Kartal'da Yargı Dünyasını Sarsan Cinayet Girişimi: Savcının Akılalmaz Savunması ve Hakim İçin İstediği Cezalar!
Kartal'da savcının hakim odasında silahlı saldırısına ilişkin davada, sanık savcı için istenen cezalar ve mahkemenin kararı belli oldu. Savcının 'aşk' savunması ve mahkemedeki tavırları dikkat çekti.
Adliye Koridorlarında Şok: Hakim Odasındaki Silahlı Saldırı ve Yargı Süreci
İstanbul Kartal'da yaşanan ve yargı camiasında büyük yankı uyandıran olayda, savcı Muhammed Çağatay Kılıçarslan'ın, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde görevli hakim A.K.'yi çalışma odasında silahla yaralamasına ilişkin davanın duruşması İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Tutuklu sanık Kılıçarslan ve tarafların avukatlarının hazır bulunduğu celsede, savcı esasa ilişkin mütalaasını sundu. Mütalaaya göre, sanık Kılıçarslan'ın, kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs, iş yeri dokunulmazlığını ihlal, silahla ve zincirleme tehdit, kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme ve ısrarlı takip gibi toplam yedi ayrı suçtan dolayı, 20 yıl 2 aydan 42 yıl 3 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Bu talep, yargı camiasında şaşkınlıkla karşılandı.
Sanık Savcının 'Aşk' Savunması ve Mahkeme Başkanı'na Tepkisi
Duruşmada sanık Kılıçarslan'ın, hakime yönelik eylemlerini açıklarken kullandığı ifadeler dikkat çekti. Savunmasında, durumu bir 'aşk çıkrığı olmayan kuyuya' benzeterek, 'ben de çıkamadım' şeklinde yorumlaması, olayın duygusal bir boyutu olduğunu ima etti. Mahkeme başkanı, sanığın mütalaaya karşı savunmasında, soruşturma ve kovuşturma savcılarını, müştekinin arkadaşlarını yaklaşık 45 dakika boyunca eleştirmesi üzerine müdahale ederek, 'Şu eleştirileri bir bırak, mütalaaya karşı savunmanı yap. Benim başka duruşmalarım da var' diyerek sanığı uyardı. Sanığın, 'Musa Bey'i susturur musunuz, lütfen' şeklindeki sözleri üzerine mahkeme başkanı sert tepki gösterdi. Kılıçarslan, savunmasında ise hataları için ceza istediğini belirtirken, mütalaayla mahkemeye baskı kurulduğunu öne sürdü ve ailesinin mağdur olduğunu savundu. Telefon şifresini vermemesini ise hem müştekiyi hem de kendini koruma çabası olarak açıkladı ve üzerine atılı suçlamaları reddetti.
Mahkemenin Kararı ve Sanık İçin Verilen Cezalar
Tüm bu gelişmelerin ardından mahkeme heyeti, davayı karara bağladı. Sanık Muhammed Çağatay Kılıçarslan, kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 11 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Diğer suçlamalar olan cebir ve tehdit kullanarak iş yeri dokunulmazlığını ihlal, silahla ve zincirleme tehdit, kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme ve ısrarlı takip suçlarından ise toplamda 3 yıl 4 ay hapis cezası verildi. Ancak mahkeme, bu suçlardan ayrı ayrı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vererek, sanığın tutukluluk halinin devamına hükmetti.
İddianamenin Detayları: Duygusal Yakınlıktan Cinayet Girişimine
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, olayların başlangıcına dair çarpıcı detaylar yer almıştı. İddianameye göre, müşteki hakim A.K. ile sanık savcı Kılıçarslan arasındaki duygusal yakınlığın 2023 ortalarında başladığı ve zamanla ilerlediği, ancak bir süre sonra ilişkinin bittiği belirtilmişti. Kılıçarslan'ın, bu ilişkinin ve yaşananların mesleki kariyeri ile sosyal yaşamını olumsuz etkileyeceği düşüncesiyle, müştekinin İstanbul'dan başka bir şehre tayin isteyip taşınması konusunda baskı kurmaya başladığı ifade edildi. İddianamede, sanığın müştekiyi adliyedeki çalışma odasına giderek, telefonla arayarak, mesaj atarak ve silah fotoğrafları göndererek tehdit ettiği, iletişim kanallarını engelleyen müştekiye gizli numaralardan ulaşarak ve banka dekontlarına yazdığı ifadelerle tehditlerini sürdürdüğü anlatıldı. Olay günü ise sanığın, müştekinin odasına giderek tartışmayı sürdürdüğü ve elindeki tabancayı müştekinin yüzüne doğrultup, ardından da araya giren tanığın müdahalesi olmasaydı ateş etmeye devam edeceği belirtildi.
Yargıda Güvenlik Endişeleri ve Gelecek Açısından Önemi
Bu olay, yargı mensuplarının güvenliği ve adliyelerdeki çalışma ortamının güvenilirliği konusunda ciddi soruları beraberinde getirdi. Savcının, görev yaptığı adliyede bir hakime yönelik silahlı saldırıda bulunması, hem meslektaşları hem de vatandaşlar nezdinde büyük bir endişe kaynağı oldu. Mahkemenin verdiği karar, olayın ciddiyetini yansıtırken, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, sanığın gelecekteki hukuki durumunu belirsiz kılmaktadır. Bu tür olayların tekrar yaşanmaması için adliyelere yönelik güvenlik önlemlerinin ve personelin psikolojik sağlığına yönelik destek mekanizmalarının gözden geçirilmesi gerektiği uzmanlar tarafından ifade edilmektedir.