Bugün Gündemde
--° -- --/--°
Spor KÖŞE YAZISI 19.08.2026 12:05 15 okunma

Pele'nin Efsanevi Forması Rekor Kırdı: Tarihi Anın Bedeli Dudak Uçuklattı!

Futbolun 'Kralı' Pele'nin, Brezilya'ya ilk Dünya Kupası zaferini getirdiği 1958 finalinde giydiği ikonik mavi forma, açık artırmada 4.88 milyon dolara (yaklaşık 230 milyon TL) alıcı bularak futbol tarihinin en pahalı ikinci forması oldu.

Pele'nin Efsanevi Forması Rekor Kırdı: Tarihi Anın Bedeli Dudak Uçuklattı!

Futbol dünyasının unutulmaz ismi, Brezilya'nın efsanevi oyuncusu Pele'nin kariyerine damga vuran anılardan biri, hayranlarının erişimine sunuldu. Pele'nin, henüz 17 yaşındayken Brezilya Milli Takımı'na tarihindeki ilk Dünya Kupası şampiyonluğunu kazandırdığı 1958 İsveç Dünya Kupası finalinde giydiği 'kutsal' mavi forma, açık artırmada satışa çıkarıldı. Müzayede evi Sotheby's'in ev sahipliği yaptığı heyecan dolu satışta, formaya gösterilen ilgi nefes kesiciydi.

Tarihi Formanın Yepyeni Sahibi Kim Oldu?

Tüm dünyanın gözü kulağının bu tarihi müzayedede olduğu anlarda, Pele'nin efsanevi formasının nihai fiyatı tam 4.88 milyon dolar olarak belirlendi. Bu rakam, Türk Lirası karşılığıyla yaklaşık 230 milyon TL'ye denk geliyor. Bu astronomik fiyat, formanın sadece bir giysi parçasından çok daha fazlası olduğunu, aynı zamanda bir spor ikonu ve bir dönemin sembolü haline geldiğini gözler önüne seriyor. Satışın detayları henüz tam olarak açıklanmasa da, formanın koleksiyonerler arasında ne denli büyük bir heyecan yarattığı aşikar. Bu denli yüksek bir meblağ, spor memorabilia piyasasının ne kadar hareketli ve değerli olduğunu da bir kez daha kanıtladı.

Futbol Tarihinin En Pahalıları Arasında Yerini Aldı

Sotheby's'de gerçekleşen bu rekor satış, futbol tarihinin en pahalı formaları listesinde de önemli bir değişikliğe yol açtı. Pele'nin 1958 finalinde giydiği forma, Diego Maradona'nın 2022'de 9.3 milyon dolara alıcı bulan 'Tanrı’nın Eli' golünü attığı ikonik formasıyla birlikte, listenin zirvesine yaklaştı. Pele'nin forması, bu satışla birlikte dünya futbol tarihinin en pahalı ikinci forması olarak kayıtlara geçti. Maradona'nın forması bu listenin en üst sırasında yer alırken, Pele'nin bu tarihi parçası da onu yakından takip ediyor. Bu durum, spor dünyasında ikonik sporcuların giydiği eşyaların yalnızca manevi değil, aynı zamanda devasa maddi değerlere de ulaşabildiğini gösteriyor.

1958 Finali: Bir Efsanenin Doğuşu

Pele'nin 1958 Dünya Kupası finalinde giydiği bu forma, futbol tarihinin en önemli anlarından birine tanıklık etti. Brezilya, bu finalde İsveç'i 5-2'lik net bir skorla mağlup ederek ilk kez Dünya Kupası'nı müzesine götürme başarısı gösterdi. O maçta henüz 17 yaşında olan Edson Arantes do Nascimento, yani Pele, fileleri iki kez havalandırarak şampiyonluğun mimarlarından biri oldu. Bu performansıyla Pele, sadece o maçın değil, tüm turnuvanın da yıldızı parlamış ve futbol dünyasına 'Kral' lakabıyla adını altın harflerle yazdırmıştı. Bu formanın satıldığı rakam, bu tarihi zaferin ve Pele'nin efsanevi kariyerinin ne denli büyük bir değere sahip olduğunun en somut göstergesi olarak kabul ediliyor. Formanın yeni sahibinin, bu tarihi mirası en iyi şekilde koruyacağına inanılıyor.

