Türk Savunma Sanayii Devler Ligi'nde: 2026'da 15 Milyar Dolarlık Yeni Rekor Sözleşme İmzalandı!
Türk savunma sanayisi, 2026'da 15 milyar dolarlık yeni sözleşme hacmine ulaşarak dikkat çekici bir başarıya imza attı. Yıl sonu hedefleri ise 20 milyar doları buluyor.
Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Bursa'da düzenlenen Savunma ve Havacılık Sektöründe Alt Yüklenici ve Tedarik Yönetimi Çalıştayı'nda sektörün mevcut durumuna dair çarpıcı verileri kamuoyuyla paylaştı. Görgün’ün açıklamaları, Türk savunma ve havacılık sanayiinin ulaştığı büyüklük ve geleceğe yönelik iyimser tabloyu gözler önüne serdi. Özellikle 2026 yılı için açıklanan 15 milyar dolarlık yeni sözleşme hacmi, sektörün küresel ölçekteki gücünü bir kez daha kanıtlar nitelikte.
Sektör 20 Milyar Dolarlık Hedefe Yürüyor: Yeni Sözleşmeler Büyüyor
Prof. Dr. Haluk Görgün, konuşmasında, savunma sanayisi firmalarının 2026 yılı itibarıyla 15 milyar dolarlık yeni sözleşme imzaladığını duyurdu. Bu rakamın, yıl sonuna kadar 20 milyar dolara ulaşmasının beklendiğini belirten Görgün, bu öngörünün sektörün mevcut ivmesini ve gelecek projeksiyonlarını yansıttığını ifade etti. Bu 20 milyar dolarlık hedefin, henüz gerçekleşmiş bir sonuç olmayıp, yıl sonu için belirlenen iddialı bir beklenti olduğunu da vurgulayan Görgün, sektörün bu potansiyele sahip olduğunu kaydetti.
16 Bin Yerli Firmadan Oluşan Dev Tedarik Zinciri: 20 Milyar Dolarlık Sipariş
Savunma sanayiindeki bu parlak büyümenin, yerli üretim ekosistemine olan olumlu yansımalarına da değinen Görgün, Türkiye'nin önde gelen beş büyük savunma sanayisi şirketinin (ASELSAN, ROKETSAN, TUSAŞ, HAVELSAN ve STM) tedarik ağına ilişkin dikkat çekici veriler paylaştı. Bu dev firmaların son üç yıl içerisinde 16 binden fazla yurt içi firmayla çalıştığı ve bu yerli firmalara verdikleri siparişlerin toplam değerinin 20 milyar doları aştığı açıklandı. Bu durum, savunma sanayiindeki iş hacminin yalnızca ana yüklenicilerle sınırlı kalmadığını, aksine çok sayıda yerli tedarikçiyi kapsadığını ve onlara önemli bir ekonomik değer yarattığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Elektronik sistemlerden hassas mekanik parçalara, karmaşık alt sistemlerden ileri düzey üretim ve mühendislik hizmetlerine kadar uzanan bu geniş tedarik zinciri, sektörün yerli üretim kapasitesinin ve teknolojik yetkinliğinin de önemli bir göstergesi.
Yerli Tedarikçilere Açık Siparişler 13,4 Milyar Doları Aştı
Savunma Sanayii Başkanı Görgün’ün paylaştığı bir diğer önemli veri ise ana yüklenicilerin yurt içindeki açık sipariş tutarı oldu. Bu verilere göre, yerli firmalara yönelik devam eden açık siparişlerin toplam değeri 13,4 milyar doları geçti. Bu rakamlar, yeni imzalanan sözleşmeler, son üç yılda verilen siparişler ve mevcut açık siparişler gibi farklı göstergeleri temsil etmektedir. Bu nedenle, bu tutarların doğrudan toplanarak sektörün toplam iş hacmi olarak değerlendirilmesi doğru bir yaklaşım olmayacaktır. Ancak, bu veriler ana yükleniciler ile alt yükleniciler arasındaki ticari ilişkilerin ne kadar büyük bir hacme ulaştığını ve yerli üretim ekosisteminin savunma sanayisindeki kritik rolünü bir kez daha gözler önüne seriyor.
İhracatta Kilogram Başına Değer Türkiye Ortalamasının 40 Katı
Haluk Görgün, Türk savunma ve havacılık sanayisinin ihracat performansına da özel bir vurgu yaptı. Sektörün, Türkiye’nin genel ihracatındaki artış trendinin belirgin şekilde üzerinde bir büyüme sergilediğini belirtti. En dikkat çekici veri ise, sektörün kilogram başına ihracat değerinin, Türkiye ortalamasının tam 40 katına ulaşmış olması. Bu yüksek değer, savunma ve havacılık ürünlerinin yalnızca üretim hacmiyle değil, aynı zamanda ürettiği yüksek katma değerle de öne çıktığının en önemli göstergelerinden biri olarak kabul ediliyor. Bu durum, sektörün teknoloji yoğun ve mühendislik harikası ürünleriyle küresel pazarda rekabet gücünü nasıl artırdığını net bir şekilde ortaya koyuyor.
Bursa'daki çalıştayda ayrıca, ana yükleniciler, alt yükleniciler ve KOBİ’ler arasındaki iş birliğinin daha da geliştirilmesi, üretim kapasitesinin artırılması, firmaların finansmana erişimi, ihracat süreçlerinin kolaylaştırılması ve tedarik zincirinin sürdürülebilirliği gibi hayati başlıklar da kapsamlı bir şekilde ele alındı. Bu konuların masaya yatırılması, sektörün gelecekteki potansiyelini daha da yukarı taşıyacak stratejilerin belirlenmesine zemin hazırlıyor.
Ceren Güneş
Teknoloji & Gelecek Vizyonu
Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.