Bugün Gündemde
--° -- --/--°
Spor KÖŞE YAZISI 03.07.2026 18:05 1 okunma

Mert Günok'tan Kritik Maç Öncesi Net Mesajlar: "Uğurcan Çakır Ne Yapacağını Bilen Bir Kaleci!" - Millilerde Paraguay Sınavı Öncesi Moral Rüzgarı

A Milli Futbol Takımı'nın deneyimli file bekçisi Mert Günok, 2026 Dünya Kupası D Grubu'ndaki Paraguay maçı öncesinde takımın motivasyonunu, ilk maç performansını ve mevkidaşı Uğurcan Çakır'a yönelik eleştirilere verdiği güçlü desteği açıkladı.

Mert Günok'tan Kritik Maç Öncesi Net Mesajlar: "Uğurcan Çakır Ne Yapacağını Bilen Bir Kaleci!" - Millilerde Paraguay Sınavı Öncesi Moral Rüzgarı

A Milli Futbol Takımı, 2026 Dünya Kupası D Grubu'ndaki ikinci randevusuna hazırlanırken, San Francisco'da Paraguay karşısına çıkacak. Yarın TSİ 06.00'da oynanacak bu kritik karşılaşma öncesinde son antrenmanlarını tamamlayan Ay-Yıldızlılar'da, tecrübeli eldiven Mert Günok, basın mensuplarına önemli değerlendirmelerde bulundu. Günok'un açıklamaları, ilk maçtaki talihsiz yenilginin ardından takımın genel havasını ve kaleci mevkisindeki arkadaşlık ruhunu gözler önüne serdi.

Zorlu Başlangıç ve Yüksek Beklentiler

Milli takımın ilk maçta aldığı mağlubiyet sonrası kamuoyunda oluşan eleştiri dalgasının farkında olduklarını belirten Mert Günok, bu durumun beklentilerin büyüklüğünden kaynaklandığını vurguladı. "Ülkemizin bizden beklentisi büyük. Buraya da büyük umutlarla geldik" diyen Günok, turnuva genelinde favori takımların bile puan kayıpları yaşadığına dikkat çekti.

İlk maç performansına dair de öz eleştiride bulunan ancak karamsar bir tablo çizmekten kaçınan tecrübeli kaleci, "İlk maçı çok kötü oynadığımız söylenemez. Sonuçta vurduğumuz şutlardan biri gol olsaydı veya girdiğimiz pozisyonlardan birini değerlendirebilseydik daha farklı şeyler konuşuyor olabilirdik" ifadelerini kullandı. Mert Günok, bu durumu geçmişteki Avrupa Şampiyonası deneyimine benzeterek, Gürcistan karşısında Arda Güler'in uzaklardan vurduğu ve Mert Müldür'ün zor pozisyonda attığı golleri hatırlattı. Bu tür kilit anların maçın kaderini nasıl değiştirebileceğine işaret etti.

Paraguay Sınavı: "Bizim İçin Bir Final Maçı!"

Yarınki Paraguay maçının kendileri için büyük önem taşıdığını belirten Mert Günok, bu karşılaşmayı "bizim için final maçı" olarak nitelendirdi. Rakip Paraguay'ın da ilk maçta Amerika'dan 4 gol yemesi nedeniyle farklı bir oyun anlayışı sergileyebileceği ihtimaline değinen Günok, Avustralya maçındaki gibi savunma odaklı bir taktikle sahaya çıkabileceklerini belirtti. Ancak Milli Takım'ın kendi oyununa odaklanması gerektiğini vurgulayan Günok, "Önemli olan bizim nasıl oynadığımız; pozisyonlara girince değerlendirmemiz, oyunu daha çabuk oynamamız" diyerek eksik analizlerinin yapıldığını ve hızlı oyunun önemini ifade etti.

"Eksiklerimizi analiz ettik. Yarın inşallah iyi bir sonuçla hem de iyi bir oyunla maçı bitireceğiz" sözleriyle galibiyet inancını pekiştiren Günok, milyonların desteğini arkalarında hissettiklerini ve eleştirilerin bu seviyede normal olduğunu dile getirdi. Amaçlarının hem taraftarı sevindirmek hem de üzerlerine düşeni yapmak olduğunu söyledi.

