Bugün Gündemde
--° -- --/--°
Teknoloji KÖŞE YAZISI 01.07.2026 21:36 16 okunma

DeepSeek Dosyası Kapanmadı, Ertelendi: ABD'nin Çin Stratejisinde Kritik Dönemeç!

Amerika Birleşik Devletleri, Çinli yapay zeka devi DeepSeek ve bellek çipi üreticisi CXMT'nin de aralarında bulunduğu 100'den fazla şirketi ticaret kara listesine alma kararını, Pekin ile gerilimi tırmandırmama stratejisi kapsamında erteledi.

DeepSeek Dosyası Kapanmadı, Ertelendi: ABD'nin Çin Stratejisinde Kritik Dönemeç!

Amerika Birleşik Devletleri'nin, uzun süredir gündemde olan Çinli teknoloji devleri DeepSeek ve CXMT'nin de dâhil olduğu yüzlerce şirketi ticaret kara listesine ekleme planını erteleme kararı, küresel siyaset ve teknoloji dünyasında yankı uyandırdı. Bu hamle, Trump yönetiminin Pekin ile yaşanan derin gerilimi yatıştırma yönündeki hassasiyetini gözler önüne seriyor ve iki süper gücün arasındaki stratejik dengeleri yeniden tartışmaya açıyor.

ABD'den Stratejik Bir Erteleme: Gerilim mi Azalıyor?

Geçtiğimiz yıl kurumlar arası bir komite tarafından onaylanan ve ulusal güvenlik riski taşıdığı belirtilen DeepSeek, bellek çipi üreticisi CXMT ve 100'den fazla diğer Çinli şirketin Ticaret Bakanlığı'nın Varlık Listesi'ne (Entity List) eklenmesi kararı, sürpriz bir şekilde rafa kaldırıldı. Bu erteleme, küresel pazarlarda ve teknoloji koridorlarında büyük bir soru işareti yaratırken, ABD'nin Çin'e yönelik dış politikasında olası bir yumuşama sinyali olarak yorumlanıyor.

Washington'ın bu adımı, Trump yönetiminin Çin ile olan ilişkilerinde yeni bir döneme girdiğine işaret edebilir. Özellikle teknoloji alanındaki rekabetin tavan yaptığı bir dönemde, bu türden bir erteleme kararı, diplomatik kanallarda yoğun müzakerelerin veya ABD içindeki farklı stratejik yaklaşımların bir sonucu olabilir. Ticaret kısıtlamalarının jeopolitik gerilimleri artırdığı bilinen bir gerçekken, bu erteleme, potansiyel olarak daha büyük çaplı bir çatışmanın önüne geçmek adına atılmış hesaplanmış bir adım olarak değerlendiriliyor.

DeepSeek'in Yükselişi ve Washington'ın Endişeleri

Ocak 2025'te düşük maliyetli yapay zeka modeliyle teknoloji dünyasında büyük ses getiren DeepSeek, kısa sürede ABD'nin ulusal güvenlik radarına girmişti. Üst düzey bir ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, DeepSeek'in Çin'in askeri ve istihbarat operasyonlarını desteklediğini iddia etmişti. Daha da vahimi, bu yetkili, yapay zeka girişimin gelişmiş ABD çiplerine yasa dışı yollardan erişmek için Güneydoğu Asya'daki paravan şirketleri kullanmaya çalıştığını öne sürmüştü. Bu iddialar, DeepSeek'i sadece bir teknoloji şirketi olmaktan çıkarıp, ulusal güvenlik tehdidi algısının merkezine yerleştirmişti.

Özellikle ileri teknoloji çipler, günümüz modern savaşlarının ve istihbarat operasyonlarının temelini oluşturuyor. Bu çiplerin, Çin'in askeri kapasitesini artırma potansiyeli, ABD için kırmızı çizgi niteliğinde. Bellek çipi üreticisi CXMT'nin de kara liste adayı olması, ABD'nin Çin'in yarı iletken sektöründeki yükselişini yakından takip ettiğini ve bu alandaki teknoloji transferini engelleme çabasını gösteriyor. Ancak mevcut erteleme, bu politikaların uygulanışında esneklik payı bırakıldığını ortaya koyuyor.

