Bugün Gündemde
--° -- --/--°
Ekonomi KÖŞE YAZISI 08.06.2026 11:36 28 okunma

Türkiye Dev Adım Atıyor: 3 Yılda 3 Milyon Gence Sektörün Kapıları Açılıyor!

Teknolojinin hızla dönüştürdüğü dünyada, Türkiye istihdam seferberliği başlattı. OECD ile işbirliğiyle hayata geçirilen stratejilerle, gençlerin geleceğin mesleklerine hazırlanması ve 3 milyon gencin iş gücüne kazandırılması hedefleniyor.

Türkiye Dev Adım Atıyor: 3 Yılda 3 Milyon Gence Sektörün Kapıları Açılıyor!

Geleceğin Mesleklerine 'Beceri' Odaklı Hazırlık

Teknoloji ve yapay zekanın başrolde olduğu küresel dönüşüm, iş dünyasında adeta bir devrim yaratıyor. Bu köklü değişim rüzgarını arkasına alan Türkiye, gelecek nesillerin istihdamını güvence altına almak için iddialı bir yol haritası çizdi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın OECD ile yürüttüğü yakın işbirliği, ülkeyi beceri geliştirme alanında küresel bir diyalog platformu haline getirmeyi amaçlıyor. Bu işbirliğinin temelinde yatan vizyon ise, hızla değişen iş gücü piyasalarına uyum sağlayarak yeni nesillerin potansiyelini en üst düzeye çıkarmak.

'Nesiller Arası Yetenek' Zirvesi ve Yeni İstihdam Vizyonu

OECD 6. Beceriler Zirvesi'nde masaya yatırılan ana tema, 'Nesiller arası yeteneğin ortaya çıkarılması' oldu. Bu seçimin oldukça isabetli olduğunu vurgulayan yetkililer, hızla yaşlanan nüfus yapısına karşılık iş gücü piyasalarının karşı karşıya kaldığı baskılara dikkat çekti. Dijitalleşme ve yeşil dönüşümün, talebin niteliğini kökten değiştirdiğini belirten uzmanlar, bazı sektörlerde iş gücü ihtiyacının azalırken, yeni ortaya çıkan alanlarda nitelikli personel bulma konusundaki zorluklara işaret etti. Bu değişim sürecinde, üretim biçimlerinin ve mesleklerin dönüşümü kaçınılmaz hale gelirken, bazı iş kollarının tarih olması ama buna karşılık yepyeni iş alanlarının doğması bekleniyor.

3 Yılda 3 Milyon Gence Nefes Kredisi: 'Üretim Çağı Güç Programı'

Gençlerin eğitimi ve istihdamı için tüm imkanların seferber edildiği Türkiye'de, gelecek 3 yıl içinde 3 milyon gencin iş gücüne entegrasyonu hedefleniyor. Bu amaca hizmet edecek olan 'Gençliğin Üretim Çağı Güç Programı', staj imkanlarından başlayarak beceri kazandırma, mesleki yönlendirme ve hatta ücret desteklerini kapsayan geniş bir yelpazede hem gençlere hem de işverenlere yeni destek mekanizmaları sunacak. Mesleki eğitimin cazibesini artırmaya yönelik adımlar ve üniversitelerle iş dünyası arasındaki bağın güçlendirilmesi de bu stratejinin önemli bileşenleri arasında yer alıyor.

Kayıt Dışı İstihdamla Mücadelede Tarihi Başarı ve Gelecek Hedefleri

İnsan merkezli kalkınma anlayışıyla hareket eden Türkiye, eğitimden istihdama, iş gücü politikalarından sosyal korumaya kadar birçok alanda reformlarını sürdürüyor. Özellikle kayıt dışı istihdamla mücadelede elde edilen başarılar dikkat çekici. 2000'li yılların başında yüzde 52'nin üzerinde seyreden kayıt dışı istihdam oranının, 2025 yılı itibarıyla yüzde 24'e düşürülmesi hedefleniyor. Bu önemli başarı, küresel düzeyde kayıt dışılığın arttığı bir dönemde, işsizlik ve istihdam oranlarında son 23 yılın en iyi sonuçlarının alındığı bir vakitte gerçekleşti. Bu durum, atılan doğru politikaların bir göstergesi olarak kabul ediliyor.