Kaleciler Arası Kardeşlik: Uğurcan Çakır'a Tam Destek

Son dönemde performansı eleştirilen takım arkadaşı Uğurcan Çakır hakkında da samimi açıklamalarda bulunan Mert Günok, kaleciler arasında güçlü bir arkadaşlık olduğunu vurguladı. Uğurcan Çakır'ın tecrübesine ve bu sezon sergilediği başarılı performansa dikkat çeken Günok, "Uğurcan da zaten çok tecrübeli ve bu sene özellikle çok başarılı bir sezon geçirdi. Hem takımını Avrupa'da iyi temsil etti hem ligde iyi temsil etti ve milli takımda da çok iyi maçlar çıkardı" diyerek meslektaşının hakkını teslim etti.

Mert Günok, Uğurcan'a yönelik eleştirilere rağmen, "O ne yapacağını bilen bir kaleci" sözleriyle tam destek verdi. "Hem bu sezon özelinde hem de genel olarak performansıyla bence beklentileri karşılamış ve burada şu anda oynamayı hak eden bir kaleci olarak gördüğümüz biri" diyerek, Uğurcan Çakır'ın formayı hak ettiğini ve gereğini yapacağına inandığını belirtti. Milli Takım'daki birlikteliğin önemine vurgu yaparak, "Burada kim oynasa zaten gereğini yapıyor. Ama hem kaleciler özelinde hem takım özelinde iyi bir arkadaşlığımız var. Birbirimize her zaman destek oluyoruz" sözleriyle takım ruhunu öne çıkardı. Takımın Avrupa Şampiyonası ve Uluslar Ligi gibi önemli başarılarla bu seviyelere geldiğini hatırlatan Günok, aynı kadro ve inançla başarılarını sürdürmeyi hedeflediklerini sözlerine ekledi.

Tarık Yiğit

Tarık Yiğit

Spor Yorumları & Toplum

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Teknoloji 03.07.2026 18:35 0 okunma

Çekmecenizdeki Eski Telefonlar Dünya Devine Güç Verecek: Google'dan Devrim Yaratan Yapay Zeka Hamlesi!

Google, yapay zeka sunucularının işlem gücü ihtiyacını karşılamak ve e-atık sorununa çözüm bulmak amacıyla eski Pixel telefonların anakartlarını yeniden teknolojiye kazandırıyor. UCSD ile ortak yürütülen proje, teknoloji dünyasında büyük yankı uyandıracak.

Çekmecenizdeki Eski Telefonlar Dünya Devine Güç Verecek: Google'dan Devrim Yaratan Yapay Zeka Hamlesi!

Teknoloji dünyası, yapay zeka modellerinin artan işlem gücü talebini karşılamak için yenilikçi çözümler arayışında. Günlük operasyonel maliyetleri milyarlarca doları bulan karmaşık algoritmalar, teknoloji devlerini hem maliyet etkin hem de çevresel sürdürülebilirlik açısından yenilikçi projelere yöneltiyor. Bu bağlamda Google, Kaliforniya Üniversitesi San Diego (UCSD) ile iş birliği yaparak, yıllardır çekmecelerde unutulmuş binlerce eski Pixel telefonun anakartlarını kullanarak devrim niteliğinde bir yapay zeka sunucusu altyapısı oluşturuyor.

Eski Cihazlar Yapay Zeka İçin Yeniden Hayat Buluyor

Projenin temelinde, kullanım ömrünü tamamlamış akıllı telefonların geri dönüştürülerek yüksek performanslı bilişim sistemlerine entegre edilmesi yatıyor. Mühendislik aşamasında, eski akıllı telefonların veri merkezi operasyonlarında gereksiz yük oluşturan ve fazla enerji tüketen ekran, kamera, batarya ve sensör gibi bileşenleri titizlikle ayıklanıyor. Geriye kalan sadece çıplak anakartlar, özel olarak tasarlanmış sunucu raflarına monte ediliyor ve yüksek hızlı yerel ağ altyapısıyla birbirine bağlanıyor. Bu devasa küme, Linux tabanlı optimize bir işletim sistemi ile programlanarak bulut bilişimdeki en yoğun hesaplama görevlerini başarıyla üstleniyor.