Gelecek Senaryoları ve Küresel Teknoloji Arenasındaki Belirsizlik

Bu erteleme kararının kalıcı mı yoksa geçici mi olduğu, küresel teknoloji ve diplomasi çevrelerinde merak konusu. Ocak 2025'te yapay zeka modelini piyasaya sürmesiyle dikkat çeken DeepSeek için gelecekteki adımlar, ABD-Çin ilişkilerinin seyrini belirlemede kritik bir rol oynayacak. Beyaz Saray'ın bu kararla neyi hedeflediği, Pekin'den gelecek tepkilerle daha netleşecektir. Bu erteleme, Trump yönetiminin Çin ile geniş çaplı bir ticaret anlaşması arayışında olduğunu veya iki ülke arasında gerilimi düşürme yönünde gizli diplomatik kanalların işlediğini düşündürüyor.

Küresel teknoloji arenasındaki bu stratejik bekleyiş, diğer ülkelerin de ABD-Çin rekabetindeki konumlarını yeniden gözden geçirmelerine neden olabilir. DeepSeek ve CXMT gibi şirketlerin kaderi, sadece kendi varlıklarını değil, aynı zamanda yapay zeka ve yarı iletken endüstrisinin geleceğini de şekillendirme potansiyeli taşıyor. Önümüzdeki dönemde yaşanacak gelişmeler, bu diplomatik frenin basit bir erteleme mi, yoksa derinlemesine bir strateji değişikliğinin habercisi mi olduğunu gösterecek.

Ceren Güneş

Ceren Güneş

Teknoloji & Gelecek Vizyonu

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Gündem 16.08.2026 02:05 0 okunma

Mecidiyeköy'de Kan Donduran Anlar: Taksi Ücreti Kavgası Cinayetle Bitti! Saniye Saniye Kaydedildi

Şişli'de taksi ücreti yüzünden çıkan tartışma, taksi şoförünün ölümüyle sonuçlandı. Olayın araç kamerası görüntüleri nefesleri kesti. Yolcu tutuklandı.

Mecidiyeköy'de Kan Donduran Anlar: Taksi Ücreti Kavgası Cinayetle Bitti! Saniye Saniye Kaydedildi

İstanbul'un en işlek semtlerinden Mecidiyeköy'de, 5 Haziran Cuma gecesi saat 00.10 sularında yaşanan trajik bir olay, taksici esnafını yasa boğdu. Şişli Merkez Mahallesi'nde meydana gelen ve tüm Türkiye'yi sarsan bu olayda, taksi şoförü Erdal Çiçek ile yolcu olduğu iddia edilen Burak İ. arasında başlayan ücret tartışması, maalesef ölümle sonuçlandı. Kavgada aldığı darbe sonucu ağır yaralanan Çiçek, hastanede verdiği yaşam mücadelesini kaybetti.

Ücret İddiası Kanlı Bitti: Gözleri Önünde Can Verdi

Edinilen ilk bilgilere göre, gece yarısı taksisine binen Burak İ. ile şoför Erdal Çiçek arasında, taksimetre ücreti konusunda hararetli bir münakaşa yaşandı. Kısa sürede kontrolden çıkan tartışma, kısa sürede fiziksel kavgaya dönüştü. İddialara göre, Burak İ. adlı şahıs, taksi şoförü Erdal Çiçek'e kafa veya yumruk atarak saldırdı. Bu ani ve şiddetli saldırı sonucu yere düşen Çiçek, başından aldığı darbeyle ağır yaralandı. Olayın görgü tanıklarının bildirmesi üzerine, bölgeye derhal polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Şok Anlar Kamerada: Yolcu Taksiciyi Nasıl Öldürdü?

Olay yerine gelen sağlık ekipleri, durumu ağır olan Erdal Çiçek'e ilk müdahaleyi olay yerinde yaptı. Bilinci kapalı halde ambulansa alınan Çiçek, Okmeydanı Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi'ne kaldırıldı. Ancak doktorların tüm çabasına rağmen, Çiçek 14 Haziran Pazar günü hayatını kaybetti. Öte yandan, olayın ardından kaçmaya yeltenen saldırgan Burak İ. ise, olay yerine intikal eden polis ekiplerince kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı. Çevredekilerin zanlıya büyük tepki gösterdiği anlar da cep telefonu kameralarına yansıdı.

