Bugün Gündemde
--° -- --/--°
Teknoloji 17.09.2026 00:05 1 okunma

Dacia'dan Eylül Sürprizi: Sıfır Faizli Kredi ve Dev İndirimlerle Hayalinizdeki Otomobile Kavuşun!

Dacia, Eylül 2026'da otomobil almayı planlayanlar için cazip kampanyalar sunuyor. Sandero, Duster, Jogger ve Bigster modellerinde geçerli sıfır faizli kredi ve indirim fırsatları kaçmaz!

Dacia'dan Eylül Sürprizi: Sıfır Faizli Kredi ve Dev İndirimlerle Hayalinizdeki Otomobile Kavuşun!

Otomotiv dünyasında her ay yeni fırsatlar kapıyı çalarken, Dacia'dan gelen Eylül 2026 müjdesi, sıfır araç sahibi olmak isteyenleri heyecanlandırdı. Özellikle kampanyalı fiyatlar ve %0 faizli kredi seçenekleriyle Dacia modelleri, geniş kitlelerin dikkatini çekmeyi başarıyor. Sandero, Sandero Stepway, Logan, Jogger ve merakla beklenen Bigster gibi farklı segmentlere hitap eden Dacia gamı, bu ay sunduğu avantajlarla adeta yok satıyor.

Eylül Ayında Dacia Fiyatları Ne Kadar Oldu? Modeller ve Güncel Listeler

Dacia'nın Eylül 2026 fiyat listesi, araç almayı düşünenler için yol gösterici niteliğinde. Markanın popüler modelleri, güncel kur ve ekonomik koşullar göz önünde bulundurularak yeniden fiyatlandırıldı. Ancak asıl dikkat çeken, bu fiyatların üzerine eklenen kampanyalar ve finansman çözümleri. İşte Dacia'nın geniş ürün yelpazesinden öne çıkan modeller ve Eylül 2026 itibarıyla açıklanan güncel fiyatları:

  • Yeni Sandero: 1.460.000 TL
  • Yeni Sandero Stepway: 1.756.000 TL
  • Yeni Logan: 1.470.000 TL
  • Yeni Jogger: 1.650.000 TL

Bu liste, Dacia'nın başlangıç fiyatlarını yansıtmaktadır. Ancak gerçek fırsatlar, kampanyalı fiyatlar ve finansman seçenekleriyle ortaya çıkmaktadır. Özellikle Sandero Stepway, Logan ve Jogger modellerinde sunulan özel avantajlar, otomobil alımını kolaylaştıran önemli etkenler arasında yer alıyor.

Sandero Stepway'de Kaçırılmayacak Fırsat: 200 Bin TL'ye Sıfır Faiz!

Dacia'nın en beğenilen modellerinden Yeni Sandero Stepway, Eylül 2026'da adeta kapışılıyor. Özellikle Stepway Expression Eco-G 120 Auto versiyonu, 1.590.000 TL'den başlayan tavsiye edilen anahtar teslim fiyatıyla dikkat çekiyor. Ancak bu cazip fiyatın da ötesinde, Dacia Finans'ın bireysel müşterilere sunduğu özel kredi paketi, otomobil sahibi olmayı hayal edenler için büyük bir kolaylık sağlıyor. Kampanya kapsamında 200.000 TL'ye kadar 6 ay vadeli ve %0 faizli kredi imkanı sunuluyor. Bu da aylık 33.333 TL gibi oldukça makul bir ödeme planı anlamına geliyor.

Bu özel finansman avantajından yararlanmak isteyenlerin dikkat etmesi gereken bazı koşullar bulunuyor. Kampanyalı fiyatların nakit alımlar için geçerli olduğu ve finansman kampanyasının Maxxi Değer+ ve Dacia Kasko ürünleriyle birlikte kullanılması gerektiği belirtiliyor. Bu avantajlardan faydalanmak için acele etmekte fayda var, zira kampanya 30 Eylül 2026 tarihine kadar ve stoklarla sınırlı olarak devam edecek.

Logan ve Jogger Modelleri İçin de %0 Faizli Kredi Devam Ediyor!