Mobil işlemcilerin son yıllarda kaydettiği tek çekirdek performans artışı, bu projenin teknik olarak kusursuz bir şekilde işlemesini sağlıyor. Akıllı telefon işlemcilerinin temel tasarım prensibi, minimum enerjiyle maksimum verimlilik elde etmek olduğundan, geleneksel sunucuların tükettiği devasa elektrik enerjisinin yalnızca küçük bir kısmına ihtiyaç duyuyorlar. Bu durum, hem operasyonel maliyetleri düşürüyor hem de enerji tüketimi açısından önemli bir çevresel fayda sağlıyor.

2.000 Cihazlık Devasa Küme Sonbaharda Devreye Girecek

Projenin ilk prototipi, 20 adet eski cihazla başarıyla kuruldu ve üniversitedeki 75'ten fazla aktif öğrencinin eş zamanlı bulut işlemlerini hiçbir gecikme yaşamadan sorunsuz bir şekilde yönetmeyi başardı. Ancak Google'ın hedefleri bununla sınırlı değil. Projenin bir sonraki ve çok daha iddialı aşamasında, tam 2.000 adet eski Pixel telefon anakartı bir araya getirilerek endüstriyel ölçekte devasa bir bilgisayar kümesi oluşturulacak. Önümüzdeki sonbahar aylarında tam kapasiteyle faaliyete geçmesi beklenen bu sistemin, veri merkezlerinde kullanılan yaklaşık 50 adet standart kurumsal sunucunun toplam hesaplama gücüne denk olması öngörülüyor.

Yapay zeka operasyonlarının küresel karbon ayak izini azaltma misyonuyla yola çıkan bu proje, aynı zamanda milyonlarca tonluk e-atık krizine karşı da en somut ve uygulanabilir yeşil teknoloji çözümlerinden biri olarak öne çıkıyor. Eğer bu pilot çalışma, dünya genelindeki büyük veri merkezlerinde standart bir uygulama haline gelirse, teknoloji sektörünün yakıcı donanım tedariki krizi büyük ölçüde hafifleyebilir. Gelecekte hepimizin çekmecelerinde unutulmaya yüz tutmuş eski akıllı cihazları, dünyanın en karmaşık yapay zeka algoritmalarına hayat veren küresel birer sunucu gücüne dönüşebilir, böylece internet altyapısının geleceğine ışık tutabilir.

Gündem 03.07.2026 17:35 2 okunma

Real Madrid'de Jose Mourinho Dönemi Yeniden Başlıyor: Santiago Bernabéu'da 3 Yıllık Anlaşma

İspanyol devi Real Madrid, efsanevi teknik direktör Jose Mourinho ile 3 yıllık resmi sözleşmeyi imzalayarak futbol dünyasında şok etkisi yarattı. Portekizli çalıştırıcı, kulübe dönüş sinyalleri verirken, gelecek sezondan itibaren takımın başında yer alacak.

Real Madrid'de Jose Mourinho Dönemi Yeniden Başlıyor: Santiago Bernabéu'da 3 Yıllık Anlaşma

Futbolun zirvesinde bomba bir gelişme yaşandı! İspanya'nın en köklü kulüplerinden Real Madrid, taraftarlarını heyecanlandıran bir karara imza atarak, efsanevi teknik direktör Jose Mourinho ile 3 yıllık resmi sözleşme imzaladığını duyurdu. Portekizli çalıştırıcının yeniden Santiago Bernabéu'ya dönmesi, futbol gündemine büyük bir bomba gibi düştü.

Mourinho'nun Real Madrid Kariyeri: Bir Efsanenin Yeniden Doğuşu mu?