Spor Memorabilia Piyasasında Rekorlar Kırılmaya Devam Ediyor

Son yıllarda spor dünyasının en unutulmaz anlarına ait objelere olan ilgi ve bu objelerin satış fiyatları, dudak uçuklatan seviyelere ulaştı. Sadece futbol değil, basketbol, beyzbol gibi farklı spor dallarından da efsanevi sporcuların kullandığı ekipmanlar, milyonlarca dolara alıcı buluyor. Bu durum, spor memorabilia piyasasının ne kadar büyüdüğünü ve değerlendiğini gösteriyor. Koleksiyonerler, bu nadide parçaları sadece bir yatırım aracı olarak değil, aynı zamanda spor tarihinin canlı tanıkları olarak da görüyorlar. Pele'nin formasıyla kırılan bu rekor, piyasadaki bu ilginin ve değerlemenin artarak devam edeceğinin bir işareti olarak yorumlanıyor.

Tarık Yiğit

Tarık Yiğit

Spor Yorumları & Toplum

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Gündem 03.10.2026 16:35 1 okunma

Oscar Sahnesinde Türk Rüzgarı! TRT Destekli 3 Film, Küresel Vizyonda Büyülüyor: Destinasyonlar Şaşırtıyor!

TRT'nin ortak yapımcılığını üstlendiği üç film, dünya sinemasının en prestijli ödülü Oscar'da 'En İyi Uluslararası Film' kategorisinde ülkelere temsil etme potansiyeli taşıyor. Türkiye, Fransa ve Japonya'nın Oscar adayı listelerinde yer alan bu yapımlar, uluslararası alanda büyük ilgi görüyor.

Oscar Sahnesinde Türk Rüzgarı! TRT Destekli 3 Film, Küresel Vizyonda Büyülüyor: Destinasyonlar Şaşırtıyor!

Sinema dünyasının zirvesi olarak kabul edilen Oscar Ödülleri'nde bu yıl Türk sinemasının parıltısı daha da belirginleşiyor. Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT) tarafından desteklenen ve ortak yapımcılığını üstlenilen üç sinema filmi, ülkelerin 'En İyi Uluslararası Film' kategorisinde Oscar'a aday göstermek üzere belirlediği ön listelerde yer alarak büyük bir başarıya imza attı. Bu gelişme, Türk sinemasının hem ulusal hem de uluslararası alanda artan etkisinin somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Oscar Yolunda Küresel Arenada Üç Başarılı Yapım

Her yıl olduğu gibi bu yıl da dünyanın dört bir yanından gelen filmler, 'En İyi Uluslararası Film' kategorisinde Oscar'a aday olabilmek için kıyasıya bir yarışa girdi. Bu yılın ön listelerinde dikkat çeken en önemli detaylardan biri ise, TRT'nin ortak yapımcı olarak yer aldığı ve farklı ülkelerin Oscar temsilcisi olarak belirlediği üç filmin bu listede kendine yer bulması. Bu filmlerin Türkiye, Fransa ve Japonya'dan aday gösterilmesi, yapımların hem sanatsal derinliğini hem de uluslararası dağıtım ağlarının gücünü gözler önüne seriyor.

