüye doğru ve sıkıca takılı olduğundan emin olun. Gerekirse kabloları çıkarıp yeniden takın. NVMe SSD kullanıyorsanız, M.2 yuvasına tam olarak oturduğunu kontrol edin.
  • UEFI/Legacy Modu Ayarları: İşletim sisteminizin kurulu olduğu mod ile BIOS'taki önyükleme modunun (UEFI veya Legacy/CSM) uyumlu olduğundan emin olun. Genellikle modern sistemler UEFI modunu tercih eder.
  • Başlangıç Onarma Aracını Kullanın: Bir Windows kurulum medyası (USB veya DVD) kullanarak bilgisayarınızı başlatın ve 'Bilgisayarınızı onarın' seçeneği altındaki 'Başlangıç Onarma' aracını çalıştırın. Bu araç, bozuk önyükleme kayıtlarını otomatik olarak onarmaya çalışır.
  • Varsayılan BIOS Ayarlarını Yükleyin: Eğer yakın zamanda bir BIOS güncellemesi yaptıysanız veya ayarların karışmış olabileceğinden şüpheleniyorsanız, BIOS içindeki 'Load Defaults' veya 'Load Optimized Defaults' seçeneğini kullanarak varsayılan ayarlara dönün. Ardından önyükleme sırasını tekrar yapılandırın.

Bu adımlar genellikle 'Exiting PXE ROM' hatasının büyük çoğunluğunu çözmek için yeterlidir. Eğer tüm bu kontrollerden sonra SSD'niz hala BIOS'ta görünmüyorsa veya sorun devam ediyorsa, donanımsal bir arıza olasılığı yükselir ve profesyonel yardım almanız gerekebilir.

Gerçekten SSD Arızası mı Var? Dikkat Edilmesi Gerekenler

Her ne kadar 'Exiting PXE ROM' uyarısı, akla ilk olarak SSD'nin veya sabit diskin bozulduğu senaryosunu getirse de, pratikte bu durumun çok daha büyük bir kısmı yanlış yapılandırılmış önyükleme ayarlarından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle, hemen yeni bir depolama birimi satın almadan önce, yukarıda belirtilen basit kontrolleri yapmak büyük önem taşır. BIOS ekranında SSD'nizin modelini görmek, donanımın büyük ihtimalle çalıştığının en önemli göstergelerinden biridir. Disk burada görünmesine rağmen Windows açılmıyorsa, sorun büyük olasılıkla önyükleme kayıtlarında veya işletim sistemi dosyalarındaki bir bozulmadır.

Ceren Güneş

Ceren Güneş

Teknoloji & Gelecek Vizyonu

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Gündem 05.11.2026 00:05 1 okunma

Ortadoğu'da Gizemli Dev Uçuş: ABD'nin En Nadir Casus Uçağı Bölgeye Sevk Edildi!

ABD Hava Kuvvetleri'nin stratejik öneme sahip, envanterinde sadece iki adet bulunan nadir casus uçaklarından birinin Orta Doğu'ya gönderildiği iddia edildi. Bu gelişme, bölgedeki hassas dengeler ve artan gerilimler göz önüne alındığında büyük dikkat çekiyor.

Ortadoğu'da Gizemli Dev Uçuş: ABD'nin En Nadir Casus Uçağı Bölgeye Sevk Edildi!

Orta Doğu semalarında esrarengiz bir gelişme yaşanıyor. İsrail devlet televizyonu tarafından ortaya atılan iddialara göre, ABD Hava Kuvvetleri envanterinde bulunan ve dünya genelinde yalnızca iki adet olduğu bilinen son derece stratejik bir casus uçağının, son 24 saat içerisinde Orta Doğu'ya doğru hareket ettiği bildirildi. Bu olağanüstü sevkıyat, bölgedeki mevcut hassas jeopolitik durum ve uluslararası alanda artan teyakkuz hali göz önüne alındığında, pek çok soruyu da beraberinde getiriyor.