Dacia'nın Eylül 2026 kampanyaları sadece Sandero Stepway ile sınırlı değil. Markanın diğer gözde modelleri Yeni Logan ve Yeni Jogger da benzer finansman avantajlarıyla sunuluyor. Yeni Logan'ın Essential TCe 100 versiyonu, Eylül ayına özel 1.340.000 TL'den başlayan fiyatlarla alıcı buluyor. Burada da bireysel müşterilere 200.000 TL'ye kadar %0 faizli kredi imkanı sağlanıyor. Tıpkı Sandero Stepway'de olduğu gibi, bu kredi fırsatından yararlanmak için de Maxxi Değer+ ve Dacia Kasko şartı aranıyor.

Yedi koltuklu ve geniş iç hacmiyle ailelerin tercihi olan Yeni Jogger ise Extreme TCe 110 versiyonunda 1.564.000 TL'den başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor. Dacia Finans aracılığıyla bu modele de 200.000 TL'ye 6 ay vade ve %0 faiz fırsatıyla sahip olmak mümkün. Her iki modelde de kampanyalar 30 Eylül 2026 tarihine kadar ve stoklarla sınırlı olarak geçerli olacak.

Geleceğin Dacia Modeli Bigster: Bekleyiş Devam Ediyor

Dacia'nın gelecek planları arasında yer alan ve özellikle SUV segmentinde büyük ses getirmesi beklenen Bigster modeli için geri sayım devam ediyor. Henüz Türkiye pazarında satışa sunulmamış olsa da, Dacia'nın iddialı büyüme stratejisinin önemli bir parçası olan Bigster'ın, piyasaya sürüldüğünde de benzer kampanyalarla desteklenmesi bekleniyor. Dacia'nın yenilikçi yaklaşımı ve uygun fiyat politikası, markanın otomotiv sektöründeki yerini sağlamlaştırmaya devam ediyor.

Sonuç olarak Dacia, Eylül 2026'da otomobil almayı düşünenler için hem fiyat hem de finansman açısından oldukça cazip teklifler sunuyor. Özellikle %0 faizli kredi avantajı, yüksek faiz oranlarının hakim olduğu piyasa koşullarında büyük bir fırsat olarak öne çıkıyor. İhtiyaçlarınıza en uygun Dacia modelini seçerek, bu özel kampanyalardan yararlanmak için yetkili satıcılarla iletişime geçmeniz öneriliyor.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Gündem 17.09.2026 01:05 0 okunma

Demokrat Meeks'ten İsrail'e Silah Darbesi: 2.8 Milyar Dolarlık Satış Durduruldu Mu?

ABD Temsilciler Meclisi'nden kritik bir hamle! Demokrat Gregory Meeks, İsrail'e yönelik 2.8 milyar dolarlık silah satışını 'uluslararası hukuka uygunluk' endişesiyle veto ettiğini açıkladı.

Demokrat Meeks'ten İsrail'e Silah Darbesi: 2.8 Milyar Dolarlık Satış Durduruldu Mu?

Amerika Birleşik Devletleri'nde siyasi tansiyon yükseliyor. Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi'nin saygın üyelerinden Demokrat Gregory Meeks, Donald Trump yönetiminin İsrail'e yönelik planladığı devasa silah satışını onaylamayacağını duyurdu. Bu karar, bölgedeki dengeleri ve ABD'nin uluslararası arenadaki duruşunu yeniden gündeme getirdi.

Meeks'in Kararının Arka Planı: Hukuk ve Ahlak Dengesi

Demokrat Gregory Meeks, kararının temelinde yatan nedenleri açıkça belirtti. Kendisi, İsrail'in gerçekleştirdiği operasyonlar ve bu operasyonlarda kullanılan silahların uluslararası insancıl hukuka uygunluğu konusunda ciddi endişeler taşıdığını vurguladı. Meeks'e göre, bu silahların, Gazze'de yaşanan insani kriz ve sivillerin zarar görmesi gibi olaylarda kullanıldığına dair kanıtlar bulunuyor. Bu nedenle, mevcut durumda bu kadar büyük bir silah satışını onaylamanın, Amerikan değerleri ve uluslararası hukuk prensipleriyle çelişeceğini ifade etti. Bu durum, ABD'nin dış politikasında etik ve hukuki sorumlulukların ön plana çıkarılması gerektiği yönündeki talepleri de güçlendirdi.

