Bugün Gündemde
--° -- --/--°
Teknoloji KÖŞE YAZISI 02.09.2026 19:35 15 okunma

Michael Jordan'ın Kayıp Ferrari'si 25 Yıl Sonra Ortaya Çıktı: Milyon Dolarlık Müzayede Fırtınası Koparıyor!

NBA efsanesi Michael Jordan'a ait, çeyrek asırdır kayıp olan özel tasarım 1997 model Ferrari 550 Maranello, astronomik bir değerle açık artırmaya çıkıyor. Efsanevi sporcunun kişisel koleksiyonundan çıkan bu otomobil, spor ve otomobil tutkunlarını heyecanlandırdı.

Michael Jordan'ın Kayıp Ferrari'si 25 Yıl Sonra Ortaya Çıktı: Milyon Dolarlık Müzayede Fırtınası Koparıyor!

Spor dünyasının tartışmasız en büyük isimlerinden biri olan Michael Jordan'ın kişisel koleksiyonundan çıkan ve tam 25 yıldır sır gibi saklanan efsanevi otomobili, nihayet gün yüzüne çıktı. 1990'ların sonunda bizzat Jordan için özel olarak tasarlanan ve üretilen 1997 model Ferrari 550 Maranello, geçtiğimiz günlerde yapılan titiz bir operasyonla yeniden keşfedildi. Bu gelişme, hem spor hem de otomobil dünyasında büyük bir yankı uyandırırken, aracın değeri şimdiden dudak uçuklatıyor.

25 Yıllık Gizem Perdesi Aralanıyor: Jordan'ın Unutulmaz Ferrari'si Bulundu

Michael Jordan'ın kariyerinin zirvesindeyken, tam beşinci NBA şampiyonluğunu kazandığı o destansı dönemde özel olarak sipariş ettiği 1997 model Ferrari 550 Maranello (şasi numarası 108712), satışının ardından yaklaşık çeyrek asır boyunca adeta buharlaşmıştı. Efsanevi sporcunun elinden çıkan ve bir daha asla görülmediği düşünülen bu eşsiz araç, sonunda Miami merkezli lüks otomobil galerisi Curated'ın kurucu ortağı John Temerian ve ekibinin yürüttüğü uzun soluklu ve kusursuz bir takip sonucunda bulundu. Temerian liderliğindeki ekip, aracı uzun süredir elinde bulunduran sahibine ulaşarak otomobili başarıyla satın almayı başardı. Bu, hem koleksiyonerler hem de Jordan hayranları için adeta bir rüya gerçek oldu.

Milyon Dolarlık Teklifler Kapıda: Tarihi Ferrari'nin Değeri Neden Tavan Yapıyor?

Bulunan bu özel Ferrari, şimdi spor ve otomobil dünyasının en gözde dijital müzayede platformlarından biri olan Joopiter aracılığıyla satışa sunulacak. Ünlü sanatçı Pharrell Williams'ın da desteklediği bu platformda, 15-30 Eylül tarihleri arasında gerçekleşecek çevrim içi açık artırmada, aracın 700.000 ile 1.300.000 dolar arasında bir değere ulaşması bekleniyor. Peki, piyasada kusursuz durumdaki bir 1997 model Ferrari 550 Maranello'nun yaklaşık 300.000 dolar civarında alıcı bulduğu düşünülürse, Michael Jordan'ın aracındaki bu devasa değer farkı nereden geliyor? Cevap oldukça net: Michael Jordan'ın eşsiz sahipliği ve aracın kusursuz şekilde belgelenmiş tarihi geçmişi. Jordan'ın adının bir araca yüklediği değer, otomobilin kendisinden çok daha öteye taşıyor.

Ayakkabı Tasarımına İlham Veren Ferrari: Kültürel Bir Miras

Bu Ferrari 550 Maranello'yu sıradan bir lüks otomobil olmaktan çıkaran ve onu adeta bir kültür ikonu haline getiren başka önemli bir detay daha var. Ünlü spor giyim devi Nike'ın efsanevi tasarımcısı Tinker Hatfield, unutulmaz Air Jordan XIV modelini tasarlarken tam olarak bu eşsiz Ferrari'den ilham almıştı. Ayakkabının aerodinamik hatları, keskin çizgileri ve ikonik 'şaha kalkan at' logosunun esin kaynağı, doğrudan bu Ferrari'nin kıvrımları ve zarif duruşu. Bu otomobil, dolayısıyla otuz yıla yaklaşan bir spor giyim efsanesinin ardındaki somut ilham kaynağı olma özelliğini taşıyor. Bu yönüyle araç, sadece bir otomobil değil, aynı zamanda spor ve moda tarihinin de bir parçası.

