Bugün Gündemde
--° -- --/--°
Ekonomi KÖŞE YAZISI 02.07.2026 22:35 30 okunma

Denizlerdeki Dev Uyanış: Türkiye, Küresel Ticaretin Can Damarını Nasıl Yeniden Şekillendiriyor?

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 5. Türkiye Denizcilik Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin son 23 yılda denizcilik alanında gerçekleştirdiği stratejik atılımlarla küresel ekonominin kilit oyuncularından biri haline geldiğini ve bu yükselişin 'Türkiye Yüzyılı' vizyonuyla daha da ileri taşınacağını vurguladı.

Denizlerdeki Dev Uyanış: Türkiye, Küresel Ticaretin Can Damarını Nasıl Yeniden Şekillendiriyor?

Türkiye'nin Denizcilikteki Stratejik Yükselişi: Rakamlarla Gelen Başarı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın koordinasyonunda düzenlenen 5. Türkiye Denizcilik Zirvesi, sektörün önemli isimlerini İstanbul'da bir araya getirdi. Organizasyonun ödül töreninde sahne alan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, denizciliğin küresel ekonomi için taşıdığı **hayati öneme** dikkat çekti. Yılmaz, son 23 yıllık süreçte denizciliğin Türkiye'nin **stratejik öncelikleri** arasına alındığını ve bu doğrultuda uygulanan politikaların **gurur verici başarılara** imza attığını belirtti.

Türkiye'nin denizcilik altyapısı, 2002'den bu yana kaydedilen gelişimle adeta çağ atladı. Ülke bugün, 218 liman tesisi, 65 yat limanı, 85 faal tersanesi ve 400 balıkçı barınağı ile dünyanın önde gelen denizci ülkelerinden biri konumunda. Türk sahipli denizcilik filosu ise 2002'deki 8,9 milyon DED-VEYT TON kapasitesinden, 2026 itibarıyla 51,8 milyon DED-VEYT TON'a ulaşarak dünya sıralamasında **17. sıradan 11. sıraya** yükselme başarısı gösterdi. Ayrıca, Ambarlı, Kocaeli, Tekirdağ, Mersin ve Aliağa olmak üzere 5 limanımızın dünyanın en yoğun 100 limanı arasında yer alması, Türkiye'nin uluslararası ticaretteki artan ağırlığının somut bir göstergesi.

Küresel Liderlik Hedefi: Tersanelerden Kruvaziyer Turizmine

Denizcilik sektöründeki bu ivme sadece ticari filoyla sınırlı kalmıyor. Kruvaziyer turizminde de Türkiye cazibe merkezi haline geldi. Limanlarımıza uğrayan kruvaziyer gemi sayısı bir önceki yıla göre %15,1 artarak 1.375'e, taşınan yolcu sayısı ise 2,2 milyona ulaştı. Yat turizmine yönelik yatırımlar da hız kesmeden devam ediyor; 2002'de 41 olan yat limanı sayısı 65'e yükselirken, bağlama kapasitesi 8.500'den 26.000 seviyesine çıkarıldı.

Gemi inşa sanayimiz, dünya çapında güçlü ve etkili bir konuma sahip. Sektör, 84 binden fazla kişiye istihdam sağlıyor. Gemi siparişinde dünyada 7. sırada, tonajda 10. sırada yer alan Türk tersaneleri, özellikle mega yat imalatında dünya ikinciliğine yükselerek önemli bir başarıya imza attı. Ayrıca, gemi geri dönüşüm alanında dünyada 3., Avrupa'da ise lider konumda bulunuyoruz. Bu başarıda, 22 yıldır kesintisiz sürdürülen ve sektöre bugüne kadar toplam 21,8 milyar lira destek sağlayan **ÖTV'siz yakıt uygulamasının** büyük rolü olduğu belirtildi.

Uluslararası İş Birliği ve Gelecek Vizyonu: Denizlerin Güvenliği ve Bağlantısallık

Türkiye, uluslararası alanda da denizcilik iş birliği ağını sürekli genişletiyor. Bugüne kadar 51 ülke ile 65 denizcilik anlaşması imzalanması, bu alandaki aktif diplomasinin bir göstergesi. Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) Konseyi'ne 1999'dan bu yana kesintisiz üye olan Türkiye, geçtiğimiz yıl **14. kez yüksek bir oy oranıyla** yeniden seçilerek uluslararası arenadaki itibarını pekiştirdi. Boğazlardan uğraksız geçen gemilerden alınan ücretlerin 2022'den bu yana güncellenmesi ve her Kabotaj Bayramı'nda bu güncellemelerin sürdürülecek olması, ülkenin denizcilikteki egemenlik haklarını koruma ve ekonomiye katkı sağlama kararlılığını yansıtıyor.

