Bugün Gündemde
--° -- --/--°
Teknoloji KÖŞE YAZISI 06.08.2026 01:05 2 okunma

Selçuk Bayraktar'dan Tarihi Tahmin: Kızıl Elma Devrimi 30 Yılda Savaş Uçaklarını Tarihe Gömüyor!

Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, insansız savaş uçaklarının 30 yıl içinde mevcut savaş uçaklarının yerini alacağını belirterek, muharebe havacılığında yaşanacak devrim niteliğindeki dönüşüme dikkat çekti.

Selçuk Bayraktar'dan Tarihi Tahmin: Kızıl Elma Devrimi 30 Yılda Savaş Uçaklarını Tarihe Gömüyor!

Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, NATO Parlamenterleri Asamblesi (NPA) heyetine yönelik yaptığı sunumda, geleceğin muharebe havacılığını şekillendirecek kritik açıklamalarda bulundu. Dünyada mevcut durumda yaklaşık 15 bin savaş uçağı bulunduğuna dikkat çeken Bayraktar, bu sayının önümüzdeki 30 yıl içinde büyük ölçüde değişeceğini öngördü.

Muharebe Havacılığında Yeni Bir Dönem

Bayraktar'ın sunumunun ana eksenini oluşturan insansız savaş uçakları (UCAV), havacılık ve savunma sanayii için geleceğin en önemli teknolojilerinden biri olarak öne çıkıyor. Mevcut 15 bin savaş uçağının zamanla, muhtemelen 30 yıl içinde, insansız platformlar tarafından devralınacağını savunan Bayraktar, bunun muharebe havacılığında büyük bir devrim anlamına geldiğini vurguladı. Bu vizyon, özellikle Baykar'ın geliştirdiği Kızıl Elma gibi milli insansız savaş uçağı projelerinin ne kadar stratejik bir öneme sahip olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Kızıl Elma'nın Stratejik Önemi

Baykar'ın gururla sunduğu Kızıl Elma, sadece bir insansız hava aracı olmanın ötesinde, geleceğin savaş alanlarında görev alacak otonom ve akıllı sistemlerin öncüsü olarak görülüyor. Yüksek manevra kabiliyeti, gelişmiş görev profilleri ve insanlı sistemlerle entegre çalışma potansiyeliyle Kızıl Elma, Türk savunma sanayii için stratejik bir üstünlük sağlamayı hedefliyor. Bayraktar'ın açıklamaları, bu vizyonun küresel savunma dinamikleriyle ne kadar uyumlu olduğunu gösteriyor. NATO gibi önemli bir askeri ittifakın temsilcilerine bu teknolojiyi anlatmak, Türkiye'nin savunma sanayiindeki ilerleyişini ve geleceğe yönelik planlarını uluslararası alanda sergilemesi açısından büyük önem taşıyor.

Geleceğin Savaş Alanları Şekilleniyor

Selçuk Bayraktar'ın 30 yıllık öngörüsü, insansız sistemlerin sadece keşif ve gözlem görevleriyle sınırlı kalmayacağını, aynı zamanda doğrudan muharebe görevlerinde de etkin rol alacağını işaret ediyor. Bu durum, hem hava üstünlüğü anlayışını hem de harekat icra biçimlerini kökten değiştirecek. İnsansız savaş uçakları, insanlı uçaklara kıyasla daha düşük risk ve maliyet avantajı sunarken, aynı zamanda sürdürülebilirlik ve operasyonel esneklik gibi konularda da önemli fırsatlar yaratıyor. Bu teknolojik sıçrama, gelecekteki askeri stratejilerin belirlenmesinde temel bir faktör haline gelecek.

Türkiye'nin İHA Vizyonu ve Küresel Etkisi

Baykar'ın insansız hava araçları alanındaki başarıları, Türkiye'yi bu alanda küresel bir oyuncu haline getirdi. Selçuk Bayraktar'ın liderliğinde geliştirilen Bayraktar TB2 gibi platformlar, operasyonel sahalarda gösterdikleri başarılarla adından söz ettirirken, Kızıl Elma gibi daha gelişmiş sistemler bu mirası daha da ileriye taşıyacak. NATO parlamenterlerine yapılan bu sunum, Türkiye'nin sadece teknoloji üreten değil, aynı zamanda geleceğin savunma konseptlerine yön veren bir ülke konumuna geldiğini de kanıtlar nitelikte. Bayraktar'ın 30 yıllık ufuk ötesi tahmini, insansız sistemlerin havacılıktaki hakimiyetinin kaçınılmaz olduğunu ve bu alanda öncü rol üstlenen ülkelerin stratejik avantaj sağlayacağını açıkça ortaya koyuyor.