Yeni Görüntüler Ortaya Çıktı: Takside Neler Oldu?

Bu olayın üzerinden kısa bir süre geçmesine rağmen, olaya ait yeni ve çarpıcı görüntüler gün yüzüne çıktı. Özellikle taksinin araç içi kamerası tarafından kaydedilen görüntüler, olayın dehşet verici boyutunu gözler önüne seriyor. Görüntülerde, Burak İ.'nin taksi şoförü Erdal Çiçek'e saldırdığı ve yumruk attığı, bunun sonucunda Çiçek'in kontrolünü kaybederek yere yığıldığı anlar saniye saniye kaydedilmiş. Diğer bazı kayıtlarda ise, olayın ardından bazı taksicilerin trafikte durdurdukları saldırganı darp ettiği anlar görülüyor. Bu görüntüler, olayın karmaşıklığını ve tarafların durumunu farklı açılardan ortaya koyuyor. Emniyet güçlerinin olayla ilgili soruşturması ise tüm hızıyla devam ediyor. Polis kayıtlarında daha önce 1 adet suç kaydı bulunan Burak İ.'nin, tutuklanarak cezaevine gönderildiği bildirildi.

Taksiciler Aleminde Şok: Adalet Yerini Bulacak mı?

Bu acı olay, özellikle İstanbul'daki taksici esnafı arasında büyük bir üzüntü ve öfkeye neden oldu. Meslektaşlarının böylesine vahşi bir saldırıya uğraması, güvenlik endişelerini de beraberinde getirdi. Taksici odaları ve dernekleri, benzer olayların yaşanmaması için acil önlemler alınması gerektiğini vurguluyor. Vatandaşların da taksicilere karşı daha anlayışlı ve saygılı olması gerektiği yönünde çağrılar yapılıyor. Bu trajik vaka, toplu taşıma araçlarındaki şiddet olaylarının ne kadar ciddi boyutlara ulaştığını bir kez daha gözler önüne sererken, hukukun en ağır şekilde tecelli etmesi bekleniyor.

Gündem 16.08.2026 01:35 0 okunma

Erken Seçim İddialarına Nokta Koyan Açıklama: Bahçeli'den Kritik Mesaj!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, erken seçim tartışmalarına net bir yanıt vererek, seçimlerin zamanında yapılmasının önemini vurguladı. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un 2028'e işaret ettiği tarih tartışmalarını değerlendiren Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın arkasında olduklarını belirtti.

Erken Seçim İddialarına Nokta Koyan Açıklama: Bahçeli'den Kritik Mesaj!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, son günlerde yeniden alevlenen erken seçim tartışmalarına partisinin grup toplantısı çıkışında noktayı koydu. Bahçeli, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un gündeme getirdiği ve 16 Nisan 2028 Pazar gününe işaret ettiği seçim tarihiyle ilgili yaptığı değerlendirmede, 'Seçimlerin zamanında yapılmasıyla Cumhurbaşkanımızın danışmanının verdiği tarih arasında saat farkı yoktur. Önemli olan seçimin zamanında yapılmasıdır' ifadelerini kullandı.

Erken Seçim Tartışmalarına Resmi Yanıt

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bir kez daha aday olabilmesi için yeni bir anayasaya veya anayasa değişikliğine gerek olmadığını belirtmesi ve TBMM'nin erken seçim kararı alması halinde bunun 16 Nisan 2028'de yapılabileceğine dair açıklamaları, siyaset gündemini hareketlendirmişti. Uçum, Meclis'in 9-15 Şubat 2028 tarihleri arasında böyle bir karar alması durumunda, seçimlerin kanun gereği 16 Nisan 2028 Pazar günü yapılacağını ve bunun 'güçlü bir sembolik mana taşıyacağını' söylemişti. Bu açıklamaların ardından gözler MHP lideri Bahçeli'ye çevrilmişti.

