Bugün Gündemde
--° -- --/--°
Spor 30.09.2026 03:05 1 okunma

Türk Futbolunun Efsane Kalecisi Şükrü Ersoy Hayatını Kaybetti! Fenerbahçe ve Milli Takım'a İz Bırakan Kariyer Sona Erdi

Fenerbahçe ve A Milli Takım'ın unutulmaz kalecisi Şükrü Ersoy, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Türk futbolunun duayen ismi, geride sayısız başarı ve anı bıraktı.

Türk Futbolunun Efsane Kalecisi Şükrü Ersoy Hayatını Kaybetti! Fenerbahçe ve Milli Takım'a İz Bırakan Kariyer Sona Erdi

Türk futbolunun duayen isimlerinden, sarı-lacivertli kulübün efsane kalecisi ve Milli Takım'ın unutulmaz file bekçisi Şükrü Ersoy, sevenlerini yasa boğan bir haberle aramızdan ayrıldı. Uzun yıllar boyunca hem kulübü Fenerbahçe'nin hem de A Milli Takım'ın kalesini başarıyla koruyan Ersoy'un vefatı, spor camiasında büyük üzüntüye neden oldu.

Futbola Adanmış Bir Ömür: Fenerbahçe'den Milli Takım'a

Futbolculuk kariyerine altyapısında yetiştiği Fenerbahçe'de başlayan Şükrü Ersoy, 1949'un son dönemlerinde kaleyi devralarak sarı-lacivertli formayla unutulmaz bir serüvene imza attı. Tam 13 yıl boyunca Fenerbahçe kalesini koruyan Ersoy, bu süreçte kulübün müzelerindeki 2 İstanbul Ligi ve 2 Türkiye Ligi şampiyonluğu kupasını kazanmasında başrolü üstlendi. Hem yerel liglerde hem de ulusal düzeyde sergilediği istikrarlı ve başarılı performansıyla taraflı tarafsız herkesin takdirini kazandı.

Ancak Şükrü Ersoy'un mirası sadece kulüp başarılarıyla sınırlı kalmadı. Türk futbol tarihinin en önemli kilometre taşlarından biri olan 1954 FIFA Dünya Kupası'nda A Milli Takım'ın kalesini koruma onurunu yaşadı. İsviçre'de düzenlenen bu tarihi turnuvada, özellikle Almanya ile oynanan kritik maçta gösterdiği performansla adından söz ettirdi. Toplamda 8 kez A Milli Takım formasını terleten Ersoy, milli formaya olan bağlılığını ve sadakatini de en üst düzeyde sergilemiş oldu.

Sahadan Teknik Direktörlüğe, Yöneticilikten Divan Üyeliğine

Futbolculuk kariyerini noktaladıktan sonra da sahalardan uzak kalmayan Şükrü Ersoy, teknik direktörlük kariyerine adım attı. 1967-1968 sezonunda Balıkesirspor ile ilk teknik direktörlük deneyimini yaşayan Ersoy, ardından Fenerbahçe, Trabzonspor, Denizlispor ve Altay gibi birçok önemli kulüpte görev alarak bilgi ve birikimini genç nesillere aktardı. Teknik direktörlük dönemindeki disiplinli yaklaşımı ve futbol bilgisiyle de takdir topladı.

Ersoy'un Fenerbahçe ile olan bağı, futbolculuk ve teknik direktörlükle de sınırlı kalmadı. Kulüpte yöneticilik görevlerinde de bulunan Şükrü Ersoy, 1979-1980 sezonunda kısa süreliğine de olsa Fenerbahçe Teknik Direktörü olarak takımın başında yer aldı. Ayrıca 1983-1984 ve 1994 yıllarında kulübün yönetim kurulunda aktif rol alarak kulübün sportif ve idari yapılanmasına katkıda bulundu. 1107 sicil numaralı Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu üyesi olarak da kulübün önemli bir parçası olmaya devam eden Ersoy, futbolun her alanında iz bırakmış ender isimlerden biriydi.

