Erdoğan'dan CHP'ye Sert Çıkış: 'Şikayet Eden de Dava Açan da Kendi İçinizden!' Kriz Tartışmalarına Nokta Koydu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Grup Toplantısı'nda CHP'deki iç tartışmalara ve 'mutlak butlan' iddialarına sert yanıt verdi. Erdoğan, 'Şikayet eden de dava açan da CHP'li. Biz bu girdabın içine girmeyeceğiz.' diyerek ana muhalefetin gündemine dair önemli açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Grup Toplantısı'nda gündeme dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Türk siyasetinin son dönemdeki tartışmalı atmosferine dikkat çeken Erdoğan, özellikle ana muhalefet partisi CHP'deki iç çekişmelere ve mahkeme süreçlerine değindi. Erdoğan, siyaseti marjinalleştirmeye çalışanlara karşı AK Parti grubundaki kardeşlik tablosunun örnek olması gerektiğini vurguladı.
CHP'deki Kriz Erdoğan'ı Kızdırdı: 'Sorun Zihinlerinde!'
CHP'deki 'mutlak butlan' tartışmaları ve grup toplantısı gündemindeki çalkantılara sert tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sorunun kaynağının partinin kendi içindeki zihniyet olduğunu belirtti. Erdoğan, “Esas sorun bunların zihninde, sokakta kurdukları bağın samimi olmamasından kaynaklanıyor. Kurultaya ilişkin tartışmalarda, kurultayı yapan da şaiye bulaştığını iddia eden de iddiaları belgeleriyle mahkemeye götürüp hakkını arayan da CHP'lilerdir” ifadelerini kullandı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu partiyi pavyon masalarına düşürenlerin yine kendi içlerinden çıktığını söyleyen Erdoğan, rüşvet iddialarının da kendilerinden çıktığına dikkat çekti. Mahkeme sonrası yaşananların kendi haklılıklarını bir kez daha gösterdiğini belirtti.
'Salon Kapmaca Savaşının Tarafı Olmayız'
CHP içindeki anaforun, toplumsal barışa, kamu düzenine ve siyaset kurumuna zarar vermediği sürece kendilerini ilgilendirmediğini belirten Erdoğan, “Biz bu girdabın içine girmeyeceğiz” dedi. Koltuk ve salon kapmaca savaşının tarafı olmadıklarını ve olmayacaklarını ifade eden Cumhurbaşkanı, başkanlık koltuğunu kimin işgal ettiğinin kendileri için önemli olmadığını, AK Parti olarak kendilerine yakışanı yapmakla mükellef olduklarını söyledi.
'Kavgacı Muhalefetten Millete Fayda Gelmez'
Mücadelelerinin şahıslarla değil, CHP'nin halk ve milli irade düşmanı ideolojisiyle ve millete tepeden bakan jakoben zihniyetle olduğunu vurgulayan Erdoğan, tembel ve kavgalı muhalefetten bu ülkeye fayda gelmeyeceğini söyledi. AK Parti olarak temennilerinin, suç örgütlerinin güdümünden çıkamayan ve kimi tiplerin sorumsuz tavırları sebebiyle saatli bombaya dönüşen bu krizin aşılması olduğunu dile getirdi. Hiçbir partinin, milleti temsil eden bir çatı altında kavga, çatışma veya güç mücadelesiyle anılmasını arzu etmediklerini belirten Erdoğan, TBMM'nin terörize edilmesine ve Meclis'in bir nümayiş arenasına dönüşmesine asla rıza göstermeyeceklerini ifade etti. Türkiye'nin hak ettiği muhalefeti en kısa sürede kavuşacağına inandığını belirtti.
NATO Zirvesi ve Bölgesel Tehditler Gündemde
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenecek olan NATO Zirvesi'nin önemine de değindi. Ankara'nın NATO tarihinde referans noktası olacak bir organizasyona ev sahipliği yapacak olmasından gurur duyduğunu ifade eden Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump'ın da katılımının zirveye ayrıca bir önem kattığını söyledi. Zirveye kadar olan süreyi en etkili şekilde değerlendireceklerini belirtti.
İsrail'in Filistin Politikası ve Doğu Akdeniz Tehditleri
Konuşmasında İsrail'in Filistinlilere yönelik politikalarına da sert tepki gösteren Erdoğan, İsrail'in barış ve huzuru tehdit ettiğini söyledi. 73 bin masum insanın katledildiğini belirterek, İsrail'in aynı anda hem İran'a saldırdığını hem de Lübnan'ı işgal etmeye çalıştığını ifade etti. Netanyahu ve yönetiminin Suriye ve Lübnan'a yönelik saldırılarının Türkiye'nin güvenliğini tehdit ettiğini vurgulayan Erdoğan, “Türkiye'nin güvenliği Hatay'dan değil, Halep'ten, Şam'dan, Beyrut'tan başlar” dedi. Kardeşlerin ülkelerinde emrivakiye müsamaha göstermeyeceklerini ve saldırılara göz yummayacaklarını belirtti. Arz-ı Mevud hezeyanının nihai hedefinin farkında olduklarını ve buna asla müsaade etmeyeceklerini söyledi. Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin ve Kıbrıs Türkünün hak ve hukukuna kast edilmesi durumunda cevabın çok net ve sert olacağını ifade etti. İsrail'in haydutluğunun önünün kesilmemesi halinde bunun bedelini hem bölgenin hem de tüm insanlığın ödeyeceğini, Türkiye'nin elinden geleni yapacağını belirtti.
Üreticiye Destek ve Girdi Maliyetleri Vurgusu
Konuşmasının son bölümünde tarımsal desteklere de değinen Erdoğan, üreticilerin bir gram ürününün ziyan olmayacağını, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) getirilen ürünleri alacağını duyurdu. Ürün teslimini takip eden günlerden itibaren ürün bedeli ödemelerinin başlayacağını belirten Erdoğan, bu yıl temel destek ve planlama desteğinin, girdi maliyetlerindeki artışlar göz önüne alınarak güncelleneceğini ve tutarların artırılacağını müjdeledi.
Kaan Arslan
Gündem & Siyaset Yazarı
Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.