İBB Davasında Gözyaşları Sel Oldu: Sanıktan Kan Donduran Savcı İddiası!
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen İBB davasının 49. gününe, sanıkların gözyaşları içinde yaptığı yürek burkan savunmalar damga vurdu. Medya AŞ yetkilisi Elif Güven, masumiyetini haykırırken savcıdan geldiğini iddia ettiği 'içeride kalsın' sözleriyle duruşma salonunda şok etkisi yarattı.
İstanbul'u sarsan ve kamuoyunun yakından takip ettiği Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasının Silivri'deki 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 49. duruşması, duygusal anlara ve çarpıcı iddialara sahne oldu. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da hazır bulunduğu kritik duruşmada, tutuklu ve tutuksuz sanıkların savunmaları, mahkeme salonunda derin bir sessizliğe ve ardından şok dalgasına yol açtı. Özellikle iki kadın sanığın gözyaşları içindeki ifadeleri ve bir savcı hakkında dile getirilen tüyler ürpertici iddialar, davanın seyrini değiştirecek nitelikteydi.
Gözyaşları Sel Oldu: "Savcı Bana 'İçeride Kalsın' Dedi!"
Duruşmanın en can alıcı anlarından biri, Medya AŞ Reklam Alanları Müdürü Elif Güven'in savunması sırasında yaşandı. Savunmasını baştan sona gözyaşları içinde yapan Güven, masumiyetini vurgularken sesinin titremesine engel olamadı. "Açıklayamayacağım tek bir eylemim, hesabını veremeyeceğim tek bir kuruşum, çürütemeyeceğim tek bir ithamım yoktur" sözleriyle başladı Güven, üzerine atılı tüm suçlamaları reddetti. Yaklaşık 2.5 ay hücrede tek başına tutulmasının yarattığı travmayı dile getiren Güven, sözde bir suç örgütüne finans sağlamak amacıyla ihalelere fesat karıştırma veya kamu zararı oluşturma iddialarının tamamen asılsız olduğunu belirtti. "Asla Ekrem İmamoğlu'nun suç örgütü iddiasına para sağlansın diye ihalelere fesat karıştırmadık, kamu zararı yapmadık. Para dolu çantalar görmedim, duymadım. Kendime de kişisel bir menfaat sağlamadım" diyerek iddiaların dayanaksızlığına dikkat çekti.
Bir Savcının Tartışmalı Teklifi ve Tehdit İddiası
Elif Güven'in savunmasındaki en sarsıcı bölüm ise, avukatı aracılığıyla kendisine ulaştırıldığını iddia ettiği savcı teklifiydi. Güven, avukatının kendisine "Savcı, 'Daha 2.5 yıl biz bu iddianameyi yazmayız. Söyle bildiklerini anlatsın' dedi" şeklinde bir bilgi verdiğini anlattı. Bunun üzerine avukatıyla birlikte savcının odasına gittiğini belirten Güven, savcının kendisine "Sana yardımcı oluruz" dediğini ifade etti. Güven, savcıya tüm bildiklerini anlattığını ancak beklenmedik bir tepkiyle karşılaştığını dile getirdi: "Yüzüme karşı açıkça 'İstediğim gibi konuşmuyor, kalsın içeride' dedi." Bu iddia, mahkeme salonunda büyük yankı uyandırdı ve yargı sürecine dair ciddi soruları gündeme getirdi. Bir kadın olarak büyük mağduriyet yaşadığını vurgulayan Güven'in bu ifadeleri, davanın insani boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi.
İmamoğlu'ndan "Kötü Durumdayım" Çıkışı ve Diğer Savunmalar
Elif Güven'in duygusal ve iddialı savunmasının ardından İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu da sessizliğini bozdu. İmamoğlu, kadın sanıkların yaşadığı bu "mezalim" karşısında duyduğu derin üzüntüyü dile getirerek, "Buradaki kadınların gördüğü bu mezalim beni çok etkiliyor. Her şey bir yana iki gündür yaşadığımız travma bir yana… Yani ben kötü durumdayım, siz değilseniz kusura bakmayın, kendinizi sorgulayın" şeklinde konuştu. İmamoğlu'nun bu sözleri, davanın sadece hukuki değil, aynı zamanda derin bir insani kriz barındırdığını da ortaya koydu.
İBB Halkla İlişkiler Satın Alma ve İhale Müdürü tutuklu sanık Fatoş Ayık da benzer bir tablo çizdi. 15 aydır işlemediği suçlar ve varlığından dahi haberdar olmadığı sözde bir örgüte üye olma iddiasıyla tutuklu bulunduğunu belirten Ayık, Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun veya Emrah Bağdatlı'dan hiçbir talimat almadığını kesin bir dille ifade etti. Savunmasını tamamlamasının ardından izleyicilerden gelen destek alkışlarıyla gözyaşlarına boğulan Ayık, davanın psikolojik yükünün ağırlığını bir kez daha hissettirdi.
Davanın Geleceği ve Beklentiler
Bugüne kadar 42 sanığın tahliye edildiği bu zorlu yargı sürecinde, kalan sanıklar ve onlara destek verenler, adalet arayışlarını sürdürüyor. Duruşma, 15 Haziran Pazartesi günü saat 10.00'da devam etmek üzere ertelendi. Elif Güven'in savcı hakkındaki iddiaları, davanın seyrinde kritik bir dönüm noktası olabilir. Bu iddiaların yargı organları tarafından nasıl değerlendirileceği ve soruşturmaya dahil edilip edilmeyeceği, önümüzdeki günlerde merakla beklenecek. İBB davası, sadece İstanbul'un değil, tüm Türkiye'nin hukuk ve adalet anlayışı açısından da yakından takip ettiği bir süreç olmaya devam ediyor.