CHP'de İstifa Depremi: Özgür Özel Ekibinden 28 Kişi Parti Meclisi'nden Çekildi! Kurultay Krizi Büyüyor mu?
CHP'de Merkez Yönetim Kurulu'nun (MYK) Parti Meclisi (PM) öncesi 9 kişiyi disipline sevk etmesi üzerine Özgür Özel'e yakın 28 PM üyesi istifa etti. Bu hamle, parti içinde olağanüstü kurultay beklentilerini artırırken, genel merkezin aldığı 'olağan kurultay' kararı dengeleri değiştirdi.
CHP'de siyasi tansiyon, Merkez Yönetim Kurulu'nun (MYK) kritik Parti Meclisi (PM) toplantısı öncesinde aldığı ihraç talebiyle disipline sevk kararı sonrası zirveye ulaştı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun MYK'sının, 9 ismi disipline sevk etmesi, parti içinde dengeleri hızla değiştirdi. Bu gelişmenin ardından, Özgür Özel'e yakınlığıyla bilinen 28 Parti Meclisi üyesi, sürpriz bir kararla görevlerinden istifa ettiklerini duyurdu. Bu istifalar, parti kulislerinde büyük bir kurultay depreminin yaşanmasına neden olurken, gözler bir kez daha CHP'nin geleceğine çevrildi.
Parti Meclisi'nde Dengeler Nasıl Değişti?
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin verdiği “mutlak butlan” kararı sonrası CHP'de “yönetim” krizi derinleşmişti. Bu kararın ardından parti içinde özellikle kurultay süreci ve yetkili organların meşruiyeti üzerine hararetli tartışmalar yaşanıyordu. Tüm gözler, kurultaydan sonraki en büyük karar organı olan ve genel başkan ile kurultayca seçilen 60 üyeden oluşan Parti Meclisi (PM)'ne çevrilmişti. PM, sadece parti politikalarının ve stratejilerinin belirlendiği bir platform olmakla kalmıyor, aynı zamanda gerekli şartlar oluştuğunda olağanüstü kurultay kararı alma yetkisini de elinde bulunduruyor. Parti tüzüğüne göre, olağanüstü kurultay, genel başkanın çağrısı, PM'deki salt çoğunluk kararı veya delegelerin beşte birinin imzasıyla toplanabiliyor.
Kilit Roldeki MYK Kararı
Dengelerin nabzı, toplantı saatine kadar başa baş gidiyordu. Hem Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu hem de Grup Başkanı Özgür Özel destekçilerinin PM'deki sayısal üstünlüğü netlik kazanmamıştı. Ancak MYK'nın aldığı son karar, tüm dengeleri altüst etti. Kılıçdaroğlu'nun “A Takımı” olarak bilinen MYK, 9 PM üyesini ihraç talebiyle disipline sevk etti. Bu isimler arasında Veli Ağbaba, Umut Akdoğan, Nurhayat Altaca Kayışoğlu ve Turan Taşkın Özer gibi Özgür Özel'e yakınlığıyla bilinen kilit siyasetçiler bulunuyordu. Bu hamle, Özel ekibinin PM'de olağanüstü kurultay çağrısı yapma planlarını sekteye uğrattı.
Özgür Özel Ekibinden Sürpriz İstifa
Sabahın erken saatlerinde başlayan siyasi gerilim, PM toplantısına saatler kala 28 kişilik istifa dalgasıyla yeni bir boyut kazandı. MYK'nın aldığı disipline sevk kararının ardından oluşan yeni sayısal durumu ve siyasi atmosferi değerlendiren Özgür Özel'e yakın isimler, Parti Meclisi'nden topluca istifa etme kararı aldı. Bu beklenmedik gelişme, Parti Meclisi'nin üye sayısını kritik bir eşiğe indirdi. İstifa eden isimler arasında Sevgi Kılıç, Selin Sayek Böke, Erbil Aydınlık, Ednan Arslan, Zeynel Emre, Yunus Emre, Gökçe Gökçen, Özgür Karabat, Ulaş Karasu, Aylin Nazlıaka, Hakkı Süha Okay, Sezgin Tanrıkulu, Gamze Taşcıer, Yüksel Taşkın, Bülent Tezcan, Seyit Torun, Pınar Uzun Okakın, Aylin Yaman, Emre Yılmaz, Gökhan Zeybek, Hüseyin Yaşar, Ayşe Eser Danışoğlu, Umut Akdoğan, Veli Ağbaba, Fethi Açıkel, Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Aysu Bankoğlu ve Yaşar Seyman gibi önemli isimler yer alıyor.