Büyüklüğe Doğru Yolculuk: Tarihi Bir Sergi ve Müzayede

Bu tarihi otomobilin müzayedeye çıkmadan önceki son durağı ise New York olacak. 15-20 Eylül tarihleri arasında, Joopiter ve Curated iş birliğiyle Cart Department'ta halka açık bir sergi düzenlenecek. “Büyüklüğe Doğru Yolculuk” (Journey Towards Greatness) temasıyla adlandırılan bu özel sergide, Ferrari 550 Maranello, Michael Jordan'ın 1998 NBA Finalleri'nin 3. Maçı'nda giydiği ve basketbol tarihine geçen o ikonik formasıyla birlikte sergilenecek. Bu eşleştirme, otomobilin taşıdığı tarihi anlamı ve Jordan ile olan bağını en çarpıcı şekilde gözler önüne serecek. Üst düzey koleksiyon otomobilleri pazarında böylesine iddialı bir adım atan Joopiter için bu satış, sadece bir otomobil satışı değil, aynı zamanda taşıdığı benzersiz hikayeye yapılan devasa bir yatırım olarak görülüyor. Bu müzayede, hem otomobil koleksiyonerleri hem de Michael Jordan'ın mirasına değer verenler için kaçırılmaması gereken bir fırsat olacak.

Ceren Güneş

Ceren Güneş

Teknoloji & Gelecek Vizyonu

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Gündem 18.10.2026 01:05 1 okunma

Kocaeli'de Baraj Çılgınlığı: Yağmur Suyu Hayatı Tehdit Ediyor, Tahliye Başladı!

Kocaeli'nin Kandıra ilçesinde yoğun yağışlar Namazgah Barajı'nda tehlike çanlarını çalarken, Sarısu Deresi'nin denizle buluştuğu havzadaki yerleşim yerleri için acil tahliye kararı alındı. Olası su baskınlarına karşı vatandaşların güvenliği önceliklendirildi.

Kocaeli'de Baraj Çılgınlığı: Yağmur Suyu Hayatı Tehdit Ediyor, Tahliye Başladı!

Kocaeli'de etkili olan sağanak yağışlar, günlük yaşamı olumsuz etkilerken, Kandıra ilçesindeki Namazgah Barajı çevresinde beklenmedik bir tehlikeyi de beraberinde getirdi. Barajdan taşan suların Sarısu Deresi aracılığıyla denize döküldüğü bölgede, su baskını riski belirgin bir şekilde arttı. Bu durum üzerine, dere yatağına yakın kritik bölgelerde yaşayan vatandaşlar için acil tahliye kararı alındı. Bölgedeki can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla, Kandıra Belediye Başkanı Erol Ölmez, yetkili kurumların uyarılarını ve meteorolojik verileri yakından takip ederek halkı bilgilendirme çalışmalarını başlattı.

Riskli Bölge ve Alınan Önlemler

Başkan Ölmez, yaptığı açıklamada, AFAD ve İSU'nun yaptığı uyarıların ciddiyetine vurgu yaptı. Namazgah Barajı'nın debisinin yükselmesiyle birlikte Sarısu Deresi'nin taşma ihtimaline karşı, dere yatağına yakın yerleşim yerlerindeki vatandaşların derhal tahliye edilmesi gerektiğini belirtti. Bu riskli bölgelerde yaşayan sakinlerin, can ve mal kayıplarını önlemek adına daha güvenli alanlara geçiş yapmalarının hayati önem taşıdığını ifade eden Ölmez, “Kolluk kuvvetlerimiz ve Zabıta Müdürlüğümüz, vatandaşlarımızı bilgilendirmek ve uyarmak amacıyla sahada çalışmalarına başlamıştır. Tahliye ve konaklama desteği sağlanacaktır” dedi. Bu süreçte, belediyenin imkanlarının seferber edileceği ve vatandaşların güvenli noktalara ulaştırılacağı taahhüdünde bulunuldu.

