Bugün Gündemde
--° -- --/--°
Teknoloji 17.10.2026 20:35 3 okunma

Google Play'de Şok: 500 Bin Kişi Sahte WhatsApp'ı İndirdi! İşte O Sinsi Tehlike!

Google Play Store'da 'Agment Assets sallu' isimli geliştirici tarafından sunulan sahte bir WhatsApp uygulaması, kısa sürede 500 binden fazla kullanıcı tarafından indirildi. Dijital güvenlik uzmanları uyardı.

Google Play'de Şok: 500 Bin Kişi Sahte WhatsApp'ı İndirdi! İşte O Sinsi Tehlike!

Google Play Store'da akıllara durgunluk veren bir güvenlik açığı ortaya çıktı. Kullanıcıların yoğun ilgi gösterdiği ve günlük iletişimlerinin vazgeçilmezi haline gelen WhatsApp'ın birebir taklit edildiği sahte bir uygulama, milyonlarca kişiyi tehdit ediyor. Henüz 17 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yapılan tespitlere göre, bu sahte uygulama 500 bin indirme barajını aşarak dijital dünyada endişe verici bir tablo çizdi.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Gündem 17.10.2026 21:35 1 okunma

İBB Davasında Nefes Kesen Ara Karar: 7 Tutuklu Sanık İçin Tahliye Şoku!

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yolsuzluk davasında mahkeme, 7 tutuklu sanığın tahliyesine karar verdi. Karar sonrası davada tutuklu sanık sayısı 46'ya düştü.

İBB Davasında Nefes Kesen Ara Karar: 7 Tutuklu Sanık İçin Tahliye Şoku!

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) bünyesindeki yolsuzluk iddialarına ilişkin süren dev davada mahkeme heyetinden şaşırtan bir ara karar çıktı. Yıllardır süren ve kamuoyunun yakından takip ettiği davada, 7 tutuklu sanığın tahliyesine hükmedildi. Bu karar, davada tutuklu bulunan sanık sayısını önemli ölçüde azaltarak dikkatleri yeniden mahkeme salonuna çekti.

Davada Yeni Dönem: Sanık Sayısı Azaldı, Gözler Gelecek Durulmada

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ve toplam 101. duruşması geride kalan davada, savcılığın ara mütalaası da önemliydi. Savcı, daha önceki beyanlarında Ağaç AŞ Satınalma Müdürü Ümit Polat ve İBB Yeşil Alan ve Tesisler Şube Müdürü Nilgün Cendek'in tahliyelerini talep etmişti. Ancak mahkeme heyeti, savcılığın taleplerinin ötesine geçerek daha geniş bir tahliye kararı aldı. Mahkeme, mühendis Tolga Kılıç, Ağaç AŞ şefi Fatih Temür, İSTTELKOM AŞ Genel Müdürü Melih Geçek, Ağaç AŞ Genel Müdür Yardımcısı Aytekin Karaarslan, iş insanı Adem Başer, İBB Kentsel Ekolojik Sistemler Şube Müdürü Nilgün Cendek ve Ağaç AŞ eski Satın Alma Müdürü Ümit Polat olmak üzere toplam 7 sanığın serbest bırakılmasına karar verdi.

Tutuksuz Sanıklar ve Yurt Dışı Yasağı Durumu

Bu tahliye kararlarının yanı sıra, mahkeme daha önce tutuksuz yargılanan bazı sanıklar hakkında uygulanan imza ve ev hapsi gibi adli kontrol tedbirlerini de kaldırdı. Ancak, bazı tutuksuz sanıklar için uygulanan yurt dışı çıkış yasağının ise devam edeceği belirtildi. Bu detaylar, davada yaşanan karmaşık hukuki süreci ve uygulanan tedbirlerin çeşitliliğini gözler önüne seriyor. Alınan kararların ardından, 2 Kasım tarihine ertelenen davada, tutuklu sanık sayısı 46'ya geriledi.

Ekrem İmamoğlu'nun Davadaki Konumu ve İddianamenin Detayları

Bu ara kararın en çok merak edilen yönlerinden biri de, davada tutuklu yargılanan ve aynı zamanda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun durumunun ne olacağıydı. Mahkeme heyeti, Ekrem İmamoğlu hakkındaki tutukluluk halinin devamına hükmetti. İmamoğlu'nun yanı sıra tüm tutuklu ve tutuksuz sanıkların savunmalarının tamamlanmış olması, davanın bir sonraki aşamasına geçileceğinin sinyallerini veriyor. Ekrem İmamoğlu'nun çapraz sorgusunda hem kendisi hem de avukatları sorulara yanıt vermiş ve hakkındaki iddiaları kesin bir dille reddetmişti. Davanın temelini oluşturan ve 11 Kasım 2025 tarihinde hazırlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede, İmamoğlu'nun 'örgüt lideri' sıfatıyla çeşitli suçlamalarla karşı karşıya olduğu belirtiliyor.