Ceren Güneş

Ceren Güneş

Teknoloji & Gelecek Vizyonu

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Spor 06.08.2026 02:05 0 okunma

FIFA'da Sarsıntı: Infantino'yu Bekleyen Büyük Tehlike! 70 AP Üyesi Harekete Geçti

FIFA ve UEFA arasındaki gerilim tırmanırken, Avrupa Parlamentosu'nun 70'ten fazla üyesinin Gianni Infantino hakkında soruşturma başlatma talebi, dünya futbolunda yeni bir dönemin kapısını araladı.

FIFA'da Sarsıntı: Infantino'yu Bekleyen Büyük Tehlike! 70 AP Üyesi Harekete Geçti

Futbol dünyası, son günlerde tansiyonu giderek yükselen bir güç mücadelesine sahne oluyor. FIFA ve UEFA arasındaki yıllardır süregelen rekabet, artık teknik bir anlaşmazlık olmaktan çıkıp, kurumsal bir savaş haline gelmiş durumda. Bu karmaşık mücadelenin merkezinde ise FIFA Başkanı Gianni Infantino yer alıyor. Olayların tırmanmasıyla birlikte, futbolun geleceği üzerinde söz sahibi olan Avrupa Parlamentosu da bu gerilime müdahil olmak zorunda kaldı. Yaşananlar, özellikle 2026 Dünya Kupası'na giden yolda meydana gelen ve büyük yankı uyandıran bir olayla doruk noktasına ulaştı.

FIFA'nın Tartışmalı Kararı ve UEFA'dan Sert Tepki

Her şey, 2026 Dünya Kupası'nda yaşanabilecek potansiyel bir krizi önleme çabasıyla başladı. ABD ile Belçika arasında oynanacak son 16 turu öncesinde, ABD Milli Takımı'nın yıldız forveti Folarin Balogun, kırmızı kart cezası nedeniyle forma giyemeyecekti. Ancak beklenmedik bir gelişmeyle, FIFA Disiplin Komitesi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Infantino ile yaptığı görüşmenin ardından cezayı askıya aldı. Bu kararla Balogun, Belçika karşısında sahada yer alabildi. FIFA, bu kararı hukuki bir gerekçeye dayandırdığını savunsa da, kararın zamanlaması ve olası siyasi baskı iddiaları, dünya futbol kamuoyunda büyük tepkiyle karşılandı.

Bu karara en sert ve açık tepki ise UEFA Başkanı Alexander Ceferin'den geldi. Ceferin, Balogun kararı için 'anlaşılmaz ve kabul edilemez' ifadelerini kullanırken, FIFA'nın artık futbolun temel ilkelerinden uzaklaştığını sert bir dille eleştirdi. Ceferin, bu durumu 'kırmızı çizgiyi aştınız' sözleriyle özetleyerek, iki kurum arasındaki gerilimin ne denli derinleştiğini gözler önüne serdi. Yıllardır örtbas edilmeye çalışılan sorunlar, Balogun olayıyla birlikte artık gün yüzüne çıkmış ve bir dönüm noktası olarak kabul edilmişti.

Infantino'nun Yönetimi ve Avrupa Parlamentosu'nun Müdahalesi

Balogun krizi, FIFA ve UEFA arasındaki mevcut anlaşmazlıkları daha da derinleştirirken, birçok başka sorun da yeniden alevlendi. Bunların başında, FIFA'nın hayata geçirmeyi planladığı genişletilmiş Kulüpler Dünya Kupası projesi geliyor. Bu proje, uluslararası maç takvimini daha da sıkışık hale getirme potansiyeli taşırken, FIFA'nın ticari gelirlerini artırma çabalarının UEFA'nın ekonomik alanına girdiği yorumlarına neden oldu. Bu durum, hem Infantino hem de Ceferin arasındaki kişisel ve yetkisel anlaşmazlıkları daha da belirgin hale getirdi.