Tahliye ve Konaklama İmkanları Seferber Edildi

Kandıra Belediyesi, bölgedeki tahliye işlemlerini organize ederken, konaklama ihtiyacı duyan vatandaşlar için de çözüm üretiyor. Başkan Ölmez, belediyeye ait araçların tahliye sürecinde aktif olarak kullanılacağını ve vatandaşların tercih ettikleri güvenli noktalara taşınacağını belirtti. Ayrıca, barınma imkanı bulamayan veya geçici bir konaklama ihtiyacı hisseden hemşehriler için Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin misafirhaneleri ve tesislerinin hizmete sunulacağı müjdelendi. Bu kapsamlı hazırlıklar, olası bir felaket durumunda vatandaşların en az zararla bu süreci atlatmalarını hedefliyor. Başkan Ölmez, tüm vatandaşlara seslenerek, “Önemle hatırlatıyoruz: Vatandaşlarımızın can güvenliği her şeyin üzerindedir. Lütfen yapılan uyarıları dikkate alalım ve gerekli tedbirleri gecikmeden alalım” diyerek alınması gereken önlemlerin önemini bir kez daha vurguladı.

Namazgah Barajı ve Sarısu Deresi: Tehlike Çanları

Namazgah Barajı, Kocaeli'nin su ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılamasının yanı sıra, çevresindeki ekosistem ve yerleşim yerleri için de kritik bir role sahip. Ancak, yoğun yağışlar barajın kapasitesini zorlayarak tehlikeli bir duruma yol açabiliyor. Sarısu Deresi ise bu barajın fazla suyunu taşıyan doğal bir kanal niteliğinde. Dere yatağına yakın kurulan yerleşim yerleri, bu doğa olayı karşısında büyük bir risk altında. Yetkililer, bölgedeki alt yapıların da bu tür ani su yükselmelerine karşı ne kadar dayanıklı olduğunu yakından inceliyor. Önümüzdeki günlerde hava durumunun nasıl seyredeceği ve baraj seviyesinin ne yönde ilerleyeceği ise yakından takip ediliyor. Doğal afetlere karşı alınan önlemlerin ne kadar hayati olduğu bu olayla bir kez daha gözler önüne serildi.

Gündem 18.10.2026 00:05 3 okunma

Kıbrıs'ta Tarihi Buluşma: Erhürman ve Hristodulidis, Pile'de Ortak Festivaldeydi!

KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman ve GKRY lideri Hristodulidis, BM denetimindeki Pile köyünde düzenlenen festivale birlikte katılarak dikkat çekti. İki liderin barış adası vurgusu yaptığı etkinlik, Kıbrıs'ta yeni bir dönemin habercisi mi?

Kıbrıs'ta Tarihi Buluşma: Erhürman ve Hristodulidis, Pile'de Ortak Festivaldeydi!

Kıbrıs adasında tansiyonu düşürecek ve tarihi bir ana sahne olacak gelişme, Birleşmiş Milletler (BM) kontrolündeki yeşil hat üzerinde yer alan Pile köyünde yaşandı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Hristodulidis, eşine az rastlanır bir şekilde bir araya gelerek, bölgedeki bir festivale birlikte iştirak ettiler. Bu önemli buluşma, adadaki siyasi atmosferde yeni bir sayfa açılma potansiyeli taşıyor.

Barış Tohumları Pile'de Yeşerdi: Liderlerden Ortak Mesaj

Pile köyü, iki toplum arasındaki sınırın sembolik bir noktası olmasının yanı sıra, ortak yaşama ve kültürel etkileşime de ev sahipliği yapabilecek bir coğrafya. Erhürman ve Hristodulidis'in bu özel festivalde yan yana görüntülenmesi, hem yerel halk hem de uluslararası gözlemciler tarafından büyük ilgiyle karşılandı. Festival alanında çekilen samimi görüntüler, iki liderin Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik ortak bir irade sergileme arzusunu yansıtıyor olabilir. Liderlerin, festivalde yaptıkları konuşmalarda, adanın barış içinde geleceğini inşa etme konusundaki kararlılıklarını vurguladıkları öğrenildi. Bu tür ortak etkinliklerin, iki toplum arasındaki güvensizliği azaltmada ve karşılıklı anlayışı artırmada önemli bir rol oynayabileceği düşünülüyor.