Jose Mourinho, daha önceki teknik direktörlük döneminde Real Madrid ile sayısız başarılara imza atmış ve kulüp tarihinde unutulmaz izler bırakmıştı. 2010-2013 yılları arasında 'Özel Biri' lakaplı Portekizli hoca, La Liga şampiyonluğu, Kral Kupası zaferi ve Şampiyonlar Ligi'nde yarı final başarılarıyla dikkat çekmişti. Kendi ifadesiyle, o dönemde takımın içinde bulunduğu 'enkazı kaldırdığını' söylemesiyle de hafızalara kazınmıştı. Şimdi ise aynı başarıları tekrarlamak ve kulübü yeniden Avrupa'nın zirvesine taşımak için kolları sıvayacak.

Yeni Hedefler, Yeni Heyecanlar: Bernabéu'da Neler Bekleniyor?

Real Madrid yönetimi, Mourinho'nun tecrübesine ve kazanma ruhuna olan güvenini açıkça belirtti. Anlaşmanın detaylarına ilişkin ilk bilgiler, 3 yıllık sözleşmenin yanı sıra, Portekizli hocanın transferlerde de söz sahibi olacağı yönünde. Bu durum, takımın kadrosunda önemli değişikliklerin yaşanabileceği şeklinde yorumlanıyor. Mourinho'nun disiplinli ve taktiksel anlayışıyla bilinen tarzının, Real Madrid'in mevcut kadrosuna nasıl entegre olacağı ise en çok merak edilen konuların başında geliyor. Taraftarlar, 'Özel Biri'nin liderliğinde kulübün tekrar Şampiyonlar Ligi'nde zaferle tanışacağı günleri sabırsızlıkla bekliyor.

Piyasalarda Hareketlilik: Mourinho Etkisi Borsa ve Bahis Oranlarında

Jose Mourinho'nun Real Madrid'e dönüş haberi, sadece futbol dünyasında değil, finans piyasalarında da etkisini gösterdi. Kulübün hisselerinde ani bir yükseliş gözlemlenirken, bahis şirketleri de Real Madrid'in gelecek sezonki şampiyonluk oranlarını aniden güncelledi. Bu durum, Mourinho'nun kariyerindeki en büyük göstergelerden biri olarak kabul ediliyor; zira onun adı, her zaman büyük bir beklenti ve heyecan dalgası yaratıyor. Teknik direktörün kariyerindeki bu yeni sayfanın, hem Real Madrid hem de futbolun geneli için yeni bir dönemin başlangıcı olacağı tahmin ediliyor.

Real Madrid'in bu kritik hamlesi, La Liga'daki rekabeti de daha da kızıştıracak gibi görünüyor. Diğer büyük kulüplerin de bu gelişmelere nasıl tepki vereceği ve transfer döneminde ne gibi stratejiler izleyeceği merak konusu. Jose Mourinho'nun stratejik dehası ve tecrübesiyle Real Madrid'i tekrar zirveye taşıyıp taşıyamayacağı ise önümüzdeki sezonlarda netlik kazanacak.

Gündem 03.07.2026 17:05 1 okunma

Bakan Fidan'dan Sofya Çıkarması: Bulgaristan'daki Türk Dünyasıyla Kritik Buluşma! Detaylar Şaşırttı

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Sofya ziyareti, Bulgaristan'daki Türk iş insanları ve soydaş siyasetçilerle gerçekleştirdiği özel görüşmelerle taçlandı. Bölgedeki gelişmeler ve iki ülke ilişkileri masaya yatırıldı.

Bakan Fidan'dan Sofya Çıkarması: Bulgaristan'daki Türk Dünyasıyla Kritik Buluşma! Detaylar Şaşırttı

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, son dönemde artan bölgesel önem ve Türkiye-Bulgaristan ilişkilerindeki dinamizmi ele almak üzere Sofya'ya önemli bir ziyaret gerçekleştirdi. Bu kritik ziyaretin en dikkat çekici ayağı ise, Bulgaristan'da faaliyet gösteren Türk iş insanları ile ülkenin siyasi arenasında söz sahibi olan soydaş kökenli siyasetçilerle yapılan kapsamlı görüşmeler oldu.