Bahçeli'den Net Mesaj: "Cumhurbaşkanımızın Arkasındayız"

MHP Grup toplantısı sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bahçeli, erken seçim iddialarına dair soruyu net bir şekilde yanıtladı. Bahçeli, 'Seçimlerin zamanında yapılmasının öncelikli olduğunu' vurgulayarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın mevcut görev süresinin altını çizdi. 'Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan görevdedir ve biz de onun arkasındayız' diyerek cumhur ittifakının kararlılığını ortaya koydu. Bu açıklama, erken seçim spekülasyonlarına karşı net bir duruş sergilerken, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin istikrarının korunması gerektiği mesajını verdi.

Mehmet Uçum'un Değerlendirmeleri ve Tarihi Sembolizm

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un erken seçim ve Cumhurbaşkanı adaylığına ilişkin değerlendirmeleri, özellikle anayasal zeminde yapılan tespitler dikkat çekmişti. Uçum, mevcut Anayasa'da Cumhurbaşkanı'nın tekrar aday olabilmesi için özel bir düzenlemeye ihtiyaç olmadığını, ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) 'seçimlerin yenilenmesi' kararı alması durumunda süreci hızlandırabileceğini ifade etmişti. Bu kararın alınması halinde, 16 Nisan 2028 Pazar tarihinin, hem genel seçimler hem de 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimine karşı verilen mücadelenin yıl dönümüne yakınlığı nedeniyle 'güçlü bir sembolik mana' taşıyacağını belirtmesi, tartışmalara farklı bir boyut katmıştı.

Siyasi İstikrar Vurgusu ve Gelecek Perspektifi

Devlet Bahçeli'nin bu açıklamaları, sadece erken seçim tartışmalarını sonlandırmakla kalmıyor, aynı zamanda Türkiye'nin siyasi istikrarına ve önümüzdeki dönemdeki yol haritasına dair önemli ipuçları veriyor. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ilk seçilmiş Cumhurbaşkanı olan Recep Tayyip Erdoğan'ın görev süresinin tamamlanması ve sistemin oturması açısından, zamanında seçim yapılması, siyasi çevrelerce de genel kabul gören bir yaklaşım olarak değerlendiriliyor. Bahçeli'nin bu net tavrı, MHP'nin Cumhur İttifakı içindeki konumunu ve hükümete verdiği desteği de pekiştiriyor. Önümüzdeki süreçte, siyasi gündemin erken seçim yerine daha çok ekonomik ve toplumsal konulara odaklanması bekleniyor.

Spor 16.08.2026 01:05 1 okunma

Galatasaray'da Icardi Dönemi Resmen Bitti! Rekorlarla Veda Eden Yıldızın Yerine Kim Geliyor?

Galatasaray'ın Arjantinli golcüsü Mauro Icardi, sarı-kırmızılı formaya veda etti. Kulübün en golcü yabancı oyuncusu unvanını elinde tutan Icardi'nin vedası sonrası gözler transfer çalışmalarına çevrildi. Yeni yıldız adayları şimdiden merak ediliyor.

Galatasaray'da Icardi Dönemi Resmen Bitti! Rekorlarla Veda Eden Yıldızın Yerine Kim Geliyor?

Şampiyonluğun Kilit İsmi Icardi, Galatasaray'a Veda Etti

Galatasaray'ın unutulmaz golcülerinden Mauro Icardi, sarı-kırmızılı renklere veda ederek futbol kariyerinde yeni bir sayfa açıyor. 2022-2023 sezonunda Paris Saint-Germain'den kiralanarak başlayan efsanevi yolculuk, 2023 yazında 10 milyon Euro bonservis bedeliyle tam zamanlı bir transfere dönüşmüştü. Arjantinli yıldız, dört sezon boyunca Galatasaray forması altında sergilediği üstün performansla sadece şampiyonluklar kazanmakla kalmadı, aynı zamanda taraftarların gönlünde taht kurmayı başardı. Sözleşmesinin sona ermesiyle birlikte takımdan ayrılık kararı alan Icardi, geride bıraktığı devasa izlerle kulüp tarihine adını altın harflerle yazdırdı.