Gizemli Uçağın Kimliği ve Görevi

Adı ve modeli kamuoyunda tam olarak bilinmeyen bu gelişmiş insansız hava aracı (İHA) veya stratejik keşif uçağının, mevcut nesil savaş uçaklarından çok daha üstün yeteneklere sahip olduğu tahmin ediliyor. İsrail yayın kuruluşu, uçağın bölgeye gönderilme gerekçesi hakkında kesin bir bilgi vermese de, bu adımın bölgedeki istihbarat toplama kapasitesini artırma veya olası bir çatışma durumuna karşı erken uyarı sistemi olarak görev yapma amacını taşıyabileceği yorumları yapılıyor. ABD'nin bu denli kritik bir varlığı, hassasiyetle yönettiği bir bölgeye göndermesi, bölgede yaşanan ve yaşanması muhtemel gelişmelere verdiği önemi de açıkça ortaya koyuyor.

Küresel Güvenlik Dengelerindeki Yansımalar

Dünyada yalnızca iki örneği bulunan bu türden bir casus uçağının Orta Doğu'ya konuşlandırılması, küresel güvenlik dinamikleri açısından da önemli sonuçlar doğurabilir. Uzmanlar, bu hamlenin bölgesel güçler arasındaki tansiyonu daha da artırabileceği veya ABD'nin bölgedeki askeri ve stratejik varlığını pekiştirme yönündeki kararlılığını simgeleyebileceği görüşünde. Özellikle son dönemde yaşanan ve devam eden jeopolitik krizler düşünüldüğünde, böyle bir gelişmenin bölgesel istikrar üzerindeki potansiyel etkileri yakından takip ediliyor. Uçağın hangi ülkenin hava sahasına gireceği veya hangi operasyonel faaliyetlerde bulunacağı konusunda ise henüz resmi bir açıklama bulunmuyor.

Bölgesel Gelişmeler ve ABD'nin Stratejisi

Orta Doğu, uzun zamandır çeşitli siyasi ve askeri gerilimlere sahne oluyor. Bu karmaşık tablo içerisinde ABD'nin attığı her adım, bölge ülkeleri ve uluslararası aktörler tarafından büyük bir dikkatle inceleniyor. Envanterindeki en değerli ve nadir varlıklardan birini bu bölgeye gönderme kararı, Washington yönetiminin bölgedeki gelişmeleri yakından izleme ve olası tehditlere karşı proaktif davranma stratejisinin bir parçası olarak değerlendirilebilir. İki adet bulunan bu özel uçağın varlığı, onu hem teknik hem de sembolik olarak son derece önemli kılıyor. Bu uçağın görev tanımı, operasyonel menzili ve taşıdığı teknolojik kapasite gibi detaylar, önümüzdeki günlerde bölgedeki gelişmeleri daha iyi anlamamıza yardımcı olacaktır.

Geleceğe Yönelik Beklentiler

Bu stratejik hava aracının bölgedeki varlığının ne kadar süreceği ve hangi spesifik görevleri üstleneceği belirsizliğini koruyor. Ancak mevcut jeopolitik atmosferde, bu gelişmenin bölgesel güç dengeleri üzerinde ince ama belirgin etkiler yaratması bekleniyor. ABD'nin bu hamlesiyle, bölgedeki istihbarat ağını güçlendirmesi ve olası gelişmelere karşı daha hazırlıklı olmayı hedeflediği düşünülüyor. Elde edilen bilgilerin doğruluğu ve uçağın tam olarak ne amaçla kullanıldığına dair resmi açıklamalar beklenirken, bu durum bölgedeki güvenlik endişelerini bir kat daha artırdı.

Spor 04.11.2026 23:35 3 okunma

Fenerbahçe'nin Devlere Karşı Tarihi Zaferi Sonrası Muriqi'den Olay Yaratan Sözler: 'İşte Fenerbahçe Büyüklüğü Budur!'

