Selçuk Bayraktar'dan Yapay Zeka Uyarısı: Dijital Kölelikten Kurtuluşun Anahtarı Milli Teknoloji!
Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, Türkiye Yapay Zeka Zirvesi'nde dijital egemenliğin önemini vurgulayarak, küresel teknoloji devlerinin kontrolüne karşı Milli Teknoloji Hamlesi ile özgün çözümler geliştirilmesi gerektiğini belirtti.
Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, 13 Haziran 2026 tarihinde düzenlenen Türkiye Yapay Zeka Zirvesi'nde yaptığı çarpıcı konuşmayla, teknoloji dünyasının geleceğine dair önemli mesajlar verdi. Bayraktar, yapay zeka alanındaki küresel yarışın sadece teknik bir ilerleme olmadığını, aynı zamanda dijital egemenlik mücadelesi olduğunu vurgulayarak, Milli Teknoloji Hamlesi'nin bu mücadeledeki kritik rolüne dikkat çekti.
Dijital Tahakkümün Gölgesinde İnsan Onuru
Konuşmasına, teknolojinin insan onurunu yücelten bir araç olması gerektiği ilkesiyle başlayan Bayraktar, günümüzdeki küresel teknoloji devlerinin oluşturduğu sistemik bağımlılık tehlikesine dikkat çekti. Bu devasa platformların ve algoritmaların, sadece kullanıcıların dijital deneyimlerini değil, aynı zamanda insan iradesini ve düşünsel özgürlüğünü hedef aldığını belirtti. Özellikle sosyal medya ve dijital platformlardaki dopamin odaklı algoritmaların, insanları sürekli bir meşguliyet döngüsüne sokarak bağımlı hale getirdiğini ifade eden Bayraktar, bu durumun bireylerin sağlığından, akli yeteneklerinden ve temel özgürlüklerinden uzaklaştırdığını söyledi. Bayraktar, sivil teknoloji ürünlerinin dahi artık kontrol mekanizmalarına dönüştüğünü, akıllı cihazlar, iletişim ağları ve tedarik zincirleri üzerinden yeni bir denetim düzeni kurulduğunu dile getirdi. Bu noktada asıl tehlikenin, teknolojinin insanı makineleştirmesi değil, insanın teknoloji karşısında değersizleşmesi olduğunu vurguladı.
Milli Teknoloji Hamlesi: Kendi Kaderini Çizen Türkiye
Bayraktar, küresel tekellerin devasa işlem gücü ve veriye dayalı yapay zeka modellerine karşı Türkiye'nin kendi özgün yolunu çizmesinin zorunluluğunu vurguladı. İHA ve SİHA projelerinde olduğu gibi, dışa bağımlı kalmadan, paradigma değiştirecek yenilikçi yaklaşımlarla ilerlenmesi gerektiğini belirtti. Büyük dil modellerini temel olarak istatistiksel tahminleme makineleri olarak tanımlayan Bayraktar, yapay zeka alanındaki ilerlemenin sadece ham işlem gücüne dayanmaması gerektiğini söyledi. İnsan beyninin sınırlı enerjiyle evrenin sırlarını çözebildiğini hatırlatarak, yapay zekada da insanın düşünsel yeteneklerinden ilham alan verimli yöntemlere ihtiyaç duyulduğunu savundu. Bu bağlamda, fiziksel dünyayı, dili ve düşünsel yetenekleri merkeze alan melez yapay zeka yaklaşımlarının, daha az işlem gücüyle daha karmaşık sorunları çözme potansiyeli taşıdığını ifade etti. Bayraktar'a göre veri güvenliği ve dijital egemenlik için açık kaynaklı, şeffaf ve denetlenebilir yazılım ile donanım ekosistemleri hayati önem taşıyor. Özellikle altyapı yazılımları ve donanımlarında açık kaynak modelinin şart koşulması gerektiğini belirten Bayraktar, bu yaklaşımın mahremiyet ve ulusal egemenlik açısından vazgeçilmez olduğunu savundu.
Veri Egemenliği ve Teknolojik Dayanışma Çağrısı
Geleceğin teknolojileri olan yapay zeka, çip teknolojileri, kuantum bilişim ve robotik otomasyon alanlarında Türkiye'nin kaynaklarını etkin kullanması gerektiğini belirten Bayraktar, devasa ve merkezi bulut yapılarına olan bağımlılığı azaltmak için dağıtık işlem ve veri merkezi modellerinin geliştirilmesinin altını çizdi. Bu model, verilerin kurumlar ve ülke sınırları içinde kalmasını sağlayarak, algoritmaların mahremiyeti ihlal etmeden öğrenmesine olanak tanıyacak. Konuşmasında 'Teknolojik Dayanışma İttifakı' çağrısı yapan Bayraktar, Türkiye'nin geliştirdiği ileri teknolojileri dost ve kardeş ülkelerle paylaşması gerektiğini söyledi. Bu işbirliğinin sadece kağıt üzerinde bir ittifak değil, aynı zamanda dijital tahakküme karşı derin bir zihniyet devrimi olması gerektiğini vurguladı.
TEKNOFEST Kuşağı: Özgürlükçü ve İnsani Teknoloji Vizyonu
TEKNOFEST kuşağını, dijital prangaları kıran bir özgürlük nesli olarak tanımlayan Bayraktar, bu gençlerin yapay zeka ve dijital platformlar alanında da öncü projeler geliştirdiğini belirtti. Baykar'da geliştirilen yeni nesil yapay zeka sistemleri, otonom sürü teknolojileri ve savunma alanındaki çalışmaların bu kuşağın eseri olduğunu söyledi. Bayraktar, yapay zekanın sadece bir rekabet ve güç alanı olarak görülmemesi gerektiğini, aynı zamanda eğitim, sağlık ve sosyal refah gibi alanlarda da büyük fırsatlar sunduğunu vurguladı. Protein sentezi, akıllı ilaç keşfi, kanser araştırmaları, robotik cerrahi ve kişiselleştirilmiş eğitim gibi alanlarda yapay zekanın insanlığa fayda sağlama potansiyelini örneklerle anlattı. Türkiye'nin kendi sosyal ağları (NSosyal), dil modelleri (T3AI) ve güvenilir bilgi kaynakları (KÜRE Dijital Ansiklopedi) geliştirme çabalarını da takdirle karşıladığını belirten Bayraktar, bu projelerin Türkçe kaynaklar ve kültürel değerlerle eğitildiğini ve kamu yararına sunulduğunu ifade etti. Son olarak, yapay zekanın felsefi bir duruş gerektirdiğini ve teknolojinin insanı nesneleştirmesine karşı çıkılması gerektiğini vurgulayan Bayraktar, Milli Teknoloji Hamlesi'nin teknolojik olduğu kadar insani ve ahlaki bir vizyon taşıdığını dile getirerek, geleceğin haritasının özgür irade ve dayanışmayla çizilmesi gerektiği mesajıyla konuşmasını tamamladı.