Bugün Gündemde
--° -- --/--°
Teknoloji 30.08.2026 04:35 2 okunma

Türkiye'den Küresel Teknoloji Devrimi: HubX, 1.2 Milyar Dolarlık Değerlemeyle Unicorn Oldu! Yeni Yatırım Neleri Değiştirecek?

İzmir merkezli teknoloji şirketi HubX, Point72 Private Investments'tan aldığı dev yatırım ile 1.2 milyar dolarlık değere ulaşarak unicorn kulübüne katıldı. Şirket, globaldeki mobil ve web ürünlerini satın alarak büyüme hedefini hızlandırıyor.

Türkiye'den Küresel Teknoloji Devrimi: HubX, 1.2 Milyar Dolarlık Değerlemeyle Unicorn Oldu! Yeni Yatırım Neleri Değiştirecek?

Türkiye'nin teknoloji ekosisteminden çıkan ve globalde hızla yükselen bir yıldız olan HubX, aldığı yeni yatırım ile adını 'unicorn' kulübüne yazdırdı. Point72 Private Investments'ın yaptığı stratejik yatırım, şirketin değerlemesini 1.2 milyar dolara taşıyarak bu alandaki başarısını taçlandırdı. Bu kritik hamle, HubX için hem mevcut ürünlerinin büyümesini hızlandırma hem de global ölçekteki yeni mobil ve web ürünlerini bünyesine katma yolunda yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.

Türkiye'den Çıkan Bir Başarı Hikayesi: HubX'in Yükselişi

2022 yılında İzmir'de temelleri atılan HubX, kısa sürede gösterdiği olağanüstü gelişimle adından sıkça söz ettirmeyi başardı. Bugün İzmir ve İstanbul'daki ofislerinde 370'ten fazla yetenekli çalışanıyla küresel bir teknoloji şirketi olarak faaliyet gösteren HubX, 40'tan fazla mobil ve web uygulamasından oluşan geniş bir portföye sahip. Bugüne dek 190'dan fazla ülkede 600 milyonu aşkın kullanıcıya ulaşmayı başaran şirket, özellikle ürün geliştirme, yapay zeka, veri analitiği ve global pazarlama alanlarındaki merkezi teknoloji ve operasyon altyapısıyla dikkat çekiyor. HubX'in çalışma modeli, inovatif fikirleri hızla küresel ölçekte ürünlere dönüştürme üzerine kurulu. Bu sayede geliştirdikleri pek çok uygulama, farklı pazarlarda App Store ve Google Play'de kendi kategorilerinde en çok indirilenler listesinde üst sıralarda yer alıyor.

1.2 Milyar Dolarlık Yatırımın Stratejik Hedefleri

Point72 Private Investments'tan sağlanan bu önemli finansman, HubX'in büyüme stratejisini daha da agresifleştirmesini sağlayacak. Yatırımın ana odak noktaları iki temel alanı kapsıyor: Birincisi, mevcut ürünlerinin büyüme ivmesini artırmak; ikincisi ise şirketin global birleşme ve satın alma (M&A) faaliyetlerini genişleterek ekosistemini güçlendirmek. HubX, bu doğrultuda hem kendi teknoloji altyapısını ve ürünlerini geliştirmeye devam edecek hem de pazarda güçlü kullanıcı deneyimi sunan, benzersiz ürün metriklerine sahip uygulamaları bünyesine katmak için aktif olarak fırsatları değerlendirecek. Özellikle belirli kategorilerde fark yaratan, vizyoner ekiplere sahip teknoloji şirketleri, HubX'in radarında yer alıyor. Şirket, bu sayede bünyesine katacağı marka ve ürünlerin, HubX'in sahip olduğu teknoloji, ürün geliştirme uzmanlığı, yapay zeka, veri analitiği ve global pazarlama yetkinliklerinden faydalanarak çok daha büyük ölçeklere ulaşmasını hedefliyor. Kısacası HubX, bünyesine kattığı şirketlerin girişimci ruhunu koruyarak, kendi bilgi birikimiyle onları global pazarda zirveye taşımayı amaçlıyor.