Bölgesel İstikrar ve Ekonomik İşbirliği Masada

Bakan Fidan, Sofya temasları çerçevesinde, Bulgaristan ekonomisinin çarklarını döndüren Türk girişimcilerle bir araya gelerek, mevcut ekonomik durum ve geleceğe yönelik yatırım fırsatlarını değerlendirdi. Görüşmelerde, iki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılması, Bulgaristan'daki Türk şirketlerinin karşılaştığı zorluklar ve bu zorlukların aşılması için atılabilecek adımlar öne çıktı. Fidan, Türk iş dünyasının Bulgaristan'daki varlığının, sadece ekonomik değil, aynı zamanda kültürel köprüler kurma açısından da büyük önem taşıdığını vurguladı. Bu buluşma, iki ülke arasındaki ekonomik bağları daha da güçlendirme potansiyeli taşıyan stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor.

Soydaş Siyasetçilerle Gelecek Perspektifi

Ziyaretin bir diğer önemli bölümü ise, Bulgaristan siyasetinde yer alan Türk ve soydaş kökenli milletvekilleri ve siyasetçilerle gerçekleştirilen istişare toplantısıydı. Bu görüşmede, Bulgaristan'daki Türk azınlığın hak ve menfaatleri, toplumsal uyum süreçleri ve siyasi temsilin güçlendirilmesi gibi konular ele alındı. Bakan Fidan, soydaş siyasetçilere Türkiye'nin daima yanlarında olduğunu ve Bulgaristan'daki Türk topluluğunun haklarının korunması için uluslararası platformlarda gerekli desteği sürdüreceğini belirtti. Ayrıca, Balkanlar'daki genel siyasi durum, bölgesel güvenlik ve işbirliği konularında da fikir teatisinde bulunuldu. Bu görüşmelerin, Balkanlar'da barış ve istikrarın tesisine yönelik ortak çabaların pekiştirilmesine katkı sağlaması bekleniyor.

Türkiye'nin Balkanlar Politikası ve Fidan'ın Rolü

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın bu tür temasları, Türkiye'nin komşu ülkelerle olan ilişkilerine verdiği önemin bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Özellikle Balkanlar'daki Türk ve akraba topluluklarıyla yakın temas halinde olmak, Türkiye'nin bölgedeki dış politikasının temel taşlarından birini oluşturuyor. Sofya'daki görüşmeler, hem ikili ilişkilerin derinleştirilmesi hem de bölgesel istikrarın sağlanması açısından kilit bir rol oynuyor. Bakan Fidan'ın, deneyimli bir diplomat olarak bu hassas coğrafyadaki temasları, Türkiye'nin yapıcı dış politika anlayışını da pekiştiriyor.

Bu ziyaretin, önümüzdeki dönemde Türkiye-Bulgaristan ilişkilerinde ve Balkanlar'daki Türk topluluklarının durumu üzerinde önemli yansımaları olması öngörülüyor. Detayların önümüzdeki günlerde daha net şekilleneceği ve ilgili adımların atılacağı ifade ediliyor.

Teknoloji 03.07.2026 16:35 1 okunma

Yapay Zeka Devrimi Türkiye'yi Nasıl Dönüştürecek? İşte Stratejik Eylem Planı'nın Detayları

Türkiye, İstanbul'da düzenlenen Yapay Zeka Zirvesi'nde ulusal yapay zeka vizyonunu ve eylem planını duyurdu; bu kapsamlı yol haritası, eğitimden altyapıya, yerli üretimden küresel işbirliklerine kadar geleceğin teknolojilerine yön veriyor.

Yapay Zeka Devrimi Türkiye'yi Nasıl Dönüştürecek? İşte Stratejik Eylem Planı'nın Detayları

İstanbul, 17 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirilen Türkiye Yapay Zeka Zirvesi'ne ev sahipliği yaparak, ülkenin dijital geleceğine ışık tuttu. Zirvede açıklanan Ulusal Yapay Zeka Vizyonu ve Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı, veri merkezlerinden yerli büyük dil modellerine, nitelikli insan kaynağından girişimcilik desteklerine kadar pek çok kritik başlığı içeriyor. Bu stratejik yol haritası, Türkiye'nin yapay zeka alanındaki iddialı hedeflerini ve önümüzdeki yıllarda atılacak adımları detaylandırıyor.

