CHP Kulislerinde Gündem: 'Affetmedik' İddiası Yalım Olayını Nasıl Şekillendirdi? Parti İçindeki Derin 'Mutlak Butlan' Gerilimi!
CHP Yüksek Disiplin Kurulu Başkanı Mahir Polat, Özgür Özel dönemindeki ihraçların iptali kararı sonrası eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın durumuna açıklık getirerek, 'Affettik diye bir şey yok' dedi ve yaşanan 'mutlak butlan' davasının parti içindeki karmaşık etkilerini gözler önüne serdi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içindeki gelişmeler, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin 'mutlak butlan' kararıyla adeta yeni bir dönemece girdi. Parti kulislerinde büyük yankı uyandıran bu kararın ardından, eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın durumu özel bir tartışma konusu haline geldi. CHP Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) Başkanı ve İzmir Milletvekili Mahir Polat, yaptığı açıklamalarla kafalardaki soru işaretlerini gidermeye çalışırken, yaşananların perde arkasını da aydınlattı.
Yüksek Disiplin Kurulu'ndan Gelen Kritik Mesaj: Yalım Olayının Perde Arkası
Mahir Polat, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin 'mutlak butlan' hükmüyle eski CHP yönetimini göreve iade etmesi ve Özgür Özel döneminde alınan ihraç kararlarını iptal etmesinin ardından yaşanan tartışmalara netlik getirdi. Özellikle 'yolsuzluk' soruşturmasında tutuklandıktan sonra görevden uzaklaştırılan ve ihraç edilmesi gündeme gelen Özkan Yalım hakkında 'Affettik diye bir şey yok' ifadelerini kullandı. Polat, Yalım'ın cezaevinden 28 Nisan 2026 tarihinde partiye bir istifa dilekçesi sunduğunu ve bu dilekçenin 29 Nisan'da Genel Sekreterlik kaydına geçtiğini belirtti. YDK'nın ihraç kararının ise 2 Mayıs 2026 tarihinde verildiğini vurgulayan Polat, bu durumun Yalım'ın zaten istifa etmiş olması nedeniyle ihracın geçersiz olduğunu gösterdiğini ifade etti. Bu açıklama, parti içinde ahlaki sorunları olan tüm dosyalara yeniden bakılacağı yönündeki kararlılıkla birlikte, Kemal Kılıçdaroğlu'nun 'arınma' mesajlarının da altını çizdi. Polat'a göre, Özkan Yalım konusu, istifa etmiş bir kişi hakkında sonradan işlem tesis edilmiş olması nedeniyle polemiğe kapalı bir mesele olarak ele alınıyor.
CHP'yi Sarsan 'Mutlak Butlan' Kararı: Kronoloji ve Derin Etkiler
Parti içindeki bu karmaşık sürecin temelinde, 'etkin pişmanlık' ve 'mutlak butlan' davaları yatıyor. Özkan Yalım, tutuklanmasının ardından ‘etkin pişmanlık’ hükümleri çerçevesinde verdiği ifadelerde, o dönem Genel Başkan adayı olan Özgür Özel ve yakın isimler hakkında ciddi iddialarda bulunmuştu. Özellikle 2023 Kurultayı'na değinerek, Özel'e toplam 1 milyon 200 bin TL nakit para verdiğini, bu paranın bir kısmını Özel'in evinin bahçesine bıraktığını, bir kısmını da bir arkadaşı aracılığıyla ulaştırdığını öne sürmüştü. Yalım'ın bu iddiaları, delegelerle görüşme ve destek çalışmaları gibi detayları da içeriyordu. Bu çarpıcı ifadeler, 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde düzenlenen 38. CHP Olağan Kurultayı'nın iptaline yönelik 'mutlak butlan' davasını hızlandırmış ve mahkeme kurultayın iptaline hükmetmişti. Bu karar neticesinde, Kemal Kılıçdaroğlu, 2,5 yıl sonra mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine geri dönmüş ve o tarihten sonra yapılan tüm olağan ve olağanüstü kurultaylar ile alınan kararlar hükümsüz kalmıştı.
Siyasi Kulislerde Yeni Bir Gerilim: Ceza Davası ve Yüksek Profilli Sanıklar
'Mutlak butlan' davasının yanı sıra, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kurultayda usulsüzlük yapıldığı iddialarıyla ilgili bir de ceza davası yürütülüyor. 3 Haziran 2025 tarihinde kabul edilen iddianamede, dikkat çekici isimler 'sanık' sıfatıyla yer alıyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, 'rüşvet' suçlamasıyla cezaevine gönderilen ve Beşiktaş Belediye Başkanlığı'ndan uzaklaştırılan Rıza Akpolat ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay gibi siyasetçilerin 'oylamaya hile karıştırma' suçundan bir yıldan üçer yıla kadar hapis cezası isteniyor. Eski CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ise bu davada mağdur sıfatıyla yer alırken, Lütfü Savaş müşteki olarak bulunuyor. Kılıçdaroğlu'nun 'Partimi adliyede tartıştırmam' diyerek ifade vermemesi de sürece damgasını vurdu. Mahkeme, son olarak Rıza Akpolat'ın da yargılandığı 'Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü' davasının iddianamesini kurultay davası dosyasına ekleyerek, 'fiili ve hukuki irtibat' gerekçesiyle İstanbul'daki İBB davasıyla birleştirilmesini talep ediyor. Bu süreçte toplam 12 sanık hakkında Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim Kanunu'na muhalefet suçlarından bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ve siyasi yasak getirilmesi talep ediliyor. CHP'deki bu hukuki ve siyasi düğümler, önümüzdeki dönemde de Türk siyasetinin gündemindeki yerini koruyacak gibi görünüyor.