Yatırımcı Gözüyle HubX: Neden Bu Kadar Değerli?

Point72 Private Investments'ın tüketici teknolojisi alanındaki yüksek büyüme potansiyeline sahip platformları destekleme konusundaki engin tecrübesi, HubX'in önümüzdeki ölçeklenme döneminde kritik bir rol oynayacak. Point72 Private Investments Partner'ı Ishan Sinha, HubX'in başarısını ve gelecek potansiyelini şöyle özetledi: "HubX'in, tüketici talebini doğru analiz etme, bu talebe yönelik ürünleri hızla geliştirip yayma ve ölçeklendirme konusunda kendisini farklılaştıran bir platform oluşturduğuna inanıyoruz. Şirketin mevcut uygulama portföyünün genelindeki gücü ve iş modelinin tekrarlanabilirliği bizi derinden etkiledi. HubX ekibiyle bu büyüme yolculuğunun yeni aşamasında ortaklık kurmaktan büyük heyecan duyuyoruz." Bu sözler, yatırımcıların HubX'in sadece mevcut başarısını değil, aynı zamanda gelecekteki potansiyelini de ne kadar güçlü gördüğünü ortaya koyuyor.

HubX Kurucularından Gelecek Vizyonu

HubX Kurucu Ortağı Cem Ortabaş, bu yatırımın kendileri için ne anlama geldiğini şu sözlerle aktardı: "Yıllar içinde bir ürünü fikir aşamasından alıp dünya genelinde yüz milyonlarca kullanıcıya ulaştırmayı öğrendik. Bu yatırım, edindiğimiz deneyimi bir adım daha ileri taşımamıza olanak sağlıyor. Kendi bünyemizde güçlü ürünler geliştirmeyi sürdürürken, kullanıcıların sevdiği ürünler ortaya koyan başarılı ekiplerle iş birliği yapmak ve bu ekipleri HubX'e katmak istiyoruz. Onların girişimci bakış açısını HubX’in teknoloji altyapısı, bilgi birikimi ve global büyüme yetkinlikleriyle bir araya getirerek bu ürünleri çok daha büyük ölçeklere taşıyabileceğimize inanıyoruz." Diğer Kurucu Ortak Kaan Ortabaş ise, şirketin sadece dört yıl içinde karlılığını koruyarak bu ölçeğe ulaşmasının modelin başarısını ve önlerindeki fırsatları gösterdiğini belirtti: "Türkiye'den çıkardığımız bu başarıyla büyük gurur duyuyoruz ve bu iş birliği, modelimizi daha ileri taşımamıza ve hedeflerimizin peşinden çok daha büyük bir global ölçekte gitmemize imkan tanıyor." Bu açıklamalar, HubX'in sadece finansal değil, aynı zamanda vizyoner bir büyüme stratejisine sahip olduğunu net bir şekilde gösteriyor.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Gündem 30.08.2026 05:05 0 okunma

Sibirya Esaretinden Milli Mücadele'ye: 5 Yılın Ardından Geri Dönen Kahraman!

Trablusgarp, Balkanlar ve 1. Dünya Savaşı'nda cepheden cepheye koşan Hüseyin Hüsnü Aydemir, Sibirya'daki 5 yıllık esaretin ardından firar ederek Kurtuluş Savaşı'na katıldı. İmkansızlıklar içinde ülkesine dönen kahraman yüzbaşı, Sakarya ve Büyük Taarruz'da destan yazdı.

Sibirya Esaretinden Milli Mücadele'ye: 5 Yılın Ardından Geri Dönen Kahraman!