Krizin futbol dünyasıyla sınırlı kalmadığı, Avrupa Parlamentosu'nun da olaya dahil olmasıyla daha da net anlaşıldı. Parlamentonun 70'ten fazla üyesi, Gianni Infantino hakkında resmi bir soruşturma başlatılması için harekete geçti. Bu talep, özellikle siyasi müdahale iddialarının araştırılması ve FIFA'nın kendi bünyesindeki bağımsızlığının sorgulanması amacını taşıyor.

Futbolun Geleceği Tehlikede mi?

Avrupa Parlamentosu'nda açılması istenen soruşturma, futbolun yönetim mekanizmalarındaki şeffaflık ve adalet konularını mercek altına almayı hedefliyor. Bu sürece destek verenler arasında, FIFA'nın kararlarının futbolun güvenilirliğine zarar verdiğini savunan Norveç, Belçika ve Almanya futbol federasyonları da bulunuyor. FIFA ile UEFA arasındaki bu büyük güç savaşının sonucunu, 211 üyeden oluşan FIFA'nın diğer üye ülkelerinin ve futbol federasyonlarının vereceği tepkiler belirleyecek gibi görünüyor. Bu süreç, futbolun küresel yönetiminde önemli değişikliklere yol açabilecek nitelikte.

Gündem 06.08.2026 01:35 2 okunma

Munzur'un Kalbinde Piknik Keyfi Kaçtı: 'Davetsiz' Misafir Sofra Kurdu!

Tunceli'nin Munzur Vadisi Milli Parkı'nda piknik yapan bir grup, aniden karşılaştıkları bozayı yüzünden adeta nefeslerini tuttu. Ayının piknik masasına yönelmesiyle yaşananlar cep telefonu kamerasıyla kaydedildi.

Munzur'un Kalbinde Piknik Keyfi Kaçtı: 'Davetsiz' Misafir Sofra Kurdu!

Tunceli'nin eşsiz doğasıyla büyüleyen Munzur Vadisi Milli Parkı, bu kez yaban hayatının en beklenmedik konuklarından birine ev sahipliği yaptı. Halvori mevkisinde huzur dolu bir piknik molası veren doğaseverler, karşılarında devasa bir bozayıyı buldu. Aniden beliren ayı, adeta masadaki lezzetlere göz dikti.

Doğanın Davetsiz Misafiri Sofraya Konuk Oldu

Piknik alanına yaklaşan bozayıyı gören grup, olası bir tehlikeye karşı tedbir alarak alandan uzaklaştı. Ancak meraklı ayı, insanların bıraktığı yiyeceklerin cazibesine daha fazla dayanamadı. Masanın üzerine çıkan bozayı, bulduğu nimetleri afiyetle yiyerek adeta kendi pikniğini yaptı. Bu sıra dışı karşılaşma, grubun içinden Dilan Cömert tarafından saniye saniye kaydedildi. Görüntülerde, ayının yiyecekleri tüketirkenki rahat tavırları ve ardından alanı keşfetmek üzere dolaşması net bir şekilde görülüyor.

Munzur'da Yaban Hayatının Varlığı Bir Kez Daha Gözler Önünde

Tunceli, Türkiye'nin en zengin biyolojik çeşitliliğe sahip bölgelerinden biri olarak biliniyor. Munzur Vadisi Milli Parkı ise bu zenginliğin adeta bir vitrini konumunda. Ayıların, kurtların, yaban keçilerinin ve birçok endemik canlının yaşam alanı olan bölge, doğa tutkunları ve fotoğrafçılar için eşsiz fırsatlar sunuyor. Ancak bu karşılaşma, ziyaretçilere yaban hayatına saygı duymanın ve gerekli güvenlik önlemlerini almanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlattı. Uzmanlar, milli parklarda yaban hayvanlarıyla karşılaşma olasılığının her zaman olduğunu ve bu tür durumlarda panik yapmadan, sakin kalarak güvenli bir mesafeden uzaklaşmanın en doğru davranış olduğunu belirtiyor.