Yılmaz, Basra Körfezi'nde yaşanan savaş nedeniyle mahsur kalan gemilerin emniyetle tahliyesi çalışmalarına da değinerek, deniz emniyeti ve güvenliği konusundaki tavizsiz duruşun altını çizdi. Bu tür küresel olayların, deniz ulaşımının **küresel ekonominin can damarı** olduğunu ve **bağlantısallık, alternatif yollar ve güzergahların** kritik önemini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti. Yılmaz, **Türkiye Yüzyılı vizyonunun** denizlerde daha güçlü, daha rekabetçi limanları ve ticaret filosuyla küresel ölçekte söz sahibi bir Türkiye'yi hedeflediğini belirtti. Doğu Akdeniz, Karadeniz ve Ege'de hak ve menfaatlerini kararlılıkla koruyan bir Türkiye inşa etme hedefi, kamu ve özel sektör iş birliğiyle desteklenerek geleceğe taşınacak.

Buse Aydın

Buse Aydın

Ekonomi & Finans Analisti

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Gündem 01.10.2026 04:05 1 okunma

Avrupa Sahaya İniyor: Krizlere Karşı Savaş Alanı İletişimi Yeniden Tanımlanıyor!

Avrupa Birliği, terör saldırıları, doğal afetler ve kritik altyapı tehditlerine karşı acil durum ekiplerinin kesintisiz iletişimini sağlayacak devrim niteliğinde bir haberleşme sistemi kuruyor. Bu yeni teknoloji, kriz anlarında koordinasyonu ve müdahale hızını artırmayı hedefliyor.

Avrupa Sahaya İniyor: Krizlere Karşı Savaş Alanı İletişimi Yeniden Tanımlanıyor!

Avrupa Birliği (AB), günümüzün öngörülemeyen krizlerine karşı hazırlıklarını en üst düzeye çıkarmak amacıyla, acil durum müdahale ekiplerinin karşılaşabileceği iletişim kopukluklarını ortadan kaldıracak çığır açan bir haberleşme altyapısı oluşturma hazırlığında. Bu stratejik hamle, terör saldırıları, şiddetli doğal afetler, geniş çaplı elektrik kesintileri ve hayati öneme sahip altyapılara yönelik siber tehditler gibi en zorlu senaryolarda dahi kesintisiz ve güvenli iletişimin sağlanmasını amaçlıyor.

Kriz Anlarında İletişimin Önemi Kademe Atlıyor

Acil durum yönetimi söz konusu olduğunda, zamanlama hayati önem taşır. Özellikle büyük çaplı krizlerde, ilk müdahale ekiplerinin, kurtarma personelinin, güvenlik güçlerinin ve ilgili tüm birimlerin birbirleriyle hızlı, doğru ve kesintisiz bir iletişim ağına sahip olması, hayat kurtaran kararların alınmasında kritik rol oynar. Mevcut sistemlerin, özellikle yoğun veri trafiği veya fiziksel altyapı hasarı gibi durumlarda yetersiz kalabildiği senaryolar, AB'yi yeni nesil bir iletişim çözümü aramaya itti. Bu yeni sistem, sadece sesli iletişimi değil, aynı zamanda veri paylaşımı, konum bilgisi ve canlı görüntü aktarımı gibi gelişmiş fonksiyonları da kapsayacak şekilde tasarlanıyor.

Teknolojik Yenilikler ve Geliştirilen Yetenekler

AB tarafından geliştirilmekte olan bu yeni nesil iletişim sistemi, en son teknolojilerden faydalanarak, geleneksel iletişim ağlarının çökmesi durumunda bile alternatif ve dayanıklı haberleşme kanalları sunacak. Uydu tabanlı teknolojiler, özel frekans bantları ve gelişmiş şifreleme yöntemleri, bu sistemin temelini oluşturacak unsurlar arasında yer alıyor. Böylece, en kaotik ortamlarda bile kritik bilgilerin güvenli bir şekilde iletilmesi garanti altına alınacak. Sistem, farklı ülkelerin acil durum ekiplerinin de ortak bir platformda buluşmasını sağlayarak, uluslararası iş birliğini de güçlendirecek. Bu, özellikle sınır ötesi felaketlerde veya terör tehditlerinde büyük önem taşıyor.