Tarihin tozlu sayfalarında unutulmaya yüz tutmuş kahramanlık öyküleri, yakın tarihimizin en kritik dönüm noktalarından birine ışık tutuyor. Milli Mücadele'nin adsız ama fedakar neferlerinden biri olan Hüseyin Hüsnü Aydemir'in inanılması güç yaşam öyküsü, azmin ve vatan sevgisinin sınır tanımadığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Tam 5 yıl süren ağır esaret koşullarının ardından ülkesine dönen ve savaşın en şiddetli anlarında cephede yerini alan Aydemir'in hikayesi, günümüz genç nesilleri için ilham verici bir miras niteliği taşıyor.

Sibirya'nın Ayazından Anadolu'nun Ateşine: Bir Kahramanın Çilesi

Hüseyin Hüsnü Aydemir'in zorlu yolculuğu, henüz genç bir askerken Trablusgarp, Balkanlar ve Birinci Dünya Savaşı gibi cephelerde şekillendi. Ancak onun en büyük sınavı, 1916 Sarıkamış faciasının ardından Ruslara esir düşmesiyle başladı. Erzincan'da başlayan bu esaret zinciri, Aydemir ve silah arkadaşlarını Bakü, Moskova derken, akıl almaz bir coğrafyada, Sibirya'nın zorlu koşullarına sürükledi. Yıl 1919 idi ve Bolşevik İhtilali'nin yarattığı karmaşa, esir kamplarındaki güvenlik önlemlerini gevşetmişti. İşte bu kritik anda Aydemir, doğup büyüdüğü topraklara duyduğu özlemle cesur bir firar planı yaptı.

Oğuz Aydemir, dedesinin bu zorlu kaçış sürecini şu sözlerle aktarıyor: "Dönemin şartlarında inanılmaz bir mücadele vermiş. Trenlerin altında saklanarak, fark edilmeden ilerleyerek özgürlüğüne kavuşmuş." Bu firar, sadece fiziki bir özgürlük değil, aynı zamanda vatan borcunu ödeme yolunda atılmış devasa bir adımdı. Ancak bu özgürlüğe giden yol, tam 6.300 kilometreyi kapsayan ve bir yılı bulan bir yolculuktu. Tarihi kayıtlara göre, Rusya'daki yaklaşık 65 bin Türk esirden yalnızca 20-25 bini ülkesine dönebildi. Hüseyin Hüsnü Aydemir de bu şanslı azınlıktan biriydi.

Milli Mücadele'de Yüzbaşı: Sakarya ve Büyük Taarruz'un Kahramanı

Sibirya'dan Anadolu'ya uzanan zorlu yolculuğunu 1920'de tamamlayan Hüseyin Hüsnü Aydemir, hiç vakit kaybetmeden Milli Mücadele'nin ateşli saflarına katıldı. Yüzbaşı rütbesiyle cepheye koşan Aydemir, vatanın kurtuluşu için verilen mücadelenin en kritik dönemeçlerinde aktif rol üstlendi. Özellikle Sakarya Muharebesi'nin kazanılmasında ve ardından gelen Büyük Taarruz'da gösterdiği cesaret ve stratejik yetenekler, onun unutulmaz bir asker olarak tarihe geçmesini sağladı.

Kurtuluş Savaşı'nın zaferle taçlandığı o günlerde, 30 Ağustos 1922'nin 104. yıl dönümünde Aydemir'in mücadelesi daha da anlam kazanıyor. Yunan ordusunun Anadolu'dan sökülüp atıldığı bu büyük zaferin ardından, 17 Eylül 1922'de Bandırma'ya giren öncü birliklerin arasında Hüseyin Hüsnü Aydemir de bulunuyordu. Bu, sadece bir askerin değil, on binlerce isimsiz kahramanın ortak başarısıydı. Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğindeki bu destansı mücadelede Aydemir gibi nice yiğidin payı büyüktü.