UEFA Şampiyonlar Ligi'nde Liverpool'u deviren Fenerbahçe'de golcü Vedat Muriqi, maç sonu yaptığı çarpıcı açıklamalarla sarı-lacivertli camiayı ayağa kaldırdı. Muriqi, 'Bu galibiyet, inşallah bu sezonun dönüm noktası olur' diyerek umut aşıladı.

Fenerbahçe'nin Devlere Karşı Tarihi Zaferi Sonrası Muriqi'den Olay Yaratan Sözler: 'İşte Fenerbahçe Büyüklüğü Budur!'

UEFA Şampiyonlar Ligi'nde heyecan dolu bir mücadeleye sahne olan 4. hafta karşılaşmasında temsilcimiz Fenerbahçe, İngiliz devi Liverpool'u konuk etti. Sarı-lacivertli ekip, rakibini 3-2'lik net bir skorla mağlup ederek Avrupa'da adından söz ettirmeyi başardı. Bu önemli galibiyetin ardından gözler, attığı gollerle takımına galibiyeti getiren Vedat Muriqi'nin açıklamalarındaydı.

Taraftara Armağan, Şampiyonluğa Adım Adım

Maçın bitiş düdüğüyle birlikte büyük sevinç yaşayan Vedat Muriqi, sahaya yansıyan mücadeleden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Mutluluğunu dile getiren Kosovalı golcü, attığı golü ve galibiyeti Fenerbahçe taraftarına armağan etti. Zorlu bir süreçten geçtiklerini belirten Muriqi, 'Fenerbahçe'nin ne kadar büyük olduğunu gösterdik' diyerek sarı-lacivertli kulübün değerini ve potansiyelini vurguladı. Müsabakaya muhteşem bir başlangıç yaptıklarını ifade eden Muriqi, direkten dönen topları ve şanssız bir şekilde yedikleri gole rağmen geri dönmeyi başardıklarını belirtti. Bu geri dönüşün, takımın ruhunu ve mücadelesini en iyi şekilde yansıttığını söyledi.

'Fenerbahçe Büyüklüğü Budur!'

Muriqi'nin en dikkat çekici ifadelerinden biri ise 'Fenerbahçe büyüklüğü budur!' şeklindeki sözleri oldu. Bu ifadeyle, takımın gösterdiği direnci, inanılmaz geri dönüşleri ve zor anlarda pes etmeyen yapısını tanımladığını söyledi. Takım arkadaşlarına ve bu galibiyette emeği geçen herkese canı gönülden teşekkür eden Muriqi, bu zaferin sezonun dönüm noktası olmasını umduklarını belirtti. Geçtiğimiz hafta Slavia karşısında 2-0 öndeyken talihsiz bir beraberlik aldıklarını hatırlatan golcü oyuncu, bu kez sahadan galibiyetle ayrılmanın önemine dikkat çekti.

Süper Lig Şampiyonluğu ve Avrupa Hedefleri

Fenerbahçe'nin öncelikli hedefinin Süper Lig şampiyonluğu olduğunu bir kez daha vurgulayan Vedat Muriqi, Şampiyonlar Ligi'nde de ellerinden gelenin en iyisini yapacaklarını söyledi. Önlerinde Shakhtar Donetsk ve LASK gibi önemli rakiplerin bulunduğunu belirten Muriqi, 'Gidebildiğimiz yere kadar gideceğiz' diyerek Avrupa arenadaki iddialarını ortaya koydu. Bu galibiyetin, hem ligdeki hem de Avrupa'daki gelecek mücadeleler için takıma büyük moral ve motivasyon sağlayacağı düşünülüyor.

Liverpool karşısında alınan bu tarihi galibiyet, sadece üç puanı getirmekle kalmadı, aynı zamanda Fenerbahçe'nin Avrupa'daki potansiyelini ve taraftarlarına yaşattığı coşkuyu da gözler önüne serdi. Muriqi'nin sözleri, camiada büyük yankı bulurken, önümüzdeki haftalarda takımın sergileyeceği performans merakla bekleniyor. Sarı-lacivertli taraftarlar, bu zaferle birlikte hem ligde hem de Avrupa'da iddialı bir sezon geçirme umudunu tazeledi.