Kıbrıs Sorununa Yeni Bir Soluk Mu? Diplomasiden Sürpriz Hamle

Kıbrıs sorunu, on yıllardır çözülemeyen karmaşık bir siyasi denklem olarak varlığını sürdürüyor. Ancak son dönemde artan uluslararası baskılar ve değişen jeopolitik dengeler, çözüm arayışlarını yeniden alevlendirmiş durumda. KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman ve GKRY lideri Hristodulidis'in, Pile'deki bu festivalde sergilediği yapıcı tavır, çözüm müzakereleri için umut verici bir işaret olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, bu tür gayriresmi ve sembolik buluşmaların, ilerleyen süreçte daha resmi temasların önünü açabileceğini belirtiyor. Özellikle BM'nin de desteklediği bu tür adımların, tarafları masaya oturtma ve ortak zeminde buluşturma potansiyeli taşıdığı ifade ediliyor.

Pile Festivalinin Ötesindeki Anlam: Kültürel İşbirliği Vurgusu

Pile köyündeki festival, sadece siyasi bir buluşma noktası olmanın ötesinde, iki toplumun kültürel değerlerini paylaşabileceği bir platform sundu. Müzik, dans ve yerel lezzetlerin bir araya geldiği etkinlikte, Kıbrıslı Türk ve Rum vatandaşlarının yan yana eğlenmesi, adanın birleştirici potansiyelini gözler önüne serdi. Erhürman ve Hristodulidis'in bu atmosferi paylaşması, kültürlerarası diyaloğun ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlattı. Siyasi liderlerin, bu tür sosyal ve kültürel etkinliklere verdikleri destek, halklar arasındaki buzların erimesine ve daha sıcak ilişkilerin kurulmasına zemin hazırlayabilir. Adadaki beklenti, bu sembolik adımın kalıcı barış ve istikrar için atılacak somut adımlara dönüşmesidir.

Bu tarihi buluşma, Kıbrıs adasında yeniden umutların yeşermesine neden olurken, uluslararası kamuoyu da gelişmeleri yakından takip ediyor. Erhürman ve Hristodulidis'in bir araya gelmesi, adanın geleceği hakkında önemli ipuçları barındırıyor. Her iki liderin de barış ve istikrar mesajları vermesi, Kıbrıs sorununun çözümüne dair yeni bir dönemin başlangıcı olabilir. Pile'deki bu unutulmaz gün, adanın tarihinde barış ve birliktelik adına önemli bir sayfa olarak yerini alacak gibi görünüyor.

Gündem 17.10.2026 23:05 5 okunma

İstanbul'u Vuran Felaketin Ardından Esnafa Dev Destek: 80 Milyon TL'lik Kurtarma Paketi Açıklanıyor!

Bakan Bolat'ın duyurduğu 80 milyon TL'lik destek paketi, İstanbul'daki selden etkilenen esnafa umut oluyor. Detaylar ve destek süreci haberimizde.

İstanbul'u Vuran Felaketin Ardından Esnafa Dev Destek: 80 Milyon TL'lik Kurtarma Paketi Açıklanıyor!

Geçtiğimiz günlerde İstanbul'u etkisi altına alan ve 84 yılın en şiddetli yağışı olarak kayıtlara geçen sel felaketi, şehirde büyük bir yıkıma yol açtı. Özellikle esnaf ve vatandaşlar maddi hasarla mücadele ederken, devletten sevindirici bir haber geldi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, sosyal medya hesabından yaptığı duyuruyla, selden zarar gören esnafın yaralarının sarılması için harekete geçildiğini açıkladı. Bu kapsamda, esnafın acil ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla 80 milyon TL tutarında nakdi destek sağlanacağı bildirildi.

Acil Durumlar İçin Harekete Geçildi: 80 Milyon TL'lik Destek Kapıda

Bakan Bolat'ın yaptığı açıklama, sel felaketinin yarattığı olumsuz etkileri hafifletme yönünde atılan önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Duyuruda, sağlanacak olan 80 milyon TL'lik nakdi desteğin TESKOMB aracılığıyla organize edileceği ve 19 Ekim Pazartesi günü İstanbul Valiliği'nin emrine gönderileceği belirtildi. Bu fon, İstanbul Valiliği'nin koordinasyonunda, selden mağdur olan esnafın hesaplarına aktarılacak. Bakan Bolat, bu zorlu süreçte tüm vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletirken, hükümetin tüm imkanlarıyla esnafın ve vatandaşların yanında olmaya devam edeceğinin altını çizdi.