Güvenlik ve Stratejik Kapasite Artışı

Avrupa Birliği'nin bu projesi, sadece müdahale kabiliyetini artırmakla kalmayıp, aynı zamanda kıtanın genel güvenlik stratejisine de önemli bir katkı sağlayacak. Olası bir büyük ölçekli saldırı veya felaket durumunda, farklı ülkelerin güvenlik ve acil servislerinin anlık olarak koordine olabilmesi, müdahale süresini kısaltacak ve kaosun önüne geçecektir. Bu yeni iletişim altyapısı, aynı zamanda kritik altyapıların (enerji santralleri, su kaynakları, iletişim ağları vb.) korunması ve olası tehditlere karşı daha hızlı tepki verilmesi için de bir önleyici güce sahip olacak. AB Komisyonu'ndan yapılan açıklamalara göre, sistemin test ve entegrasyon süreçleri hızla devam ediyor ve önümüzdeki dönemde kullanıma sunulması hedefleniyor.

Bu gelişme, Avrupa'nın gelecekteki olası krizlere ne kadar hazırlıklı olmak istediğinin de bir göstergesi. Yeni iletişim sistemiyle birlikte, acil durum ekipleri, daha donanımlı ve daha koordineli bir şekilde görev yapabilecek, böylece vatandaşların güvenliği en üst düzeyde tutulabilecektir.

Teknoloji 01.10.2026 03:35 2 okunma

GTA 6'nın Vahşi Dünyası Açığa Çıktı: 170 Tür Canlı ile Nefes Kesen Bir Ekosistem Geliyor!

Rockstar Games, merakla beklenen GTA 6'da tam 170 farklı hayvan türünün yer alacağını duyurdu. Florida'nın eşsiz doğasından ilham alan oyun, oyunculara benzersiz bir vahşi yaşam deneyimi sunmaya hazırlanıyor.

GTA 6'nın Vahşi Dünyası Açığa Çıktı: 170 Tür Canlı ile Nefes Kesen Bir Ekosistem Geliyor!

GTA 6'da Daha Önce Görülmemiş Bir Hayvan Çeşitliliği Hüküm Sürecek

Oyun dünyasının dev isimlerinden Rockstar Games, Grand Theft Auto VI (GTA 6) ile ilgili heyecan verici bir detayı resmen doğruladı. Yapımcı firma tarafından yapılan son açıklamalara göre, efsanevi serinin yeni halkası, daha önce hiçbir açık dünya oyununda rastlanmayan zenginlikte bir hayvan popülasyonuna ev sahipliği yapacak. Toplamda tam 170 farklı hayvan türünün oyun dünyasına entegre edileceği belirtilirken, bu durum oyuncular arasında şimdiden büyük bir heyecan dalgası yarattı.

Yayınlanan fragmanlar, ekran görüntüleri ve çeşitli ipuçları üzerinden şimdiye dek yapılan tahminler, bu devasa ekosistemin yalnızca küçük bir kısmını oluşturuyordu. Ancak Rockstar'ın bu son doğrulaması, oyunun sadece sunduğu geniş harita ve derinlemesine hikaye anlatımıyla değil, aynı zamanda sunduğu canlı çeşitliliğiyle de çıtayı ne kadar yükselttiğini gözler önüne seriyor.

Leonida'nın Biyoçeşitliliğinden İlham Alan Detaylı Tasarımlar

Rockstar Games'in dinamik sanat ekibinin başkan yardımcılığını yürüten Michael Kane, GTA 6'daki bu olağanüstü hayvan çeşitliliğinin temel ilham kaynağının, oyunun geçtiği kurgusal eyalet olan Leonida'nın, yani gerçek dünyadaki Florida'nın eşsiz ekosistemi olduğunu açıkladı. Kane, ekibin, Leonida'nın hem hareketli şehir yaşamını hem de sakin kırsal bölgelerini, uçsuz bucaksız okyanuslarını, sakin iç sularını ve meşhur bataklıklarını, en az Everglades kadar gerçekçi bir biçimde oyuna aktarmak için yoğun mesai harcadığını belirtti.

