Rümeysa'nın Hayatını Karartan Anlar: Kurşunların Ortasında Kalan Gencin Davasında Ağır Hüküm!
Kırklareli'nde nişanlısının evine düzenlenen silahlı saldırıda hayatını kaybeden Rümeysa Sanpur davasında karar çıktı. Çatışmanın ortasında kalarak yaşamını yitiren genç kızın failleri yargılandı.
Kader Anı: Kanlı Saldırı Genç Bir Hayatı Söndürdü
Kırklareli'nin Lüleburgaz ilçesi, 21 Kasım 2025 akşamı trajik bir olayla sarsıldı. Lüleburgaz Biz Bize Yeteriz Derneği Başkanı Emin Sanpur’un kızı, genç yaşta hayata veda eden Rümeysa Sanpur, nişanlısının evine bir akşam yemeği için gitmişti. Ancak bu sıradan buluşma, hayatının son anlarına sahne oldu. İddialara göre, nişanlının husumetlileri olduğu belirtilen bir grup, gece yarısı eve acımasızca silahlarla ateş açtı. Evdekiler de kendilerini savunmak için karşılık verince, kısa sürede bir çatışma ortamı oluştu. Ne yazık ki, bu kanlı hesaplaşmanın ortasında kalan Rümeysa Sanpur, vücuduna isabet eden kurşunlarla ağır yaralandı. İhbar üzerine olay yerine hızla polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Lüleburgaz Devlet Hastanesi'ne kaldırılan genç kız, tüm tıbbi müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
Adalet Sarayı'nda Yargı Süreci: Dosyalar Birleşti, Sanıklar Yargı Önünde
Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığı, bu vahim olayla ilgili derhal bir soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında, faillerden 5'inin 18 yaşından küçük olması nedeniyle dosyaları ayrılarak çocuk mahkemelerinde değerlendirilmesi yoluna gidildi. Ancak, yargılamanın bütünü içinde adaletin tecellisi adına, 10'u tutuklu 18 sanık hakkında hazırlanan iddianamelerin ardından, tüm eylemlerin bir arada değerlendirilmesi gerekliliği gözetilerek dosyalar Lüleburgaz Ağır Ceza Mahkemesi'nde birleştirildi. Mahkeme, sanıklar E.B., N.C.B., R.B., Y.Y. ve A.Ş. isimli 5 çocuk hakkında 'Tasarlayarak öldürme' ve 'Kadına karşı olası kastla öldürme' suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talebiyle dava açtı. Bu karar, olayın ne kadar vahim boyutlara ulaştığını ve adaletin bu yönde tecelli edeceğini bir kez daha gösterdi.
Baba Emin Sanpur'dan Yürek Burkan Çağrı: 'Herkes Hak Ettiğini Almalı!'
Davanın 3. duruşması, özel olarak mahkeme salonuna dönüştürülen Lüleburgaz Sanat Akademisi Yıldız Salonu'nda gerçekleşti. Duruşmada söz hakkı verilen Rümeysa'nın babası Emin Sanpur, adalete olan inancını ve yürek burkan acısını şu sözlerle dile getirdi: "Biz şahsımız adına ceza verdirecek adi insanlar değiliz. Bizim burada derdimiz, kimin ne kadar olayda parmağı varsa, kim gözcülük yaptıysa, kim ateş yaktıysa, kim orada suça karıştıysa, kim silah taşıdıysa, kim haber uçurmuşsa hepsinin ceza almalarını yüce mahkememizden talep ediyorum. Adaletiniz var olsun." Baba Sanpur'un bu sözleri, salondaki herkesi derinden etkiledi.
Mahkemeden Ağır Hükümler: 'Kasten Öldürme' Suçundan Müebbet Hapis
Sanıklara son sözleri sorulduğunda, tamamı savcının mütalaasına katılmadıklarını belirterek beraatlerini talep etti. Ancak mahkeme heyeti, uzun süren müzakereler ve sunulan deliller ışığında kararını verdi. Tutuklu sanıklardan D.B. ve E.B. isimli sanıklar, 'Kadına karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Ayrıca, 5 kez 'Kasten öldürmeye teşebbüs' suçundan toplamda 50'şer yıl hapis cezası alan sanıklar, bu kararla adaletin yerini bulduğuna dair bir işaret verdi. Diğer sanıklara da 'Kadına karşı kasten öldürmek' ve 'Kasten öldürmeye teşebbüs' suçlarından değişen oranlarda ağır hapis cezaları verildi. Ruhsatsız silah taşıma gibi ek suçlardan da cezalar alan sanıklar, toplamda uzun yıllarını demir parmaklıklar ardında geçirecek. Mahkeme, tutuksuz yargılanan suça sürüklenen çocuklardan A.Ş. ve R.B.'nin ise kararla birlikte tutuklanmasına hükmederken, tutuklu sanıklardan O.D.'nin tahliyesine karar verdi. Toplamda 8 sanık ise beraat etti.
Adalet Yerini Buldu mu? Sanpur Ailesi Mezarlık Ziyareti
Duruşma sonrası, adaletin bir nebze de olsa yerini bulduğu bu kararın ardından, acılı aile fertleri kızları Rümeysa Sanpur'un mezarını ziyaret etti. Baba Emin Sanpur ve anne Nüket Sanpur, kızlarının mezarı başında dua ederek gözyaşlarına hakim olamadılar. Yaşananların bir daha asla tekrar etmemesi umuduyla, adalet sistemine olan inançları bir kez daha sınanmış oldu.