Gündem 04.11.2026 23:05 4 okunma

Uzaydan Gelen Sinyal Karaya İnternet Getiriyor: SpaceX ve Qualcomm'dan Dev İşbirliği!

SpaceX'in Starlink projesi, karasal 5G ağı için Qualcomm ile el sıkıştı. Bu devrim niteliğindeki işbirliği, ABD'de internet erişimini kökten değiştirecek.

Uzaydan Gelen Sinyal Karaya İnternet Getiriyor: SpaceX ve Qualcomm'dan Dev İşbirliği!

SpaceX'in iddialı uydu internet projesi Starlink, şimdi de karasal 5G ağlarını kapsayacak şekilde genişliyor. Teknoloji devi Qualcomm ile yapılan stratejik işbirliği, ABD genelinde yeni nesil mobil iletişim altyapısının kurulması yolunda önemli bir kilometre taşı olarak görülüyor. Bu anlaşma, uydu teknolojisinin geleneksel telekomünikasyon ağlarıyla entegrasyonunda yeni bir dönemin habercisi.

Uzayın Gücü Yeryüzüne İniyor: Starlink 5G Devrimi

Elon Musk'ın kurucusu olduğu SpaceX, Starlink projesiyle dünyanın dört bir yanına yüksek hızlı internet ulaştırmayı hedefliyor. Bu kapsamda geliştirilen 'Starlink Mobile' hizmeti için ABD'de kurulacak karasal 5G ağında kullanılacak teknolojiler konusunda Qualcomm ile prensip anlaşmasına varıldığı duyuruldu. Bu işbirliği, uzaydan gelen verinin yeryüzündeki mobil cihazlara daha hızlı ve kesintisiz iletilmesini sağlayacak. SpaceX'in binlerce uyduyu yörüngeye yerleştirme planı ve Qualcomm'un mobil iletişim teknolojilerindeki liderliği bir araya gelince, ortaya çıkacak sinerjinin ABD'deki internet altyapısını radikal bir şekilde dönüştürmesi bekleniyor.

Qualcomm'un Rolü ve Teknolojik Üstünlüğü

Dünyanın en büyük mobil çip üreticilerinden biri olan Qualcomm, bu anlaşmada kritik bir role sahip olacak. Şirketin 5G modemleri, anten teknolojileri ve diğer kablosuz iletişim çözümleri, Starlink uydularından gelen sinyallerin yer istasyonları ve son kullanıcı cihazlarına etkin bir şekilde aktarılmasında kullanılacak. Qualcomm'un Snapdragon platformları gibi mobil işlemci ekosistemlerindeki hakimiyeti düşünüldüğünde, bu yeni 5G ağının akıllı telefonlardan diğer bağlı cihazlara kadar geniş bir yelpazede sorunsuz çalışması hedefleniyor. Bu entegrasyon, özellikle kırsal ve kapsama alanının zayıf olduğu bölgelerde yaşayan milyonlarca insan için kesintisiz ve yüksek hızlı internet erişiminin önünü açabilir.

Geleceğin İnterneti Nasıl Şekillenecek?

SpaceX ve Qualcomm arasındaki bu işbirliği, sadece mevcut internet hizmetlerinin iyileştirilmesiyle sınırlı kalmayacak. Uzay tabanlı internetin karasal ağlarla entegrasyonu, IoT (Nesnelerin İnterneti), otonom araçlar, akıllı şehirler ve artırılmış gerçeklik gibi geleceğin teknolojileri için gereken yüksek bant genişliği ve düşük gecikme süresi gibi kritik ihtiyaçları karşılayabilecek. Uzaydan gelen veri akışının, mevcut fiber optik ağlarla rekabet etmesi ve hatta bazı durumlarda onları tamamlaması öngörülüyor. Bu durum, telekomünikasyon sektöründe yeni yatırım alanları ve rekabet dinamikleri yaratabilir. Analistler, bu anlaşmanın küresel ölçekte benzer işbirliklerini tetikleyebileceği ve uydu internetinin gelecekteki rolünü yeniden tanımlayabileceği konusunda hemfikir.