'Karanlık Fabrikalar' ve Kadınların İş Gücündeki Yükselen Rolü

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da vurguladığı gibi, robotik teknolojiler ve yapay zekanın yaygınlaşması, 'karanlık fabrikalar' gibi tamamen otomasyona dayalı üretim modellerini de beraberinde getiriyor. Üretim süreçlerinin hiçbir aşamasında insan unsurunun bulunmadığı bu yeni düzenin nasıl yönetileceği önemli bir soru işareti oluşturuyor. Diğer yandan, kadınların iş gücündeki yeri de giderek güçleniyor. Kadınların iş gücüne katılım oranı %27.9'dan %34.7'ye, istihdam oranı ise %25.3'ten %31.7'ye yükseldi. Kadınların sosyal ve ekonomik hayattan dışlanmasını önlemeye yönelik atılan adımlar ve doğum izni süresinin 24 haftaya çıkarılması gibi düzenlemeler, kadınların iş hayatındaki konumunu daha da sağlamlaştırıyor.

Beceri Politikalarında İşbirliği Vurgusu

Türkiye Yüzyılı vizyonunun merkezinde yer alan nitelikli insan kaynağı, güçlü aile yapısı ve üretken ekonomi hedeflerine ulaşmada beceri politikalarının önemi bir kez daha vurgulandı. Ancak bu politikaların devlet kurumlarının tek başına altından kalkabileceği bir alan olmadığı, kamu, özel sektör, üniversiteler, sendikalar, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarının güçlü bir işbirliği içinde hareket etmesi gerektiği belirtildi. Zirvede geliştirilecek çözümlerin, sadece sorun tespitiyle sınırlı kalmayıp, insanı merkeze alan, cesur ve uygulanabilir öneriler sunması bekleniyor.

Buse Aydın

Buse Aydın

Ekonomi & Finans Analisti

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Spor 29.10.2026 04:35 1 okunma

Fenerbahçe'de Flaş Ayrılık Sonrası Şoke Eden Gelişme: Başkan Yıldırım ve İsmail Kartal Aynı Gece Kaza Yaptı!

Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal ile yolların ayrılmasının ardından Başkan Aziz Yıldırım ve Kartal'ın gece saatlerinde peş peşe kazalar yaptığı ortaya çıktı. İşte detaylar...

Fenerbahçe'de Flaş Ayrılık Sonrası Şoke Eden Gelişme: Başkan Yıldırım ve İsmail Kartal Aynı Gece Kaza Yaptı!

Tarihi Karar ve Sürpriz Gelişmeler

Fenerbahçe'de dün akşam saatlerinde futbol kamuoyunu sarsan bir ayrılık yaşandı. Sezon başından beri aldığı sonuçlar ve sergilenen futbolla eleştirilerin odağında yer alan Teknik Direktör İsmail Kartal ile yolların ayrıldığı resmen duyuruldu. Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım ve Yönetim Kurulu Üyeleri, bu kritik kararı almak üzere Samandıra'da bulunan Can Bartu Tesisleri'nde bir araya geldi. Uzun süren zirvenin ardından alınan karar netleşti ve sarı-lacivertli kulüp, tecrübeli teknik adamla yolların ayrıldığını kamuoyuna bildirdi.

Kulüpten Resmi Açıklama Geldi: Veda Vakti

Fenerbahçe Spor Kulübü'nden yapılan resmi açıklamada, İsmail Kartal'ın kendi isteğiyle görevinden ayrılma kararını yönetimle paylaştığı belirtildi. Yapılan görüşmeler neticesinde bu kararın karşılıklı anlayış ve saygı çerçevesinde değerlendirildiği ifade edildi. Açıklamada ayrıca, Kartal'ın kulübe verdiği emek, gösterdiği özveri ve Fenerbahçe'ye olan bağlılığı için teşekkür edilerek, kendisine gelecek kariyerinde başarılar dilendiği vurgulandı. Bu açıklama, uzun süredir devam eden spekülasyonlara son noktayı koydu.

Başkan Yıldırım'dan Talihsiz Kaza: Gündem Oldu!