TRT'nin sinemanın gelişimine verdiği destek, özellikle son yıllarda uluslararası platformlarda meyvelerini vermeye devam ediyor. Yapımcı kimliğinin yanı sıra stratejik bir ortak olarak da öne çıkan TRT, yerli sinema ürünlerinin küresel çapta tanınırlığını artırmak ve Türk kültürünü sinema diliyle dünyaya anlatmak amacıyla önemli projelere imza atıyor. Bu üç filmin Oscar'ın kapılarını aralaması, TRT'nin bu vizyonunun ne kadar doğru bir yolda ilerlediğini kanıtlar nitelikte.

Uluslararası Başarıların Arkasındaki Sır Perdesi

Oscar'da 'En İyi Uluslararası Film' kategorisi, dünyanın dört bir yanından en iyi sinema örneklerinin yarıştığı ve büyük prestij taşıyan bir alan. Bu kategoride aday gösterilmek, bir filmin hem sanatsal kalitesini hem de uluslararası dağıtım ve pazarlama gücünü gösteriyor. TRT ortak yapımı üç filmin, farklı coğrafyalardan Oscar adayı olması, bu yapımların evrensel temalar işlediğini ve geniş kitlelere ulaşma potansiyeline sahip olduğunu ortaya koyuyor.

Bu başarıda, filmlerin yönetmenlerinin vizyonu, oyuncu kadrosunun yeteneği ve yapım ekiplerinin titiz çalışmasının yanı sıra, TRT'nin sağladığı finansal ve lojistik destek kritik bir rol oynuyor. TRT, sadece bir fon sağlayıcı olmanın ötesine geçerek, yapım süreçlerine dahil oluyor, uluslararası festivallerde ve pazarlarda filmlerin tanıtımına katkıda bulunuyor. Bu sayede Türk sinemasının ürünleri, global izleyici kitlesiyle buluşma şansı yakalıyor.

Oscar Adaylıkları ve Türk Sinemasının Geleceği

Oscar'da 'En İyi Uluslararası Film' kategorisinde ön listelerde yer alan filmler, genellikle filmin en güçlü yanlarını ve Oscar jürisinin ilgisini çekebilecek unsurları barındırır. Bu liste, filmlerin Oscar'ın ana adaylıklarına giden yolda önemli bir basamak olarak görülüyor. TRT destekli bu üç filmin, Türkiye, Fransa ve Japonya gibi farklı sinema kültürlerine sahip ülkelerin aday listelerinde yer alması, Türk sinemasının kültürel çeşitliliği kucakladığını ve farklı anlatım biçimlerine açık olduğunu gösteriyor.

Özellikle bu filmlerin hangi temaları işlediği, hangi yönetmenler tarafından çekildiği ve oyuncu kadrolarında kimlerin yer aldığı gibi detaylar merak konusu. Sinema otoriteleri, bu filmlerin Oscar'ın ilerleyen aşamalarında da başarı gösterebileceği ve Türk sinemasının uluslararası alandaki itibarını daha da artırabileceği öngörüsünde bulunuyor. TRT'nin bu tür projelere verdiği stratejik destek, gelecekte daha nice Türk yapımının dünya devleri arasında yer almasının önünü açıyor. Önümüzdeki dönemde bu filmlerin Oscar macerasının nasıl şekilleneceği ise heyecanla bekleniyor.

Gündem 03.10.2026 16:05 1 okunma

Türkiye'nin Geleceği Şekilleniyor: TEKNOFEST Kuşağı Sahne Alıyor, Liderden Cesur Açıklamalar!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TEKNOFEST Güneydoğu'daki gençlerin enerjisine vurgu yaparak, 'Türkiye Yüzyılı'nın bu parlak neslin eseri olacağını müjdeledi. Savunma sanayii devrimine dikkat çekilirken, Soma'daki ihmallerin de takipçisi olunacağı belirtildi.