Bu stratejik hamle, SpaceX'in uzay taşımacılığındaki liderliğinin yanı sıra telekomünikasyon sektöründeki etkisini de pekiştiriyor. Qualcomm ise mobil teknolojilerdeki öncülüğünü, uzay endüstrisine taşıyarak portföyünü çeşitlendiriyor. İki dev ismin bu ortaklığı, önümüzdeki yıllarda dijital dünya ve internetin kullanım şekli üzerinde kalıcı izler bırakacak gibi görünüyor.

Gündem 04.11.2026 22:35 5 okunma

Kaşif Kozinoğlu'nun Ölümü: Kalp Krizi Raporu Şok İddiaları Yeniden Alevlendirdi mi?

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun şüpheli ölümüyle ilgili adli tıp raporu tamamlandı. Raporda ölümün kalp rahatsızlığına bağlı olduğu belirtilirken, geçmişte ortaya atılan zehirlenme ve müdahale iddiaları yeniden gündeme geldi.

Kaşif Kozinoğlu'nun Ölümü: Kalp Krizi Raporu Şok İddiaları Yeniden Alevlendirdi mi?

Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) mensubu Kaşif Kozinoğlu'nun, Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi'ndeki ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada kritik bir gelişme yaşandı. Kozinoğlu'nun hayatını kaybetmesinin ardından ortaya atılan şüpheler ve iddialar üzerine başlatılan incelemelerde, Adli Tıp Kurumu'ndan gelen resmi rapor başsavcılığa iletildi. Bu raporun detayları, yıllardır süregelen tartışmalara yeni bir boyut katabilecek nitelikte.

Adli Tıp Raporu Açıklandı: Kalp Hastalığı Vurgusu

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'na ulaşan Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu'nun raporu, Kaşif Kozinoğlu'nun ölüm nedenini net bir şekilde ortaya koyuyor. Raporun bulgularına göre, Kozinoğlu'nun ölümünde herhangi bir travmatik etki veya zehirlenme izine rastlanmadığı tıbbi olarak belirtildi. Kurul, ölümün temel nedeninin mevcut bir kalp hastalığı olduğunu tespit etti. Bu bulgu, ilk başta dile getirilen şüpheli ölüm senaryolarını zayıflatırken, cenazenin yeniden incelenmesi için yapılan 'feth-i kabir' işleminin de sonuçlarını etkiliyor.

'Feth-i Kabir' İşlemi ve Elde Edilen Bulgular

Kaşif Kozinoğlu'nun vefatının kesin nedenini ve olası bir üçüncü şahıs müdahalesini belirlemek amacıyla, 12 Eylül tarihinde mezarı açılarak 'feth-i kabir' işlemi gerçekleştirilmişti. Bu işlem sırasında üç adli tıp uzmanı, bir kimyager ve bir otopsi teknikerinden oluşan özel bir heyet görev aldı. Kemik, toprak ve çeşitli tıbbi örnekler titizlikle toplandı. Yaklaşık 1.5 aylık bir süre zarfında, cezaevinde Kozinoğlu'na farklı bir ilaç verilip verilmediği gibi hassas konular da uzmanlar tarafından mercek altına alındı. Bu süreçte elde edilen numunelerin analizi, raporun temelini oluşturdu.

Kozinoğlu'nun Geçmişi ve Ölüm Anı İddiaları

Kaşif Kozinoğlu, Türk istihbaratının önemli isimlerinden biriydi. Eski bir bordo bereli subay olan Kozinoğlu, MİT bünyesinde Bosna-Hersek ve Afganistan gibi kritik bölgelerde uzun yıllar görev yapmıştı. Afganistan'dan Türkiye'ye döndükten sonra 2011 yılında Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklandı. 12 Kasım 2011'de, mahkemeye çıkmasına sadece 13 gün kala cezaevinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Spor yaparken rahatsızlandığı belirtilen Kozinoğlu'nun ölümü, ailesi tarafından 'sporcu olduğu için normal değil, araştırılsın' denilerek itirazlara neden olmuştu. Ancak, açılan ilk soruşturma yaklaşık bir yıl sonra kapatılmıştı.

