İBB Davasında ŞOK Savunmalar: 'Ortak Değiliz, Örgüte Para Aktarılmadı!'
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasında sanıklar, savunmalarında İBB ile çalıştıklarını ve herhangi bir örgüte finansal destek sağlamadıklarını belirterek beraat talep etti. Halit Burak Atalan ise özlemini çektiği kızının tişörtüyle uyuduğunu anlatarak masumiyetini vurguladı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) bünyesindeki iddialara ilişkin devam eden davada, yargılamanın 48. gününde sanıklar önemli savunmalarla mahkemenin karşısına çıktı. Davada adı geçen iş insanı ve reklamcı Mustafa Nihat Sütlaş, savunmasında kesin bir dille 'olmayan bir örgüte para aktarmadığını' belirtti. İBB ile yalnızca iki farklı branşta ve iki ayrı departmanda çalıştıklarını vurgulayan Sütlaş, geniş çaplı medya satın alma hizmetleri sunduklarını ifade etti. Savcılığın, 'parayı alıp örgüte aktardığı' yönündeki iddialarına karşılık Sütlaş, 'paranın şirketinin hesaplarında durduğunu' ve herhangi bir örgüte finansal destek veya para aktarımı söz konusu olmadığını dile getirdi. İddianamede adı geçen İBB Sözcüsü Murat Ongun ile ortaklık iddialarına ise net bir yanıt vererek 'Ongun'un ortağı olmadığını' söyledi.
Medya Satın Almada Şeffaflık Vurgusu
Mustafa Nihat Sütlaş, savunmasının devamında, çalıştığı şirketin İBB'ye özel bir hizmet sunmadığını, aksine işe başladığı ilk günden bu yana birçok farklı markaya ve ajansa da 'medya satın alma hizmeti' sunduğunu detaylandırdı. Bu durumun, iddia makamının yönelttiği 'örgüt finansmanı' suçlamasını temelsiz bıraktığını savunan Sütlaş, 'şirketinin ticari faaliyetlerinin şeffaf bir şekilde yürütüldüğünü' ve herhangi bir yasa dışı işlem içerisinde bulunmadıklarını mahkeme heyetine sundu. İddianamede yer alan ve tartışma yaratan 'Murat Ongun ile ortaklık' iddialarını da reddeden Sütlaş, bu konuda herhangi bir hukuki veya ticari bağın bulunmadığını kesin bir dille ifade etti.
15 Aylık Hasret ve Masumiyet İddiası
Davanın bir diğer tutuklu sanığı olan Kültür A.Ş. İhale ve Satın Alma eski Müdürü Halit Burak Atalan, savunmasında duygusal anlar yaşattı. Kendi isminin hiçbir ifade, beyan veya MASAK raporunda 'aleyhine bir tespit bulunmadığını' belirten Atalan, ne sanıklar ne de tanıklar tarafından herhangi bir suçlamayla karşı karşıya kaldığını vurguladı. '15 aydır 11 yaşındaki kızıyla ayrı kaldığını' ve bu özlemin kendisini derinden etkilediğini dile getiren Atalan, kızının her gün annesine babasının ne zaman geleceğini sorduğunu aktardı. Cezaevinden ailesinin gönderdiği, üzerinde kendi kokusu bulunan tişörtlerle uyuyan kızının durumunu anlatırken gözleri dolan Atalan, 'masumiyetine inanılmasını' talep etti. Mahkemeden ev hapsi dahil her türlü tedbiri kabul edebileceğini belirten Atalan, son söz olarak 'masum olduğunu' yineledi.
Davanın Seyri ve Olası Gelişmeler
İBB davasında sanıkların savunmaları, davanın seyrini değiştirebilecek nitelikte. Özellikle Mustafa Nihat Sütlaş'ın 'örgüte para aktarılmadığı' ve 'Ongun ile ortaklık bulunmadığı' yönündeki net ifadeleri, iddianamenin temel dayanaklarına soru işaretleri düşürüyor. Halit Burak Atalan'ın ise kişisel durumu üzerinden yaptığı masumiyet savunması, mahkemenin takdirinde önemli bir etken olabilir. Davanın ilerleyen celselerinde, sunulan deliller ve ifadeler ışığında yeni gelişmelerin yaşanması bekleniyor. Bu tür davalarda, 'delil yetersizliği' veya 'suçsuzluk karinesi' gibi hukuki prensipler, yargılamanın sonucunu doğrudan etkileyebilir. İBB'deki iddialara yönelik bu önemli yargılama süreci, kamuoyu tarafından da yakından takip ediliyor.