Vefat ve Başsağlığı Mesajları

Fenerbahçe Kulübü ve Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), Şükrü Ersoy'un vefatı üzerine derin üzüntülerini dile getiren mesajlar yayımladı. Yayımlanan mesajlarda, Ersoy'a Allah'tan rahmet dilenirken, ailesine, yakınlarına, sevenlerine ve tüm Türk futbol camiasına başsağlığı temennisinde bulunuldu. Cenaze törenine ilişkin detayların ise ilerleyen günlerde duyurulacağı belirtildi. Türk futbolunun bu değerli ismini kaybetmenin acısı, camiada derin yankı uyandırırken, geride bıraktığı efsanevi kariyer ise her zaman hatırlanacaktır.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Gündem 30.09.2026 03:35 0 okunma

Süresiz Nafakaya Tarihi Darbe! Anayasa Mahkemesi Kararını Açıkladı, Yeni Dönem 2027'de Başlıyor!

Anayasa Mahkemesi, 'süresiz nafaka' düzenlemesini iptal ederek yoksulluk nafakasında yeni bir dönemin kapısını araladı. Mahkemenin gerekçeli kararı Resmi Gazete'de yayımlanırken, iptalin yürürlük tarihi ve TBMM'ye tanınan süre dikkat çekiyor.

Süresiz Nafakaya Tarihi Darbe! Anayasa Mahkemesi Kararını Açıkladı, Yeni Dönem 2027'de Başlıyor!

Türkiye'de uzun yıllardır tartışma konusu olan ve milyonlarca kişiyi yakından ilgilendiren 'süresiz nafaka' uygulamasına Anayasa Mahkemesi'nden (AYM) kritik bir darbe geldi. AYM, Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) yoksulluk nafakasını düzenleyen 175. maddesindeki 'süresiz olarak' ifadesini Anayasa'ya aykırı bularak iptal etti. Bu tarihi kararın gerekçeli metni, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

AYM'nin İptal Gerekçesi ve Hukuki Dayanağı

Anayasa Mahkemesi'nin bu önemli kararı, Antalya 12. Aile Mahkemesi'nin bir boşanma davası sırasında TMK'nın 175. maddesindeki 'süresiz olarak' ibaresinin iptali istemiyle yaptığı başvuru üzerine şekillendi. Mahkeme, yaptığı incelemeler sonucunda bu ifadenin Anayasa'nın 2., 5. ve 17. maddelerine aykırı olduğuna hükmetti. Kararın temelinde, nafaka yükümlülüğünün ölçülülük ilkesi gözetilmeden süresiz olarak devam etmesinin, yükümlü taraf açısından ağır bir külfete yol açabileceği ve bireylerin ekonomik, psikolojik ve sosyal bütünlüğünü olumsuz etkileyebileceği değerlendirmesi yatıyor. AYM, çatışan haklar arasında devletin sağlaması gereken makul dengeyi koruyamadığına ve taraflardan birine aşırı bir yük yüklediğine dikkat çekti.

Yeni Dönem Başlıyor: 9 Aylık Geçiş Süresi ve TBMM'nin Rolü

Anayasa Mahkemesi, iptal kararının yaratabileceği hukuki boşluğu önlemek amacıyla hükmün yürürlüğünü dokuz ay erteledi. Buna göre, Anayasa Mahkemesi'nin iptal ettiği 'süresiz nafaka' düzenlemesi, 30 Haziran 2027 tarihinde yürürlüğe girecek. Bu tarihe kadar Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından nafakanın süresine ilişkin yeni yasal düzenlemelerin yapılması bekleniyor. Yasama organının bu süreçte nafakanın süresini belirleyecek, muhtemelen daha ölçülü ve belirli kriterlere dayanan yeni kurallar getirmesi öngörülüyor. Yeni düzenlemenin içeriği ve olası geçiş hükümleri ise yasama sürecinin işleyişiyle netlik kazanacak.

Yoksulluk Nafakası Hakkı Devam Ediyor: Yeni Kriterler Şekillenecek

AYM'nin kararı, yoksulluk nafakası hakkını tamamen ortadan kaldırmıyor. Boşanma sonucunda yoksulluğa düşme riski taşıyan ve kusuru daha ağır olmayan tarafın, diğer eşten mali gücü oranında nafaka talep edebilme hakkı devam ediyor. Ancak getirilecek yeni düzenlemelerle birlikte, nafakanın süresinin belirlenmesinde daha açık ve öngörülebilir ölçütlerin kullanılması gerekliliği vurgulanıyor. Mahkeme gerekçesinde, bazı durumlarda nafakanın süreli olabilmesi, özel koşullarda ise yaşam boyu devam edebilmesi için net kriterlerin kanunda yer alması gerektiğine işaret etti. Bu durum, gelecekte nafaka davalarında daha adil ve dengeli kararların verilmesine zemin hazırlayabilir.