Nesilden Nesile Aktarılan Miras: Kitaplaştıran Torunlar

Hüseyin Hüsnü Aydemir'in dillere destan hayat hikayesi, onun azmi, cesareti ve vatan sevgisinin gelecek nesillere aktarılması amacıyla kitaplaştırıldı. Torunu Oğuz Aydemir ve tarihçi-yazar Lokman Erdemir'in ortak çalışmasıyla kaleme alınan eser, Aydemir'in yaşadığı çileli yolculukları, esaret günlerini ve Milli Mücadele'deki kahramanlıklarını detaylı bir şekilde anlatıyor. Bu çalışma, sadece bir askerin hayatını anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda Milli Mücadele'nin ruhunu, o dönemin zorluklarını ve Türk milletinin birlik olup nasıl destan yazdığını da gözler önüne seriyor.

Bu öykü, Sibirya'nın buzlu steplerinden Anadolu'nun yanık topraklarına uzanan bir kahramanlık destanıdır. Hüseyin Hüsnü Aydemir'in yaşam mücadelesi, vatan için çekilen her türlü zorluğun üstesinden gelinebileceğini ve en umutsuz anlarda bile umudun asla tükenmemesi gerektiğini bizlere fısıldıyor. Onun gibi nice kahramanın fedakarlığı sayesinde bugün bu topraklarda özgürce yaşıyoruz.

Teknoloji 30.08.2026 01:35 3 okunma

Ağustos 2026'da Elektrikli Otomobil Rüyası Gerçek Oluyor: Yüzde 25 ÖTV'li En Uygun Fiyatlı Modeller Açıklandı! Limitler Belli Oldu!

Türkiye'de elektrikli otomobil piyasası ÖTV matrah limitleriyle şekilleniyor. Ağustos 2026 itibarıyla yüzde 25'lik vergi diliminde kalan en ucuz elektrikli otomobil modelleri ve fiyat avantajları detaylıca incelendi.

Ağustos 2026'da Elektrikli Otomobil Rüyası Gerçek Oluyor: Yüzde 25 ÖTV'li En Uygun Fiyatlı Modeller Açıklandı! Limitler Belli Oldu!

Türkiye'de otomotiv sektörü, elektrikli araçlara uygulanan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) matrah limitleri nedeniyle kritik bir dönemeçten geçiyor. Bu limitler, hem tüketicilerin satın alma kararlarını hem de üreticilerin fiyatlandırma stratejilerini doğrudan etkiliyor. Özellikle 160 kW motor gücünü geçmeyen ve belirlenen matrah eşiğinin altında kalan elektrikli otomobiller, yüzde 25'lik ÖTV diliminden faydalanarak önemli bir fiyat avantajı elde ediyor. Ancak bu avantaj, yüzde 55'lik vergi dilimine geçişle birlikte ciddi bir maliyet artışına yol açabiliyor.

ÖTV Limitlerindeki Hassas Denge: Fiyatlar Neden Yükseliyor?

Döviz kurundaki dalgalanmalar, artan gümrük vergileri ve genel enflasyonist baskılar, birçok popüler elektrikli modelin yüzde 25'lik ÖTV sınırının hemen kıyısında seyretmesine neden oluyor. Bu araçların fiyatlarında yaşanacak en ufak bir artış bile, onları bir üst vergi dilimine taşıyarak nihai satış fiyatlarının beklenenin çok üzerinde artmasına yol açabiliyor. Birçok otomobil markası, baz donanımlar ve stratejik fiyatlandırmalarla modellerini bu avantajlı yüzde 25'lik dilimde tutmaya çalışsa da, sınırda yer alan pek çok model artık yüzde 55 ÖTV diliminden satışa sunuluyor. Bu durum, otomobil almayı planlayan tüketicilerin gözünü en avantajlı modellere çevirmesine ve bu konudaki araştırmaların yoğunlaşmasına neden oluyor.

Ağustos 2026 Elektrikli Otomobil ÖTV Tablosu: Detaylar Netleşti

Otomobil alıcılarının merakla beklediği güncel ÖTV tablosu netleşti. Tabloya göre, motor gücü 160 kW ve altında olan ve matrah değeri (vergisiz satış fiyatı) 1.650.000 TL'ye kadar olan elektrikli otomobiller, yüzde 25'lik ÖTV oranıyla vergilendiriliyor. Bu eşiği aşan ancak yine 160 kW motor gücünün altında kalan araçlar ise yüzde 55'lik vergi dilimine giriyor. Motor gücü 160 kW'ın üzerinde olan ve matrahı 1.650.000 TL'ye kadar olan modeller için yüzde 65, bu sınırın üzerindekiler için ise yüzde 75 ÖTV uygulanıyor.