Icardi'nin Galatasaray Kariyerindeki Parlak İstatistikler

Mauro Icardi'nin Galatasaray serüveni, rakamlarla adeta şampiyonluk hikayesi anlatıyor. Sarı-kırmızılı formayla çıktığı 134 resmi maçta 77 gol kaydeden Arjantinli golcü, bu istatistiğiyle kulüp tarihinin en golcü yabancı oyuncusu unvanını gururla taşıyor. Bu başarıda, attığı birbirinden kritik gollerle takımına 4 Süper Lig şampiyonluğu, birer Türkiye Kupası ve TFF Süper Kupa zaferleri yaşatması da büyük rol oynadı.

İlk Sezonunda Gol Yağmuru

Icardi'nin Galatasaray'daki ilk sezonu, tam anlamıyla bir gol şöleniydi. 2022-2023 sezonunda, takımının Süper Lig'de şampiyonluğa ulaştığı bu kritik dönemde, Icardi adeta fileleri havalandırmayı kendine görev edindi. Ligde 24 maçta 22 gol atarken, Türkiye Kupası'nda da forma giydiği 2 maçta 1 kez rakip ağları sarstı. Toplamda bu sezonda kaydettiği 23 gol, onun ne kadar etkili bir golcü olduğunu kanıtlar nitelikteydi.

Gol Krallığı ve Liderlik

2023-2024 sezonunda ise Mauro Icardi, gol krallığı tacını takarak sarı-kırmızılıların şampiyonluğunda başrolü üstlendi. Arjantinli yıldız, Türkiye'deki ikinci sezonunda Süper Lig'de attığı 25 golle gol kralı oldu. Bu sezonda Avrupa kupalarında 6, TFF Süper Kupa'da ise 1 golle toplamda 47 maçta 32 gol gibi etkileyici bir rakama ulaştı.

Sakatlık Engeline Takılan Sezonlar ve Son Performansı

Galatasaray'daki üçüncü sezonu, Icardi için beklenmedik bir sakatlık kabusuyla gölgelendi. 7 Kasım 2024'te UEFA Avrupa Ligi'nde oynanan Tottenham maçında yaşadığı talihsiz sakatlık, onu uzun süre sahalardan uzak tuttu. Bu sakatlık sürecinin ardından 2024-2025 sezonunu 14 maçta 6 golle tamamlarken, sonraki sezon (2025-2026) toplamda 47 resmi maçta 16 gol kaydederek kariyerini sürdürdü. Ligde 14, Türkiye Kupası ve TFF Süper Kupa'da birer golle toplam gol sayısını 16'ya yükseltti.

Derbi Golleriyle Taraftarın Sevgilisi Oldu

Mauro Icardi, sadece attığı gollerle değil, aynı zamanda büyük maçlardaki unutulmaz performanslarıyla da taraftarların gönlünde özel bir yer edindi. Ezeli rakipler Fenerbahçe'ye karşı 8 maçta 3 gol, Beşiktaş'a karşı 7 maçta 5 gol ve Trabzonspor'a karşı 6 maçta 4 gol atarak toplamda 21 derbi maçında kaydettiği 12 golle ne kadar kritik bir oyuncu olduğunu gösterdi. Bu performansları, onun sarı-kırmızılı camia içindeki değerini daha da artırdı.

Galatasaray Tarihinde Bir Efsane: En Golcü Yabancı Oyuncu

Mauro Icardi'nin Galatasaray kariyerindeki en dikkat çekici unvanı, şüphesiz kulüp tarihinin en golcü yabancı oyuncusu olmasıdır. Gheorghe Hagi (72 gol) ve Milan Baros (61 gol) gibi efsanelerin önünde yer alan Icardi, 134 maçta attığı 77 golle bu alanda rakipsiz bir konuma ulaştı. Süper Lig'de en çok gol atan yabancı futbolcu unvanını da elinde bulunduran Icardi, 96 lig maçında 65 kez fileleri havalandırarak Hagi (59 gol) ve Baros'u (48 gol) geride bıraktı.