Fenerbahçe'nin İsmail Kartal ile yolların ayrıldığını duyurmasının hemen ardından, gece saatlerinde Başkan Aziz Yıldırım'dan gelen talihsiz haber taraftarları şaşırttı. Samandıra Can Bartu Tesisleri'nden ayrıldığı sırada makam aracını kullandığı belirtilen Yıldırım'ın, park halindeki bir başka araca hafif bir şekilde sürttüğü öğrenildi. Meydana gelen bu ufak çaplı kaza anı, sosyal medyada kısa sürede gündem oldu. Başkan Yıldırım'ın, çarptığı aracın tüm masraflarının kendisi tarafından karşılanacağını bildirdiği ve olayın herhangi bir can kaybı veya ciddi maddi hasar olmadan atlatıldığı belirtildi.

İsmail Kartal'ın Evine Dönerken Kazaya Karıştığı Ortaya Çıktı

Başkan Aziz Yıldırım'ın yaşadığı kaza haberinin ardından, bu kez de ayrılık kararı alınan Teknik Direktör İsmail Kartal'dan benzer bir haber geldi. Gece geç saatlerde Anadolu Kavağı'nda bulunan evine dönerken direksiyon başına geçen Kartal'ın da bir trafik kazası geçirdiği öğrenildi. Sosyal medyaya düşen görüntüler ve haberler üzerine ortaya çıkan bu bilgi, spor gündemini daha da hareketlendirdi. Neyse ki, İsmail Kartal'ın da içinde bulunduğu kazada, kendisi ve karşı taraf sürücüsü olmak üzere herhangi bir sağlık sorunu yaşanmadığı ve kazanın maddi hasarla atlatıldığı bilgisi paylaşıldı. İki önemli ismin aynı gece kaza yapması, Fenerbahçe camiasında ve spor gündeminde şaşkınlıkla karşılandı.

Camia Derin Bir Nefes Aldı: Yeni Dönem Başlıyor

Fenerbahçe'de İsmail Kartal dönemi sona ererken, takımın başına kimin getirileceği merak konusu oldu. Başkan Aziz Yıldırım'ın ve yönetimin, önümüzdeki günlerde yeni teknik direktör arayışlarına hız vereceği tahmin ediliyor. Yaşanan bu sürpriz gelişmelerin ardından, sarı-lacivertli takımın önündeki maçlarda nasıl bir performans sergileyeceği ve yeni sezona nasıl bir yapılanmayla gireceği şimdiden spor otoritelerinin ve taraftarların en çok konuştuğu konular arasında yer alıyor. Başkan Yıldırım'ın yaşadığı kısa süreli kaza sonrası moralsiz olduğu ancak görevine devam ettiği belirtilirken, İsmail Kartal'ın ise kariyerine nerede devam edeceği belirsizliğini koruyor. Bu olaylı gece, Fenerbahçe'nin tarihinde unutulmaz anlardan biri olarak yerini aldı.

Spor 29.10.2026 04:05 1 okunma

Galatasaray'da Abdülkerim Bardakcı Şoku! Okan Buruk'un Beklenmedik Hamlesi Konyaspor Maçında Sahaya Çıkıyor!

Galatasaray'ın Fenerbahçe derbisinde yaşanan olaylar sonrası Abdülkerim Bardakcı'nın muhtemel cezası sonrası teknik direktör Okan Buruk'un Konyaspor maçı için sürpriz ilk 11 planları netleşiyor. Savunmada yeni arayışlar başladı.

Galatasaray'da Abdülkerim Bardakcı Şoku! Okan Buruk'un Beklenmedik Hamlesi Konyaspor Maçında Sahaya Çıkıyor!

Galatasaray'ın büyük umutlarla beklediği Fenerbahçe derbisinden galibiyetle ayrılmasına rağmen, maç sonrası yaşananlar sarı-kırmızılıların keyfini kaçırdı. Sahadan 2-1 galip ayrılan Galatasaray'da, maçın bitiş düdüğüyle birlikte tansiyon bir anda yükseldi. Özellikle Kerem Aktürkoğlu ve Roland Sallai arasında başlayan sözlü atışma, kısa sürede diğer oyunculara da sıçradı. Bu karmaşanın ortasında Abdülkerim Bardakcı ile Archie Brown arasındaki fiziksel temas, durumu daha da ciddi bir boyuta taşıdı.