Bu gerçekçilik anlayışının yalnızca çevre tasarımlarıyla sınırlı kalmadığını vurgulayan Kane, hayvanların tasarımları ve popülasyonlarının belirlenmesi konusunda çalışan ekiplerin, her bir türü titizlikle araştırdığını ve görsel olarak kusursuz bir şekilde oyuna entegre ettiğini ifade etti. Hayvanların doğal davranışlarını ve hareketlerini yansıtan animasyonlar da bu detaycılığın ayrılmaz bir parçası olacak.

Oyundaki Fauna Türleri: Şimdiden Doğrulanmış Rakamlar ve Beklentiler

Şu ana kadar yapılan analizler ve Rockstar'ın sunduğu görseller doğrultusunda, oyunda bulunacağı kesinleşen hayvan türlerinin sayısı yaklaşık 50 civarında seyrediyor. Bu rakam, oyunun vaat ettiği toplam 170 türün henüz üçte birine bile ulaşmamış durumda. Bu da, geliştiricilerin henüz bizlerle paylaşmadığı çok sayıda sürprizin bizleri beklediği anlamına geliyor. Doğrulanmış türler arasında;

  • Kara Hayvanları: Kunduz, yaban domuzu, vaşak, kamış kurbağası, çeşitli evcil ve yabani kediler, puma, geyik gibi kara memelileri. Ayrıca Chihuahua, Doberman, Alman Kurdu ve Rottweiler gibi popüler köpek ırkları da listede yer alıyor. İguanalar, Rhesus makakları başta olmak üzere farklı maymun türleri de oyunun ekosistemine renk katacak. Dokuz bantlı armadillo, su samuru, rakun, çeşitli yılan türleri ve sincaplar da doğada gözlemleyeceğimiz canlılardan bazıları.
  • Suda Yaşayan Hayvanlar: Oyunun sularında timsahlar ve yunuslar gibi yırtıcılar yüzerken, yılan balığı, denizanası ve deniz ineği (manati) gibi daha sakin canlılar da görülecek. Deniz kaplumbağaları, çeşitli köpekbalığı türleri ve heybetli balinalar da okyanusların derinliklerinde bizleri bekliyor olacak.
  • Kuş Türleri: GTA 6'da en az 60'tan fazla kuş türünün bulunacağı tahmin ediliyor. Fragmanlarda görülen ördekler, kartallar, flamingolar, turnalar, güvercinler, pelikanlar, martılar, kaşıkçı kuşları, leylekler ve ağaçkakanlar bu tahminleri güçlendiriyor.

Rockstar Games, oyunun vahşi yaşamını daha da zenginleştirmek adına, oyuncuların ziyaret edebileceği en az bir hayvanat bahçesinin de haritada yer alacağını ekledi. Bu detay, oyunun sunduğu keşif ve etkileşim olanaklarını bir üst seviyeye taşıyacak gibi görünüyor. GTA 6'nın bu devasa ve canlı dünyası, oyunculara daha önce hiç yaşamadıkları türden bir sanal gerçeklik deneyimi vadediyor.

Gündem 01.10.2026 03:05 4 okunma

Trump'tan Irak Çıkışması: 'Onurlu Ayrılık' İddiası Ortaya Atıldı! Geride Ne Kaldı?

ABD Başkanı Donald Trump, Irak'tan çekilmeleri hakkında yaptığı açıklamada 'onurlu ve saygın bir şekilde' ayrıldıklarını belirtti. Ancak bu iddia, bölgedeki mevcut durum göz önüne alındığında dikkatleri farklı yöne çekiyor.

Trump'tan Irak Çıkışması: 'Onurlu Ayrılık' İddiası Ortaya Atıldı! Geride Ne Kaldı?

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, görev süresinin sonlarına yaklaşırken uluslararası politikalara ilişkin önemli açıklamalarda bulunmaya devam ediyor. Son olarak Irak'taki askeri varlıklarına dair bir değerlendirme yapan Trump, ABD'nin bu ülkeden çekilirken geride hiçbir şey bırakmadığını ve bu sürecin 'onurlu ve saygın bir şekilde' tamamlandığını iddia etti. Bu açıklama, bölgedeki mevcut karmaşık durum ve yıllardır süregelen istikrarsızlık göz önüne alındığında, uluslararası kamuoyunda çeşitli yorumlara neden oldu.