Yapay Zeka Devriminde Türkiye'nin Stratejik Hamlesi

Türkiye'nin yapay zeka alanındaki stratejisi, “Fark et, istifade et, üret ve yönet” olmak üzere dört temel eksen üzerine inşa edildi. Bu yaklaşım, sadece teknolojik gelişimi değil, aynı zamanda toplumsal ve ekonomik dönüşümü de hedefliyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar ve Turknet CEO’su Cem Çelebiler gibi sektörün önde gelen isimleri de zirvede Türkiye'nin mevcut yapay zeka durumu, gelecekteki hedefleri ve sektörün beklentileri hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.

Bu plan, uluslararası arenada hızla yükselen yapay zeka yarışında Türkiye'nin konumunu güçlendirmeyi ve yerli ekosistemi global çapta rekabetçi hale getirmeyi amaçlıyor. Yapay zekanın sunduğu fırsatları en iyi şekilde değerlendirmek ve bu alandaki riskleri etkin bir şekilde yönetmek, planın temel prensipleri arasında yer alıyor.

İnsan Kaynağı ve Eğitimde Çığır Açan Hedefler

Yapay zeka ekosisteminin en kritik unsurlarından biri olan insan kaynağına özel bir önem atfediliyor. Açıklanan plana göre, önümüzdeki iki yıl içerisinde 81 ilde düzenlenecek yapay zeka okuryazarlığı atölyeleriyle tam 5 milyon kişiye eğitim verilmesi hedefleniyor. Bu devasa eğitim hamlesiyle, toplumun her kesiminin yapay zeka teknolojilerine adaptasyonu ve bu alandaki farkındalığı artırılacak.

Nitelikli Uzman Yetiştirme Vizyonu

Yapay zeka okuryazarlığının yanı sıra, daha spesifik ve ileri düzeyde uzmanlaşmaya da odaklanılıyor. Planda, 10 bin ileri düzey yapay zeka uzmanı ve 100 bin yapay zeka uygulama profesyoneli yetiştirilmesi öngörülüyor. Bu nitelikli insan gücü, Türkiye'nin yapay zeka projelerini hayata geçirmesinde ve sürdürülebilir bir ekosistem inşa etmesinde kilit rol oynayacak. Bu hedefler, üniversiteler, araştırma merkezleri ve özel sektör arasındaki işbirliğini de güçlendirecek adımlar içeriyor.

Veri ve Altyapı Yatırımlarıyla Dijital Egemenlik

Yapay zekanın besleyicisi olan veri ve sağlam altyapılar, eylem planının temel direklerinden birini oluşturuyor. Sağlık, tarım, savunma ve e-ticaret gibi stratejik alanlarda binlerce kamu veri setinin (en az 2 bin) araştırmacılar ve geliştiricilerin kullanımına açılması planlanıyor. Bu, inovasyon için zengin bir kaynak yaratacak ve yerli çözümlerin geliştirilmesini teşvik edecek.

Dev Veri Merkezi Kapasitesi ve Özel Sektörün Rolü

Planın en iddialı hedeflerinden biri de veri merkezi kapasitesini artırmak. Türkiye'nin veri merkezi kapasitesinin 2030 yılına kadar en az 1 gigavata çıkarılması amaçlanıyor. Bu büyük altyapı yatırımı, veri yoğun yapay zeka uygulamaları için hayati önem taşıyor. Ayrıca, veri merkezi, bulut ve yapay zeka altyapılarında özel sektör ağırlıklı en az 10 milyar dolarlık yatırımın harekete geçirilmesi hedefleniyor. Bu, hem teknolojik kapasiteyi artıracak hem de ülkenin dijital egemenliğini pekiştirecek.

