Ölümcül Salgın Uyarısı: Her 3 Kişiden 1'i Tehlikede! Uzmanlar Geri Sayımı Başlattı: 'Hareket Etmeyenler...'
Dünya Sağlık Örgütü'nün 'sessiz salgın' olarak tanımladığı hareketsizlik, küresel bir sağlık krizine yol açıyor. Türkiye'de her 3 kişiden 1'inin yeterli hareket etmediği belirtilirken, uzmanlar bu tehlikeye dikkat çekiyor.
Modern yaşamın getirdiği konfor, beraberinde ciddi sağlık sorunlarını da getiriyor. 'Sessiz salgın' olarak adlandırılan hareketsizlik, dünya genelinde toplum sağlığını tehdit eden en büyük risk faktörlerinden biri haline geldi. Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) verilerine göre, bu durum yılda milyonlarca erken ölüme neden oluyor ve Türkiye'de de endişe verici boyutlara ulaştı.
Hareketsizlik: Çağımızın En Büyük Tehdidi
Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut ve Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Küçükardalı, hareketsizliğin yol açtığı tehlikelere dikkat çekiyor. Prof. Dr. Karabulut, hareketsizliğin obezitenin temel nedeni olduğunu, metabolizma hızını yavaşlattığını ve bunun sonucunda kalp-damar hastalıkları, yüksek tansiyon, diyabet, ortopedik sorunlar ve kemik erimesi gibi kronik hastalıkların tetiklendiğini belirtiyor. Dahası, hareketsiz yaşamın bağışıklık sistemini zayıflattığını ve enfeksiyonlara karşı direnci düşürdüğünü vurguluyor.
Prof. Dr. Küçükardalı ise, DSÖ'nün hareketsizliği 'küresel mortalite için başlıca risk faktörlerinden biri' olarak tanımladığını hatırlatarak, bunun sigarayla benzer düzeyde bir ölüm riski oluşturduğunu dile getiriyor. Türkiye'de 2023 yılında yapılan bir araştırmaya göre, fiziksel inaktivite oranının yüzde 32,1'e ulaştığı, yani her üç kişiden birinin yeterli düzeyde hareket etmediği ortaya kondu. Bu durumun özellikle kadınlarda daha belirgin olduğunu, erkeklerin günde ortalama 64 dakika, kadınların ise sadece 34 dakika fiziksel aktivite bildirdiğini ekliyor.
Hangi Egzersizler Vücut İçin Daha Faydalı?
Peki, bu sessiz salgınla mücadelede en etkili yöntemler neler? Uzmanlar, 'en iyi egzersizin sürdürülebilir olan' olduğunu vurguluyor. Prof. Dr. Ahmet Karabulut, önceliğin kardiyovasküler sağlığı artıran tempolu yürüyüş, bisiklet veya yüzme gibi aktiviteler olması gerektiğini söylüyor. Bu kardiyo egzersizlerine kısa süreli ağırlık ve direnç antrenmanları eklemenin faydalı olacağını belirtiyor. Hatta parmak uçlarında yükselip alçalma gibi basit hareketlerin bile bacak kaslarını güçlendirdiğini ve ödem oluşumunu engellediğini ifade ediyor. Günde 2-3 kez 20-30 tekrarla başlanabilecek bu egzersizlerle, özellikle baldır kaslarının (soleus) güçleneceği ve ayaktaki kan dolaşımının hızlanacağı belirtiliyor.
Prof. Dr. Yaşar Küçükardalı ise DSÖ'nün haftada 150-300 dakika orta yoğunlukta veya 75-150 dakika yüksek yoğunlukta egzersiz tavsiyesine işaret ederek, bunun günlük yaklaşık 20-30 dakikaya denk geldiğini belirtiyor. Yürüyüşü en güvenli seçenek olarak öne çıkaran Küçükardalı, günde 6 bin-8 bin adım hedefi konulmasını öneriyor. Yüzmenin eklemler için dost olduğunu, koşunun ise kardiyovasküler faydaları yüksek olsa da sakatlık riskini artırdığını ekliyor.
Masa Başı Çalışanlar İçin Pratik Çözümler
Masa başı çalışanlar için de hareketsizliği kırmanın basit yolları mevcut. Uzmanlar, her 30 dakikada bir kalkıp 2-3 dakika yürümeyi, telefon konuşmaları sırasında ayakta durmayı ve asansör yerine merdiven kullanmayı öneriyor. Evde yapılabilecek basit egzersizler arasında ise squat (sandalyeye oturup kalkma şeklinde yapılabilir), duvar şınavı ve esneme hareketleri bulunuyor. Özellikle karın ve core kaslarını güçlendiren plank egzersizi de evde kolayca uygulanabilir bir yöntem.
Egzersiz Yapmak, İstediğimizi Yememiz Anlamına mı Geliyor?
Beslenme ve egzersiz arasındaki denge de büyük önem taşıyor. Prof. Dr. Yaşar Küçükardalı, egzersizin kalori yakımını artırdığını, kas kütlesini koruduğunu ve metabolizmayı iyileştirdiğini ancak kötü beslenmenin bu faydaları gölgeleyebileceğini belirtiyor. Kötü beslenmenin kronik inflamasyonu artırdığını ve iç organ çevresindeki yağlanmayı çoğalttığını ifade eden Küçükardalı, egzersizin kötü beslenmeyi tamamen telafi edemeyeceğinin altını çiziyor. Örneğin, 30 dakikalık yürüyüşle yakılan 150 kilokalorinin, bir dilim pastayla alınan 300-400 kilokaloriye denk gelmediğini belirterek, kısıtlı kalori alımıyla dengeli egzersiz yapmanın daha gerçekçi bir yaklaşım olduğunu vurguluyor.
Prof. Dr. Ahmet Karabulut ise egzersizin tansiyon ve kolesterol dengesini olumlu etkilediğini, vücuttaki iltihabi reaksiyonları azalttığını ve kalp krizi riskini yüzde 20'lere varan oranlarda düşürdüğünü belirtiyor. Ayrıca, kolon kanseri, meme kanseri ve rahim kanseri gibi hastalıklara karşı yüzde 10 civarında koruyucu etkisi olduğunu ekliyor. Egzersizin ruh sağlığı üzerindeki olumlu etkilerine de değinen Karabulut, serotonin, dopamin, oksitosin ve endorfin gibi mutluluk hormonlarını artırarak depresyon tedavisinde de önemli bir rol oynadığını ifade ediyor.
Tarık Yiğit
Spor Yorumları & Toplum
Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.