Trump'ın 'Onurlu Ayrılık' Tezinin Arka Planı

Donald Trump yönetimi, göreve geldiği ilk günden itibaren Amerika'nın 'önce kendi çıkarı' ilkesini benimseyerek, önceki yönetimlerin yürüttüğü küresel müdahaleci politikalara mesafeli durmuştu. Özellikle Orta Doğu'daki askeri varlığın azaltılması ve ABD askerlerinin vatanlarına dönmesi yönünde sıkça mesajlar veren Trump, Irak'tan çekilme sürecini de bu politikasının bir parçası olarak görmüştü. Trump'ın 'onurlu ve saygın' ayrılık vurgusu, kendi başkanlık dönemindeki bu politikanın bir zaferi olarak lanse edilme çabası olarak yorumlanabilir. Ancak bu çerçeve, bölgedeki fiili durumu ve ABD'nin çekildiği dönemde ardında bıraktığı güvenlik boşluklarına dair eleştirileri göz ardı ediyor.

Irak'taki Durum: 'Saygın Ayrılık' İddiası Ne Kadar Gerçekçi?

Trump'ın açıklamaları, Irak'ın mevcut siyasi ve güvenlik manzarasıyla ne ölçüde örtüşüyor? ABD'nin Irak'tan çekilme süreci, DEAŞ'la mücadele gibi kritik bir dönemde gerçekleşti. Terör örgütünün büyük ölçüde sahadan temizlenmiş olması ABD'nin başarısı olarak gösterilse de, ülkenin siyasi istikrarı, mezhep içi gerilimler ve bölgesel güçlerin (İran, Türkiye gibi) etkisi devam etmekte. Trump'ın 'hiçbir şey bırakmadık' ifadesi ise, ABD'nin geri çekildiği bölgelerde bıraktığı askeri teçhizat, altyapı ve güvenlik konseptlerinin geleceği hakkında ciddi soru işaretleri barındırıyor. Uzmanlar, ABD'nin çekilmesinin ardından ortaya çıkan güvenlik boşluğunun, yerel aktörlerin ve bölgesel güçlerin nüfuzunu artırdığını belirtiyor.

Bölgesel Dinamikler ve Geleceğe Yönelik Kaygılar

Trump'ın 'onurlu ve saygın' ayrılık söylemi, Irak'ın kendi kaderini tayin etme hakkı ve dış müdahalelerden uzak durma talebiyle örtüşse de, sahadaki gerçeklik farklı bir tablo çiziyor. ABD'nin çekildiği coğrafyalarda sıklıkla gözlemlenen durum, yerel milis güçlerinin veya etnik/mezhepsel grupların öne çıkması ve merkezi otoritenin zayıflaması oluyor. Irak'ta da benzer bir eğilimin varlığı, bölgenin daha fazla istikrarsızlığa sürüklenme riskini beraberinde getiriyor. Bu durum, ABD'nin çekilirken geride bıraktığı potansiyel sorunların, Trump'ın iddia ettiği gibi 'onurlu' bir veda ile tamamen ortadan kalkmadığını gösteriyor. Amerika'nın Irak'taki uzun yıllara dayanan varlığı ve müdahaleleri, bölge üzerinde derin ve karmaşık izler bıraktı. Trump yönetiminin bu mirası 'onurlu' bir şekilde bıraktığını iddia etmesi, eleştirel bir gözle değerlendirildiğinde, sahadaki karmaşık gerçeklikle tam olarak örtüşmeyebilir. Bu açıklama, önümüzdeki dönemde Irak'ın kendi istikrarını sağlaması ve bölgesel aktörlerle kuracağı ilişkiler açısından da kritik bir öneme sahip olacaktır.

Spor 01.10.2026 02:35 4 okunma

Konya'da Tarihi Anlar: Filistin Milli Takımı 'Evimiz' Sahada!

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Konyaspor ile Filistin Milli Takımı arasındaki dostluk maçı öncesinde Filistin halkına seslenerek, 'Bizim evimiz sizin evinizdir' dedi. Bakan Bak, Gazze'deki spor altyapısının yok edildiğini vurgulayarak, Türkiye'nin desteğini yineledi.