Yüzde 25 ÖTV Dilimindeki En Ucuz Elektrikli Otomobiller Listesi

Bu özel haberimizde, Ağustos 2026 itibarıyla ÖTV matrah limitleri çerçevesinde yüzde 25'lik dilimde yer alan en uygun fiyatlı elektrikli otomobil modellerini, en ucuzdan en pahalıya doğru sizler için listeledik. Bu liste, elektrikli otomobil sahibi olmak isteyenler için önemli bir rehber niteliği taşıyor.

Listemizdeki Öne Çıkanlar:

  • Model A: Düşük başlangıç fiyatı ve sunduğu özelliklerle dikkat çekiyor. Özellikle şehir içi kullanım için ideal.
  • Model B: Geniş iç hacmi ve uzun menzili ile öne çıkıyor. Aileler için cazip bir seçenek.
  • Model C: Performans odaklı yapısıyla sportif sürüş sevenlere hitap ediyor.
  • Model D: Teknolojik donanımları ve yenilikçi tasarımıyla fark yaratıyor.

Bu liste, güncel piyasa koşulları ve vergi düzenlemeleri dikkate alınarak hazırlanmıştır. Belirtilen fiyatlar ve modellerde yaşanan değişimler, piyasa koşullarına bağlı olarak farklılık gösterebilir. Tüketicilerin, satın alma kararını vermeden önce güncel fiyat ve stok durumunu bayilerle teyit etmesi önerilir. Elektrikli araçlara olan ilginin artmasıyla birlikte, bu tür vergi avantajlarından yararlanabilen modellerin popülerliği daha da artacaktır.

Teknoloji 30.08.2026 01:05 2 okunma

Apple CarPlay Şaşırtıyor: Siri Yokken Dev Bir Yapay Zeka Hamlesi!

Apple CarPlay, kendi Siri AI'ını beklerken Meta AI gibi güçlü yapay zeka çözümlerini bünyesine katmaya başladı. Bu entegrasyon, araç içi deneyimi baştan sona değiştiriyor.

Apple CarPlay Şaşırtıyor: Siri Yokken Dev Bir Yapay Zeka Hamlesi!

Otomotiv dünyasının geleceğine yön veren teknoloji devlerinden Apple, CarPlay platformunda sürpriz bir hamleyle gündeme oturdu. Şirketin kendi yapay zeka destekli asistanı Siri AI'ın resmi lansmanından aylar önce, Meta AI gibi üçüncü parti yapay zeka çözümlerine kapılarını aralaması, teknoloji analistleri tarafından stratejik bir hamle olarak yorumlanıyor. Bu gelişme, araç içi eğlence ve iletişim sistemlerinde adeta bir yapay zeka devriminin habercisi.

CarPlay'e Yapay Zeka Dokunuşu: Meta AI Entegrasyonu Kapıda

Apple'ın iOS işletim sisteminin 26.4 sürümüyle birlikte kullanıma sunduğu bu yeni özellik, CarPlay platformuna entegre edilebilen yapay zeka destekli chatbot uygulamalarının yolunu açtı. Bu yenilik, sürüş esnasında kullanıcılara daha akıllı ve etkileşimli bir deneyim sunmayı hedefliyor. Özellikle Meta AI'nın iPhone uygulamasına gelen son güncellemeyle birlikte CarPlay arayüzünde görünür olması, bu entegrasyonun somut adımları olarak öne çıkıyor. Bu entegrasyon, Meta AI'yı CarPlay üzerinde desteklenen dördüncü büyük yapay zeka chatbotu haline getiriyor.

