Büyük İhale Ağı Çöküyor: 3 Başkan Tutuklu! Zeydan Karalar'dan Çarpıcı Savunma: 'Varsayımlarla Suçlanıyoruz!'
Aziz İhsan Aktaş'ı merkeze alan dev suç örgütü davasında yargılanan 3 belediye başkanı dahil 7 tutuklu sanık bulunuyor. Davada savunma yapan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, 'Olmayan bir iş üzerinden geleceğe yönelik varsayımlarla suçlanıyoruz' diyerek iddialara yanıt verdi.
İstanbul merkezli 'Aziz İhsan Aktaş suç örgütü'ne yönelik olarak yürütülen ve 3 belediye başkanı ile birlikte toplam 7 tutuklu sanığın bulunduğu dev davada yargılama süreci tüm hızıyla devam ediyor. 200 tutuksuz sanığın da yargılandığı bu önemli soruşturmada, mahkeme salonunun yetersiz kalması nedeniyle duruşmalar Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki yeni ve modern duruşma salonunda gerçekleştiriliyor. Bugünkü celsede, sanıkların savcılığın esasa ilişkin mütalaasına karşı kendi savunmalarını yapmasıyla ilerleyen davada, öne sürülen iddiaların detayları bir kez daha mercek altına alındı.
Dev Soruşturmanın Kökleri ve İlk Perdesi
Aziz İhsan Aktaş'ın, bazı belediye başkanları ve bürokratlarla birlikte hareket ederek ihaleleri manipüle ettiği ve rüşvet çarkı kurduğu iddiaları üzerine başlatılan soruşturma, Türkiye'nin gündemine oturmuştu. Davanın ilk duruşması 27 Ocak 2026 tarihinde görülmüş ve o günden bu yana süreç titizlikle işletiliyor. Davanın en dikkat çekici isimleri arasında, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ve Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara gibi önemli isimler bulunuyor. Bu üç ismin yanı sıra, toplamda 7 kişi tutuklu olarak yargı önünde hesap veriyor.
Tahliyeler ve Sanıkların Savunmaları
Geçtiğimiz celselerde alınan kararlar doğrultusunda, davada önemli bir gelişme yaşanarak 26 sanık tahliye edildi. Tahliye edilen isimler arasında Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar da yer alıyordu. Ancak bugün görülen duruşmada, tutuklu sanıklardan Seyhan Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Özcan Zenger, savcılık mütalaasını reddederek çarpıcı ifadeler kullandı. Zenger, savunmasında “Herhangi bir rüşvet ilişkisinin parçası olmadım. Ne kimseden para aldım, ne de kimseye para teslim ettim. İşlemediğim bir suçtan dolayı hiçbir delil yokken bir yıldır cezasını boşuna çekiyorum” diyerek yaşadığı mağduriyeti dile getirdi. Üzerine atılı suçlamaları kesinlikle reddeden Zenger, bir yıldır tutuklu olmasının “soruşturma konusu dahi yapılmaması gereken bir iddia” olduğunu savundu.
Zeydan Karalar'dan Mütalaaya Karşı Detaylı Savunma
Davada tahliye edildikten sonra, ancak savcılık mütalaasına karşı savunmasını yapan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ise, savcılığın iddialarını sert bir dille eleştirdi. Karalar, savunmasında özetle şu noktalara dikkat çekti:
Çelişkili İfadeler ve Değişen İddialar
Karalar, dosya başladığından beri çelişkili ifadeler ve değişen iddiaların olduğunu vurgulayarak, özellikle tanık ifadelerindeki tutarsızlıklara dikkat çekti. Bir tanığın (Baki Nugay) üç farklı ifade verdiğini ve ilk ifadesinde Zeydan Karalar ile görüşmediğini belirtirken, daha sonraki ifadelerinde “defalarca görüştüm” veya “bir kez görüştüm” gibi çelişkili beyanlarda bulunduğunu söyledi. Bu durumun, iddiaların sağlam bir zemine oturmadığını gösterdiğini ifade etti.
İş Yapılmayan Projeler Üzerinden Suçlama Riski
Savcılık mütalaasında yer alan “kurulu düzenin bozulmaması ve örgütün ihalelere devam edebilmesi için bahse konu paranın verildiği” iddiasına Karalar, “Hangi ihale, ne ihalesi? Ne Aziz İhsan Aktaş’ın şirketi, ne de Baki Nugay’ın şirketi o dönemde bizden bir iş almadı” diyerek yanıt verdi. Karalar, somut bir iş gerçekleşmediği halde, “olmayan bir işin ileride olabileceği varsayımıyla” üzerlerine suç isnat edildiğini belirtti. Belediyelerde ihale alma veya verme yetkisinin doğrudan belediye başkanlarında olmadığını, bunun ihale komisyonları tarafından yürütülen bir süreç olduğunu hatırlattı.
Varsayımsal İsnatlarla Yargılama
Başkan Karalar, savcılığın mütalaasında “ihale alma ve ihale almaya devam etme amaçlı çıkar sağlama” şeklinde bir varsayımsal isnatta bulunulduğunu belirterek, bunun geçerli bir delile dayanmadığını savundu. Kendi görev başlangıcından çok sonraki bir tarihin (17 Kasım 2017) öne sürüldüğünü ve bu tarihte sözde çıkar sağlanmak istendiği iddia edilen firmanın ödemelerini zaten düzgün aldığına dair kendi beyanları olduğunu hatırlattı. Bu durumun, kendilerinin bir çıkar temin etme gayreti içinde olmadığının kanıtı olduğunu vurguladı.
Bu önemli davada yargılama süreci devam ederken, sanıkların savunmaları ve mahkemenin vereceği kararlar merakla bekleniyor. Özellikle belediye başkanlarının da sanık sandalyesinde olduğu bu karmaşık dosyanın, adalet önünde nasıl sonuçlanacağı kamuoyunca yakından takip ediliyor.
Kaan Arslan
Gündem & Siyaset Yazarı
Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.