Sel Felaketi İstanbul'u Vurdu: 84 Yıllık Rekor Yağış

14-15 Ekim tarihlerinde İstanbul'da yaşanan aşırı yağışlar, kentte hayatı durma noktasına getirdi. Birçok işyeri sular altında kalırken, alt yapı büyük zarar gördü. Meteoroloji kayıtlarına göre, bu yağışların 1938'den bu yana kaydedilen en şiddetli yağışlar olduğu belirtildi. Sel sularının çekilmesiyle birlikte ortaya çıkan manzara, hasarın boyutunu gözler önüne serdi. Özellikle kapalı çarşılar, iş hanları ve dükkanlar gibi ticari alanlar büyük ölçüde etkilendi. Esnaf, dükkanlarını ve içindeki malları kurtarmak için büyük çaba sarf ederken, temizlik ve onarım masrafları da önemli bir yük oluşturuyor.

Devlet Desteğiyle Yaralar Sarılacak: Esnafın Umudu Yeşeriyor

Yaşanan felaketin ardından esnafın yaşadığı mağduriyetleri gidermek amacıyla yapılan bu nakdi destek, bölgedeki ticari hayatın yeniden canlanması için kritik önem taşıyor. 80 milyon TL'lik paket, öncelikli olarak selden en çok etkilenen ve acil nakit ihtiyacı duyan esnafa yönlendirilecek. Bu tür doğal afetler sonrasında devletin sağladığı mali destekler, hem ekonomik olarak toparlanmayı hızlandırıyor hem de vatandaşların devlete olan güvenini pekiştiriyor. İstanbul Valiliği'nin süreci titizlikle yürüterek, desteğin en adil ve hızlı şekilde hak sahiplerine ulaşmasını sağlaması bekleniyor. Bu süreçte Valiliğin koordinasyonunda oluşturulacak komisyonlar aracılığıyla hasar tespiti ve başvuru süreçlerinin yönetileceği öngörülüyor.

Geleceğe Yönelik Önlemler ve Dayanıklılık Vurgusu

İstanbul'da yaşanan bu şiddetli sel felaketi, iklim değişikliğinin etkileri ve kentsel altyapının dayanıklılığı üzerine de önemli tartışmaları beraberinde getirdi. Bilim insanları ve uzmanlar, benzer olayların gelecekte yaşanma riskine karşı daha proaktif önlemler alınması gerektiğini vurguluyor. Yağmur suyu drenaj sistemlerinin iyileştirilmesi, taşkın riski taşıyan bölgelerde imar planlarının gözden geçirilmesi ve acil durum müdahale kapasitesinin artırılması gibi konularda çalışmaların hızlandırılması bekleniyor. Bu tür afetlere karşı toplumsal dayanıklılığı artırmak, hem bireysel hem de kurumsal düzeyde alınacak önlemlerle mümkün olacaktır. Sağlanacak olan 80 milyon TL'lik destek, esnafın yeniden faaliyete geçmesi için önemli bir fırsat sunarken, uzun vadede şehirlerin doğal afetlere karşı daha dirençli hale getirilmesi de kritik bir hedef olarak ön plana çıkıyor.

Spor 17.10.2026 22:05 5 okunma

İsmail Kartal Açıkladı: 'Daha Fazlasını Yapabilirdik!' Maçın Kilidini Açan Olaylar ve Gelecek Planları Ortaya Çıktı!

Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, Alanyaspor galibiyeti sonrası yaptığı açıklamada, takımın performansını değerlendirdi ve 'Daha fazla gol atabilirdik' diyerek taktiksel planlarının işleyişini vurguladı. Gelecek maçlar için de önemli mesajlar verdi.

İsmail Kartal Açıkladı: 'Daha Fazlasını Yapabilirdik!' Maçın Kilidini Açan Olaylar ve Gelecek Planları Ortaya Çıktı!