Türkiye'nin Geleceği Şekilleniyor: TEKNOFEST Kuşağı Sahne Alıyor, Liderden Cesur Açıklamalar!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TEKNOFEST Güneydoğu'daki coşkulu kalabalığa seslenerek Türkiye'nin geleceğine dair son derece umut dolu mesajlar verdi. Gençlerin azmi ve kararlılığından ilham aldığını belirten Erdoğan, "Türkiye'nin geleceği hamdolsun emin ellerdedir." diyerek bu neslin ülkenin yarınlarını inşa edeceğinin altını çizdi. Şanlıurfa'da gerçekleşen organizasyondaki atmosferin kendisini gururlandırdığını ifade eden Cumhurbaşkanı, "Türkiye Yüzyılı, TEKNOFEST kuşağının damgasını taşıyacaktır." sözleriyle bu gençlerin rolünün ne denli kritik olduğunu vurguladı.

Gençliğin Enerjisiyle Yükselen Bir Türkiye

Erdoğan, TEKNOFEST'in sadece bir teknoloji festivali olmadığını, aynı zamanda gençlerin potansiyelini, hayallerini ve Türkiye'nin geleceğine dair vizyonlarını sergilediği bir platform olduğunu belirtti. Organizasyona 81 ilden ve 97 ülkeden 1 milyonu aşkın başvuru ve ziyaretçinin katılımının, bu vizyonun ne kadar geniş bir kitleye ulaştığını gösterdiğini söyledi. Şanlıurfa'nın tarihi ve kültürel zenginliğine de değinen Cumhurbaşkanı, etkinliğin bu topraklarda düzenlenmesinin anlamını derinleştirdiğini ifade etti. Erdoğan, "Bu muazzam atmosfer, buradaki gençlerimizin azmi, heyecanı, kararlılığı bizlere şunu çok net bir şekilde gösteriyor; Türkiye'nin geleceği hamdolsun emin ellerdedir." şeklinde konuştu. Ülkenin teknolojik sıçramasına vurgu yapan Erdoğan, "Bu millet asırlardır sizi bekliyor. Bu ümmet yüzyıllardır sizden işaret bekliyor. Mazlum ve mağdurlar çağlardır sizi dört gözle bekliyor." diyerek gençlere tarihsel bir görev yükledi.

Savunma Sanayiinde Devrim: Yerli ve Milli Üretim Vurgusu

Konuşmasında savunma sanayii alanında Türkiye'nin ulaştığı noktaya özel bir parantez açan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu alanda "tam bir devrime imza attıklarını" söyledi. KIZILELMA, KAAN, HÜRJET, ANKA, BAYRAKTAR TB2 gibi yerli ve milli gururlarımızın yanı sıra kara araçlarının da gençlerde büyük bir heyecan yarattığına dikkat çekti. Erdoğan, "İleride inşallah sizler bu ürünleri tasarlayan, geliştiren, test eden ağabeylerinizle, ablalarınızla beraber çalışacaksınız." diyerek gençleri geleceğin teknoloji üreticileri olarak selamladı. Türkiye'nin savunma sanayiindeki gücünün artmasının, ülkenin bağımsızlığı ve uluslararası alandaki konumu için ne denli önemli olduğunu vurgulayan Erdoğan, "4 bin 500'den fazla firmamız, Savunma Sanayii Başkanlığımızın koordinasyonunda başarı çıtasını daha yükseğe taşıyor." bilgisini paylaştı.

Soma'da İhmali Olanlar Hesap Verecek!

Konuşmasının bir bölümünde Soma'daki maden faciasına da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihmali olan herkesin adaletten kaçamayacağını net bir dille ifade etti. "Soma'daki maden ocağında yaşanan kazada ihmali olan kim varsa hesabını verecektir." diyen Erdoğan, bu tür acıların tekrar yaşanmaması için gerekli tüm tedbirlerin alınacağının sözünü verdi. Bu açıklama, hem işçi güvenliği hem de adalet mekanizmalarının işleyişi açısından önemli bir mesaj olarak öne çıktı. Ülkenin teknolojik ilerlemesinin yanı sıra sosyal adaletin ve güvenliğin de en üst düzeyde tutulacağına dair bir güvence niteliği taşıdı.

