Esad Cehenneminden 23 Yıl Sonra Kurtuldu: Açlıktan Kedi Eti Yedim, Beni Ölü Sanıp Cenaze Yemeği Hazırladılar!
Suriye'de Esad rejimi tarafından 23 yıl boyunca alıkonulan Mehmet Ertürk, yaşadığı insanlık dışı koşulları ve kurtuluş hikayesini anlattı. Açlıktan böcek yediğini, hayatta kalma mücadelesini ve Türkiye'ye dönüşünü anlatan Ertürk'ün sözleri yürek burktu.
Suriye'deki kanlı Beşar Esad rejiminin devrilmesinin ardından özgürlüğüne kavuşan Kilisli Mehmet Ertürk, yaşadığı akıl almaz kabusu gözyaşları içinde anlattı. İstihbaratçı sanılarak 23 yıl boyunca cezaevinde tutulan Ertürk, bu süreçte karşılaştığı insanlık dışı koşulları ve hayatta kalma mücadelesini satır satır aktardı. Şu an Kilis Ekrem Çetin Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde temizlik görevlisi olarak çalışan Ertürk, 23 yıllık esaret boyunca güneşi dahi göremediğini belirterek, 'Sabah olduğundan ancak verilen iki üç zeytinle haberdar oluyorduk' dedi.
Açlığın En Saf Hali: Böcekten Kediye, Kurtlardan Medet Umma
2003 yılının Nisan ayında Suriye'ye gittiğini, ancak hiçbir suçu olmamasına rağmen istihbaratçı zannedildiğini ve bu nedenle hapse atıldığını ifade eden Ertürk, 'Ben istihbaratçı değildim, kendi halimde sıradan bir insandım. Yıllarca bu zulmün içinde tutuldum' diyerek yaşadığı çaresizliği dile getirdi. Cezaevindeki yaşam koşullarının inanılmaz derecede ağır olduğunu vurgulayan Ertürk, 'Açlıktan hamam böceği yiyorduk. Kedi eti yedik, hatta kurt dahi yediğimiz oldu. Öyle büyük bir açlıktı ki, hayatta kalmak için her şeyi yapıyorduk. Sürekli hakaret ve küfürlere maruz kalıyorduk. Biz de dayanamayıp 'Yeter artık, küfür etmeyin, bizi öldürün' diye yalvarıyorduk' şeklinde konuştu. O cehennemden kurtulanların bile büyük çoğunluğunun güneşi görmeden vefat ettiğini söyleyen Ertürk, kendisi gibi herkesin ölümün soğuk nefesini ensesinde hissettiğini belirtti.
Tedavi Yerine Dayak: 25 Kilo Vermenin Acı Hikayesi
Cezaevinde hastalandığında dahi insafsızca şiddete maruz kaldığını anlatan Ertürk, 'Hastalığımı dile getirdiğimde, bana ilaç vermek yerine copla başıma vuruyorlardı. Bu süreçte tam 25 kiloya kadar düştüm. Vücudumun direnişi kırılma noktasına gelmişti' dedi. Bu sözler, rejim zindanlarının ne denli acımasız bir yer olduğunun altını çiziyor.
'Kapıyı Açın, Çıkın! Beşşar Esad Kaçtı!'
Özgürlüğüne kavuştuğu günü büyük bir şaşkınlık ve korkuyla anlatan Ertürk, o gün yaşananları şu sözlerle aktardı: 'Üst kattan gelen olağanüstü sesler bizi iyice dehşete düşürmüştü. Kadınların kaldığı koğuşlardan gelen çığlıklar, idam edileceğimizi düşündürdü. Bir süre sonra kim olduğu belirsiz kişiler kapılarımızı çalarak, 'Kapıyı açın, çıkın! Beşşar Esad kaçtı!' diye bağırdılar. İlk başta bunun bir tuzak olduğunu sandık, ölümün bizi beklediğini düşündük. Ama yavaş yavaş dışarı çıkmaya başladık. En son ben kaldım. Dışarıda beni bekleyen, silahlı ve sakallı bir adam vardı. Nereli olduğumu sorduğunda 'Türküm' dedim. Bana sarılarak, 'Türk kardeşler benim gözümün üstünde yeri var. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da başımın üstünde yeri var' dedi. Bu sözler, bir nebze de olsa yalnız olmadığımızı hissettirdi.'
'Ölü Dediler, Cenaze Yemeği Hazırladılar!'
Cezaevinden çıktıktan sonra sağlık sorunları nedeniyle ciddi bir ameliyat geçirdiğini belirten Ertürk, 'Doktorlar beş damarımı açmak zorunda kaldı. Bana kesinlikle ağır işlerden uzak durmam gerektiğini söylediler' diye konuştu. En çarpıcı anılardan birini ise yakınlarının yaşadığına dikkat çeken Ertürk, 'Cezaevinde kaldığım süre boyunca beni ölü sanmışlar. Hatta morga götürülüp elektroşokla kalbimin yeniden çalıştırıldığı bir an bile olmuş. Yakınlarım cenaze yemeği hazırlamış, nüfus kütüğünden bile kaydımı sildirmişlerdi. Devletin televizyonlarda beni görmesiyle durumdan haberdar olundu. Esad rejimi sona erdikten sonra gerekli işlemler hızla yapıldı ve üç gün sonra kimliğimi geri aldım' dedi.
Erdoğan'a Teşekkür ve Yeni Bir Hayat Talebi
Yaşadığı tüm bu zorluklara rağmen hayata tutunduğunu belirten Ertürk, kendisini kurtaran Allah'a şükrederek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a minnettar olduğunu dile getirdi. Yetkililere seslenen Mehmet Ertürk, 'Kimseden maddi bir beklentim yok. Tek isteğim düzenli bir iş. Akşam evime ekmeğimi götürebileyim, kimseye muhtaç olmayayım' diyerek geleceğe dair umutlarını paylaştı.
Kaan Arslan
Gündem & Siyaset Yazarı
Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.