2.8 Milyar Dolarlık Anlaşma Ne Anlama Geliyor?

Donald Trump yönetiminin onayladığı ve Meeks tarafından sekteye uğratılmak istenen 2.8 milyar dolarlık silah satışı, oldukça kapsamlı bir paketi içeriyor. Bu anlaşmanın iptali veya ertelenmesi, hem İsrail'in savunma kapasitesini hem de ABD'nin savunma sanayii için önemli sonuçlar doğurabilir. Meeks'in bu tutumu, ABD Kongresi içindeki farklı siyasi görüşleri ve İsrail'e yönelik yaklaşımlardaki çeşitliliği de gözler önüne seriyor. Demokrat Parti içindeki bazı kesimlerin, İsrail'in politikalarına daha eleştirel yaklaştığı bu karar ile bir kez daha tescillenmiş oldu.

Uluslararası Hukuk Tartışmaları Kızışıyor

Meeks'in açıklamaları, uluslararası hukuk ve savaş etiği konularındaki tartışmaları da alevlendirdi. Özellikle son dönemde artan sivil kayıplar ve insan hakları ihlallerine dair iddialar, silah satışlarının gözden geçirilmesi gerektiğini savunan kesimleri daha da cesaretlendirdi. Meeks, uluslararası hukukun temel prensiplerinin korunması gerektiğini ve silah satışlarının bu prensipler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Bu durum, ABD'nin uluslararası arenadaki itibarını ve şeffaflığını da etkileyebilecek bir gelişme olarak görülüyor.

Peki Şimdi Ne Olacak? Olası Senaryolar

Gregory Meeks'in bu vetosu, nihai bir karar olmasa da, anlaşmanın ilerleyişini ciddi şekilde etkileyecek bir gelişme. Trump yönetiminin veya Dışişleri Bakanlığı'nın bu karara nasıl yanıt vereceği merak konusu. Meeks'in komitedeki etkili konumu ve dile getirdiği hukuki gerekçeler, anlaşmanın yeniden değerlendirilmesine yol açabilir. Olası senaryolar arasında, anlaşmanın askıya alınması, içeriğinin yeniden düzenlenmesi veya Meeks'in itirazlarına rağmen Kongre'den onay alınması yer alıyor. Ancak Meeks gibi etkili bir ismin itirazının, bu devasa anlaşmanın kolayca geçmesine izin vermeyeceği düşünülüyor. Bu durum, ABD'nin İsrail'e yönelik silah satış politikalarında daha dikkatli bir yol izlemesi gerektiği yönündeki çağrıları da beraberinde getiriyor.

Bu kritik gelişme, önümüzdeki günlerde siyasi kulislerde ve uluslararası ilişkilerde önemli yankı uyandırmaya devam edecek gibi görünüyor.

Gündem 17.09.2026 00:35 0 okunma

Trump'tan Fed'e Faiz Baskısı: 'Yüzde 1' Mesajı Şok Yarattı!

ABD Başkanı Donald Trump, Merkez Bankası'nı (Fed) politika faizini acilen düşürmeye çağırdı. Trump'ın hedefi yüzde 1 veya daha az faiz seviyeleri. Bu çağrı, küresel piyasalarda yankı buldu.

Trump'tan Fed'e Faiz Baskısı: 'Yüzde 1' Mesajı Şok Yarattı!

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, Federal Rezerv'in (Fed) mevcut para politikasına yönelik sert eleştirilerde bulunarak, politika faizinin tek haneli rakamlara, hatta yüzde 1 seviyesine veya altına indirilmesi gerektiğini savundu. Trump'ın bu çıkışı, ABD ekonomisinin genel sağlığı ve para politikası üzerindeki doğrudan etkileri açısından büyük önem taşıyor.

Trump'ın Faiz Baskısının Arkasındaki Nedenler Neler?