Ayıların Beslenme Alışkanlıkları ve İnsanla Etkileşimi

Bozayılar, genellikle etçil olmalarına rağmen otçul besinlere de yönelirler. Yaz aylarında meyveler, böğürtlenler, kökler ve böcekler ana besin kaynakları arasındadır. Ancak kış uykusuna yatmadan önceki dönemde daha fazla enerji depolamak için daha yoğun beslenirler. İnsanların bıraktığı yiyecekler, ayılar için kolay ve cazip birer besin kaynağı oluşturuyor. Bu durum, hem hayvanların beslenme alışkanlıklarını bozarak doğallıktan uzaklaşmalarına hem de insanlarla istenmeyen temasların yaşanmasına neden olabiliyor. Yetkililer, piknik alanlarında çöplerin kesinlikle açıkta bırakılmaması, yiyeceklerin güvenli bir şekilde muhafaza edilmesi ve yaban hayvanlarını beslememek gibi konularda hassasiyet gösterilmesi gerektiğini vurguluyor.

Turizmde Doğa ve Yaban Hayatı Dengesi

Munzur Vadisi gibi doğal güzelliklere sahip bölgelerin turizm potansiyeli oldukça yüksek. Ancak bu potansiyelin sürdürülebilir olması için doğanın korunması ve yaban hayatına zarar verilmemesi büyük önem taşıyor. Ziyaretçilerin bilinçli olması, doğaya saygı duyması ve belirlenen kurallara uyması, hem bölgenin ekosisteminin korunmasını hem de gelecek nesillerin bu eşsiz doğadan faydalanmasını sağlayacaktır. Bu tür karşılaşmalar, doğru yönetildiğinde, yaban hayatına olan ilgiyi artırarak koruma çabalarına da katkı sağlayabilir.

Gündem 06.08.2026 00:35 2 okunma

Binlerce Polisin Kaderi Belli Oluyor! EGM Atama Sonuçları Saat 18:00'de Açıklanıyor: İşte Detaylar ve Sorgulama Yöntemi

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) tarafından bu yıl gerçekleştirilen genel atama ve yer değiştirme sonuçları için geri sayım sona eriyor. Binlerce amir ve polis memurunun merakla beklediği sonuçlar, Emniyet Genel Müdürü Ali Fidan'ın açıklamasına göre bu akşam saat 18:00'de Personel Bilgi Sistemi üzerinden erişime açılacak. Yeni görev yerlerine atanacak personelin bilgileri, cep telefonlarına SMS ile de iletilecek.

Binlerce Polisin Kaderi Belli Oluyor! EGM Atama Sonuçları Saat 18:00'de Açıklanıyor: İşte Detaylar ve Sorgulama Yöntemi

Türk Polis Teşkilatı'nda görevli binlerce emniyet personelinin heyecanla beklediği 2026 yılı genel atama ve yer değiştirme sonuçları için nefesler tutuldu. Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) bünyesindeki amir ve polis memurlarının tayin süreçlerini kapsayan yaz dönemi atama maratonunda sona yaklaşılırken, sonuçların ne zaman açıklanacağı merak ediliyordu. Nihayet beklenen açıklama EGM'den geldi.

Binlerce Personelin Beklediği Sonuçlar Açıklanıyor

Emniyet Genel Müdürü Ali Fidan tarafından yapılan yazılı açıklamaya göre, 2026 yılı Genel Atama Dönemi kapsamında atamaya tabi tutulan toplamda 19 bin 96 personelin yer değiştirme işlemleri tamamlandı. Bu personel grubunu, başkomiser ve altındaki rütbelerde görev yapan 1528 amir ile 17 bin 568 polis memuru oluşturuyor. Bu binlerce çalışanın yeni görev yerleri, bugün saat 18.00 itibarıyla Personel Bilgi Sistemi (PBS) üzerinden erişime açılacak. EGM, bu önemli duyuru ile personelinin merakını gidermiş oldu.

Atama Sonuçları Nasıl Öğrenilecek? Detaylı Sorgulama Rehberi

EGM atama sonuçlarının açıklanacağı saat olan 18.00'den itibaren, ataması gerçekleşen personellerin Personel Bilgi Sistemi'nden sonuçlarını sorgulayabileceği belirtildi. Bunun yanı sıra, EGM Personel Daire Başkanlığı tarafından da bilgilendirme sürecine destek verilecek. Ataması yapılan personellerin, sistemde kayıtlı olan cep telefonu numaralarına bilgilendirme SMS'leri gönderilecek. Bu SMS'lerde, “Atama işleminiz gerçekleşmiştir” gibi kısa ve net ifadeler yer alacak. Bu çift yönlü bilgilendirme yöntemi sayesinde personelin sonuçlara hızlıca ulaşması hedefleniyor.