Gelecek Vizyonu ve Gençlere Çağrı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda gençlere yönelik bir çağrı yaparak, onların ülkenin geleceği için taşıdığı sorumluluğun altını bir kez daha çizdi. "Değerlerinizden, kimliğinizden en küçük bir taviz vermeyeceksiniz." uyarısında bulunan Erdoğan, dışarıdan gelebilecek olumsuz etkilere karşı dikkatli olunması gerektiğini belirtti. Türkiye'nin önünün açık olduğunu, ufkunun geniş olduğunu ve bahtının açık olduğunu ifade eden Erdoğan, "Ülkemin önü de, ufku da, bahtı da sonuna kadar açıktır." sözleriyle umut aşıladı. TEKNOFEST'in sadece bir teknoloji fuarı olmadığını, aynı zamanda bir "devrime" işaret ettiğini belirten Erdoğan, bu devrimin lokomotif gücünün gençler olduğunu vurguladı.

Gündem 03.10.2026 15:05 4 okunma

Soma'nın Maden Kuyusunda Can Pazarından Acı Haber: Göçük Altında Kalan İşçi Gözyaşlarıyla Uğurlandı!

Manisa'nın Soma ilçesindeki maden ocağında meydana gelen trajik göçükte hayatını kaybeden işçi İsa Olcay, Kütahya'nın Gediz ilçesinde sevenlerinin katıldığı duygu dolu bir törenle son yolculuğuna uğurlandı.

Soma'nın Maden Kuyusunda Can Pazarından Acı Haber: Göçük Altında Kalan İşçi Gözyaşlarıyla Uğurlandı!

Manisa'nın Soma ilçesinde yaşanan ve yürekleri dağlayan maden faciasının ardından acı haberler gelmeye devam ediyor. Yer altının derinliklerinde, emekleriyle ekmek mücadelesi veren işçilerden birinin daha hayatını kaybettiği Soma'daki maden işletmesinde meydana gelen göçükte can veren İsa Olcay'ın cenazesi, memleketi Kütahya'ya getirildi. Gediz ilçesinde düzenlenen cenaze törenine, ailesi, yakınları ve meslektaşları başta olmak üzere çok sayıda vatandaş katıldı.

Soma'da Acı Gün: Maden Ocağındaki Göçük Kötü Haberi Getirdi

Soma, kömür madenciliğiyle özdeşleşmiş bir ilçe olarak, geçmişte de acı olaylara sahne olmuştu. Bu kez de bir maden işletmesinde meydana gelen beklenmedik göçük, çalışma alanını bir anda ölümcül bir tehlikeye dönüştürdü. Göçük altında kalan işçilere ulaşmak için başlatılan yoğun kurtarma çalışmaları ne yazık ki umutları boşa çıkardı. Ekiplerin tüm çabasına rağmen, İsa Olcay isimli işçi, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Bu trajik kayıp, bölgedeki madencilik güvenliği konusunu bir kez daha gündeme taşırken, acılı aileye derin bir üzüntü yaşattı.

Gediz'de Gözyaşları Sel Oldu: İsa Olcay Son Yolculuğuna Uğurlanıyor

Hayatını kaybeden işçi İsa Olcay için Kütahya'nın Gediz ilçesinde duygusal bir cenaze töreni düzenlendi. Törene katılanlar, Olcay'ın ailesine başsağlığı dileklerinde bulunurken, hayatını kaybeden işçinin hatırasını yaşatmak için bir araya geldi. İlçe merkezindeki camide kılınan cenaze namazının ardından, Olcay'ın naaşı, dualarla ve gözyaşlarıyla toprağa verildi. Cenaze töreninde, hayatın ne kadar kırılgan olduğunu ve alın terinin bedelinin ne kadar ağır olabildiğini bir kez daha hatırlatan görüntüler hakimdi. Ailesinin yaşadığı tarifsiz acı, tüm katılımcıları derinden etkiledi.