Yoksulluk Nafakası Nedir ve Nasıl Değişecek?

Yoksulluk nafakası, boşanma sonrası ekonomik olarak zor duruma düşen eşin geçimini desteklemek amacıyla ödenen bir tür mali yardımdır. Türk Medeni Kanunu'na göre, nafaka talep eden tarafın boşanmaya neden olan olaylarda kusurunun daha ağır olmaması ve mali gücü oranında nafaka talep edebilmesi esastır. Nafakanın miktarı, yükümlü tarafın mali durumuna göre belirlenirken, kusur şartı aranmaz. Bu hak sadece kadınlara özgü olmayıp, gerekli koşulları sağlayan erkekler de yoksulluk nafakası talep edebilir. Yoksulluk nafakasının süresizliği, 1988 yılında yapılan bir değişiklikle kaldırılmıştı. Günümüzde nafaka alan kişinin yeniden evlenmesi, fiilen evli gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya düzenli gelir elde etmesi gibi durumlarda nafaka kendiliğinden veya mahkeme kararıyla sona erebilmektedir. AYM'nin kararı, bu mevcut durumları daha da netleştirecek ve ölçülülük ilkesini merkeze alan yeni düzenlemelerle daha şeffaf bir yapıya kavuşturacaktır.

Çocuk nafakası (iştirak nafakası) ise, velayeti alan ebeveyne çocuğun yetişkinliğine kadar veya eğitimine devam ettiği sürece ödenen bir nafaka türüdür ve bu karar çocuk nafakasını etkilememektedir.

Teknoloji 30.09.2026 01:05 3 okunma

OpenAI'dan Devrim: Yapay Zeka 'Dot'lar 7/24 Hizmetinizde! İş Yükünüz Hafifliyor Mu?

OpenAI, kullanıcıların günlük görevlerini otomatikleştirmek ve üretkenliği artırmak amacıyla tasarlanan yeni yapay zeka ajanları Dot'ları duyurdu. GPT-6 Astra teknolojisiyle çalışan bu ajanlar, 7/24 destek sağlayarak iş akışlarını kökten değiştirme potansiyeli taşıyor.

OpenAI'dan Devrim: Yapay Zeka 'Dot'lar 7/24 Hizmetinizde! İş Yükünüz Hafifliyor Mu?

Yapay zeka alanında çığır açan gelişmeler yaşanmaya devam ediyor. OpenAI, şimdi de sürekli aktif yapay zeka ajanları olarak tanımlanan 'Dot'ları kullanıcıların hizmetine sundu. Bu yenilikçi sistem, adından da anlaşılacağı gibi, günün her saati, haftanın her günü çalışarak kullanıcıların iş yükünü hafifletmeyi hedefliyor. Temel amaç, sizin yerinize önemli görevleri üstlenerek daha değerli işlere odaklanmanızı sağlamak.

Geleceğin Yardımcıları: Dot'lar Nasıl Çalışıyor?

Dot'ların temel çalışma prensibi, sizin için neyin önemli olduğunu öğrenmek üzerine kurulu. Bu öğrenme süreci sayesinde zamanınızı ve dikkatinizi en çok gerektiren alanlara yönlendirebilirsiniz. Kendi bulut bilişim altyapısına sahip olan bu ajanlar, sürekli olarak geri bildirimlerinizden ders çıkararak belirlenen hedeflere ulaşmak için arka planda sessizce çalışır. GPT-6 Astra mimarisinden güç alan Dot'lar, adeta kişisel bir asistan gibi davranarak üretkenliği üst seviyelere taşıyor.

Geniş Entegrasyon Yetenekleri

Dot'ların en dikkat çekici özelliklerinden biri, 4.000'den fazla uygulamayla entegre olabilme yeteneği. Sunulan geniş eklenti ekosistemi sayesinde ihtiyaç duyabileceğiniz hemen her araca erişim imkanı sunuluyor. Bu ajanlara ister ChatGPT üzerinden, ister Slack veya Microsoft Teams gibi platformlar aracılığıyla ulaşmak mümkün. Bu da Dot'ların, kullanıcıların mevcut dijital çalışma alanlarına kolayca entegre olmasını sağlıyor. Çalıştıkça tercihlerinizi ve düşünce biçiminizi öğrenen Dot'lar, görevleri sizin istediğiniz şekilde tamamlayıp sunma konusunda oldukça başarılı. Hatta bir konuyu netleştirmek istediğinizde sesli görüşme yapabilme özelliği de bulunuyor.

