Rüşvet Çarkı İstanbul'da Dönmeye Devam Ediyor: 'Belediye Başkanları' Örgüt Davasında Yeni Perde Açılıyor!
İstanbul'da yankı uyandıran 'Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü' davasında, aralarında 3 belediye başkanının da bulunduğu 7 tutuklu ve 200 tutuksuz sanığın yargılanması yeni bir duruşma ile devam ediyor. Mahkeme salonunun yetersizliği nedeniyle nakledilen duruşmada, sanıkların esasa ilişkin mütalaaya karşı savunmaları alınacak.
Büyük Yolsuzluk İddiaları İstanbul'u Sarsmaya Devam Ediyor
Türkiye'yi sarsan 'Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü' davasında yargı süreci hız kesmeden ilerliyor. İddialara göre, Aziz İhsan Aktaş'ın belediye başkanları ve üst düzey yöneticilerine rüşvet vererek kamu ihalelerini organize ettiği soruşturma kapsamında açılan dava, yeni duruşmasıyla kamuoyunun dikkatini bir kez daha üzerine çekiyor. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmesi planlanan duruşma, mahkemenin mevcut fiziki kapasitesinin yetersiz kalması üzerine Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısında tahsis edilen yeni duruşma salonunda gerçekleştirilecek. Bu durum, davanın ölçeği ve karmaşıklığı hakkında da ipuçları veriyor.
Tutuklu Başkanlar Savunma Yapacak: Esasa İlişkin Mütalaa Vurgusu
Bugünkü duruşmada en önemli gündem maddesi, savcılık tarafından daha önceki celselerde sunulan esasa ilişkin mütalaaya karşı sanıkların savunmalarının alınması olacak. Bu savunmalar, davanın seyrini belirleyecek en kritik aşamalardan biri olarak öne çıkıyor. Yargılanan isimler arasında Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ve Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara gibi önemli belediye başkanları bulunuyor. Toplamda 7'si tutuklu, 200'ü ise tutuksuz olmak üzere toplam 207 sanığın yargılandığı bu devasa davada, mahkeme heyetinin nasıl bir karar vereceği merakla bekleniyor.
İlk Duruşma Geride Kaldı, Tahliyeler Yaşandı
Aziz İhsan Aktaş'ın belediye yöneticileriyle kurduğu iddia edilen rüşvet ve yolsuzluk ağına ilişkin ilk duruşma 27 Ocak 2026 tarihinde yapılmıştı. O tarihten bu yana devam eden yargılama sürecinde, daha önceki celselerde dikkat çekici gelişmeler yaşandı. Mahkeme heyeti, yaptığı değerlendirmeler sonucunda aralarında Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar'ın yanı sıra birçok üst düzey bürokrat ve iş insanının da bulunduğu toplam 26 sanığı tahliye etti. Ancak bu tahliyeler, ana dava dosyasının karmaşıklığını ve sanık sayısının büyüklüğünü değiştirmemiş durumda. Tahliye edilen isimler arasında; Ali Fırat Baycan, Cem Alper Akyüz, İbrahim Koçyiğit, İbrahim Halil Çalış, Mehmet Ataş, Mert Çelik, Müzeyyen Karakaş, Oktay Aktaş, BELTAŞ Başkanı Önder Gedik, Esenyurt Belediye Destek Hizmetleri Müdürü Adnan Acar, İSFALT Genel Müdür Yardımcıları Mehmet Karataş ve Sencer Hacıoğlu, Esenyurt Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Mehmet Şimşek, Esenyurt Belediyesi Temizlik İşleri Personeli Mustafa Yolcu, İSFALT Satın Alma Müdürü Rana Uysal, Ali Rıza Yılmaz, Burak Kangal, Kazım Gökhan Yankılıç, Rabil Artan, Burak Sirali, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, eğitmen Gülşah Ocak, eski Beşiktaş Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü Gülal Erdovan Anıl, Beşiktaş Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü Ferit Tutşi ve Beşiktaş Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Çağdaş Ateşçi gibi isimler yer alıyordu.
Davanın Arka Planı ve Olası Gelişmeler
Bu dava, Türkiye'de yolsuzlukla mücadele kapsamında yürütülen en kapsamlı soruşturmalardan biri olarak kayıtlara geçti. İddianamede yer alan bilgilere göre, şebekenin kamu kaynaklarını zimmetine geçirme, rüşvet alma ve verme, ihaleye fesat karıştırma gibi pek çok ciddi suçlamayla karşı karşıya olduğu belirtiliyor. Aziz İhsan Aktaş'ın liderliğindeki bu örgütün, belediyelerdeki kritik pozisyonları kullanarak nasıl bir rant düzeni kurduğu detaylı bir şekilde inceleniyor. Güncel duruşma ile birlikte, yargılamanın esaslı bir noktaya geldiği ve önümüzdeki süreçte mahkemenin daha somut adımlar atarak delilleri değerlendireceği öngörülüyor. Sanıkların savunmaları, savcılık mütalaası ve sunulacak ek deliller ışığında verilecek kararın, hem ilgili belediyeler hem de genel olarak kamuoyu vicdanı açısından büyük önem taşıdığı ifade ediliyor. Dava süreci, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri açısından yakından takip edilecek.