İlber Ortaylı’dan Yürek Dağlayan Dava İfşaatı: 'Mahkemede Yorgun Ama Ailemin Yanındaydım!'
Tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı, geçtiğimiz Ekim ayında son olarak tanık olduğu Mattia Ahmet Minguzzi davasında neden orada bulunduğunu ve yaşadığı sağlık sorunlarına rağmen adaletin yanında durma kararlılığını gözler önüne serdi. Ortaylı'nın açıklamaları, kamuoyunda yankı buldu.
Yorgun Düşse de Adaletten Vazgeçmedi: İlber Ortaylı'dan Mattia Ahmet Minguzzi Davası Hakkında Çarpıcı Açıklamalar
Türk aydını ve tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı, geçtiğimiz yılın Ekim ayında takip ettiği bir davayla gündeme gelmişti. Kendi sosyal medya hesabından da duyurduğu üzere, Ortaylı en son Mattia Ahmet Minguzzi'nin katillerinin yargılandığı davada tanıklık etmişti. Tekerlekli sandalye ile mahkemeye katılan Ortaylı, o gün yaşadığı yorgunluğa ve sonrasında hastanelik olmasına rağmen duruşmayı izleme kararından vazgeçmediğini vurgulamıştı. Bu durum, kamuoyunda büyük bir takdirle karşılanırken, Ortaylı’nın adalet ve aileye destek konusundaki hassasiyeti bir kez daha ortaya kondu.
'Bir Baba, Bir Hoca, Bir Vatandaş Olarak Oradaydım!'
Ortaylı, mahkemeye katılma nedenini şu sözlerle açıklamıştı: “O gün orada bir baba, bir üniversite hocası, bir vatandaş olarak bulundum. Neden gittiniz diye soruyorlar. Acılı ailenin yanında olduğumu göstermek için… Yavrumuz Ahmet Minguzzi’nin başına gelenleri yarın başka bir evladımız yaşamasın diye… Dünkü gibi hep birlik olmalı, hep ailelerin yanında durmalıyız.” Bu ifadeler, davanın sadece hukuki boyutunu değil, aynı zamanda toplumsal bir dayanışma ve empati gerektirdiğini de gözler önüne seriyordu. Ortaylı, adalet arayışında hiçbir ferdin yalnız bırakılmaması gerektiğini bir kez daha hatırlatmış oldu.
Ahmet Minguzzi’nin ailesine verdiği desteği pek çok platformda dile getiren İlber Ortaylı, 12 Ekim 2025'te yayımlanan bir köşe yazısında da konuya dair görüşlerini paylaşmıştı. Bu yazıda, Minguzzi davasındaki bazı tutumları sert dille eleştiren Ortaylı, özellikle avukatların ve baronun yayınladığı bildirinin altını çizmişti. Ortaylı, “Karşımızda hem suçlu hem de küstah bir tavırla davranan bir topluluk vardı. Neye, kime güvendikleri belli değil,” diyerek davanın tarafı olan bazı grupların tavrını sorguluyordu. Bu eleştirilerinde, baro gibi önemli kurumların tarafsızlığını yitirmesi ve adalet mekanizmasındaki olası zayıflıklara dikkat çekiyordu.
Avukatların ve Baronun Tavrı Ciddi Bir Soru İşareti
Ortaylı, yazısında avukatların ve baronun tavrına özel bir vurgu yaparak, “Avukatların tavrı ve baronun yayımladığı bildiri ciddi biçimde değerlendirilmelidir. Ne anlama geldiğini açıklamak zorundalar. Baro, her olayda tek bir tarafın sözcüsü gibi davranmaya devam ederse, orada eşitlikten, adaletten nasıl söz edeceğiz?” diye soruyordu. Bu çıkış, hukukun üstünlüğü ve avukatlık mesleğinin etik ilkeleri açısından önemli bir tartışma zemini oluştururken, kamuoyunda da geniş yankı buldu. Ortaylı, bu tür durumların kamusal vicdanı yaraladığını ve hukuka olan güveni zedeleyebileceğini ima ediyordu.
Sağlık Durumuna Rağmen Vatanseverlik ve Adalet Vurgusu
Bu olayların ardından, Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın yeni yıl mesajı da dikkatlerden kaçmamıştı. Sosyal medya hesabından paylaştığı görüntülü mesajda, sağlık sorunları ve sıkıntılarla dolu bir yıl geçirdiğini ancak durumu daha iyiye gittiğini belirtmişti. Videodaki bitkin hali dikkat çeken Ortaylı, “Bir müddet sonra devam etmek üzere şu an yazı hayatıma kapandım. Bu da bir seçenek. Tabii gezmeden görmeden nasıl yazılabilir, onu da görmek lazım. Hepinize iyi yıllar diliyorum,” demişti. Konuşmasında, ekonomik zorluklara ve hayatın getirdiği sıkıntılara değinen Ortaylı, bu dertlerin hayatı zehir etmemesi gerektiğini savunmuştu. Hayatın sadece arz ve talep eğrisine göre şekillenmemesi gerektiğini vurgulayarak, küçük zevklerle de olsa hayatı yeniden düzenlemenin mümkün olduğunu ifade etmişti. Bu sözleri, zor zamanlarda bile umudu ve yaşama sevincini korumanın önemini ortaya koyuyordu.
İlber Ortaylı’nın hem Mattia Ahmet Minguzzi davasındaki duruşu hem de yeni yıl mesajındaki genel yaklaşımı, onun sadece bir tarihçi değil, aynı zamanda toplumsal sorunlara duyarlı, ilkeli ve sağlam karakterli bir aydın olduğunu bir kez daha kanıtlamış oldu. Ortaylı’nın bu çıkışları, genç nesillere de örnek teşkil ederken, adaletin tecellisi ve toplumsal duyarlılığın önemi bir kez daha gündeme taşındı.