Beyaz Saray'dan yaptığı açıklamalarla ve sosyal medya platformları üzerinden kamuoyuna duyurularla sık sık Fed'in kararlarını yorumlayan Başkan Trump, bu kez daha doğrudan bir çağrıda bulundu. ABD Merkez Bankası'nın politika faizini artırmasının, ekonomik büyümeyi yavaşlattığı ve ülkenin küresel rekabet gücünü azalttığı yönündeki görüşlerini yineleyen Trump, daha düşük faiz oranlarının yatırımları teşvik edeceğini ve istihdamı artıracağını iddia etti. Trump, özellikle Çin ve Avrupa gibi rakiplerin uyguladığı gevşek para politikalarına atıfta bulunarak, ABD'nin bu konuda geri kalmaması gerektiğini vurguladı. Başkan'ın bu talebinin, yaklaşan başkanlık seçimleri öncesinde ekonomiyi canlandırma çabalarının bir parçası olduğu da yorumcular tarafından dile getiriliyor.

Fed'in Bağımsızlığı ve Piyasaların Tepkisi

Federal Rezerv'in, hükümetten bağımsız bir kurum olarak para politikası kararlarını belirlemesi, ABD'de yerleşik bir prensiptir. Başkan Trump'ın bu kadar açık ve ısrarcı bir şekilde faiz indirim çağrısı yapması, Fed'in bağımsızlığına yönelik bir müdahale olarak da algılanabilir. Trump'ın daha önceki dönemlerde de Fed Başkanı Jerome Powell'ı sert bir dille eleştirdiği ve faiz indirimleri için baskı yaptığı biliniyor. Ancak bu kez dile getirilen 'yüzde 1 veya daha düşük faiz' hedefi, piyasalarda daha belirgin bir etki yarattı. Trump'ın açıklamalarının ardından döviz kurları ve hisse senedi piyasalarında kısa süreli dalgalanmalar yaşandı. Analistler, piyasaların bu tür siyasi baskılara ne kadar duyarlı olacağını ve Fed'in bu baskılara nasıl yanıt vereceğini yakından izleyeceklerini belirtiyor. Fed'in, kendi ekonomik analizlerine ve para politikası hedeflerine bağlı kalması beklenirken, Trump'ın bu konudaki ısrarcı tavrı, önümüzdeki dönemde de gündemdeki yerini koruyacağa benziyor.

Uzmanlardan Değerlendirmeler: Faiz İndirimi Ekonomiyi Nasıl Etkiler?

Ekonomistler, Trump'ın talebinin gerçekleşmesi durumunda ortaya çıkabilecek potansiyel sonuçları değerlendiriyor. Düşük faiz oranlarının, kredi maliyetlerini azaltarak şirketlerin yatırım yapmasını ve hane halkının harcamalarını artırmasını teşvik edebileceği düşünülüyor. Ancak aynı zamanda, enflasyon risklerini artırabileceği ve varlık balonlarına yol açabileceği uyarısı da yapılıyor. Fed'in temel görevlerinden biri olan fiyat istikrarını sağlama prensibi göz önüne alındığında, Trump'ın talebinin Fed'in hedefleriyle ne kadar örtüşeceği merak konusu. Bazı piyasa katılımcıları, Fed'in Trump'ın baskısına boyun eğmeyeceğini ve bağımsızlığını koruyacağını düşünürken, bazıları ise siyasi baskının faiz kararları üzerinde dolaylı da olsa etkili olabileceği görüşünde. Bu durum, küresel finansal piyasalar üzerinde de belirsizlik yaratmaya devam ediyor.

Gündem 16.09.2026 22:35 2 okunma

Türk İş İnsanının Uçağı Bulundu: Kaza Yerinde Acı Gerçek Ortaya Çıktı!

Kolombiya'dan gelen son dakika haberine göre, iş insanı Mehmet Çankaya'ya ait olduğu bildirilen ve kayıp ihbarı yapılan uçağın enkazına ulaşıldı. Maalesef, uçaktaki 5 kişinin yaşamını yitirdiği teyit edildi.

Türk İş İnsanının Uçağı Bulundu: Kaza Yerinde Acı Gerçek Ortaya Çıktı!