Dot'ların Güvenlik ve Kontrol Mekanizmaları

OpenAI, Dot'ların kullanımında güvenlik ve gizliliğe büyük önem veriyor. Her bir Dot, kendi özel bulut bilgisayarında çalışıyor. Bu sayede, kullanıcılar tarafından açıkça paylaşılmadığı sürece veriler tamamen izole kalıyor. ChatGPT'nin mevcut güvenlik protokollerine ek olarak, Dot'lar kötü niyetli komutlara karşı gelişmiş savunma mekanizmalarına sahip. Potansiyel olarak zararlı davranışları izleyen sistem, bir güvenlik ihlali tespit ettiğinde anında çalışmayı durdurabiliyor. Kullanıcılar, hangi uygulamalara erişim sağlanabileceğini ve izinlerin kapsamını detaylı olarak yönetebiliyor. Özel Kurallar tanımlayarak belirli eylemlere izin verilebilir, onay süreci zorunlu kılınabilir veya bazı eylemler tamamen engellenebilir.

Kurumsal Kullanım ve Entegrasyon

Kurumsal kullanıma yönelik olarak geliştirilen uzman Dot'lar, şirketler içinde belirli sorumlulukları üstlenmek üzere yapılandırılıyor. Şirketler, her bir Dot'a özel bir kimlik atayabiliyor ve görevlerini yerine getirmeleri için gerekli sistemlere erişim izni verebiliyor. OpenAI, bu alanda Microsoft ile işbirliği yaparak, uzman Dot'ları Microsoft'un Agent 365 platformundaki kurumsal yönetim ve güvenlik kontrolleriyle entegre etme çalışmalarını sürdürüyor. Bu entegrasyon, şirketlerin BT ekiplerinin Dot'ların faaliyetlerini mevcut altyapıları üzerinden kolayca denetlemelerine olanak tanıyacak.

Dot'lar, bugün itibarıyla ChatGPT'nin Pro ve Business Premium aboneleri için kademeli olarak sunulmaya başlandı. Kurumsal kullanıcılar ise çalışma alanı yöneticilerinin aktivasyonuyla beta sürümünü deneyimleyebilecek. Bu yeni nesil yapay zeka ajanlarının, günlük iş akışlarımızı nasıl dönüştüreceği ve üretkenliğimizi ne ölçüde artıracağı merakla bekleniyor. Sizce bu teknolojiler iş hayatında hangi devrimsel değişikliklere yol açacak?

Gündem 30.09.2026 00:35 3 okunma

Trump'tan İran'a Ağır Mesaj: Pes Edecekler! Hürmüz'de Rekor Seviye Petrol Taşıdı

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın baskılara boyun eğerek pes edeceğini iddia ederken, Hürmüz Boğazı'ndan petrol taşımacılığında son haftalarda eşi benzeri görülmemiş bir artış yaşandığını belirtti. Bu açıklama, bölgedeki tansiyonu daha da artıracak gibi görünüyor.

Trump'tan İran'a Ağır Mesaj: Pes Edecekler! Hürmüz'de Rekor Seviye Petrol Taşıdı

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, uluslararası arenadaki gerilimlerin odağındaki İran'a yönelik sert mesajlarına devam etti. Trump, yaptığı son açıklamalarda, İran yönetiminin nihayetinde baskılara boyun eğerek pes etmek zorunda kalacağını savundu. Bu iddialı sözler, iki ülke arasındaki mevcut diplomatik ve ekonomik çekişmenin ciddiyetini bir kez daha gözler önüne serdi.

Hürmüz Boğazı'nda Petrol Trafiği Zirveye Ulaştı

Başkan Trump, konuşmasında İran'ın ekonomik olarak sıkıştırıldığına dair işaretler verirken, aynı zamanda stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'ndaki petrol taşıma faaliyetlerine dikkat çekti. Trump'a göre, son birkaç haftalık süreçte Hürmüz Boğazı'ndan herhangi bir dönemden daha fazla petrol taşındığını belirtti. Bu ifade, İran'ın petrol ihracatını sürdürmekte zorlanacağı beklentileriyle çelişirken, aynı zamanda bölgedeki jeopolitik durumu daha da karmaşık hale getiriyor.

Petrol Akışındaki Artışın Anlamı Ne Olabilir?

Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık üçte birinin geçtiği hayati bir su yoludur. Bu bölgedeki herhangi bir kesinti veya artan hareketlilik, küresel enerji piyasaları üzerinde anında etki yaratma potansiyeli taşır. Trump'ın belirttiği petrol taşıma rakamlarındaki artış, çeşitli yorumlara açık. Bir yandan, İran'ın yaptırımlara rağmen ihracatını sürdürme çabası olarak görülebilir. Diğer yandan ise, ABD'nin bölgedeki denizcilik güvenliğini sağlama çabalarının bir sonucu olarak da değerlendirilebilir. Uzmanlar, bu verilerin İran'ın petrol gelirlerini nasıl yönettiği ve ABD'nin bu duruma nasıl bir tepki vereceği konularında ipuçları taşıdığını belirtiyor.

İran'ın Tepkisi ve Bölgesel Dinamikler

Trump'ın bu açıklamalarına İran'dan henüz resmi ve detaylı bir yanıt gelmemiş olsa da, Tahran yönetiminin bu tür açıklamalara genellikle sert ve meydan okuyan tavırlarla karşılık verdiği biliniyor. İran, ABD'nin yaptırımlarına karşı dirençli duruşunu korumaya devam ederken, bölgedeki askeri varlığını ve stratejik hamlelerini de sürdürüyor. Hürmüz Boğazı'ndaki petrol akışının gözlemlenmesi, bölgedeki gerilimin seyrini anlamak açısından kritik önem taşıyor. Trump'ın “pes edecekler” söylemi, ABD'nin İran üzerindeki **maksimum baskı politikasının** bir yansıması olarak görülüyor.

Gelecekteki Olası Senaryolar

Başkan Trump'ın bu tür kararlı açıklamaları, İran'ın nükleer programı, balistik füze denemeleri ve bölgesel nüfuz mücadelesi gibi konularda Washington ile Tahran arasındaki müzakerelerin veya gerilimin geleceği hakkında spekülasyonlara yol açıyor. Bazı analistler, Trump'ın bu söylemiyle müzakere masasına daha güçlü oturmayı hedeflediğini düşünürken, diğerleri ise bu durumun bölgede daha büyük bir çatışma riskini artırabileceği uyarısında bulunuyor. Önümüzdeki dönemde, hem ekonomik veriler hem de diplomatik gelişmeler, bu karmaşık denklemin nasıl şekilleneceği konusunda daha net bir tablo ortaya koyacaktır. Özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiği ve petrol akışındaki değişimler, yakından takip edilmeye devam edecek.

Teknoloji 29.09.2026 23:35 2 okunma

Milyarlarca Dolarlık Yapay Zeka Devrimi Kapıda: Astra Seviyesi Zeka Artık Cep Dostu!

OpenAI, GPT-6.1 Sol modelini duyurarak yapay zeka dünyasında maliyet ve performans dengesini altüst etti. Astra seviyesinde zeka artık beşte bir maliyetle geliştiricilerin emrinde.

Milyarlarca Dolarlık Yapay Zeka Devrimi Kapıda: Astra Seviyesi Zeka Artık Cep Dostu!

Yapay zeka teknolojileri her geçen gün baş döndürücü bir hızla ilerlerken, OpenAI’den gelen son duyuru, sektörde adeta bir deprem etkisi yarattı. Şirket, uzun süredir merakla beklenen yeni yapay zeka modeli GPT-6.1 Sol’u resmi olarak tanıttı. Bu yenilikçi model, daha önceki göz bebeği olan GPT-6 Astra ile benzer seviyede bir zeka kapasitesi sunarken, maliyetleri adeta yerle bir ediyor.

Yapay Zeka Fiyatlandırmasında Yeni Bir Dönem: Maliyet Avantajı Göz Kamaştırıyor

GPT-6.1 Sol’un en çarpıcı özelliği, sunduğu üstün performansın yanı sıra, erişilebilirlik açısından getirdiği devrim niteliğindeki maliyet avantajı. OpenAI, bu yeni modelini, önceki nesil GPT-6 Astra’nın sunduğu yeteneklerin tamamını, girdi ve çıktı token başına standart fiyatların sadece beşte birine mal ederek geliştiricilere sunuyor. Bu durum, özellikle kısıtlı bütçelerle çalışan start-up’lar, bireysel geliştiriciler ve büyük ölçekli projeler için adeta bir altın madeni anlamına geliyor. Önbelleğe alınmış girdiler için milyon token başına yalnızca 0.10 dolar gibi inanılmaz düşük bir maliyet, yinelenen isteklerde bağlamı korumak zorunda olan ajan tabanlı iş yüklerinde %95’lik bir tasarruf sağlıyor.