Kullanıcı haklarını koruyacak ve yatırımcılara öngörülebilir bir ortam sağlayacak yeni düzenlemeler üzerinde de aktif olarak çalışılacağı belirtildi. Bu düzenlemeler, etik yapay zeka kullanımı, veri güvenliği ve kişisel verilerin korunması gibi önemli konuları kapsayacak.

Yerli ve Milli Yapay Zeka Ekosistemi Yükseliyor

Türkiye, küresel yapay zeka yarışında kendi teknolojilerini geliştirme hedefiyle ilerliyor. TÜBİTAK’ın geliştirdiği Bilge projesi, T3 Vakfı ve Baykar’ın büyük dil modeli çalışmaları ile HAVELSAN’ın projeleri, Türkçe odaklı yapay zeka ekosisteminin önemli yapı taşları olarak gösteriliyor. Bu projeler, milli teknoloji hamlesinin yapay zeka boyutunu oluşturuyor ve Türkiye'nin dışa bağımlılığını azaltmayı hedefliyor.

Ortak bir Türk Dilleri Büyük Dil Modeli geliştirilmesi hedefi de, Türk Devletleri Teşkilatı ile iş birliği içinde değerlendirilen önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Bu, bölgesel etkiyi artırmanın yanı sıra, dil ve kültür mirasının dijital dünyada korunmasına da katkı sağlayacak.

Kamudan KOBİ'lere Yaygın Kullanım ve Küresel Vizyon

Yapay zeka teknolojilerinin sadece özel sektörde değil, kamu hizmetlerinde de yaygınlaştırılması hedefleniyor. Kamu yatırım programlarında yapay zeka projelerine en az yüzde 2 pay ayrılması planlanırken, e-Devlet hizmetlerinde yapay zeka destekli çözümlerin daha yaygın hale getirilmesi amaçlanıyor. Bu, vatandaşlara daha hızlı ve etkili kamu hizmeti sunulmasını sağlayacak.

KOBİ'ler de bu dönüşümün önemli bir parçası. Sağlık, enerji ve akıllı üretim alanlarında faaliyet gösteren KOBİ’ler için “yapay zekâ kuponu” destek programlarının hayata geçirilmesi planlanıyor. Bu destekler, küçük ve orta ölçekli işletmelerin yapay zeka çözümlerini süreçlerine entegre etmelerini kolaylaştıracak.

Zirvede ayrıca, İstanbul’un uluslararası bir yapay zeka ve teknoloji merkezi haline getirilmesi vizyonu vurgulandı. Terminal İstanbul'un küresel yatırımcılarla girişimcileri buluşturan bir merkez olarak konumlandırılması, bu hedefin önemli bir parçası. Bu adımlar, Türkiye'yi sadece bölgesel değil, küresel bir yapay zeka oyuncusu yapma yolunda atılmış güçlü adımlar olarak değerlendiriliyor.

Gündem 03.07.2026 15:35 1 okunma

THY Uçağının Kâbus Gibi Anları: Antalya'da Kanat Direğe Takıldı, Yolcular Nefes Kesti!

İstanbul-Antalya seferini yapan THY uçağı, park yerine yanaşırken kanadıyla anten direğine çarptı. 267 yolcu tahliye edilirken bir yolcu hafif yaralandı. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.

THY Uçağının Kâbus Gibi Anları: Antalya'da Kanat Direğe Takıldı, Yolcular Nefes Kesti!

İstanbul'dan Antalya'ya hareketlenen Türk Hava Yolları (THY)'na ait bir yolcu uçağı, talihsiz bir kaza yaşadı. TC-LKD tescilli Boeing 777 tipi uçağın TK2430 sefer sayılı uçuşunu tamamlamasının ardından, Antalya Havalimanı'nda park pozisyonuna yanaşırken beklenmedik bir durumla karşılaşıldı. Uçağın sağ kanadı, henüz belirlenemeyen bir nedenle yerdeki radar anten direğine temas etti. Bu çarpışma, uçaktaki 267 yolcu ve mürettebat için anlık bir paniğe neden oldu.

