Savaşların Ekonomiyi Vurduğu Yılmaz'dan Çarpıcı Uyarı: Küresel Dengeler Değişiyor, Yeni Bir Düzen Kapıda!
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, savaşların ve jeopolitik gerilimlerin küresel ekonomiyi derinden etkilediğini belirterek, dünyada güç dengelerinin değiştiğini ve teknolojik dönüşümün hızlandığını vurguladı. Yılmaz, Türkiye'nin bu zorlu süreçte sağlam duruşunu koruyarak orta ve uzun vadede kazançlı çıkacağına inandığını ifade etti.
Diyarbakır'da iş dünyası temsilcileriyle bir araya gelen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, küresel ekonomide yaşanan çalkantılara ve savaşların yıkıcı etkilerine dikkat çekti. Dünyanın kritik bir dönemeçten geçtiğini belirten Yılmaz, “Dünyayı anlamadan Türkiye’yi ve içinden geçtiğimiz bölgeyi tartışmak eksik kalır” diyerek mevcut jeopolitik ve ekonomik kırılganlıkların altını çizdi. Savaşların körüklediği korumacılık eğilimlerinin yükseldiğini, ticaretin daraldığını ve eski küresel düzenin artık geçerliliğini yitirdiğini vurgulayan Yılmaz, “Güç siyaseti ön plana çıkarken, hukukun ve insan haklarının zayıfladığı, adalet ve merhamet gibi kavramların unutulduğu bir dönemden geçiyoruz” tespitinde bulundu.
Riskli Dönemler Fırsatları Beraberinde Getirir
Bu tür riskli dönemlerin aynı zamanda büyük fırsatları da barındırdığını ifade eden Yılmaz, “Sağlam duruş sergileyenler orta ve uzun vadede mutlaka kazançlı çıkacaktır” dedi. İnsanlığın bir kavram olarak var olduğunu ve eninde sonunda bir dip dalganın yaşanacağını belirten Yılmaz, “Yeni bir küresel ve bölgesel düzen mutlaka oluşacaktır” öngörüsünde bulundu. Bu süreçte Türkiye'nin ülke, toplum ve millet olarak sağlam ve sağlıklı bir duruş sergilemesinin hayati önem taşıdığını vurgulayan Yılmaz, hem gerçeklerin farkında olunması hem de orta ve uzun vadeli hedeflerin asla ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti. Bu ikisini aynı anda başarmanın, içinde bulunduğumuz dönemde en kritik görev olduğunu söyledi.
Küresel Büyüme ve Ticarette Tarihi Düşüş
Dünya ekonomisinin tarihi ortalamaların altında bir büyüme seyri izlediğini kaydeden Yılmaz, liberal ve küresel düzenin vaat ettiği yüksek büyümelerin artık geride kaldığını ifade etti. Geçen yıl yüzde 3 civarında büyüyen dünya ekonomisinin, bu yıl da benzer bir oranda büyümesinin beklendiğini ancak mevcut savaşların bu beklentiyi daha da aşağı çekebileceğini dile getirdi. Eskiden büyüme hızının üzerinde seyreden ticaretin, son dönemde ekonomik büyümenin bile altına düştüğünü belirten Yılmaz, “Ülkeler kapanıyor, korumacılık ön plana çıkıyor, tarife savaşları yaşanıyor” diyerek ticaretin önündeki engellerin arttığını belirtti.
Dijital ve Yeşil Dönüşümün Gölgesinde Bir Dünya
Küresel ekonomiyi dönüştüren bir diğer önemli faktörün teknolojik dönüşüm olduğunu vurgulayan Yılmaz, pandemi, savaşlar ve jeopolitik gerilimlerin ekonomik yapıyı derinden etkilediğini söyledi. Bu süreçte Çin ve Uzak Doğu'nun yükselişiyle tetiklenen bir güç mücadelesinin yaşandığını ve aynı zamanda teknolojide de büyük dönüşümlerin gerçekleştiğini belirtti. Dijitalleşme, yapay zeka ve yeni üretim biçimlerinin dünyayı baştan aşağı değiştirdiğini ifade eden Yılmaz, “İklim tartışmalarıyla birlikte karbon salınımının azaldığı, enerjinin daha verimli kullanıldığı, dijital imkanların değerlendirildiği, yapay zeka ile işlemlerin farklı bir hız ve nitelik kazandığı yeni bir dünya”dan bahsetti. Bu gelişmelerin, bir yandan süregelen çekişmeler ve savaşlarla bir yandan da teknolojik devrimlerle iç içe geçtiğini ve bu nedenle Türkiye'nin kendine özgü bir yol çizmesi gerektiğini vurguladı.
Türkiye'nin Enflasyonla Mücadelesi ve Gelecek Vizyonu
Türkiye'nin bu zorlu küresel süreçleri başarıyla yönettiğine inandığını ifade eden Yılmaz, makro finansal istikrarı sağlama ve enflasyonu daha aşağı seviyelere çekme gayretlerinin sürdüğünü kaydetti. Ekonominin kapasitesini artırırken aynı zamanda koruma ve geliştirme çabalarının da devam ettiğini belirtti. Bu çerçevede dengeli büyüme anlayışının benimsendiğini, sadece tüketimle değil, yatırım, üretim ve ihracatla büyüyen, dış taleple de desteklenen bir ekonomik modelin hedeflendiğini söyledi. Yılmaz, bu tür bir büyüme ile enflasyonun daha etkin bir şekilde düşürüleceğine inandıklarını ifade etti. Enflasyonu düşürürken büyümeyi dengede tutmanın kolay olmadığını ancak Türkiye'nin son 3 yıldır bu başarıyı gösterdiğini belirtti. Büyümenin dünya ortalamasının üzerinde tutulduğunu, yatırımların ve ihracatın artırıldığını, işsizliğin tek haneli seviyelerde kaldığını ve enflasyon oranının da düşürüldüğünü hatırlattı. Son olarak enflasyonun 30,7 seviyelerine kadar indiğini ancak tarımdaki kuraklık ve don gibi olumsuzlukların gıda fiyatlarını etkileyerek enflasyon politikasını olumsuz etkilediğini dile getirdi. Temel mallarda enflasyonun %16'ya kadar düştüğünü, hizmet enflasyonunun ise bu süreci biraz daha gecikmeli takip ettiğini belirtti. Bu yıl %20'nin altı hedefine ulaşmanın zorlaştığını, ancak savaşların küresel görünümü etkilediğini sözlerine ekledi. Yılmaz, özellikle Hürmüz Boğazı'nın kapatılması gibi senaryoların enerji piyasalarında ciddi etkiler yaratabileceğine de dikkat çekti.
Buse Aydın
Ekonomi & Finans Analisti
Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.