Maden Güvenliği Tartışmaları Yeniden Alevlendi

Soma'da yaşanan bu son olay, Türkiye'nin genelindeki maden güvenliği standartlarını ve denetim mekanizmalarını yeniden mercek altına almamız gerektiğini gösteriyor. Yer altı kaynaklarımızı çıkarmak için canlarını hiçe sayan işçilerin çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve en üst düzey güvenlik önlemlerinin alınması büyük önem taşıyor. İsa Olcay'ın trajik ölümü, bu konudaki ihmalleri ve alınması gereken acil tedbirleri bir kez daha gözler önüne serdi. Yetkililerin, benzer faciaların yaşanmaması adına daha sıkı denetimler yapması ve işçi sağlığı ve güvenliği konusunda somut adımlar atması bekleniyor. Bu tür acıların bir daha yaşanmaması, hem işçiler hem de aileleri için en büyük temennimizdir.

Bu acı olay, madencilik sektöründe çalışan binlerce işçinin yaşadığı riskleri ve fedakarlıkları bir kez daha hatırlattı. İsa Olcay'a Allah'tan rahmet, kederli ailesine ve yakınlarına başsağlığı dileriz. Ülkemiz madenciliğinin geleceği için güvenli çalışma ortamları inşa etmek hepimizin ortak sorumluluğudur.

Gündem 03.10.2026 14:35 4 okunma

Şanlıurfa TEKNOFEST Rüzgarıyla Coştu: Esnafın Yüzü Güldü, Şehir Nefes Aldı!

Şanlıurfa'da ilk kez kapılarını aralayan TEKNOFEST Güneydoğu, teknoloji şöleninin yanı sıra yerel ekonomiyi de canlandırdı. Savunma sanayii ve teknoloji meraklılarını buluşturan dev organizasyon, esnaf ve sanatkarlar için de beklenmedik bir ticari ivme sağladı.

Şanlıurfa TEKNOFEST Rüzgarıyla Coştu: Esnafın Yüzü Güldü, Şehir Nefes Aldı!

Şanlıurfa'nın ev sahipliği yaptığı TEKNOFEST Güneydoğu heyecanı, şehrin sadece teknoloji ve bilim alanında değil, aynı zamanda ekonomik açıdan da çifte kazanç sağlamasına öncülük etti. Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen teknolojilerin sergilendiği bu dev organizasyon, kente akın eden ziyaretçiler sayesinde esnaf ve sanatkarların yüzünü güldürdü. Yıllardır süregelen ekonomik durgunluğun ardından, bu tür büyük etkinliklerin yerel ekonomiye olan olumlu etkileri bir kez daha kanıtlandı.

Gündem 03.10.2026 14:05 4 okunma

Gaziantep 9 Gün Boyunca Susmayacak! Kültür, Sanat ve Lezzetin Kalbi Bu Festivalde Atıyor: Kaçırmayın!

Türkiye Kültür Yolu Festivali'nin 21. durağı Gaziantep'te başladı. 11 Ekim'e kadar sürecek GastroAntep Festivali, 246 etkinlik ve 70'ten fazla lezzet noktasıyla ziyaretçilere unutulmaz anlar yaşatacak.

Gaziantep 9 Gün Boyunca Susmayacak! Kültür, Sanat ve Lezzetin Kalbi Bu Festivalde Atıyor: Kaçırmayın!

Gaziantep Kültür ve Sanat Şöleni Başlıyor: 9 Günlük Destansı Program!