İddianamede Yer Alan Ağır Suçlamalar

İddianamede Ekrem İmamoğlu hakkında şu suçlamalar sıralanıyor: “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “Rüşvet”, “Suç gelirlerinin aklanması”, “Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık”, “Kişisel verilerin kaydedilmesi”, “Kişisel verileri ele geçirme ve yayma”, “Suç delillerini gizleme”, “Haberleşmenin engellenmesi”, “Kamu malına zarar verme”, “Rüşvet alma”, “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma”, “İrtikap”, “Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama”, “İhaleye fesat karıştırma”, “Çevrenin kasten kirletilmesi”, “Vergi usul kanununa muhalefet”, “Orman kanununa muhalefet” ve “Maden kanununa muhalefet”. Bu suçlamaların toplamda 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası talep edilmesine neden olduğu belirtiliyor. Mahkemenin aldığı bu ara karar, davanın bundan sonraki seyrini nasıl etkileyeceği merak konusu olmaya devam ediyor.

Ekonomi 17.10.2026 20:05 4 okunma

Savunma Sanayii'nden Nefes Kesen Rekor: 2026'da 15 Milyar Dolarlık Dev Anlaşmalar İmzalandı!

Türkiye'nin savunma ve havacılık sektörü, 2026'da şimdiden 15 milyar dolarlık yeni iş anlaşmasıyla tarih yazdı. Yıl sonu hedefi ise 20 milyar dolar.

Savunma Sanayii'nden Nefes Kesen Rekor: 2026'da 15 Milyar Dolarlık Dev Anlaşmalar İmzalandı!

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Türkiye'nin savunma ve havacılık sanayisinin ulaştığı büyüme ivmesini gözler önüne seren dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Görgün'ün paylaştığı verilere göre, sektör, 2026 yılı için şimdiden 15 milyar dolarlık yeni iş anlaşmasını güvence altına almayı başardı. Bu rakam, sektörün mevcut dinamizmi ve geleceğe yönelik potansiyelini net bir şekilde ortaya koyuyor.

Sektörde Tarihi Bir Yıl: 20 Milyar Dolarlık Hedef Kapıda

Haluk Görgün, yaptığı açıklamada, 2026 yılı içerisinde savunma ve havacılık sanayisi firmalarıyla imzalanan yeni sözleşmelerin toplam değerinin 15 milyar dolara ulaştığını belirtti. Ancak Görgün, bu rakamın sadece bir başlangıç olduğunu vurgulayarak, yıl sonuna kadar toplamda 20 milyar dolarlık bir sözleşme hacmine ulaşılmasını öngördüklerini dile getirdi. Bu hedef, Türkiye'nin savunma sanayisindeki küresel konumunu daha da sağlamlaştıracak nitelikte. Görgün'ün ifadeleri, sektördeki firmaların teknolojik yetkinliklerini ve uluslararası alandaki rekabet güçlerini de teyit ediyor.

İhracat Odaklı Büyüme ve Teknolojik Atılımlar

Savunma ve havacılık sanayisinin elde ettiği bu muazzam başarı, yalnızca iç pazardaki güçlü talepten değil, aynı zamanda ihracat odaklı stratejilerin de başarısıyla doğru orantılı. Türkiye, son yıllarda geliştirdiği milli ve yerli savunma sistemleriyle dünya pazarında önemli bir aktör haline geldi. Savaş gemilerinden insansız hava araçlarına, karadan havaya füze sistemlerinden elektronik harp sistemlerine kadar geniş bir yelpazede sunulan ürünler, uluslararası alıcılardan yoğun ilgi görüyor. Haluk Görgün, bu başarıda, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı'nın koordinasyonu, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ihtiyaçları doğrultusunda Ar-Ge çalışmalarını yönlendirmesi ve sanayicilerin azimli gayretlerinin büyük rol oynadığını belirtti.

Geleceğin Teknolojileri ve Yatırımlar

Görgün'ün açıklamaları, geleceğe yönelik vizyonu da net bir şekilde ortaya koyuyor. Yapay zeka, siber güvenlik, uzay teknolojileri ve otonom sistemler gibi alanlardaki yatırımların hız kesmeden devam edeceğini belirten Görgün, geleceğin teknolojilerine şimdiden adapte olmanın ve bu alanlarda lider konuma gelmenin kritik önem taşıdığını vurguladı. Bu stratejik hamleler, Türkiye'nin savunma sanayisini sadece bugünün değil, yarının da gereksinimlerine cevap verebilecek bir konuma taşıyor. 20 milyar dolarlık hedefinin ötesinde, sektörün katma değeri yüksek projelerle küresel pazarda daha da söz sahibi olması bekleniyor.