GPT-6 Astra, genel yetenekler açısından hala en üst düzey model olmaya devam etse de, GPT-6.1 Sol’un piyasaya sürülmesi, maliyet ve performans arasındaki dengeyi yeniden tanımlıyor. Bu yeni model, sık tekrarlanan ve maliyet etkinliğin kritik olduğu görevler ile büyük ölçekli API uygulamaları geliştiren müşteriler için adeta biçilmiş kaftan olarak öne çıkıyor. OpenAI, bu stratejisiyle, yapay zekanın daha geniş kitleler tarafından benimsenmesini ve kullanılmasını teşvik etmeyi hedefliyor.

Teknik Üstünlükler ve Kapsamlı Performans Analizleri

GPT-6.1 Sol, yalnızca maliyet avantajıyla değil, aynı zamanda teknik yetenekleriyle de dikkat çekiyor. Model, kod yazma, karmaşık hataları ayıklama ve çok adımlı iş akışlarını başarıyla yönetme gibi alanlarda, GPT-6 Sol’un önceki sürümlerine kıyasla önemli iyileştirmeler sergiliyor. Yapılan detaylı teknik testler, bu iddiaları doğruluyor.

Özellikle DeepSWE v1.1 testinde GPT-6 Astra ile aynı puanı alması ve bu başarıyı maliyetinin beşte biriyle gerçekleştirmesi, modelin ne kadar verimli olduğunun kanıtı niteliğinde. Dahası, karmaşık PDF belgelerini analiz etme yeteneği, Opus 5.5’ten daha yüksek puanlar alarak bu alanda da rakip tanımadığını gösteriyor. Bilgisayar kullanımı gerektiren görevlerde ise OSWorld 2.0 testinde GPT-6 Sol’u geride bırakmayı başaran GPT-6.1 Sol, geniş bir kullanım alanına sahip olduğunu kanıtlıyor.

Bilimsel araştırma süreçlerinde, özellikle veri analizi ve simülasyonlar gibi yoğun işlem gücü gerektiren alanlarda, GPT-6.1 Sol rakiplerine göre %75’in üzerinde bir maliyet avantajı sunuyor. Olgu bazlı doğruluk konusunda da önceki modellere göre daha güvenilir sonuçlar vermesi, bilimsel çalışmalarda önemli bir destekleyici rol üstlenebileceğinin sinyallerini veriyor. OpenAI, bu yeni modelle birlikte, sınırlamalar konusunda daha şeffaf bir yaklaşım sergilerken, kullanıcı niyetine ve güvenlik kısıtlarına uyumda da önceki sürümlere kıyasla belirgin bir güvenilirlik artışı vadediyor.

Erişim Kolaylığı ve Yeni Abonelik Modelleri

GPT-6.1 Sol modeline erişim, bugün itibarıyla Plus, Pro, Business, Enterprise ve Edu kullanıcıları için ChatGPT Çalışma ve Codex platformlarında aktif hale getirildi. Geliştiriciler, OpenAI API üzerinden ‘gpt-6.1-sol’ kimliğiyle bu güçlü modele kolayca erişebiliyor. Standart API fiyatlandırması, milyon girdi token’ı başına 2 dolar ve çıktı token’ı başına 10 dolar olarak belirlenmiş durumda. Bu fiyatlar, sunulan performans ve maliyet etkinliği göz önüne alındığında oldukça rekabetçi.

Ayrıca, OpenAI, hız konusunda çığır açan yeni Ultrafast modellerini de tanıttı. GPT-6 Astra Ultrafast ve GPT-6.1 Sol Ultrafast, API üzerinden erişilebilir hale getirildi ve sırasıyla GPT-6 Astra’nın 8 katına varan hızlarıyla dikkat çekiyor. Aylık 500 dolarlık yeni Pro abonelik seviyesi ise kullanıcılara en yüksek kullanım limitlerini sunarak, yoğun projeler için ideal bir çözüm ortağı oluyor. Bu yeni nesil yapay zeka modellerinin sunduğu performans ve maliyet avantajları, önümüzdeki dönemde teknoloji ve iş dünyasında büyük dönüşümlere yol açacağa benziyor.