Emniyet Teşkilatında Yeni Dönem Başlıyor

Emniyet Genel Müdürü Ali Fidan, açıklamasında tüm personele yeni görev yerlerinde başarılar dileyerek, sonuçların emniyet teşkilatına, personeline ve ailelerine hayırlı olmasını temenni etti. Bu atama ve yer değiştirme süreci, emniyet teşkilatının yeniden yapılanması ve personel motivasyonunun artırılması açısından büyük önem taşıyor. Yılın belirli dönemlerinde yapılan bu tür genel atamalar, teşkilatın dinamik yapısını korumasına ve farklı bölgelerdeki personel ihtiyacının etkin bir şekilde karşılanmasına olanak tanıyor. Ayrıca, bu süreç, personelin kariyer gelişimine de katkı sağlayarak motivasyonlarını üst düzeyde tutmayı amaçlıyor. Yeni yerlerinde görev yapacak olan personel ve aileleri için de bu sonuçlar yeni bir başlangıcın habercisi olacak.

Gündem 06.08.2026 00:05 2 okunma

Türk Cerrah İngiltere'de Tarih Yazdı: Robotik Ameliyatı Binlerce Kişi Canlı İzledi!

Prof. Dr. Oktar Asoğlu, İngiltere'de düzenlenen prestijli kolorektal kongrede sergilediği robotik kanser cerrahisiyle hem Türkiye'yi temsil etti hem de uluslararası alanda büyük takdir topladı. Binlerce cerrahın canlı izlediği operasyonlar büyük başarıyla tamamlandı.

Türk Cerrah İngiltere'de Tarih Yazdı: Robotik Ameliyatı Binlerce Kişi Canlı İzledi!

Uluslararası alanda kanser ve robotik cerrahi alanındaki çalışmalarıyla tanınan Türk bilim insanı Prof. Dr. Oktar Asoğlu, İngiltere'nin Portsmouth şehrinde 9-13 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilen 10. Portsmouth Kolorektal Kongresi'nde Türk tıp tarihinde bir ilki başardı. Dünyanın dört bir yanından gelen kolorektal cerrahinin önde gelen isimlerini, cerrahi tekniklerin gelişimine yön veren araştırmacıları bir araya getiren bu önemli organizasyonda, eşzamanlı canlı robotik kanser ameliyatları gerçekleştirildi. Bu tarihi cerrahi oturumlara, modern rektum kanseri cerrahisinin öncülerinden Sir Bill Heald moderatörlük yaptı.

Tarihi Operasyonlar Queen Alexandra Hastanesi'nde Gerçekleşti

Kongre merkezinden bağımsız olarak, Queen Alexandra Hastanesi'nin üç ayrı ameliyathanesinde eşzamanlı olarak üç farklı robotik kanser cerrahisi operasyonu gerçekleştirildi. Bu zorlu ve titiz operasyonlar, Avrupa'nın önde gelen kolorektal cerrahlarından Norveçli Prof. Lars Thomas Seeberg, küresel çapta alanında otorite kabul edilen Güney Koreli Prof. Gyu-Seog Choi ve Türkiye'den Prof. Dr. Oktar Asoğlu tarafından başarıyla icra edildi. Operasyonlar, 2,5 saat sürdü ve farklı cerrahi teknikler kullanılarak rektum kanseri hastaları tedavi edildi.

Dünya, Türk Cerrahisinin Başarısını Canlı İzledi

Portsmouth Kolorektal Kongresi'nin canlı cerrahi oturumları, kongre salonunda bulunan yüzlerce cerrahın yanı sıra, dünya genelinde binlerce tıp profesyoneli tarafından online olarak da büyük bir ilgiyle takip edildi. Ameliyatlar sırasında hem katılımcıların hem de moderatörün soruları yanıtlanırken, gerçekleştirilen cerrahi müdahaleler detaylı olarak değerlendirildi. Her üç operasyon da başarıyla sonuçlandı.