Maç Sonu Gerilimi Büyüdü, Kartlar Havada Uçuştu

Fenerbahçe derbisinin sona ermesinin ardından sahanın atmosferi bir anda değişti. Oyuncular arasındaki tansiyonun yükselmesiyle birlikte hakem, kartlarına başvurmak zorunda kaldı. Fenerbahçe cephesinde Kerem Aktürkoğlu ve Archie Brown sarı ve kırmızı kart görürken, Galatasaray'da da Roland Sallai sarı kartla cezalandırıldı. Ancak en dikkat çekici kırmızı kart, takımın önemli savunma oyuncularından Abdülkerim Bardakcı'ya çıktı. Archie Brown ile yaşadığı tartışmanın kavgaya dönüşmesi, Bardakcı'nın maç sonu disiplin cezası alması ihtimalini güçlendirdi.

En Az 2 Maç Cezası Bekleniyor: Savunmada Alternatifler Aranıyor

Yaşanan olayların ardından spor kamuoyunda ve sarı-kırmızılı camiada Abdülkerim Bardakcı'nın alacağı ceza merak konusu. Edinilen bilgilere göre, tecrübeli savunmacının en az 2 maçtan men edilmesi bekleniyor. Bu durum, teknik direktör Okan Buruk'u savunma hattında alternatif çözümler bulmaya zorluyor. Özellikle ligin bir sonraki haftasında oynanacak olan Konyaspor deplasmanı öncesinde bu gelişme, Galatasaray'ın planlarını etkileyen önemli bir detay olarak öne çıkıyor.

Okan Buruk'tan Konyaspor Maçı İçin Sürpriz Savunma Planı

Teknik Direktör Okan Buruk'un, Abdülkerim Bardakcı'nın olası cezası göz önüne alındığında, Konyaspor karşısında savunma kurgusunu yeniden şekillendireceği belirtiliyor. İlk etapta, Galatasaray'ın savunma hattında İtalyan stoper Sanchez ile Fildişi Sahilli ön libero Singo ikilisini birlikte görevlendirmeyi planladığı konuşuluyor. Bu tercih, hem fiziksel güçleri hem de hava toplarındaki hakimiyetleriyle dikkat çeken iki oyuncunun birlikte kullanılmasıyla savunmaya çabukluk ve direnç kazandırmayı hedefliyor. Bir diğer seçenek olarak ise, sol bek pozisyonunda görev yapan Jakobs'un stoper hattına çekilmesi ve bu bölgede görev alması da olasılıklar dahilinde değerlendiriliyor. Geçmişte zaman zaman stoper olarak da görev yapmış olan Lemina'nın da bu pozisyona kaydırılması ihtimali bulunuyor. Buruk'un, bu kritik Konyaspor maçı öncesinde takımın dinamiğini ve savunma güvenliğini en üst seviyede tutabilmek adına farklı sistem ve oyuncu kombinasyonlarını deneyeceği ve kadro provalarına bugünden itibaren başlayacağı öğrenildi.

Galatasaray'ın Savunma Stratejisi Nasıl Şekillenecek?

Derbi sonrası yaşanan gerginlik ve muhtemel cezalar, Galatasaray'ın savunma hattında stratejik bir yeniden yapılanmaya gidilmesini zorunlu kılıyor. Abdülkerim Bardakcı'nın yokluğunda sahanın kilit bölgelerinde görev alacak isimlerin performansları, takımın genel başarısı üzerinde belirleyici olacaktır. Özellikle stoper tandeminde yaşanacak olası değişiklikler, takımın savunma anlayışını ve oyun kurma biçimini de doğrudan etkileyebilir. Okan Buruk'un vereceği kararlar, sadece Konyaspor maçı için değil, ilerleyen haftalar için de Galatasaray'ın savunma gücünün ne kadar oturaklı olacağını gösterecek. Bu süreçte, alternatif oyuncuların forma şansı bularak kendilerini kanıtlama fırsatı bulması da sarı-kırmızılılar için önemli bir avantaj olarak görülebilir.

Teknoloji 29.10.2026 03:35 2 okunma

Apple'dan Devrim Niteliğinde Yeni MacBook Pro: Dokunmatik Ekranlı Dev, M5 Çiplerle Geliyor!

Apple, profesyonel kullanıcılara yönelik yeni MacBook Pro modellerini tanıttı. Dokunmatik PROLED XDR ekran, tandem OLED teknolojisi ve M5 Pro/Max işlemcileriyle dikkat çeken cihazlar, 24 saate varan pil ömrü ve çarpıcı performans vadediyor.

Apple'dan Devrim Niteliğinde Yeni MacBook Pro: Dokunmatik Ekranlı Dev, M5 Çiplerle Geliyor!

