CHP'de 'Paralel Yapı' İddiası! Sözcü Müslim Sarı'dan ŞOK İTİRAFLAR: 'İki Başlılık Oluştu'
CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı, CNN Türk canlı yayınında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Sarı, partide yaşananlara dair 'paralel yapı' ve 'iki başlılık' iddialarını dile getirerek, kurumsal kimliğin zedelenme tehlikesi altında olduğunu belirtti.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içinde yaşanan çalkantılar, Parti Sözcüsü Müslim Sarı'nın CNN Türk'teki açıklamalarıyla yeni bir boyut kazandı. Sarı, partide yaşanan süreci ve gelinen noktayı değerlendirirken, dikkat çekici ifadeler kullandı. Özellikle 'paralel yapı' ve 'iki başlılık' gibi ifadelerle partinin kurumsal kimliğinin zor durumda olduğunu ima eden Sarı, hukuki süreçlerin parti içindeki ayrışmayı derinleştirdiğini vurguladı.
CHP'de Diyalog Çabaları ve Yetersiz Kalan Girişimler
Müslim Sarı, 21 Mayıs'tan bu yana yaşanan süreci yönetenler olarak, diğer partilileri dışlamadan, ortak akıl ve mevcut hukuk düzeni çerçevesinde siyasal yaklaşımları birleştirecek bir orta yol bulma çabası içinde olduklarını anlattı. Bu amaçla bir 'diyalog heyeti' kurmak istediklerini ve bu konuda MYK'da karar aldıklarını belirten Sarı, iyi niyetli girişimlerin yapıldığını ancak sonuç alamadıklarını üzüntüyle dile getirdi. Partide görevli üst düzey isimler ve 3 belediye başkanının da ara buluculuk yapmak istediğini ancak bu çabaların karşılık bulmadığını ifade etti. Sarı, 'Biz el uzattıkça arkadaşlar yumruk sıktı' diyerek, diyalog kapısını açık tuttukları halde uzlaşma sağlanamadığını belirtti. Bu durumun kendileri açısından 'zorlu bir süreç' olduğunu ve iyi niyetli çabaların tükendiği bir noktaya gelindiğini söyledi.
'İki Başlılık' ve 'Paralel Yapı' Tehlikesi
Sarı, yaşananlardan dolayı partide 'bir çeşit iki başlılık oluştuğunu' öne sürdü. Bu durumu somut örneklerle açıklayan Sarı, şunları söyledi: 'Bir CHP Genel Merkezi var ve bayramlaşma için bir gün belirliyor, arkadaşlarımız aynı gün ve aynı saatte bir gün belirliyor.' Grup toplantısı yapacaklarını duyurduklarında, parti grubunun katılma niyeti olmamasına rağmen sırf bu duyuruya karşılık gelmek ve 'Genel başkanı konuşturmamak' amacıyla hareket edildiğini iddia etti. Bu durumun, 'bir çeşit paralel yapı' oluşumuna işaret ettiğini savundu. Kendi sıfatının CHP Parti Sözcülüğü olduğunu ancak başka bir arkadaşın da aynı sıfatla televizyonlara çıkarak demeç verdiğini hatırlatan Sarı, MYK üyelerinin farklı yerlerde toplantılar yaptığını belirterek, 'Hiç bir kurum çok başlı, daha doğrusu ikili yapıya müsaade etmez' uyarısında bulundu. Rövanşist bir anlayış içinde olmadıklarını ancak parti içi itiraz kültürü ve siyasal mücadelenin CHP'nin kırmızı çizgileri olan kurumsal yapısını zedelememesi gerektiğini vurguladı.
Kurumsal Kimlik ve Arınma Süreci
Müslim Sarı, partinin kurumsal kimliğini korumanın bir ilke olduğunu ve partiyle ilgili açıklama ve eylemleri titizlikle not ettiklerini dile getirdi. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun 'arınma' kavramından söz ettiğini hatırlatan Sarı, süreci iki şekilde yürüttüklerini açıkladı. Bunlardan ilkinin, partinin 'mutlak butlan' ile karşı karşıya kalmasına neden olan, haklarında şaibe bulunan ve iddianamelerde adı geçen kişilerle yolların ayrılması olduğunu belirtti. İkinci sürecin ise, partinin kurumsal kimliğini zedeleyen iş ve eylemlerle ilgili olacağını söyledi. Sarı, 'mutlak butlan davasında adı geçen ve kamuoyunda sıkça tartışılan 9 milletvekilinin' bu kapsamda değerlendirildiğini ima etti.
Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu Sorusu
Yeni isimlerin gündeme gelip gelmeyeceği ve özellikle Özgür Özel ile Ekrem İmamoğlu'nun durumuna ilişkin soruları da yanıtlayan Sarı, bu konularda henüz bir değerlendirme yapılmadığını, konunun gündeme gelmediğini belirtti. Ancak partinin kırmızı çizgileri konusunda duruşlarını koruduklarını ifade etti. Önceliklerinin, partinin organlarını işler halde tutmak ve bir yol haritası belirlemek olduğunu söyleyen Sarı, disiplin süreçlerini yakından takip ettiklerini ekledi.
'Parlamentoda Yaşananlar Yenilir Yutulur Cinsinden Değil'
Yaşananların bireysel bir kızgınlık veya rövanşist bir anlayış olmadığını vurgulayan Sarı, 'Sayın Genel Başkan da bu süreci bireysel bir süreç olarak görmüyor' dedi. Ancak parlamentoda yaşananların 'yenilir yutulur cinsten olmadığını' belirterek, Genel Başkan'ın konuşma yapacağı sırada 'yapamazsınız' denilmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi. Kemal Kılıçdaroğlu'nun gönlünün geniş ve affedici olduğunu ancak meselenin bireysellikten öteye, partinin kurumsal kimliği meselesi olduğunu tekrarladı. Herkesin bu kurumsal kimliğe riayet etmesi gerektiğini, parti içinde siyasal mücadele yapılsa da partiyi zedelememeleri, ayrıştırmamaları gerektiğini savundu. Sarı, Genel Başkan'ın Meclis'e gelmesi durumunda kutuplaşmış ortam nedeniyle 'çok sıkıntılı şeyler olabileceği' öngörüsünde bulundu ve kimsenin burnunun kanamasını istemediklerini söyledi.
Disipline Sevk Edilenlere Kapı Açık mı?
Disipline sevk edilen isimlere kapının açık olup olmadığı sorusuna ise Sarı, 'Hiç bir şey için olmuş bitmiş bir durum yok' yanıtını verdi. CHP'nin bir 'cenderenin içinde' olduğunu ve bu durumdan partiyi çıkarmak için bir görev aldıklarını belirten Sarı, bunu mevcut arkadaşlarıyla birlikte yapmak istediklerini ve onların da sürece katkı sağlayabileceğini ifade etti. Disiplin süreci işletilmeyen veya süreci devam eden arkadaşların da katkısının olabileceğini söyledi. Sarı, partinin kapılarının açık olduğunu, önümüzdeki süreçte partinin önüne nasıl bir yol haritası konulabileceğine dair konuşabileceklerini belirtti. 'Düşman değiliz, hepimizin partisi. Birlikte AK Parti'ye karşı mücadele eden yoldaşlarız' diyerek birlik mesajı verdi.
Kurultay Tartışmaları ve Hukuki Süreç
Hukuki zorunluluklar ortaya çıktığını ve bu zorunluluktan partiyi nasıl çıkarabileceklerini konuşmak gerektiğini vurgulayan Sarı, partiyi bu noktaya getirenlerin kendileri olmadığını, bu durumun bazı arkadaşların iş ve eylemleriyle ortaya çıktığını savundu. Kurultay yapılıp yapılmayacağı, hangi yöntem ve şartlarda olacağı gibi konuların konuşulması gerektiğini belirten Sarı, bu konuları Parti Meclisi'nde konuşacaklarını ancak istifalar nedeniyle bunu gerçekleştiremediklerini söyledi. Parti Meclisi'nin yedek üyeler çağrıldıktan sonra bile 3'te 2 çoğunluğun altına düşmesi halinde düşmüş sayılacağına dair tüzük hükmünü hatırlatan Sarı, bazı arkadaşlarının istifa ederek Parti Meclisi'nin düştüğünü ve kurultay yapılması gerektiğini savunduğunu ancak mevcut tedbir kararı devam ettikçe hukuken kurultay yapmanın mümkün olmadığını sözlerine ekledi.