Kolombiya'da meydana gelen ve tüm Türkiye'nin yüreğine ateş düşüren olayda, iş insanı Mehmet Çankaya'ya ait olduğu belirtilen bir uçağın kaybolmasının ardından başlatılan arama çalışmaları sonuç verdi. Kolombiya Cumhurbaşkanı Abelardo de la Espriella, yaptığı resmi açıklama ile uçağın bulunduğunu ve ne yazık ki 5 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.

Korkunç Keşif: Uçak Enkazına Ulaşıldı

Geçtiğimiz günlerde radar ekranlarından kaybolan ve akıbeti büyük bir merak konusu haline gelen özel jetle ilgili gelişmeler, bölgedeki arama kurtarma ekiplerinin yoğun çabaları sonucunda netleşti. Cumhurbaşkanı Espriella'nın yaptığı basın toplantısında, uçağın enkazına Kolombiya'nın zorlu coğrafyasında ulaşıldığı bilgisi paylaşıldı. İlk bulgular, uçağın yüksek bir noktaya çakıldığını gösteriyor. Yapılan incelemelerde, uçaktaki 5 kişinin de cansız bedenine ulaşıldığı ve kimlik tespit çalışmalarının sürdüğü bildirildi. Kazanın nedeni hakkında henüz resmi bir açıklama yapılmazken, uzmanlar ilk etapta olumsuz hava koşulları veya teknik bir arıza ihtimalleri üzerinde duruyor.

Mehmet Çankaya Kimdir? Sektördeki Yeri ve Etkisi

Kazada hayatını kaybedenler arasında yer aldığı düşünülen Türk iş insanı Mehmet Çankaya'nın kimliği ve sektördeki yeri merak konusu oldu. Çankaya'nın, uluslararası alanda faaliyet gösteren ve farklı sektörlerde önemli yatırımları bulunan bir isim olduğu biliniyor. Bu trajik olay, sadece iş dünyasında değil, aynı zamanda Çankaya'nın yakın çevresinde ve sevenleri nezdinde de büyük bir üzüntüye neden oldu. Detaylı kimlik tespit çalışmalarının ardından hayatını kaybeden diğer yolcuların da kimlikleri kamuoyu ile paylaşılacak. Bu tür kazalar, havacılık güvenliği standartlarının önemini ve olası riskleri bir kez daha gözler önüne seriyor.

Uluslararası Soruşturma Başlatıldı

Kolombiya makamları, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için kapsamlı bir soruşturma başlattı. Uçağın düşüş nedeninin belirlenmesi, hem gelecekte benzer trajedilerin yaşanmasını önlemek hem de hayatını kaybedenlerin ailelerine gerekli açıklamanın yapılabilmesi açısından büyük önem taşıyor. Cumhurbaşkanı Espriella, soruşturmanın şeffaf bir şekilde yürütüleceği ve elde edilen tüm bilgilerin kamuoyuyla paylaşılacağı sözünü verdi. Kazaya karışan uçağın teknik geçmişi, bakım kayıtları ve pilotların durumu gibi kritik bilgiler, soruşturmanın odak noktaları arasında yer alacak. Bölgedeki zorlu arazi koşulları, enkaz kaldırma ve inceleme çalışmalarını güçleştiriyor ancak ekiplerin titizlikle çalıştığı belirtildi. Bu olayın, uluslararası havacılık camiasında da yakından takip edilmesi bekleniyor.

Ekonomi 16.09.2026 22:05 3 okunma

Bakan Kurum'dan Cenevre'de Küresel Devlerle Kritik Zirve: Neler Konuşuldu?

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Cenevre'de Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu ile Dünya Meteoroloji Örgütü yetkilileriyle bir araya gelerek uluslararası iş birliği ve iklim konularında önemli temaslarda bulundu.

Bakan Kurum'dan Cenevre'de Küresel Devlerle Kritik Zirve: Neler Konuşuldu?