Parti Tüzüğü ve Kurultay Dinamikleri
CHP tüzüğünün 24. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu şekilde Parti Meclisi'nin düşmesi hedefleniyor. Tüzüğe göre, PM üye sayısının üye tam sayısının üçte ikisinin altına düşmesi (yani 40'ın altına inmesi) durumunda, 45 gün içinde kurultaya gidilmesi zorunlu hale geliyor. Bu hamlenin, Özgür Özel kanadının partiyi fiili olarak olağanüstü kurultaya götürme stratejisinin bir parçası olduğu yorumları yapılıyor. NTV Muhabiri Özgür Akbaş, bu durumu canlı yayında, “Özgür Özel ve ekibi olağanüstü kurultay hedefliyor. Parti Meclisi'ni düşürerek partiyi olağanüstü kurultaya götürmekti. Bugün üçüncü yol devreye sokuldu” şeklinde değerlendirdi.
Hukuki Süreç ve Partinin Geleceği
Özgür Özel kanadının bir sonraki hamlesinin ne olacağı merak ediliyor. Akbaş, “Kurultay toplanmazsa ne olacak?” sorusuna, “Büyük ihtimalle mahkeme süreci başlayacak” yanıtını verdi. Delegelerden imza toplama sürecinin de tamamlandığı ve sürenin dolmasının ardından imzaların teslim edileceği belirtiliyor. Eğer bu imzalarla da kurultay toplanamazsa, Özgür Özel kanadının mahkemeye başvuracağı ve bu yolla olağanüstü kurultay sürecini zorlayacağı öngörülüyor. Bu durum, partiyi belirsiz bir hukuki sürece sürükleyebilir.
CHP Sözcüsünden Açıklama: İstifaların Hukuki Geçerliliği Yok
Yaşananların ardından gözler, CHP Sözcüsü Müslim Sarı'ya çevrildi. Sarı, parti sözcüsü olarak yaptığı açıklamada, istifaların hukuki karşılığı olmadığını ve MYK'nın mevcut durumda düşmüş sayılmayacağını belirtti. Sarı, “Yargı kararı kesinleşmeden kurultay yapılamayacağı net. Parti Meclisi'nin işlevsiz hale getirilmesi, yargı kararına karşı bir duruş anlamına geliyor. Bu istifalar karşısında Parti Meclisi'nin çalışmaması, düşmüş sayılması, bu yolla kurultaya gidilmesi mümkün değildir. İstinaf mahkemesinin yetkilendirmesiyle göreve geldiğimiz için istifaların da ilgili mahkeme tarafından değerlendirmeleri gerekiyor” dedi. Bu açıklama, istifaların kurultay sürecini tetiklemeyeceği yönünde bir sinyal olarak yorumlandı.
“Olağan Kurultay” Süreci Başlıyor
Tüm bu gelişmelerin ortasında, CHP Sözcüsü Müslim Sarı, parti yönetiminin “olağan kurultay” sürecini başlatma kararı aldığını duyurdu. Sarı, bu kararın nedenini, “Kesinleşmemiş bir yargı kararı var ve ne zaman kesinleşeceğini öngöremiyoruz. Biz partiyi kurultaysız bırakmamak üzere en azından bir olağan takvim sürecinin başlatılmasını kararlaştırmış durumdayız. En azından süreç başlar. Mahkeme karar verene kadar hareketsiz beklememiş oluruz” sözleriyle açıkladı. Olağan kurultay süreci, mahallelerden başlayarak oldukça uzun bir yol kat edilmesini gerektirdiği için, bu sürecin aylarca sürmesi bekleniyor. Bu karar, Özgür Özel ekibinin olağanüstü kurultay talebine karşı bir hamle olarak görülüyor.
Özgür Özel Ekibi İtirazlarını Sürdürüyor
Öte yandan, Özgür Özel kanadının, parti yönetiminin “tedbir” gerekçesine itirazları devam ediyor. Eski CHP Sözcüsü Zeynel Emre, yaşananların ardından Parti Meclisi'ne katılma düşüncelerinin değiştiğini belirterek, “Gidelim oraya, çoğunluk biziz ve orada hem önceki Genel Başkanımıza, hem oradaki arkadaşlarımıza milyonlarca CHP'nin karamsarlığını, itirazını ve olası sonuçlarını…” diyerek sözlerini tamamlayamadı. Bu durum, parti içindeki bölünmenin derinleştiğini ve çözüm yolunun daha da karmaşık hale geldiğini gösteriyor.