Teknoloji devi Apple, uzun süredir beklenen ve merakla takip edilen profesyonel dizüstü bilgisayar serisinde köklü bir yeniliğe imza attı. Şirket, dokunmatik ekran desteği sunan ve devrim niteliğindeki PROLED XDR ekran teknolojisiyle donatılmış yeni MacBook Pro modellerini resmi olarak duyurdu. Bu yeni nesil cihazlar, performansın zirvesini hedefleyen M5 Pro ve M5 Max işlemcileriyle adından söz ettirecek.

Mac Dünyasında İlklere İmza: PROLED XDR ve Dokunmatik Ekran

Apple’ın kendi deyimiyle “dünyanın en iyi dizüstü bilgisayar ekranı” olarak lanse ettiği PROLED XDR paneli, yeni MacBook Pro’ların kalbinde yer alıyor. Tandem OLED mimarisini kullanan bu ekran teknolojisi, standart OLED panellerin erişebildiği parlaklık seviyelerini adeta paramparça ediyor. Yeni ekran, hem standart (SDR) hem de yüksek dinamik aralıklı (HDR) içeriklerde 2000 nitlik zirve parlaklığına ulaşarak nefes kesici bir görsel deneyim sunuyor. 10.000.000:1 gibi astronomik bir kontrast oranıyla gelen bu panel, P3 ve Adobe RGB renk gamlarının tamamını kapsayarak fotoğrafçılar, video editörleri ve grafik tasarımcıları için sahadaki taşıyabilir bir referans monitörü konumuna yükseliyor. Üstelik, 10 Hz ile 120 Hz arasında akıcı geçişler sağlayan ProMotion teknolojisi de bu muhteşem ekranın bir parçası.

Mac kullanıcılarının yıllardır süregelen dokunmatik ekran beklentisi, sonunda gerçeğe dönüşüyor. Apple, bu yeni modellerde dokunmatik sensörleri doğrudan ekran paneline kusursuz bir şekilde entegre ederek gecikmeyi adeta sıfıra indiriyor. Bu sayede kullanıcılar, doğrudan ekrana dokunarak çizim yapabilecek, 3D modellerle interaktif olarak çalışabilecek ve pencereler arasında dokunmatik hareketlerle kolayca geçiş yapabilecekler. Öte yandan, iPhone’lardan aşina olduğumuz Dynamic Island özelliği de Mac ekranlarına taşınarak, Spotlight aramaları, Canlı Etkinlikler (Live Activities) ve yeni nesil Siri AI yetenekleri için merkezi bir kontrol noktası oluşturuyor.

Performansın Yeni Tanımı: M5 Çipleri ve Gelişmiş Donanım

Yeni MacBook Pro’ların gücünü, sektörde adından sıkça söz ettiren TSMC’nin en yeni üretim teknolojisiyle üretilen M5 Pro ve M5 Max çipler oluşturuyor. Bu işlemciler, bünyesinde barındırdığı gelişmiş yapay zeka hızlandırıcılarla en karmaşık ve ağır iş yüklerini bile saniyeler içinde tamamlayabiliyor. Bellek ve depolama tarafında da cömert davranan Apple, kullanıcılarına 128 GB’a kadar birleşik bellek ve 16 TB’a kadar ultra hızlı SSD depolama seçenekleri sunuyor.

Tasarım konusunda da önceki nesillere göre önemli iyileştirmeler kaydedilmiş. Yeni modeller, önceki nesillere kıyasla daha ince ve daha hafif bir kasa ile geliyor. 14 inçlik model yaklaşık 1,36 kg, 16 inçlik model ise 1,81 kg ağırlığında. Bu inceliğe rağmen, Apple mühendisleri cihazlara 24 saate varan olağanüstü bir pil ömrü sığdırmayı başarmış. Ses sisteminde de iddialı olan yeni MacBook Pro’lar, yüzde 50 daha derin baslar üretebilen 6 hoparlörlü gelişmiş bir ses sistemiyle geliyor. Stüdyo kalitesinde mikrofonlar, en yeni Thunderbolt 5 bağlantı noktaları ve 12 megapiksel çözünürlüğündeki Center Stage destekli kamera da cihazın dikkat çekici özellikleri arasında yer alıyor.