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, uluslararası alanda önemli çalışmalara imza atan küresel kuruluşların temsilcileriyle Cenevre'de bir araya gelerek, hem güncel küresel sorunları hem de Türkiye'nin bu konulardaki yaklaşımını masaya yatırdı. Bakan Kurum'un bu önemli temasları, uluslararası iş birliğinin ve koordinasyonun mevcut küresel zorlukların üstesinden gelinmesindeki kritik rolünü bir kez daha gözler önüne serdi.

Küresel Ticaret ve İklimin Kesişim Noktası: DTÖ Görüşmeleri

Cenevre'deki temaslarının odak noktalarından biri, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Genel Direktörü Ngozi Okonjo-Iweala ile gerçekleştirilen görüşmeydi. Bu buluşmada, küresel ticaretin iklim değişikliğiyle olan karmaşık ilişkisi ele alındı. Bakan Kurum'un, ticaret politikalarının çevre üzerindeki etkilerini azaltmaya yönelik stratejileri ve Türkiye'nin yeşil ekonomi hedeflerini vurguladığı öğrenildi. DTÖ'nün, sürdürülebilir kalkınma ilkeleri çerçevesinde küresel ticareti nasıl şekillendirebileceği ve bu süreçte gelişmekte olan ülkelerin desteklenmesi gibi konuların da gündeme geldiği belirtildi. Özellikle, iklim dostu ürün ve hizmetlerin ticaretinin artırılması, bu konudaki engellerin kaldırılması ve uluslararası standartların uyumlaştırılması gibi başlıklar üzerinde durulduğu tahmin ediliyor. Bu görüşmenin, Türkiye'nin uluslararası ticaret platformlarındaki çevresel sorumluluklarını pekiştirme adına önemli bir adım olduğu düşünülüyor.

İnsani Yardım ve İklim Krizi: Kızılhaç ve Kızılay ile Güçlü İş Birliği

Bakan Kurum, daha sonra Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu (IFRC) Genel Sekreteri Jagan Chapagain ile bir araya geldi. Bu kritik görüşmede, iklim değişikliğinin yol açtığı doğal afetlerin artan sıklığı ve şiddeti ile insani yardım faaliyetleri arasındaki bağlantı masaya yatırıldı. Bakan Kurum'un, Türkiye'nin afet yönetimi konusundaki deneyimlerini ve iklim değişikliğiyle mücadeledeki kararlılığını aktardığı bildirildi. IFRC'nin, iklim kriziyle mücadelede gönüllülük esasıyla yürüttüğü çalışmaların önemi vurgulanırken, Türkiye'nin de bu alandaki ulusal ve uluslararası katkılarının devam edeceği mesajı verildi. Afetlere karşı erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi, dirençli toplumların oluşturulması ve iklim mülteciliği gibi giderek daha önemli hale gelen konuların da konuşulduğu tahmin ediliyor. Bu görüşme, Türkiye'nin insani yardım politikaları ve iklim değişikliğiyle mücadeledeki lider rolünü pekiştirmesi açısından büyük önem taşıyor.

Meteoroloji ve İklim Modellemesi: Geleceğe Yönelik Stratejik Adımlar

Cenevre'deki temasların bir diğer önemli durağı ise Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) oldu. Bakan Kurum, WMO Genel Sekreteri Celeste Saulo ile gerçekleştirdiği görüşmede, iklim değişikliğiyle mücadelede meteorolojik verilerin ve iklim modellerinin rolünü değerlendirdi. Kurum, Türkiye'nin meteorolojik gözlem ağlarını güçlendirme, ileri iklim tahmin modelleri geliştirme ve bu verileri şehir planlaması, tarım ve su yönetimi gibi stratejik alanlarda etkin kullanma konusundaki çalışmalarına dikkat çekti. WMO'nun, küresel iklim izleme ve tahmin sistemlerinin geliştirilmesindeki öncü rolü takdir edilirken, Türkiye'nin de WMO ile olan iş birliğini artırma isteği dile getirildi. Bu iş birliğinin, hem ulusal düzeyde daha etkili iklim politikaları oluşturulmasına hem de küresel iklim değişikliğiyle mücadeleye önemli katkılar sağlayacağı öngörülüyor. Özellikle aşırı hava olaylarına karşı alınacak önlemler, kuraklık ve sel risklerinin modellenmesi gibi konularda WMO'nun uzmanlığından faydalanılması hedefleniyor.