Prof. Dr. Asoğlu: "Mesleki Güvenin En Önemli Göstergesi"

Kongrenin başkanı, İngiltere'nin saygın cerrahlarından Prof. Jim Khan'ın daveti üzerine bu önemli organizasyonda yer aldığını belirten Prof. Dr. Oktar Asoğlu, canlı ameliyat yapmanın bir cerrah için mesleki güvenin en üst düzeyde kanıtı olduğunu vurguladı. Asoğlu, “Ameliyatınızı dünyanın dört bir yanından yüzlerce meslektaşınız canlı izlerken, aynı zamanda sorular sorup değerlendirmelerde bulunuyor. Bu inanılmaz bir konsantrasyon ve sorumluluk gerektiriyor” ifadelerini kullandı.

Yoğun Konsantrasyon ve Hasta Güvenliği Önceliği

Meslek hayatı boyunca Avrupa, Asya ve Rusya gibi bölgelerde sayısız kongrede konuşmacı, moderatör ve canlı cerrah olarak görev aldığını hatırlatan Prof. Dr. Asoğlu, Portsmouth Kolorektal Kongresi'nin kendisi için özel bir anlam taşıdığını belirtti. Asoğlu, “Bu kongre sadece bir bilimsel toplantı değil, aynı zamanda alanımızın en seçkin platformlarından biri. Özellikle Sir Bill Heald gibi bir ismin moderatörlüğünde, kongrenin 10. yılında böyle bir canlı cerrahi programında yer almak benim için çok değerliydi. Canlı ameliyat sırasında hissettiğim şey heyecandan çok yoğun bir konsantrasyondu. Çünkü karşınızda bir kanser hastası var ve önceliğiniz her zaman hastanın güvenliği olmalı” dedi. Prof. Dr. Asoğlu, bu operasyonda robotik intersfinkterik rezeksiyon gerçekleştirdiğini, Prof. Seeberg'in abdominoperineal rezeksiyon (APR) ve Prof. Choi'nin ise lateral pelvik lenf nodu diseksiyonu yaptığını ekledi.

Türk Cerrahisi Adına Tarihi Bir Başarı

Portsmouth Kolorektal Kongresi'nin canlı cerrahi programında yer alan ilk Türk cerrah olmanın gururunu yaşadığını dile getiren Prof. Dr. Asoğlu, bu türden bir operasyonun yabancı bir ülkede, yabancı bir hasta üzerinde gerçekleştirilmesinin son derece yüksek bir mesleki güven gerektirdiğini ve dünyada sadece çok az sayıda cerrahın bu tür bir sorumluluğu üstlenebildiğini ifade etti. Bu durumun hem kendisi hem de Türk cerrahisi adına önemli bir kazanım olduğunu belirtti.

Geleceğin Cerrahlarına Tavsiyeler

Genç meslektaşlarına da seslenen Prof. Dr. Asoğlu, cerrahlığın sadece ameliyat yapmaktan ibaret olmadığını vurguladı. Asoğlu, “İyi bir cerrah olmak için ameliyat yapmak, ancak daha iyi bir cerrah olmak için araştırmak, yayın yapmak, öğretmek ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek gerekir. Genç cerrahların bilimsel üretimden uzak kalmamaları ve güncel literatürün bir parçası olmaları büyük önem taşıyor” diyerek sözlerini tamamladı.

Spor 05.08.2026 23:35 2 okunma

Süper Lig Fikstür Çekimi Karıştı: El Sıkışılmayan O An, Polemik Yarattı!

Süper Lig'in 2026-27 sezonu fikstür çekilişi, Galatasaray ve Fenerbahçe yöneticileri arasındaki 'el sıkışmama' kriziyle gölgede kaldı. Yaşananlar, seçim vaatlerini ve rekabetin boyutunu yeniden gündeme taşıdı.

Süper Lig Fikstür Çekimi Karıştı: El Sıkışılmayan O An, Polemik Yarattı!

Fikstür Çekimi Yerine Rekabet Rüzgarı!

Süper Lig'de 2026-27 sezonu heyecanı henüz başlamadan, dün Riva'da gerçekleştirilen fikstür çekilişi, saha içinden çok saha dışındaki gerginliklerle gündeme oturdu. Türk futbolunun iki dev kulübü Galatasaray ve Fenerbahçe'nin yöneticileri arasında yaşanan ve kameramanların objektifinden kaçmayan bir an, spor kamuoyunda günün en çok konuşulan konusu haline geldi. Galatasaray'ın 2. Başkanı Metin Öztürk'ün, Fenerbahçe'yi temsil eden Başkanvekili Barış Göktürk'e uzattığı el, Göktürk tarafından geri çevrilince tansiyon bir anda yükseldi. Bu beklenmedik hareket, kısa sürede sosyal medyada ve spor basınının ana gündem maddesi oldu.