Konya'da Tarihi Anlar: Filistin Milli Takımı 'Evimiz' Sahada!

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Türkiye ve Filistin arasındaki derin kardeşlik bağlarını vurgulayarak, zor zamanlarda bu bağların daha da güçlendiğini belirtti. Bakanlık ile Konya Büyükşehir Belediyesi ve İslam İşbirliği Gençlik Forumu (ICYF) işbirliğinde düzenlenen Filistin Günü etkinlikleri kapsamında Selçuklu Kongre Merkezi'nde gerçekleşen Filistin Gençlik Forumu'nun açılışında konuşan Bak, Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Filistin halkının haklı davasının ve bağımsız Filistin devletinin daima yanında olduğunu söyledi.

Gazze'deki Trajedinin Gölgesinde Adalet Vurgusu

Bak, konuşmasında Gazze başta olmak üzere bölgede artan çatışmalar ve yaşanan zulmün derin üzüntüsünü dile getirdi. İsrail'in uluslararası hukuku hiçe sayan ve Ortadoğu'yu giderek büyüyen bir savaş alanına sürükleyen saldırılarını şiddetle lanetlediklerini ifade eden Bakan, İsrail'in amacının Filistin devletini engellemek, topraklarını gasp etmek ve sömürgeci bir düzen kurmak olduğunu söyledi. Bak, İsrail'in barışın Filistinlilerin haklarının iadesi anlamına geldiğini bildiğini ve bunu önlemek için kaosa yatırım yaptığını savundu.

Türkiye'nin, Gazze'de işlenen soykırım ve Filistin'de devam eden İsrail zulmü karşısında en fazla direnen ülke olduğunu vurgulayan Bak, hem diplomatik alanda güçlü bir ses çıkardıklarını hem de dünyada İsrail ile ticaretini tamamen kesen yegane ülke olarak somut bir adım attıklarını belirtti. Pakistan, Suudi Arabistan ve Mısır ile birlikte yürütülen diplomatik girişimlerin bölgede ateşkes sağlanmasında kritik rol oynadığını aktaran Bak, Gazze'de ateşkesin korunması ve insani yardımların kesintisiz ulaştırılması için çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini kaydetti.

Spor Altyapısının Yıkımı ve Filistinli Gençlerin Direnişi

Filistin Günü etkinliğinin, insanlığın uğradığı acımasız soykırımı insanlığın ortak vicdanına haykırmak amacıyla düzenlendiğini belirten Bak, 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze'de binden fazla Filistinli sporcu, antrenör ve yöneticinin şehit edildiğini hatırlattı. İsrail'in saldırılarıyla Filistin'deki spor altyapısının yüzde 90'ının yok edildiğini, Filistin Futbol Federasyonu binası dahil 285'in üzerinde spor tesisinin yerle bir edildiğini söyledi. Çocukların ve gençlerin geleceği olan spor alanlarının, stadyumların adeta toplu mezarlıklara dönüştüğünü ancak tüm bu yıkımın Filistinli gençleri durduramayacağını vurguladı.

Bak, Gazze'de uzuvlarını kaybeden sporcuların bile hayranlık uyandıran engelli futbol takımları kurduğuna dikkat çekerek, bu duruşun sporun Filistinli gençler için sadece bir aktivite olmadığını, işgale karşı direnişin ve hayata tutunmanın bir simgesi olduğunu gösterdiğini ifade etti. Bakan Bak, 'Bebekler uyurken susulur, bebekler öldürülürken susulmaz' sözleriyle, Filistin halkının yaşadığı acıya sırt dönmenin insanlığa yakışmayacağını ve seslerini yükseltmeye devam edeceklerini dile getirdi.

Konya'dan Filistin'e 'Kardeşlik Köprüsü'

Konya'nın, Anadolu'nun ve İslam medeniyetinin kalbi olduğunu belirten Bak, şehrin 2022'deki 5. İslami Dayanışma Oyunları'na ev sahipliği yaptığını ve taşıdığı spor diplomasisi geleneğiyle öne çıktığını söyledi. Bu akşam oynanacak Konyaspor-Filistin Milli Futbol Takımı dostluk maçının sloganı olan 'Bizim evimiz sizin evinizdir' ruhunu en net şekilde özetlediğini belirten Bak, Konya'nın Filistinli kardeşler için bir ev sahibi olduğunu ifade etti. Filistinli sporcuların bu akşam kendi evlerinde, öz kardeşleriyle sahaya çıkacaklarını vurgulayan Bak, Türkiye'nin, Filistin'in spor altyapısının yeniden imarı ve gençlerin sahalara dönüşü sürecinde üzerine düşeni yapmaya hazır olduğunu bildirdi.