Uluslararası Platformlarda Türkiye'nin Liderlik Rolü

Bakan Murat Kurum'un Cenevre'deki bu yoğun temasları, Türkiye'nin küresel ölçekteki çevresel ve insani konulardaki aktif rolünü ve liderlik potansiyelini bir kez daha sergiledi. DTÖ, IFRC ve WMO gibi uluslararası prestije sahip kuruluşlarla yapılan görüşmeler, Türkiye'nin sadece kendi sınırları içinde değil, küresel sorunlara çözüm üretme noktasında da ne kadar istekli ve hazırlıklı olduğunu gösteriyor. Yapılan görüşmelerde, Türkiye'nin ortaya koyduğu vizyon ve somut adımlar, uluslararası alanda takdir toplarken, gelecekteki iş birlikleri için de sağlam bir zemin oluşturdu. Bakan Kurum, bu önemli temaslarının ardından yaptığı değerlendirmede, iklim değişikliğiyle mücadelenin ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmenin ancak küresel dayanışma ile mümkün olacağını vurguladı.

Spor 16.09.2026 21:35 2 okunma

Genesio'dan Beşiktaş İtirafı: 'Avrupa Ligi'nin Zirvesinde, En Zorlu Rakiplerden Birine Karşıyız!'

Olimpik Marsilya Teknik Direktörü Bruno Genesio, Beşiktaş karşısında UEFA Avrupa Ligi'nde en iyi takımlardan biriyle mücadele edeceklerini belirterek, rakiplerinin gücüne dikkat çekti. Maç öncesi Beşiktaş'ın hücum gücü ve taraftar etkisine vurgu yapan Genesio, takımının zorlu bir deplasmana hazırlandığını ifade etti.

Genesio'dan Beşiktaş İtirafı: 'Avrupa Ligi'nin Zirvesinde, En Zorlu Rakiplerden Birine Karşıyız!'

UEFA Avrupa Ligi'nin ilk haftasında Beşiktaş ile deplasmanda kritik bir mücadeleye çıkacak olan Olimpik Marsilya'da teknik direktör Bruno Genesio, rakip takımın gücü hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Genesio, 'Beşiktaş, Avrupa Ligi'nin en iyi takımlarından birisi!' diyerek, siyah-beyazlıların turnuvadaki konumunu ve sahip olduğu potansiyeli gözler önüne serdi.

Tüpraş Stadı'nda Kritik Değerlendirmeler

Maçın oynanacağı Tüpraş Stadı'nda düzenlenen basın toplantısında savunma oyuncusu Timothy Weah ile birlikte yer alan Fransız teknik adam, Beşiktaş karşısında ligde daha az süre alan oyunculara şans vermeyi planladıklarını söyledi. Ligde üst üste aldığı 3 mağlubiyete rağmen oyuncularının sahada gösterdiği olumlu sinyallere dikkat çeken Genesio, çalışmalarının karşılığını alacaklarına inandığını belirtti.

Genesio, takımın mevcut durumunu şu sözlerle özetledi: "Çalışmaya devam ediyoruz. Ekip ve oyuncular olarak sonuçlar kötü de olsa saha içinde iyi olabileceğimizi gösterdik. Daha iyi sonuçlar çıkarabilirdik. Oyun anlamında bazı iyi şeyleri gösterebildiğimizi düşünüyorum. İyi sonuçlar da zamanla gelecektir. Biz takım olarak ciddi şekilde çalışıyoruz."

Beşiktaş Analizi: Hücum Gücü ve Taraftar Etkisi

Beşiktaş'ın gücünü hafife almadıklarını ve rakibi çok iyi analiz ettiklerini vurgulayan Genesio, şu ifadeleri kullandı: "Rakibimizi çok iyi analiz ettik. Çok iyi oyuncuları var. Orta sahada ve hücumda önemli isimler var, defans hattı da iyi. Seyircisiyle birlikte oyuna iyi giren bir takım. 2017'de geldiğimde bu takımla taraftarın birleştiğini görmüştüm. Rennes maçında bize umut olan bazı şeyler vardı. Şimdi bu turnuvanın en iyi takımlarından birisi olan Beşiktaş'a karşı oynayacağız. Bunu açık şekilde söyleyebilirim."