Ekonomiye Katkı ve İstihdam

Savunma ve havacılık sanayisindeki bu hızlı büyüme, doğrudan Türk ekonomisine milyarlarca dolarlık katkı sağlarken, aynı zamanda nitelikli istihdam alanında da önemli fırsatlar yaratıyor. Sektördeki firmaların artan iş hacmi, mühendislerden teknikerlere, araştırmacılardan savunma sanayii uzmanlarına kadar geniş bir alanda yeni iş imkanları doğuruyor. Bu durum, genç yeteneklerin ülkeye katma değer sağlayarak kariyerlerini inşa etmeleri için de cazip bir zemin hazırlıyor. 15 milyar dolarlık yeni iş gücü, sektörün geleceğine yapılan önemli bir yatırım olarak da değerlendiriliyor.

Gündem 17.10.2026 19:05 4 okunma

CHP'den İstifa Eden Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan'dan Şaşırtan Hamle! Yeni Parti Rozetini Takıyor!

CHP'den ihraç istemiyle disipline sevk edilen ve ardından partisinden istifa eden Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan, beklenmedik bir kararla Yeni Parti'ye katıldı. Kotan'ın bu yeni durağı, siyasi kulislerde bomba etkisi yarattı.

CHP'den İstifa Eden Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan'dan Şaşırtan Hamle! Yeni Parti Rozetini Takıyor!

Siyasi kulisleri sarsan bir gelişmeyle, Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan, Cumhuriyet Halk Partisi'nden (CHP) istifasının ardından hızla yeni bir siyasi yol haritası çizdi. 1 Ekim 2026 tarihinde CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) tarafından kesin ihraç talebiyle disipline sevk edilen Kotan, bu kararın ardından partisinden ayrılma kararını kamuoyuyla paylaşmıştı.

CHP'den Ayrılık Süreci ve Hızlı Geçiş

CHP'deki görevinden ayrılma kararını sosyal medya hesabı üzerinden duyuran Başkan Kotan'ın bu adımı, kamuoyunda geniş yankı buldu. İstifasının hemen ardından, Konyaaltı Belediyesi'nin ekim ayı meclis toplantısı da önemli tartışmalara sahne oldu. Kotan, bu süreçte iki hafta boyunca bağımsız başkan olarak görevini sürdürmüştü.

Yeni Parti'de Resmi Tanıtım Heyecanı

Ancak bu bağımsızlık dönemi kısa sürdü. Cem Kotan'ın siyasi geleceğine dair meraklı bekleyiş, Yeni Parti çatısı altında son buldu. Yapılan açıklamaya göre, Başkan Kotan, Yeni Parti'ye resmen üye oldu. Bu gelişme, parti dentro una büyük bir heyecan dalgası yaratırken, önümüzdeki günlerde de bu durumun resmiyet kazanacağı belirtildi. Detaylara göre, Kotan'a önümüzdeki Salı günü düzenlenecek özel bir törenle Yeni Parti rozeti takılacak. Bu törenin, partinin yeni gücünü ve genişleyen kadrosunu göstermesi açısından kritik bir öneme sahip olması bekleniyor.

Siyasi Dengeler ve Gelecek Perspektifleri

Cem Kotan'ın Yeni Parti'ye katılımı, yerel ve ulusal siyasette yeni dengelerin oluşmasına zemin hazırlayabilir. Özellikle CHP'den ayrılan bir belediye başkanının, yeni kurulan veya yükselişte olan bir partiye geçmesi, bu partinin tabanını genişletme potansiyeli taşıyor. Bu stratejik hamle, Kotan'ın siyasi kariyerinde yeni bir sayfa açarken, Yeni Parti'nin de belediyecilik tecrübesi olan önemli bir ismi kadrosuna katması anlamına geliyor. Uzmanlar, bu transferin hem Konyaaltı'ndaki yerel dinamikleri hem de genel siyasi atmosferi nasıl etkileyeceğini yakından takip edeceklerini belirtiyorlar.

Başkan Kotan'ın bu yeni yolculuğunda atacağı adımlar ve Yeni Parti ile birlikte gerçekleştireceği projeler, şimdiden merak konusu olmuş durumda. Bu kritik geçişin, siyaset sahnesinde yeni tartışmaları da beraberinde getirmesi bekleniyor.

