Ezgi Apartmanı Davasında Şok Karar! İnşaat Sektörünü Sarsan Yargılama Sonuçlandı: İşte Cezalar!
Kahramanmaraş'ta Ezgi Apartmanı'nın yıkılmasıyla ilgili davada mahkeme kararını verdi. Birden fazla kişinin ölümüne neden olma suçundan yargılanan sanıklara hapis cezası çıkarken, bazı isimler beraat etti.
Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ve tüm Türkiye'nin nefesini tutarak beklediği Ezgi Apartmanı davasında karar günü geldi. Pazarcık merkezli 7.7 büyüklüğündeki depremde yıkılarak 35 kişinin hayatını kaybetmesine neden olan apartmanın sorumluları hakim karşısına çıktı. Duruşmada, tutuklu sanıklar Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel'in yanı sıra, tutuksuz sanıklar ve kamu görevlileri ile taraf avukatları ve müşteki yakınları hazır bulundu. Mahkeme, uzun süren yargılama süreci sonunda, yapının yıkılmasından sorumlu tutulan kişilere yönelik ağır cezalar verdi.
Yargılama Sürecinde Neler Yaşandı?
Duruşma salonunda gergin bir atmosfer hakimdi. Mahkeme heyeti, sanıklara son sözlerini sorma fırsatı tanıdı. Tutuklu sanıklar Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel, savcılık mütalaasını kabul etmediklerini belirterek, dosyadaki bilirkişi raporlarının kendilerini suçsuz gösterdiğini savundu ve beraatlarını, tahliyelerini talep etti. Kervancıoğlu, 14 aydır cezaevinde olduğunu vurgulayarak tahliye talebinde bulundu. Tutuksuz sanık M.T. ise Kahramanmaraş'taki diğer binalarında hata yapmadığını belirterek, sanki hiç şantiye görmemiş gibi bir suçlama yapıldığını söyledi ve somut delil istedi. Yılların mühendisi olduğunu ve hiçbir hatası olmadığını savundu. Tutuksuz sanık M.D. ise görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasını talep etti. Müşteki avukatı Rezan Epözdemir, sanıklara emsal niteliğinde cezalar verilmesini talep ederken, sanık avukatı Ersan Şen ise müvekkillerinin masumiyetini savunarak beraatlerini istedi. Müştekiler de sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ederek adalet arayışlarını dile getirdiler.
Mahkemeden Tarihi Karar: Cezalar ve Tahliyeler
Tüm beyanlar ve talepler dinlendikten sonra mahkeme heyeti, kararını açıklamak üzere duruşmaya ara verdi. Aranın ardından açıklanan kararda, bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma suçundan, tutuklu sanıklar Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel'e 8'er yıl hapis cezası verildi. Ancak, mahkeme iki sanık hakkında yurt dışına çıkış yasağı ve haftada iki gün karakola imza verme şeklinde adli kontrol tedbirleri uygulayarak tahliyelerine hükmetti. Bu karar, salonda hem bir rahatlama hem de şaşkınlık yarattı. Aynı suçtan yargılanan fenni mesul M.T.'ye ise 6 yıl 8 ay hapis cezası ile birlikte 2 yıl meslekten men cezası verildi. Bu karar, meslek etiği ve sorumluluğu açısından da önemli bir uyarı niteliği taşıyor.
Kamu Görevlileri ve Diğer Sanıklar Hakkında Kararlar
Dönemin Kahramanmaraş Belediyesi görevlileri eski İmar İşleri Müdürü F.Y., mimar V.Ç., Onikişubat Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdür Vekili S.A., inşaat mühendisi A.G. ve inşaat teknikeri M.A.C. de aynı suçtan, yani bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma suçundan 4 yıl 5 ay 10'ar gün hapis cezasına çarptırıldı. Bu cezalar, kamu görevlilerinin denetim ve uygulama görevlerini yerine getirirken göstermeleri gereken özenin bir göstergesi olarak yorumlandı. Mahkeme heyeti, pastanenin iç mekan tasarımcısı E.D. ile dönemin Kahramanmaraş Belediyesi görevlileri mimar M.D. ve makine mühendisi M.Ş.'nin ise delil yetersizliğinden veya suç unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraatlerine karar verdi. Bu beraat kararları, davanın karmaşık yapısını ve delil değerlendirme sürecinin titizliğini gözler önüne serdi.
Deprem Hukukunda Yeni Bir Dönem Mi?
Ezgi Apartmanı davasının sonuçlanması, Türkiye'deki deprem sonrası yargılamalar açısından önemli bir milat olarak kabul ediliyor. 11 sanık hakkında açılan bu davada verilen cezalar, benzer davalar için emsal teşkil edebilecek nitelikte. İnşaat sektöründe faaliyet gösteren firmalar, mühendisler ve mimarlar üzerindeki denetim baskısının artması beklenirken, yapı denetim firmalarının ve belediyelerin sorumlulukları da bir kez daha gündeme geldi. Bu kararın, gelecekte inşa edilecek yapıların güvenliği ve depreme dayanıklılığı konusunda daha sıkı tedbirler alınmasına yol açması umuluyor. Özellikle yapı denetim sisteminin etkinliği ve sorumlulukların netleştirilmesi konularında önemli tartışmaların fitilini ateşleyen bu dava, hukuk camiası ve inşaat sektörü tarafından yakından takip ediliyor.