Taraftarın Kalbinde Taht Kurdu: 'Aşkın Olayım'la Özdeşleşti

Mauro Icardi, sahadaki başarılarının yanı sıra, taraftarlarla kurduğu güçlü bağla da ön plana çıktı. Sanatçı Simge Sağın'ın seslendirdiği 'Aşkın Olayım' şarkısı, adeta Icardi ile özdeşleşti. Her maç sonrası RAMS Park'ı dolduran on binlerce taraftar, bu şarkı eşliğinde Arjantinli yıldıza olan sevgilerini dile getirerek unutulmaz bir atmosfer yarattı. Bu durum, Icardi'nin sadece bir futbolcu değil, aynı zamanda bir sembol haline geldiğinin en önemli göstergesiydi.

Icardi Sonrası Transfer Gündemi: Yeni Yıldız Kim Olacak?

Mauro Icardi'nin ayrılığıyla birlikte Galatasaray'da transfer çalışmaları hız kazandı. Sarı-kırmızılı yönetim, Icardi gibi skorer ve taraftarın sevgilisi olabilecek yeni bir yıldız golcü arayışına girdi. Eldeki sınırlı bütçeyle en doğru ismi bulmak için yoğun mesai harcayan teknik ekip ve yönetim, taraftarların beklentilerini karşılayacak bir transferle lige damga vurmayı hedefliyor. Hangi yıldızın Icardi'nin devasa boşluğunu dolduracağı şimdiden merak konusu oldu.

Gündem 16.08.2026 00:35 3 okunma

Netanyahu'nun Erdoğan'ı Hedef Alması Acziyetinin İlanı Mı? Bahçeli'den BM'ye Sert Tepki!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İsrail'in Gazze'deki politikalarını ve BM'nin bu konudaki tutumunu sert dille eleştirerek, Netanyahu'nun Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef almasını 'tükenmişliğinin ilanı' olarak nitelendirdi.

Netanyahu'nun Erdoğan'ı Hedef Alması Acziyetinin İlanı Mı? Bahçeli'den BM'ye Sert Tepki!

Bahçeli'den Netanyahu'ya Sert Yanıt: Acziyetinin ve Tükenmişliğinin İlanı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Bahçeli, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan açıklamalarına sert tepki göstererek, bu durumun Netanyahu'nun acziyetinin ve tükenmişliğinin açık bir ilanı olduğunu belirtti. Bahçeli, konuşmasında, 1948'den bu yana süregelen Filistin meselesinin derinleşen insani krizine dikkat çekerek, İsrail yönetiminin 7 Ekim'den sonra izlediği politikaların savaş hukukunun sınırlarını aştığını vurguladı. Gazze'de yaşanan insanlık dramının vicdanları yaraladığını ifade eden Bahçeli, İsrail'in sivilleri hedef alan, hastaneleri ve okulları dahi vuran bir ölüm makinesine dönüştüğünü söyledi. Netanyahu yönetiminin bölgedeki huzursuzluğun kaynağı olduğunu ve Kudüs'ün statüsüyle oynayarak Filistin topraklarını daralttığını dile getiren Bahçeli, İsrail'in ateşkes ihlallerine ve Doğu Akdeniz'deki istikrarsızlık politikalarına da değindi.

Netanyahu'nun Siyasi Krizleri ve Türkiye'yi Hedef Alma Nedenleri

Bahçeli, Netanyahu'nun siyasi geleceğinin yolsuzluk dosyaları, meşruiyet krizi ve toplumdaki derin bölünmelerle gölgelendiğini belirtti. Bu içsel sorunlardan kaçmak amacıyla Türkiye'yi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef aldığını öne süren Bahçeli, “Netanyahu'nun siyasi ömrünü kanlı bir güvenlik anlatısına bağlaması, koltuğunu korumak için yangına körükle gitmesi ve yarattığı mezalimi örtmeye çalışması kabul edilemez. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alması, Netanyahu'nun telaşının ve tükenmişliğinin göstergesidir” dedi. Gazze'de yaşananlara, Filistinli esirlerin durumuna ve Batı Şeria'daki gelişmelere rağmen Türkiye'ye ahlak dersi vermeye kalkmanın, akıl karargahlarının teslim bayrağını çekmesi anlamına geldiğini savundu. Bebek kanıyla ikbal arayanların gaddarlığının ortada olduğunu ve bu uğursuz sayıklamalara kulak asmayacaklarını ifade etti.