Ekonomi 29.09.2026 23:05 2 okunma

17 Yıllık Devir: Türkiye'nin İlk Kadın Borsa Başkanı Işınsu Kestelli Veda Etti!

İzmir Ticaret Borsası'nda bir ilke imza atan ve 17 yıl boyunca başkanlık koltuğunda oturan Işınsu Kestelli, görevinden ayrıldı. Kestelli'nin veda konuşması, borsanın geleceği ve kadınların iş dünyasındaki rolü hakkında önemli mesajlar verdi.

17 Yıllık Devir: Türkiye'nin İlk Kadın Borsa Başkanı Işınsu Kestelli Veda Etti!

Türkiye'nin iş dünyası ve finans piyasalarında çığır açan bir gelişmeyle, İzmir Ticaret Borsası'nın (İTB) Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini 17 yıl boyunca başarıyla sürdüren Işınsu Kestelli, görevinden ayrıldığını duyurdu. Kestelli, İTB'nin Eylül ayı olağan meclis toplantısında yaptığı duygusal veda konuşmasıyla, bugüne kadar elde edilen başarıları ve geleceğe dair umutlarını paylaştı.

Kestelli'nin Liderliğinde İTB'de Dönüm Noktası

Işınsu Kestelli, 2007 yılında İTB'nin yönetim kurulu başkanlığına seçildiğinde, Türkiye'de bir ticaret borsasına başkanlık eden ilk kadın unvanını almıştı. Bu tarihi başarı, sadece İTB için değil, aynı zamanda Türkiye'deki kadınların iş dünyasındaki temsiliyetini artırma yolunda da önemli bir kilometre taşı olmuştu. Kestelli'nin 17 yıllık görev süresi boyunca, İzmir Ticaret Borsası hem ulusal hem de uluslararası platformlarda güçlü bir marka değeri oluşturmayı başardı. Bu süreçte, tarım ve sanayi sektörlerinin gelişimine yönelik birçok projeye öncülük edildi, üyelerin refahını artıracak yenilikçi çözümler geliştirildi ve borsanın teknolojik altyapısı güçlendirildi.

Veda Konuşmasının Yankıları

Eylül ayı olağan meclis toplantısında Kestelli, veda konuşmasında geçmişe dönük bir değerlendirme yaparken, geleceğe dair de önemli mesajlar verdi. Konuşmasında, İTB'nin kuruluşundan bugüne kadar geçirdiği evreleri ve bu süreçte karşılaşılan zorlukları aşma konusundaki kararlılığını vurgulayan Kestelli, başarının sırrının ekip çalışması ve şeffaf yönetim anlayışı olduğunu belirtti. Kadınların iş dünyasındaki yerinin daha da güçlenmesi gerektiğine dikkat çeken Kestelli, gelecek nesiller için ilham kaynağı olmayı umduğunu dile getirdi. Kestelli, “Bu bir son değil, yeni başlangıçların habercisidir. Kurumumuzun bundan sonra da başarılarla anılacağına inancım tam,” diyerek sözlerini tamamladı. Bu veda, pek çok kişi tarafından bir dönemin kapanışı olarak görülse de, Kestelli'nin mirasının İTB bünyesinde yaşamaya devam edeceği yorumları yapılıyor.

İş Dünyasında Kadın Liderliğin Önemi

Işınsu Kestelli'nin 17 yıllık başkanlığı, Türkiye'de kadınlarınlceil en üst düzey rolleri üstlenebileceğinin somut bir kanıtı oldu. Geleneksel olarak erkek egemen alanlarda gösterdiği liderlik vasfı, pek çok kadına rol model teşkil etti. Kestelli, sadece bir borsa başkanı olmanın ötesinde, ekonomik kalkınmaya katkı sağlayan vizyoner bir lider olarak tanındı. Görev süresi boyunca, üyelerle olan güçlü iletişimi, yenilikçi projelere verdiği destek ve kriz anlarındaki sağduyulu yaklaşımıyla takdir topladı. Kestelli'nin ayrılığı, iş dünyasında kadın liderliğin öneminin bir kez daha altını çiziyor ve gelecekte daha fazla kadının benzer başarı hikayeleri yazması için zemin hazırlıyor. İTB'nin önümüzdeki dönemde hangi yöne evrileceği ise merak konusu olmaya devam ediyor.