Genesio, 2016-2017 sezonunda Olimpik Lyon'u çalıştırırken Beşiktaş ile karşılaştıklarını hatırlatarak, o dönemki atmosferin büyüleyiciliğini de vurguladı. Futbolda böylesine atmosferlerde oynamanın her zaman bir hayal olduğunu belirten tecrübeli hoca, şunları söyledi: "Futbolda sevilen ortam budur. 2017'de bu stattaki atmosferi tatmıştım ama kulaklarım da 2-3 gün ağrıdı. Burada zorlu bir atmosfer vardı. Avrupa'da gördüğüm en iyi atmosferlerden birisi olduğunu söyleyebilirim. Tabii ki kolay geçmeyecek."

Oyuncu Performansı ve Transfer Politikası

Takımın genel performansını da değerlendiren Genesio, oyuncularının sahada yüzde 100'ünü verdiğini ancak bunun bazen yetersiz kaldığını dile getirdi. "Maçlarda pozisyonlara giriyoruz. Bu pozisyonlarda biz gol atamıyorken rakiplerimiz cezayı kesiyor. Buna başarısızlık ve kale önünde tercih hataları diyebilirim. Oyuncular yüzde 100'ünü veriyor ama demek ki bu bazen yetmiyor."

Olimpik Marsilya'nın bu sezon transfer yapamamış olmasına da değinen Genesio, kulübün ekonomik yapılanmasının önemine dikkat çekti. "Bir takım düşünün ki hiç transfer yapmadan Avrupa kupalarına katılıyor. Kulübün ekonomik olarak doğru yola sokulması gerektiğini düşünüyorum. Bu durum düzeldikten sonra sportif anlamda beklentiye girilebilir. Başkanımızla benzer fikirlere sahibiz. Sadece biraz zaman istiyorum. Ben şemsiye açıp da bahanelerin arkasına saklanmıyorum. Elimden gelenin en iyisini yapmaya devam ediyorum."

Timothy Weah: Aile Gibiyiz, Ayağa Kalkacağız

Fransız ekibinin savunma oyuncusu Timothy Weah, Beşiktaş forması giyen eski takım arkadaşı Murillo ile ilgili de konuştu. Murillo'yu çok sevdiğini ve ailece görüştüklerini belirten Weah, "Gitmesinden dolayı farklı durumlar oluştu." dedi.

Beşiktaş taraftarının atmosferine de değinen Weah, Marsilya ve Beşiktaş taraftarlarının benzer ruhlara sahip olduğunu düşündüğünü söyledi. Ligde Rennes'e karşı aldıkları mağlubiyeti unuttuklarını ve Avrupa Ligi'ne odaklandıklarını belirten Weah, takımın moral durumunu şu sözlerle aktardı: "Artık buna geçmiş olarak bakıyoruz. Şimdi yeni bir turnuvada ilk maçımızı oynayacağız. Biz çalıştık, hep beraber hazırız. Ayağa kalkacağız. Biz bir aileyiz ve yeniden başaracağız. Her zaman zor dönemler olabilir. Takım olarak zor dönemden geçiyoruz. Ama biz yüzde 100'ümüzü veriyoruz. Marsilya taraftarını çok seviyorum. Onların hissettiklerini hissediyorum. Yarın güneş yeniden doğacak."

Weah, Juventus'ta birlikte forma giydiği ve Beşiktaş'ın yıldız golcüsü Dusan Vlahovic'i de yakından tanıdığını söyledi. Vlahovic'in kalitesi hakkında konuşan Weah, "Dusan'la aramız çok iyi. İtalya'da evlerimiz de çok yakındı. Futbol seviyesi çok yüksek bir oyuncu. Kale önünde bitiriciliği inanılmaz derecede. Çok iyi bir forvet. Şimdi karşı karşıya geleceğiz. Onu en iyi şekilde savunmaya çalışacağım." diyerek rakibine karşı alacağı önlemleri de ima etti.