Yeniden Açılan Dosyada FETÖ İddiaları ve Koğuş Görüntüleri

Zamanla ortaya çıkan yeni iddialar, özellikle FETÖ bağlantılı kişilerin soruşturma sürecindeki rolüne işaret ediyordu. İddialara göre, Kozinoğlu kalp krizi geçirdiğinde yardım çığlıklarının duyulmasını engellemek için gardiyanın radyo sesini yükselttiği ve bu gardiyanın daha sonra FETÖ üyesi olduğunun ortaya çıktığı konuşuluyordu. Bu durum, Kozinoğlu'nun zehirlenmiş olabileceği yönündeki şüpheleri artırdı. Ayrıca, geçtiğimiz aylarda Kozinoğlu'nun fenalaşıp hastaneye kaldırıldığı gün çekilen koğuş arkadaşları emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ve emekli Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur'un cezaevindeki görüntüleri de kamuoyuna yansımıştı. Bu görüntülerde, ortak yaşam alanındaki ışıkların 14 dakika kapalı kalması ve Uğur'un elindeki beyaz nesnenin ne olduğu gibi detaylar da soruşturmanın yeniden alevlenmesinde etkili oldu. Hatta Uğur'un Kozinoğlu'nun koğuşuna girip yıkadığı kahve bardağının da incelenmeye alındığı belirtilmişti.

Gözaltılar ve Tutuklamalar: Soruşturmada Yeni Perde

Ortaya çıkan bu yeni deliller ve iddialar üzerine Hasan Ataman Yıldırım ve Hasan Atilla Uğur ile birlikte, dönemin soruşturma savcısı Ali İşgören (FETÖ'den ihraç edildi) ve cezaevi savcısı Necip Doğan (FETÖ'den ihraç edildi) gözaltına alındı. Yıldırım ve Uğur hakkında yaşları ve sağlık durumları göz önünde bulundurularak ev hapsi kararı verilirken, eski savcılar İşgören ve Doğan hakkında tutuklama kararı çıkarıldı. Bu gelişmeler, dosyanın ne kadar karmaşık ve hassas olduğunun bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Koğuş Arkadaşının Detaylı Anlatımı: O Gün Neler Oldu?

Emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım, cezaevinde tutuklu bulunduğu sırada bir dilekçe ile Kozinoğlu'nun ölüm gününü detaylı bir şekilde anlatmıştı. Yıldırım'ın ifadelerine göre, Kozinoğlu hasta olan koğuş arkadaşı Atilla Uğur için sabaha kadar nöbet tutmuştu. Gün içinde spor yapan Kozinoğlu, akşam saatlerinde şiddetli göğüs ağrısı yaşamaya başladı. Ölçülen tansiyon değerinin yüksek olduğu ve acil butonuna basıldığı belirtildi. Kendisine dil altı hapı verildiği, ancak ambulansla taşınırken bilincinin açık ve konuşur durumda olduğu aktarıldı. Hastaneye kaldırıldığı sırada ise bilincini yitirdiği ve vefat ettiği bilgisi paylaşıldı. Yıldırım, Kozinoğlu'nun ilk ağrısının başlamasından yaklaşık bir saat sonra hastaneye ulaştırıldığını da iddia ederek, süreçteki gecikmelere dikkat çekmişti.

Spor 04.11.2026 22:05 5 okunma

Greenwood'dan Tarihi Frikik: Fenerbahçe ve Liverpool Rekorları Alt Üst Oldu!