BM'nin Üç Maymunu ve Küresel Düzenin Çifte Standardı

Bahçeli, dünya genelindeki hazin tablonun sorumlularından birinin de Birleşmiş Milletler (BM) olduğunu belirterek, BM'nin Gazze'deki katliamlara karşı kayıtsız kaldığını söyledi. Güvenlik Konseyi'ndeki veto hakkının adaletin yolunu kestiğini ve tek bir ülkenin İsrail'e kol kanat gerdiğini ifade etti. Acil, koşulsuz ve kalıcı ateşkes çağrılarının ve insani yardım taleplerinin Washington'un veto duvarına takıldığını dile getiren Bahçeli, bu durumun karar alınamaması değil, zulme zaman kazandırılması anlamına geldiğini vurguladı. Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) Netanyahu hakkında savaş suçu ve insanlığa karşı suç isnatlarıyla yakalama kararı çıkardığını hatırlatan Bahçeli, ancak bu kararın icrasının devletlerin siyasi cesaretine bırakıldığını ve UCM'nin bir kolluk gücü olmadığını belirtti. Bahçeli, “New York'ta veto kalkanı açanlar, Lahey'de işlevsiz söylemlerle vitrinleri süslemekte, icraat vakti gelince dut yemiş bülbül misali köşelerine çekilmektedir. İsrail yönetiminin hesap vermesi ihtimali belirince, Netanyahu'nun etrafına bir dokunulmazlık zırhı örülmek istenmektedir” dedi. Bu durumun, İsrail'in açtığı katliam düzeninden ziyade, bu düzeni besleyen ve koruyan küresel düzenin ahlaki iflasını gözler önüne serdiğini söyledi. İkinci Dünya Savaşı'nın yıkıntıları üzerinde barışı korumak iddiasıyla kurulan BM'nin, Gazze'deki katliam karşısında vazifesini yerine getiremediğini belirten Bahçeli, “Çocuklar açlıktan ölürken yazılan raporlar kimin karnını doyurmaktadır?” sorusuyla BM'nin durumunu özetledi.

Spor 15.08.2026 23:35 3 okunma

Scaloni'den 'Tarihin En İyisi' Açıklaması! Messi'nin Sahadaki Rolü ve Unutulmaz Final Karşılaşması

Arjantin Teknik Direktörü Lionel Scaloni, büyük bir zafer sonrası yaptığı açıklamada Lionel Messi'nin futbol tarihinin en iyisi olduğunu vurguladı. İspanya ile oynanacak final öncesi takımın ruhunu ve Messi'nin önemini anlattı.

Scaloni'den 'Tarihin En İyisi' Açıklaması! Messi'nin Sahadaki Rolü ve Unutulmaz Final Karşılaşması

Arjantin'in Savaşçı Ruhu: 'En İyi Oynadığımız Zaman Zorlanıyoruz!'

Atlanta Stadı'nda coşkuyla karşılanan Arjantinli teknik direktör Lionel Scaloni, maç sonu basın toplantısında oyuncularının sergilediği performansı ve takımın ruhunu övdü. Zaferin tadını çıkarmak isteyen Arjantin halkına seslenen Scaloni, oyuncularına minnettarlığını dile getirdi. Sesinin kısıldığını belirten Scaloni, “Bu galibiyet birçok şeyin kanıtı. Kardeşlikten, vazgeçmemekten, sonuna kadar savaşmaktan bahsediyorum” ifadeleriyle takımın kenetlenmiş yapısına dikkat çekti. Özellikle yedek kalan ve dışarıdan destek veren oyuncularına da teşekkür eden Scaloni, “Bugün oyuna girenlerin çok önemli ve özel olduğunu düşünüyorum. Evinize her şeyinizi verdiğinizi bilerek gitmek çok önemli. Bugün bunu gösterdik” dedi. Scaloni, takımın en zorlu anlarda bile nasıl bir mücadele ortaya koyduğuna vurgu yaparak, “Bu takımın en iyi oynadığı zaman zorluk yaşadığı zamandır. Zorluk yaşadığımızda ve rakip biraz şüphe duyduğunda, nereye kadar gitmemiz gerekiyorsa gidiyoruz” şeklinde konuştu. Gol arayışlarında karşılaştıkları zorluklara rağmen pes etmediklerini belirten Scaloni, “Gol için her şeyi yaptık. Direkten döndü, kaleci çıkardı, auta gitti. 1-0 kaybetseydik ne olacaktı, 7 gol pozisyonu bulduk. Yine mutlu olurdum çünkü takım savaştığını gösterdi” diyerek, sonucun ötesinde gösterilen çabanın değerini vurguladı. Öne geçtikten sonra savunma disiplinini koruduklarını ve bunu “sonuna kadar” yaptıklarını sözlerine ekledi.