Fiyatlandırma ve Piyasaya Çıkış Tarihi

Apple’ın bu heyecan verici yeni MacBook Pro modelleri, 28 Ekim 2026 tarihinden itibaren yurt dışında ön siparişe açılacak. Cihazların kullanıcılara ulaşması ve genel satışının başlaması ise 6 Kasım Cuma gününü bulacak. Yeni nesil ince tasarımı, çığır açan dokunmatik PROLED XDR ekranı ve M5 serisi çiplerin getirdiği muazzam performans sıçramasıyla, Apple’ın bu yeni modelleri profesyonel dizüstü bilgisayar pazarında dengeleri tamamen değiştirmesi bekleniyor. Ülkemizde ise bu üstün teknoloji harikası, 199.999 TL’den başlayan fiyatlarla teknoloji meraklılarının beğenisine sunulacak.

Spor 29.10.2026 03:05 3 okunma

Trabzonspor'dan Tarihi Gol Sezonu: 16 Yılın Rekorunu Kırıyor!

Süper Lig'de bu sezon fırtına gibi esen Trabzonspor, attığı gollerle son 16 sezonun en golcü performansına imza atarak dikkatleri üzerine çekti. Teknik Direktör Thomas Reis yönetimindeki yükseliş sürüyor.

Trabzonspor'dan Tarihi Gol Sezonu: 16 Yılın Rekorunu Kırıyor!

Bordo-mavili ekip, Süper Lig'de bu sezon sergilediği performansla adeta yeniden doğdu. Geride kalan 9 haftada rakip filelere tam 22 gol gönderen Trabzonspor, ligin en golcü ikinci takımı konumuna yükseldi. Bu sayı, takımın son 16 sezondaki ilk 9 haftalık periyotta attığı gol ortalamasının oldukça üzerinde bir başarıyı işaret ediyor. Özellikle 2010-2011 sezonunda 23 golle zirve yapan takım, bu sezonki 22 gollük performansı ile tarihi bir çıkışa imza attı.

Rekorlara Koşan Gol Averajı: Trabzonspor'un 16 Yıllık Seyri

Trabzonspor'un Süper Lig'deki ilk 9 haftalık gol sayıları incelendiğinde, bu sezonki performansının ne denli dikkat çekici olduğu daha net ortaya çıkıyor. Geçmiş yıllara bakıldığında, takımın gol yollarındaki istikrarı ve zaman zaman yaşadığı düşüşler göze çarpıyor:

  • 2011-2012 Sezonu: 14 Gol
  • 2012-2013 Sezonu: 7 Gol
  • 2013-2014 Sezonu: 8 Gol
  • 2014-2015 Sezonu: 13 Gol
  • 2015-2016 Sezonu: 12 Gol
  • 2016-2017 Sezonu: 6 Gol
  • 2017-2018 Sezonu: 17 Gol
  • 2018-2019 Sezonu: 17 Gol
  • 2019-2020 Sezonu: 19 Gol
  • 2020-2021 Sezonu: 11 Gol
  • 2021-2022 Sezonu: 19 Gol
  • 2022-2023 Sezonu: 13 Gol
  • 2023-2024 Sezonu: 16 Gol
  • 2024-2025 Sezonu: 9 Gol
  • 2025-2026 Sezonu: 15 Gol
  • 2023-2024 Sezonu (Güncel): 22 Gol

Bu veriler ışığında, Trabzonspor'un bu sezonki 22 gollük performansı, son 16 yılın en parlak hücum istatistiklerinden biri olarak kayıtlara geçiyor. Özellikle 2010-2011 sezonundaki 23 gol barajını zorlaması, taraftarlarda büyük bir heyecan yaratıyor.

Thomas Reis İmzası: Goller Çığ Gibi Büyüyor

Trabzonspor'un bu muhteşem çıkışında, takımın başına geçen Teknik Direktör Thomas Reis'in payı büyük. Alman çalıştırıcı, göreve geldiği 5. haftadan itibaren takıma adeta yeni bir kimlik kazandırdı. Reis yönetiminde çıktığı 4 lig maçında 13 gol atan bordo-mavililer, maç başına 3.25 gol ortalaması gibi etkileyici bir istatistiğe imza attı. Bu durum, takımın hücum gücündeki artışın tesadüf olmadığını ve sistemli bir çalışmanın ürünü olduğunu gösteriyor.