Kadıköy'de Şampiyonlar Ligi'nde Fenerbahçe ile Liverpool arasındaki nefes kesen mücadelede sahne alan Mason Greenwood, attığı frikik golüyle hem sarı-lacivertlilerin hem de Liverpool'un Şampiyonlar Ligi tarihlerine adını altın harflerle yazdırdı.

Greenwood'dan Tarihi Frikik: Fenerbahçe ve Liverpool Rekorları Alt Üst Oldu!

UEFA Şampiyonlar Ligi 4. hafta heyecanı Chobani Stadyumu'nda yaşandı. Fenerbahçe ve Liverpool arasındaki kritik mücadele, sahalarda eşine az rastlanır bir rekora sahne oldu. Liverpool'un 25. dakikada Nyoni'nin attığı golle 1-0 öne geçtiği maçta, sarı-lacivertliler golden önce yaşanan pozisyonda faul itirazında bulunsa da hakem gol kararını verdi. Bu itirazlar sonrası Archie Brown sarı kartla cezalandırıldı.

Greenwood'un İmza Frikik Golüyle Eşitlik Sağlandı

Mücadelenin 29. dakikasında kazandığı serbest vuruşta topun başına geçen Mason Greenwood, topu ağlarla buluşturarak takımını 1-1'e taşıdı. Fenerbahçe'nin İngiliz yıldızının bu golü, sadece skor tabelasını değil, aynı zamanda tarihin sayfalarını da değiştirdi. Greenwood, ceza sahası dışından kullandığı frikikte topun Jacquet'e çarpıp kaleci Alisson'u çaresiz bırakmasıyla attığı golle, kariyerinde önemli bir kilometre taşını geride bıraktı.

Fenerbahçe Tarihine Geçen Gol

Bu golle birlikte Mason Greenwood, Şampiyonlar Ligi tarihinde Fenerbahçe formasıyla frikikten gol atan ilk oyuncu unvanını elde etti. Daha önce birçok yıldızın formasını giydiği sarı-lacivertli ekipte bu başarıyı kimse yakalayamamıştı. Greenwood'un attığı frikik golü, kulüp tarihine bir ilk olarak kaydedildi ve taraftarlar arasında büyük sevinç yarattı.

Liverpool'a Karşı Tarihi Başarı

Greenwood'un golüyle kırılan tek rekor bu değildi. İngiliz futbolcu, aynı zamanda Şampiyonlar Ligi'nde Liverpool'a frikikten gol atan ilk oyuncu olma unvanını da kazandı. Bu başarı, Lionel Messi'nin Mayıs 2019'da attığı frikik golünden bu yana Liverpool kalesine benzer bir şekilde gol atılamadığı düşünüldüğünde daha da anlam kazanıyor. Greenwood, dev kulübün savunmasını ve tecrübeli kalecisini frikikle avlayarak önemli bir başarıya imza attı.

Rekorlar ve Gelecek Perspektifleri

Mason Greenwood'un bu iki tarihi golü, onun sadece bireysel yeteneklerini değil, aynı zamanda zorlu maçlarda sorumluluk alabilme becerisini de ortaya koyuyor. Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi'ndeki geleceği açısından da bu goller büyük önem taşıyor. Rekorları altüst eden bu performans, hem futbolseverlerin hafızasına kazınacak hem de Greenwood'un kariyerindeki en parlak anlardan biri olarak hatırlanacak. Bu tür tarihi anlar, futbolun sadece skorlardan ibaret olmadığını, aynı zamanda unutulmaz hikayeler yarattığını da bir kez daha gösteriyor.

Maçın ilerleyen dakikalarında yaşanan gelişmeler ve diğer goller, Şampiyonlar Ligi'nin bu zorlu deplasmanının ne kadar çekişmeli geçtiğini ortaya koyuyor. Ancak Greenwood'un frikik golleri, gecenin en unutulmaz anları olarak öne çıkıyor. Bu goller, hem Fenerbahçe hem de Liverpool taraftarları için uzun süre konuşulacak bir başarı öyküsü yazdı.