Park Yerinde Şok Eden Temas: Yolcular Tahliye Edildi

Antalya Havalimanı'nda yaşanan olayda, park yerine sessizce yaklaşan dev yolcu uçağının kanadının, piste yakın bir noktadaki anten direğine sürtünmesi, havalimanı personelinde ve uçakta bulunanlarda şaşkınlık yarattı. Kazanın hemen ardından, yolcuların güvenliği en üst düzeyde gözetilerek tahliye işlemleri başlatıldı. Havayolu şirketinin yetkililerinden alınan ilk bilgilere göre, uçaktaki 267 yolcu başarıyla tahliye edildi. Ancak tahliye sırasında veya çarpışmanın etkisiyle bir yolcunun hafif şekilde yaralandığı ve sağlık durumunun iyi olduğu bilgisi paylaşıldı. Bu durum, kazanın olası boyutları hakkında endişeleri artırdı ancak alınan önlemler sayesinde daha büyük bir felaketin önüne geçildiği anlaşıldı.

THY'den İlk Açıklama: Teknik İnceleme Başlatıldı

Kazanın ardından Türk Hava Yolları'nın İletişim Başkanı Yahya Üstün, resmi bir açıklama yaparak olayın detaylarını paylaştı. Üstün, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "TK2430 sayılı İstanbul–Antalya seferini gerçekleştiren TC-LKD tescilli Boeing 777 uçağımızın, Antalya Havalimanı’nda park yerine yanaşması sırasında sağ kanadı yer radar anten direğine temas etmiştir. Uçağımızdaki 267 yolcumuz güvenli şekilde tahliye edilmiş olup, hafif yaralanan bir yolcumuzun sağlık durumunun iyi olduğu bilgisi alınmıştır. Olayla ilgili teknik inceleme başlatılmıştır." Bu açıklama, THY'nin olaya proaktif bir yaklaşımla müdahale ettiğini ve olayın tüm yönleriyle inceleneceğini gösterdi.

Antalya Havalimanı'nda Güvenlik Önlemleri ve Soru İşaretleri

Antalya gibi yoğun bir havalimanında meydana gelen bu tür bir kaza, güvenlik prosedürlerini ve yer hizmetlerindeki koordinasyonu yeniden gündeme getirdi. Park pozisyonuna yanaşma manevraları, genellikle son derece hassas bir şekilde yürütülür ve bu tür kazaların yaşanmaması için özel eğitimli personel görev yapar. Uçağın kanadının, stratejik bir alanda bulunan anten direğine bu denli yaklaşabilmesi, olası bir hata zincirini veya sistemik bir sorunu işaret edebilir. Havacılık otoriteleri ve THY tarafından başlatılan teknik incelemenin, kazanın nedenini net bir şekilde ortaya koyması bekleniyor. Bu inceleme sonucunda, gelecekte benzer olayların yaşanmaması adına gerekli önleyici tedbirlerin alınacağı düşünülüyor. Kazanın, havalimanı operasyonlarında kısa süreli aksamalara yol açıp açmadığı ise henüz netleşmiş değil.

Havacılık Sektöründe Dikkat Çeken Kaza

Uçak kazaları, her ne kadar nadir görülse de meydana geldiğinde büyük yankı uyandırır. THY'nin bu tür bir olayla gündeme gelmesi, hem şirket hem de genel olarak havacılık sektörü için önemli bir gelişme. Ancak alınan hızlı önlemler ve yolcuların güvenli bir şekilde tahliye edilmesi, THY'nin kriz yönetimi becerisini de ortaya koyuyor. Uçaktaki hafif yaralı yolcuya yapılan müdahalenin ardından, genel sağlık durumunun iyi olması sevindirici bir detay. Olayın tüm detaylarının ortaya çıkmasıyla birlikte, havacılık standartlarının daha da güçlendirilmesi adına önemli dersler çıkarılacağına inanılıyor. Bu kaza, havacılık güvenliğinin ne kadar önemli olduğunu ve her koşulda en üst düzeyde tutulması gerektiğini bir kez daha hatırlattı.