Kartal'dan Maç Sonu Değerlendirme: 'Kontrol Tamamen Bizdeydi'

Süper Lig'de Alanyaspor'u 3-0 gibi net bir skorla mağlup eden Fenerbahçe'de Teknik Direktör İsmail Kartal, maçın ardından çarpıcı açıklamalarda bulundu. Son Şampiyonlar Ligi mücadelesindeki üzücü skorun geride bırakıldığını belirten Kartal, tüm odağın Alanyaspor maçına çevrildiğini ifade etti. İki günlük kısa hazırlık sürecinde yoğun analizler yaptıklarını ve oyuncularına sahada hangi üstünlükleri sağlayabileceklerini anlattıklarını dile getiren Kartal, futbolcuların bu planları kusursuz bir şekilde uyguladığını söyledi.

Taraftarların tribünlerden verdiği müthiş destek ve enerjinin maça yansıdığını vurgulayan tecrübeli çalıştırıcı, “3-0 kazandık, ancak daha farklı bir skor da elde edebilirdik. Bir penaltıdan yararlanamadık. Rakibin uzaktan attığı birkaç şut ve 1-2 pozisyonu dışında maçın başından sonuna kadar kontrol tamamen bizdeydi” dedi. Oyuncularının gösterdiği karakter ve reaksiyondan dolayı gurur duyduğunu belirten Kartal, tüm Fenerbahçe taraftarlarına can-ı gönülden teşekkür etti.

Fenerbahçe'de Taktik Zafer: 'Planlarımız İyi İşledi'

Bu önemli galibiyetin, önümüzdeki Slavia Prag maçı ve yaklaşan derbi öncesinde takıma moral aşıladığını dile getiren İsmail Kartal, bir sonraki hedefin kesinlikle Slavia Prag olduğunu söyledi. Haftanın yoğun fikstürüne dikkat çeken Kartal, “2-3 günde bir maç oynuyoruz, bu hiç kolay değil. Oyuncularımızı hem fiziksel hem de mental olarak hazırlamak zorundayız. Bazı oyuncuları dinlendirerek, rotasyona giderek maçlara çıkmaya çalışacağız” şeklinde konuştu.

Rakip analizi ve buna yönelik oluşturulan taktiksel planların sahada beklendiği gibi işlediğini belirten Kartal, oyuncularını bir kez daha tebrik ederek galibiyeti taraftarlara armağan etti. “Bu galibiyet hayırlı olsun” diyen Kartal, başarıda taktiksel disiplinin altını çizdi.

'Kaliteli Bir Takımız': Motivasyon ve Gelecek Vizyonu

Her teknik adamın gurur duyacağı bir takımın başında olmaktan mutluluk duyduğunu ifade eden İsmail Kartal, Rize deplasmanında da sonradan oyuna girenlerin gol bulduğunu hatırlatarak, “Biz gerçekten kaliteli bir takımız. Sahada oynayanlar da, oyuna sonradan dahil olanlar da fark yaratabiliyor. Oyuncuların motivasyonunu yüksek tutmak bizim için çok önemli. Oynayan oynamayan herkesin enerjisini en üst seviyede tutmaya özen gösteriyoruz” dedi.

Maçlara kademeli olarak yaklaştıklarını ve her maçı ayrı bir final olarak gördüklerini söyleyen Kartal, “Oyuncularım şans bulduklarında en iyisini yapmak için çabalıyor. Kerem ve Lukaku'nun gol atarak üzerlerindeki baskıyı atması bizleri çok sevindirdi. Çok şükür 3 puanı aldık ve yolumuza emin adımlarla devam ediyoruz” diyerek sözlerini tamamladı. Takımın genel olarak iyi bir kimya yakaladığı ve istikrarlı sonuçlar alarak zirve yarışını sürdürme hedefinde olduğu gözlemleniyor.

Gündem 17.10.2026 21:35 7 okunma

İBB Davasında Nefes Kesen Ara Karar: 7 Tutuklu Sanık İçin Tahliye Şoku!

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yolsuzluk davasında mahkeme, 7 tutuklu sanığın tahliyesine karar verdi. Karar sonrası davada tutuklu sanık sayısı 46'ya düştü.

İBB Davasında Nefes Kesen Ara Karar: 7 Tutuklu Sanık İçin Tahliye Şoku!