Spor 17.10.2026 18:35 3 okunma

Galatasaray'ın Yıldız Transferi Leao Sahada Kayboldu: Sadece 16 Dakika Dayandı! Fenerbahçe Derbisi Tehlikede mi?

Galatasaray'ın Gençlerbirliği maçında oyuna sonradan giren yıldız ismi Rafael Leao, sadece 16 dakika sahada kalabildi. Sakatlanan Portekizli oyuncunun durumu belirsizliğini korurken, gözler Fenerbahçe derbisine çevrildi.

Galatasaray'ın Yıldız Transferi Leao Sahada Kayboldu: Sadece 16 Dakika Dayandı! Fenerbahçe Derbisi Tehlikede mi?

Trendyol Süper Lig'de 8. hafta mücadelesinde Gençlerbirliği deplasmanına çıkan Galatasaray, zorlu bir karşılaşmaya çıktı. Ankara'da oynanan ve nefesleri kesen mücadelede, sarı-kırmızılıların Portekizli yıldızı Rafael Leao'nun durumu, maçın seyrini değiştiren bir gelişmeyle gündeme oturdu. Teknik direktör Okan Buruk'un hamlesiyle oyuna dahil olan Leao, beklentilerin uzağında kalarak sadece 16 dakika sahada kalabildi.

Leao'nun Oyuna Girişi ve Beklenmedik Sakatlık

Karşılaşmaya yedek kulübesinde başlayan ve taraftarların merakla beklediği isimlerden biri olan Rafael Leao, 61. dakikada Leroy Sane'nin yerine oyuna dahil oldu. Ancak bu değişikliğin heyecanı, Leao'nun yaşadığı talihsiz sakatlıkla kısa sürdü. Oyuna girdikten sadece 16 dakika sonra, 77. dakikada sakatlık yaşayan Portekizli yıldız, mücadeleye devam edemedi. Teknik heyetin kararıyla yerini Deniz Gül'e bırakan Leao'nun durumu, camiada endişe yarattı.

Galatasaray'ın Galibiyet Golü ve Leao'nun Kariyerindeki İlk

Rafael Leao'nun oyundan çıkmak zorunda kaldığı anlarda, Galatasaray skoru lehine çevirmeyi başardı. Maçın 88. dakikasında sahneye çıkan Deniz Gül, attığı kritik golle takımını galibiyete taşıdı. Fıratcan Üzüm'ün kaptırdığı top sonrası gelişen atakta, sağ kanattan ceza sahasına giren Deniz Gül'ün dar açıdan yaptığı vuruş, kaleci İrfan Can Eğribayat'ın büyük hatasıyla ağlarla buluştu. Bu gol, Galatasaray'a 3 puanı getirirken, Rafael Leao için ise kariyerinde beklenmedik bir ilki beraberinde getirdi. Daha önce 10 kez oyuna sonradan dahil olup tamamladığı maçlar bulunan Leao, bu kez kenardan gelip yeniden kenara alınarak ilginç bir istatistiğe imza attı.

Fenerbahçe Derbisi Tehlikede mi?

Galatasaray'da tüm gözler şimdi Rafael Leao'nun sağlık durumuna çevrildi. Sakatlığının ciddiyeti ve sahalardan ne kadar uzak kalacağı yapılacak kapsamlı kontrollerin ardından netleşecek. Bu durum, ligin 9. haftasında oynanacak ve şampiyonluk yarışının seyrini belirleyecek kritik Fenerbahçe derbisi öncesi moralleri bozdu. Portekizli yıldızın derbide forma giyip giyemeyeceği, yapılacak detaylı değerlendirmelerin ardından belli olacak. Leao'nun yokluğu, Galatasaray'ın hücum gücünü önemli ölçüde etkileyebilir.

Analiz: Leao Faktörü ve Derbi Baskısı

Galatasaray'ın transfer döneminde büyük umutlarla kadrosuna kattığı Rafael Leao'nun, henüz ligin erken haftalarında yaşadığı bu sakatlık, hem oyuncunun hem de takımın geleceği açısından soru işaretleri doğuruyor. Sahada kaldığı kısa sürede gösterdiği performansın yetersizliği ve ardından gelen sakatlık, beklentilerin altında kaldığını düşündürüyor. Fenerbahçe derbisinin önemini göz önünde bulundurursak, Leao'nun olası yokluğu, teknik direktör Okan Buruk için önemli bir stratejik dezavantaj oluşturacaktır. Galatasaray'ın bu zorlu deplasmandan galip ayrılması, takımın genel direncini ve liderlik potansiyelini bir kez daha gösterecektir. Ancak Leao gibi kilit bir oyuncunun eksikliği, maçın gidişatını tahmin edilemez hale getirebilir.