Bakan Bak, Filistin bayrağını taşıyan ve bu anlamlı organizasyonda emeği geçen tüm kurumlara ve misafirlere teşekkür ederek, Filistin Gençlik Forumu'nun adalete ve kalıcı barışa vesile olmasını diledi. Konya'nın, Filistin halkına daima kucak açan bir şehir olduğunu belirterek, sporun birleştirici gücüyle Filistin'in haklı davasını her platformda savunmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.

Spor 01.10.2026 02:05 4 okunma

Real Madrid'de EZBER BOZAN Türk Yıldız: Arda Güler, Eylül Ayının Futbolcusu Seçildi!

Real Madrid'de forma giyen genç yetenek Arda Güler, sergilediği etkileyici performansla İspanyol devinde ayın futbolcusu unvanını kazandı. İşte detaylar...

Real Madrid'de EZBER BOZAN Türk Yıldız: Arda Güler, Eylül Ayının Futbolcusu Seçildi!

İspanyol devi Real Madrid'de forma giyen milli futbolcumuz Arda Güler, sergilediği üstün performansla adından söz ettirmeye devam ediyor. Kulübün resmi duyurusuna göre, genç yıldız Eylül Ayı'nın En İyi Futbolcusu seçilerek büyük bir başarıya imza attı. Bu ödül, Arda'nın henüz 21 yaşında olmasına rağmen Real Madrid gibi dev bir kulüpte ne kadar kısa sürede kendini kabul ettirdiğinin de bir kanıtı niteliğinde.

Sahadaki Deha: İstatistikler Konuşuyor

Real Madrid'in bu sezonki mücadelelerinde Arda Güler, forma giydiği 7 karşılaşmada gösterdiği performansla göz doldurdu. Genç yetenek, bu maçlarda kaydettiği 1 gol ve yaptığı 3 asist ile takımına önemli katkılar sağladı. Bu istatistikler, Arda'nın sadece gol yollarında değil, aynı zamanda oyun kuruculuğu ve asist yeteneğiyle de ön plana çıktığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Sahadaki olgunluğu ve oyuna etkisi, onu takımın vazgeçilmezleri arasına şimdiden sokmaya başladı.

Avrupa'nın Gözü Arda Güler'de

Arda Güler'in Real Madrid'deki bu yükselişi, sadece İspanya'da değil, tüm Avrupa futbol kamuoyunda büyük yankı uyandırıyor. Özellikle milli takım formasını giydiği son maçlarda gösterdiği performans, İtalyan basınının da dikkatinden kaçmadı. Bazı İtalyan spor yazarları, genç yıldız için 'Dünya çapında bir oyuncu olmaya yazgılı!' ifadelerini kullanarak övgüler yağdırdı. Bu tür yorumlar, Arda'nın ne denli büyük bir potansiyele sahip olduğunun ve gelecekte futbol dünyasında adından sıkça söz ettireceğinin bir göstergesi olarak kabul ediliyor.

Real Madrid'in Geleceği Arda Güler'in Ayaklarında

Real Madrid'in teknik direktörü Carlo Ancelotti'nin de Arda Güler'e özel bir önem verdiği biliniyor. Genç oyuncunun gelişimini yakından takip eden Ancelotti'nin, onu doğru zamanlarda sahaya sürerek hem tecrübe kazanmasını sağladığı hem de takımın başarısına katkıda bulunmasına olanak tanıdığı gözlemleniyor. Bu stratejik yaklaşım, Arda'nın sadece yeteneğini değil, aynı zamanda sahadaki zekasını ve oyun anlayışını da geliştirmesine yardımcı oluyor. Eylül ayında gösterdiği bu performansla birlikte, önümüzdeki haftalarda daha fazla süre alması ve Real Madrid'in Şampiyonlar Ligi gibi önemli turnuvalardaki başarısında kilit rol oynaması bekleniyor. Türk futbolunun yetiştirdiği bu ender yeteneğin, kariyerinde daha nice başarılara imza atacağına şüphe yok.