'El Sıkmam' Vaadi Mi Gerçekleşti? Gergin Anlara Yorumlar

Barış Göktürk'ün Metin Öztürk'ün elini sıkmaması, akıllara Göktürk'ün daha önceki bir seçim döneminde sarf ettiği, "Hiçbir Galatasaraylı yöneticinin elini sıkmayacağım. Hepsinin ellerini havada bırakacağım" şeklindeki açıklamasını getirdi. Bu sözler, o dönemde spor gündeminde yer almış ve tartışmalara yol açmıştı. Fikstür çekiminde yaşanan bu olayla birlikte, Göktürk'ün bu vaadini yerine getirdiği şeklinde yorumlar yapıldı.

Galatasaray 2. Başkanı Metin Öztürk, yaşanan bu gerginlikle ilgili yaptığı açıklamada, kulüpler arasındaki rekabetin kişiselleştirilmemesi gerektiğine vurgu yaptı. Öztürk, "Biz her zaman herkese elimizi uzatıyoruz. Barış Bey'e de uzattım. Kendisinin bir seçim vaadi vardı, 'Seçilirsem Metin Öztürk'ün elini sıkmayacağım' demişti ve bu vaadini yerine getirmiş oldu. Elbette bu tür popüler ve dikkat çekici şeyler olabilir. Ancak biz, Dursun Özbek liderliğinde bu sene de şampiyon olup önümüze bakacağız. Bizim için önemli olan kurumlardır, şahıslar değil. Hiçbirimiz bu büyük markaların önüne geçemeyiz. Bizim müzelerimizde ve koridorlarımızda, Metin Oktay'ın jübilesinde Can Bartu ile formasını değiştirdiği o anlamlı anlar gibi değerler var. Biz o neslin temsil ettiği sportmenlik ve değerleri daha kıymetli buluyoruz, bu tarz davranışlar yerine," ifadelerini kullandı. Öztürk'ün bu sözleri, kulüpler arasındaki rekabetin sportmenlik ruhuna uygun yürütülmesi gerektiği mesajını verdi.

Fenerbahçe'den İlk Açıklama: 'Rakiplerimize Saygı Duyuyoruz'

Fenerbahçe Başkanvekili Barış Göktürk ise yaşananlarla ilgili kısa ve öz bir açıklama yaparak, fikstür çekiminin genel atmosferine değindi. Göktürk, "Öncelikle fikstür çekiminin adil, şeffaf ve nezih bir ortamda gerçekleştiği için Türkiye Futbol Federasyonu'na, Kulüpler Birliği'ne ve tüm kulüplere teşekkür ediyoruz. Sezon başından beri talep ettiğimiz zorluk endeksinin dengelenmesi konusunda yapılan düzenlemelerle bugün daha denk bir top çekildiğine inanıyoruz," dedi. Metin Öztürk'ün açıklamaları ve 'el sıkışmama' durumu kendisine hatırlatıldığında ise Göktürk, "Biz rakiplerimize her zaman saygı duyuyoruz ve duymaya da devam edeceğiz. Adil rekabet içerisinde olduğumuz sürece, rakiplerimizle hiçbir şekilde uyumsuzluk yaşamak istemiyoruz," şeklinde konuştu. Göktürk'ün bu açıklaması, takımının rakiplerine karşı sergilediği saygılı duruşu pekiştirme amacı taşıyor.

Süper Lig'de Yeni Sezonun İlk Geri Sayımı Başladı

Fikstür çekiminin yarattığı bu gergin anlara rağmen, Süper Lig'in 2026-27 sezonu için geri sayım resmen başladı. Yeni sezonda takımların sahaya nasıl bir mücadele yansıtacağı, transfer döneminde yaşanacak gelişmeler ve ligin ilerleyen haftalarında rekabetin hangi boyutlara ulaşacağı şimdiden merak konusu. Galatasaray ve Fenerbahçe arasındaki bu erken gerilim, ligin ne kadar çekişmeli geçeceğinin de bir işareti olarak yorumlanıyor.