Gündem 17.10.2026 17:35 6 okunma

Sivil Anayasa Devrimi Kapıda mı? Bakan Çiftçi'den 'Terörsüz Türkiye' Vurgusuyla Tarihi Fırsat Açıklaması!

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 'Terörsüz Türkiye' yasasına Meclis'ten çıkan 467 oyu işaret ederek, sivil anayasa yapımı için tarihi bir fırsatın doğduğunu belirtti. Çiftçi, Türkiye'nin bölgesel güç konumunu da vurguladı.

Sivil Anayasa Devrimi Kapıda mı? Bakan Çiftçi'den 'Terörsüz Türkiye' Vurgusuyla Tarihi Fırsat Açıklaması!

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Batman'da yaptığı önemli açıklamalarda, Türkiye'nin terörle mücadelesindeki kararlılığını ve bu mücadelenin ülkenin anayasal yapılanmasına etkilerini değerlendirdi. Bakan Çiftçi, özellikle "Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda atılan adımların geldiği noktayı ve bu sürecin gelecekteki siyasi reformlar için taşıdığı potansiyeli gözler önüne serdi.

Meclis'ten Tarihi Destek: Sivil Anayasa Yolu Açık mı?

Bakan Çiftçi, geçtiğimiz günlerde TBMM'de kabul edilen ve "Terörsüz Türkiye" hedefiyle bütünleşen yasa teklifine 467 milletvekilinin evet oyu verdiğini hatırlattı. Bu yüksek katılım ve destek oranının, ülkenin karşı karşıya olduğu terör tehdidini bertaraf etme konusundaki ortak iradenin gücünü gösterdiğini vurgulayan Çiftçi, bu güçlü siyasi atmosferin daha büyük reformlara zemin hazırlayabileceği yönündeki umutlarını dile getirdi. "Bu güçlü irade ile belki de sivil bir anayasa yapma fırsatını da yakalayabiliriz," diyen Bakan Çiftçi, bu adımın Türkiye'nin demokratikleşme sürecinde yeni bir sayfa açabileceği sinyalini verdi.

Türkiye'nin Yeni Konumu: Bölgesel Bir Güç Olma Yolunda

Konuşmasında, mevcut jeopolitik durumun ve küresel konjonktürün de Türkiye'nin lehine işlediğini belirten Bakan Çiftçi, ülkenin geldiği noktayı başarıyla özetledi. "Şu anda sürecin başarıya ulaşması için iç ve dış konjonktür son derece uygun," diyen Çiftçi, Türkiye'nin bölgesel bir güç haline geldiğini ve bu konumunu küresel çapta da hissettirdiğini ifade etti. Bu durumun, sadece terörle mücadeledeki başarıyı değil, aynı zamanda ülkenin uluslararası alandaki etkinliğini de artırdığını belirtti. Devletin içinde bulunduğu en güçlü dönemlerden birinde olunduğunu vurgulayan Bakan, bu gücün hem güvenlik hem de siyasi istikrar açısından ne kadar önemli olduğunun altını çizdi.

'Terörsüz Türkiye' Hedefi Nasıl Bir Devlet Politikası Haline Geldi?

Bakan Çiftçi, "Terörsüz Türkiye" temasının, kısa süre içinde nasıl bir devlet politikası haline geldiğini de detaylandırdı. Sadece güvenlik operasyonlarıyla sınırlı kalmayıp, aynı zamanda terörün kökenine inen, toplumsal duyarlılığı artıran ve uluslararası iş birliğini güçlendiren çok yönlü bir stratejinin uygulandığını belirtti. Bu politikanın, milletvekillerinin de geniş desteğiyle siyasi bir mutabakata dönüştüğünü ve Türkiye'nin geleceği için önemli bir vizyon sunduğunu kaydetti. Çiftçi, bu vizyonun hayata geçirilmesiyle birlikte, Türkiye'nin hem kendi vatandaşlarının huzurunu güvence altına alacağını hem de bölgesinde barış ve istikrarın tesisi için daha aktif rol oynayacağını sözlerine ekledi.

Bu açıklamalar, Türkiye'nin hem iç hem de dış politikada izlediği stratejinin bir yansıması olarak değerlendirilirken, özellikle sivil anayasa gibi köklü değişiklikler için yaratılan siyasi zeminin ne kadar sağlam olduğu da gözler önüne serildi. Bakan Çiftçi'nin mesajları, ülkenin geldiği güçlü konumun ve geleceğe yönelik iddialı hedeflerin bir göstergesi olarak yorumlanıyor.