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) bünyesindeki yolsuzluk iddialarına ilişkin süren dev davada mahkeme heyetinden şaşırtan bir ara karar çıktı. Yıllardır süren ve kamuoyunun yakından takip ettiği davada, 7 tutuklu sanığın tahliyesine hükmedildi. Bu karar, davada tutuklu bulunan sanık sayısını önemli ölçüde azaltarak dikkatleri yeniden mahkeme salonuna çekti.

Davada Yeni Dönem: Sanık Sayısı Azaldı, Gözler Gelecek Durulmada

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ve toplam 101. duruşması geride kalan davada, savcılığın ara mütalaası da önemliydi. Savcı, daha önceki beyanlarında Ağaç AŞ Satınalma Müdürü Ümit Polat ve İBB Yeşil Alan ve Tesisler Şube Müdürü Nilgün Cendek'in tahliyelerini talep etmişti. Ancak mahkeme heyeti, savcılığın taleplerinin ötesine geçerek daha geniş bir tahliye kararı aldı. Mahkeme, mühendis Tolga Kılıç, Ağaç AŞ şefi Fatih Temür, İSTTELKOM AŞ Genel Müdürü Melih Geçek, Ağaç AŞ Genel Müdür Yardımcısı Aytekin Karaarslan, iş insanı Adem Başer, İBB Kentsel Ekolojik Sistemler Şube Müdürü Nilgün Cendek ve Ağaç AŞ eski Satın Alma Müdürü Ümit Polat olmak üzere toplam 7 sanığın serbest bırakılmasına karar verdi.

Tutuksuz Sanıklar ve Yurt Dışı Yasağı Durumu

Bu tahliye kararlarının yanı sıra, mahkeme daha önce tutuksuz yargılanan bazı sanıklar hakkında uygulanan imza ve ev hapsi gibi adli kontrol tedbirlerini de kaldırdı. Ancak, bazı tutuksuz sanıklar için uygulanan yurt dışı çıkış yasağının ise devam edeceği belirtildi. Bu detaylar, davada yaşanan karmaşık hukuki süreci ve uygulanan tedbirlerin çeşitliliğini gözler önüne seriyor. Alınan kararların ardından, 2 Kasım tarihine ertelenen davada, tutuklu sanık sayısı 46'ya geriledi.

Ekrem İmamoğlu'nun Davadaki Konumu ve İddianamenin Detayları

Bu ara kararın en çok merak edilen yönlerinden biri de, davada tutuklu yargılanan ve aynı zamanda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun durumunun ne olacağıydı. Mahkeme heyeti, Ekrem İmamoğlu hakkındaki tutukluluk halinin devamına hükmetti. İmamoğlu'nun yanı sıra tüm tutuklu ve tutuksuz sanıkların savunmalarının tamamlanmış olması, davanın bir sonraki aşamasına geçileceğinin sinyallerini veriyor. Ekrem İmamoğlu'nun çapraz sorgusunda hem kendisi hem de avukatları sorulara yanıt vermiş ve hakkındaki iddiaları kesin bir dille reddetmişti. Davanın temelini oluşturan ve 11 Kasım 2025 tarihinde hazırlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede, İmamoğlu'nun 'örgüt lideri' sıfatıyla çeşitli suçlamalarla karşı karşıya olduğu belirtiliyor.

İddianamede Yer Alan Ağır Suçlamalar

İddianamede Ekrem İmamoğlu hakkında şu suçlamalar sıralanıyor: “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “Rüşvet”, “Suç gelirlerinin aklanması”, “Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık”, “Kişisel verilerin kaydedilmesi”, “Kişisel verileri ele geçirme ve yayma”, “Suç delillerini gizleme”, “Haberleşmenin engellenmesi”, “Kamu malına zarar verme”, “Rüşvet alma”, “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma”, “İrtikap”, “Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama”, “İhaleye fesat karıştırma”, “Çevrenin kasten kirletilmesi”, “Vergi usul kanununa muhalefet”, “Orman kanununa muhalefet” ve “Maden kanununa muhalefet”. Bu suçlamaların toplamda 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası talep edilmesine neden olduğu belirtiliyor. Mahkemenin aldığı bu ara karar, davanın bundan sonraki seyrini nasıl etkileyeceği merak konusu olmaya devam ediyor.