Gelecek Maçlar ve Şampiyonluk Potansiyeli

Thomas Reis'in taktiksel zekası ve oyuncularla kurduğu pozitif iletişim, Trabzonspor'u ligin zirve yarışında daha iddialı bir konuma taşıyor. Attığı gollerle rakiplerine gözdağı veren bordo-mavililer, önümüzdeki haftalarda da bu performansını sürdürmeyi hedefliyor. Ligin ilk yarısındaki etkili sonuçlar ve artan gol averajı, Trabzonspor'un şampiyonluk potansiyelini de yeniden gündeme getiriyor. Taraftarlar, bu coşkulu futbolun sezon sonuna kadar devam etmesini umut ediyor.

Gündem 29.10.2026 02:35 4 okunma

BM Raporu Sarsıcı: Fransa'daki Öğrenci Protestolarına Şiddet Yağmuru! Raportörler Dehşette!

Birleşmiş Milletler raportörleri, Fransa'da talepleri için gösteri yapan öğrencilere yönelik uygulanan şiddetin boyutları karşısında derin endişe duyduklarını açıkladı. Raporda, uluslararası insan hakları standartlarının ihlal edildiğine dikkat çekildi.

BM Raporu Sarsıcı: Fransa'daki Öğrenci Protestolarına Şiddet Yağmuru! Raportörler Dehşette!

Birleşmiş Milletler (BM) bünyesindeki bağımsız raportörler, son dönemde Fransa'da üniversitelerdeki politikalara ve toplumsal sorunlara karşı seslerini yükselten öğrencilere yönelik uygulanan sert müdahaleler ve şiddet olayları hakkında kapsamlı bir rapor yayımladı. Raporun bulguları, uluslararası kamuoyunda ve insan hakları savunucuları arasında büyük yankı uyandırdı.

Öğrenci Hareketine Şiddet Damgası Vurdu

BM raportörleri, Fransa'daki öğrencilerin ve gençlerin temel hak ve özgürlüklerini kullanarak barışçıl gösteriler düzenlediği sırada karşılaştıkları şiddetin düzeyi karşısında şok olduklarını belirtti. Raporda, göstericilerin dağıtılması sırasında kullanılan güç, gözaltı süreçleri ve bazı bireylerin maruz kaldığı muamelelerin, uluslararası insan hakları hukukunun temel ilkeleriyle bağdaşmadığı vurgulandı. Özellikle, ifade özgürlüğü ve barışçıl toplanma hakkının güvence altına alınması gereken bir ortamda, bu hakların çiğnenmesine yönelik endişeler dile getirildi.

Uluslararası Hukuk İhlalleri Gözler Önünde

Raportörler, Fransa'da yaşananların, demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarından olan öğrenci hareketlerinin sesinin nasıl bastırılmaya çalışıldığına dair endişe verici bir tablo çizdiğini ifade etti. Rapor, Fransa hükümetine seslenerek, öğrencilerin meşru taleplerini dile getirme hakkını güvence altına alması ve gösterilere yönelik müdahalelerde orantılılık ilkesine uyması çağrısında bulundu. Ayrıca, şiddet olaylarına karışan güvenlik güçlerinin sorumluluğunun belirlenmesi ve gerekli soruşturmaların ivedilikle başlatılması gerektiğinin altı çizildi. Bu durumun, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararları ve Avrupa Konseyi standartları açısından da ciddi bir incelemeye tabi tutulması gerektiği belirtildi.

Fransız Hükümetine Ciddi Uyarılar

BM raportörlerinin raporu, yalnızca öğrencilere yönelik şiddetle sınırlı kalmayıp, aynı zamanda Fransa'daki genel protesto yasaları ve güvenlik güçlerinin yetkileri konusunda da kritik değerlendirmeler içeriyor. Raportörler, Fransa'nın uluslararası insan hakları taahhütlerini hatırlatarak, sivil toplumun ve muhalif seslerin susturulmaya çalışılmasına karşı uyarıda bulundu. Bu tür baskıcı yöntemlerin, toplumsal kutuplaşmayı artırabileceği ve uzun vadede demokratik istikrarı zedeleyebileceği konusunda ciddi endişeler dile getirildi. Raporda, hükümetin acil olarak diyalog kanallarını açık tutması ve öğrenci temsilcileriyle yapıcı bir zeminde görüşmeler gerçekleştirmesi gerektiği tavsiye edildi. BM, gelişmeleri yakından takip edeceğini ve gerekli görüldüğünde ek müdahalede bulunabileceğini bildirdi.