Messi Faktörü ve Tarihi Karşılaştırmalar: 'Bugün Oyun Seviyesi İnanılmazdı'

Diego Maradona'nın efsanevi performansıyla hatırlanan 1986 Dünya Kupası'na dair soruları da yanıtlayan Scaloni, günümüzdeki oyun seviyesinin inanılmaz olduğunu belirtti. Kendi küçüklüğüne ve Maradona'nın gollerine atıfta bulunarak, “O günleri bugünle kıyaslayamam. O zaman çok küçüktüm. Diego'nun özellikle ikinci golü tarihe geçti ama bugün oyun seviyesi inanılmazdı” dedi. Messi'nin maç sonundaki performansı ve takım arkadaşlarının ona verdiği destek üzerine duran Scaloni, “Bugün Messi, son bölümde topu aldığında De Paul, Montiel hep gol aradı. Bugün 'Ya hata yaparsam, ya yarı finalde elenirsek' diye düşünmeden oynadılar. Sadece futbol oynamak istediler. Bu bana çok gurur veriyor” diyerek, oyuncuların mental olarak ne kadar güçlü olduklarını ve sadece oyuna odaklandıklarını ifade etti.

Unutulmaz Bir Final Yolda: 'İspanya Harika Bir Takım, Ama Hazırız!'

Arjantin Teknik Direktörü, İspanya ile oynanacak final maçı öncesinde de önemli açıklamalarda bulundu. Yaşanan durumların nasıl göğüslendiğinin, elde edilen başarıların kendisi kadar önemli olduğunu vurgulayan Scaloni, takımındaki her oyuncunun elinden gelenin en iyisini yaptığına inandığını söyledi. İspanya'nın gücüne dikkat çeken Scaloni, “İspanya harika bir takım. Yenilmesinin zor olduğunu düşündüğüm bir takım karşısında çok iyi oynayıp kazandılar. Biz bu maça hazırız” dedi. Finalin seyir zevkinin yüksek olacağına dair beklentisini dile getiren Scaloni, “İnsanların tadını çıkaracağı bir final olacak” öngörüsünde bulundu. İspanya Teknik Direktörü Luis de la Fuente ile olan kişisel ilişkisine de değinen Scaloni, “Luis de la Fuente teknik direktörlük kursumda eğitmenlerimdendi. Onunla özel bir ilişkim vardı. Şimdi finalde karşılaşacağız” şeklinde konuştu. İspanya'da yaşamanın ve İspanyol bir aileye sahip olmanın kendisi için ne ifade ettiğini belirten Scaloni, pazar günkü maçta kazanmak için mücadele edeceklerini ancak bunu “maksimum saygıyla” yapacaklarını sözlerine ekledi. Messi'nin İspanya'daki uzun kariyerine vurgu yaparak, Arjantin'in finalde olmasından İspanyolların da memnuniyet duymasını umduğunu belirten Scaloni, son olarak Messi hakkındaki tartışılmaz görüşünü yineledi: “Messi tarihin en iyisi. Zaten bunu kanıtlaması için artık daha fazla ne yapması gerekiyor?” Bu sözleriyle, Arjantinli yıldızın futbol üzerindeki eşsiz etkisini ve başarılarını bir kez daha tescillemiş oldu.