Türkiye'nin dört bir yanını kültürel bir coşkuyla saran Kültür Yolu Festivali, bu kez Gaziantep'in tarihi dokusuyla buluştu. GastroAntep Kültür Yolu Festivali, 3 Ekim'de görkemli bir açılışla start alırken, şehir önümüzdeki 9 gün boyunca kültür, sanat ve gastronominin kalbi olmaya hazırlanıyor. Dördüncü kez bu büyük organizasyona ev sahipliği yapan Gaziantep, bu yıl da ziyaretçilerine binlerce yıllık mirası modern bir yaklaşımla sunacak. Toplamda 246 farklı etkinlik, 14 ayrı noktada sanatseverlerle buluşacak.

Binlerce Yıllık Miras, 70'ten Fazla Lezzet Noktasıyla Sofralarda!

Gaziantep'in UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'na dahil olan eşsiz mutfağı, festivalin en gözde alanlarından biri olacak. Kentin dünyaca ünlü lezzetleri, 70'ten fazla özel lezzet noktasında ziyaretçilerin damaklarında iz bırakacak. Beyranından yuvalamasına, küşlemesinden meşhur Antep baklavasına kadar gastronomi şöleni yaşanacak. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Gaziantep'in mutfağının sadece yemekten ibaret olmadığını, bir yaşam biçimi ve kimlik unsuru olduğunu vurguladı. Alpaslan, “Bu mutfak, üretimiyle, emeğiyle ve kuşaktan kuşağa aktarılan tarifleriyle bu kentin ruhudur.” ifadelerini kullandı. Gastronomi alanında Şef Doğa Çitçi ve MasterChef jüri üyesi Şef Mehmet Yalçınkaya gibi isimlerin yanı sıra, Ömür Akkor, Ahmet Güzelyağdöken ve Umut Karakuş da atölyeler, tadımlar ve söyleşilerle festival programına renk katacak. Gastronomi, bu festivalde sadece bir tat deneyimi değil, aynı zamanda yaşayan bir kültürel miras olarak sunulacak.

Zeugma'dan Antep İşi'ne: Kültürün Her Tonu Gaziantep'te!

Festivalin içeriği sadece gastronomiyle sınırlı değil. Gaziantep'in zengin kültürel değerleri de festival boyunca ön planda olacak. Dünyaca ünlü Zeugma Mozaik Müzesi'nin büyüleyici eserlerinden, el sanatlarının zirvesi sayılan Antep işine, geleneksel kutnu dokumacılığından göz alıcı bakırcılığa kadar kentin somut ve somut olmayan kültürel mirasları sergilenecek ve yaşatılacak. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Gaziantep'in Somut Olmayan Kültürel Miras Ulusal Envanteri'ne kayıtlı 25 farklı unsur ve 126 tescilli usta ile kültürel mirası yaşatmada ne kadar güçlü bir şehir olduğunu belirtti. Gaziantep Valisi Kemal Çeber ise, şehrin binlerce yıllık tarihini, İpek Yolu üzerindeki stratejik konumunu ve güçlü kültürel birikimini festivalle taçlandırdıklarını ifade etti. Vali Çeber, “Gaziantep, geçmişini geleceğe taşıyan yaşayan bir kültür şehridir. Dokuz gün boyunca yüzlerce etkinlikle kültürü, sanatı ve gastronomiyi şehrimizin dört bir yanında hep birlikte yaşayacağız.” diyerek festivalin önemine dikkat çekti. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de, festivalin Gaziantep'in ev sahipliği yaptığı kültürel zenginliği tüm dünyaya tanıtma fırsatı sunduğunu söyledi.

Sanatseverler Akın Etti: Açılış Programına Üst Düzey Katılım!

Zeugma Mozaik Müzesi'nde gerçekleştirilen görkemli açılış programına Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, milletvekilleri, Türkiye Kültür Yolu Festivali Genel Direktörü Selim Terzi ve çok sayıda sanatsever katıldı. Protokol üyeleri, açılışın ardından müzedeki “Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri”, “Yaşayan Miras: Gaziantep”, “Minyatürvari Seramik” ve “Sanata Teşvik ve Sanatla Yaşam” gibi sergileri de gezerek incelemelerde bulundular.