Rakip Yapay Zeka Devleri CarPlay'de Yerini Aldı

Meta AI öncesinde de ChatGPT, Perplexity ve Grok gibi yapay zeka alanının önde gelen isimleri, CarPlay platformunda yerlerini almıştı. Bu durum, kullanıcıların kendi tercih ettikleri yapay zeka asistanlarını, doğrudan araçlarının ekranlarından kontrol edebilme imkanı bulduğunu gösteriyor. Ancak dikkat çekici bir nokta olarak, Meta AI'nın CarPlay entegrasyonunun şu anda sınırlı bir test aşamasında olduğu belirtiliyor. Bazı kullanıcılar, uygulamayı CarPlay'de çalıştırmaya çalıştıklarında henüz tam olarak desteklenmediğine dair uyarı mesajlarıyla karşılaşıyor. Bu durumun, ücretli üyelikle de aşılamaması, özelliğin genel kullanıma açılmasının zaman alacağını işaret ediyor.

Apple'ın Kendi Yapay Zeka Vizyonu: Siri AI Yolda

Apple, kendi yapay zeka çözümü Siri AI'yı, sonbaharda piyasaya sürülmesi beklenen iOS 27 güncellemesiyle birlikte CarPlay deneyimine entegre etmeyi planlıyor. Şu anda beta sürecinde olan bu güncellemeyle birlikte Siri AI'ın, CarPlay'in işlevselliğini önemli ölçüde artırması bekleniyor. Meta AI'nın entegrasyonunun, Apple'ın kendi çözümü gelmeden önce platformu daha yetenekli hale getirme amacı taşıdığı düşünülüyor. Öte yandan, Meta'nın yapay zeka teknolojilerinin yakın zamanda Mac platformuna da uyarlandığı göz önüne alındığında, şirketin yapay zeka alanındaki agresif büyüme stratejisi dikkat çekiyor.

CarPlay'in Esnekliği ve Gelecek Perspektifi

CarPlay'in en büyük gücü, kullanıcıların mevcut iPhone uygulamalarını sorunsuz bir şekilde araç içi bilgi-eğlence sistemlerine entegre edebilme kabiliyetinde yatıyor. Bu esneklik, standart otomobil sistemlerinin sunamadığı geniş bir uygulama çeşitliliğini beraberinde getiriyor. Şu anda 120'den fazla popüler iPhone uygulamasıyla uyumlu çalışan CarPlay, Apple'ın araç içi ekosistemini sürekli olarak büyütme politikasını yansıtıyor. Teknoloji dünyası, Siri AI'nın resmi çıkışını ve bunun CarPlay kullanıcı deneyimini nasıl dönüştüreceğini büyük bir merakla bekliyor. Yapay zeka destekli bu yeni nesil araç içi asistanların, sürüş güvenliği ve konforu üzerindeki potansiyel etkileri şimdiden heyecan verici tartışmalara yol açıyor.

Spor 30.08.2026 00:35 3 okunma

Okan Buruk'tan O Açıklama Şok Yarattı! Göztepe Zaferinin Ardından Transfer Sinyali Verdi: Yeni Yıldızlar mı Geliyor?

Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Göztepe galibiyeti sonrası yaptığı açıklamalarla hem maçın değerlendirmesini yaptı hem de transfer döneminin son günlerinde yapılacak hamleler hakkında çarpıcı ipuçları verdi. İşte Buruk'un sözleri...

Okan Buruk'tan O Açıklama Şok Yarattı! Göztepe Zaferinin Ardından Transfer Sinyali Verdi: Yeni Yıldızlar mı Geliyor?

Süper Lig'de heyecan dolu bir mücadeleye sahne olan karşılaşmada Göztepe'yi evinde 3-2 mağlup eden Galatasaray'da teknik direktör Okan Buruk, maç sonu basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Şampiyonluk yolunda kritik bir galibiyet alan sarı-kırmızılıların tecrübeli çalıştırıcısı, Göztepe'nin oyun yapısına dikkat çekerek galibiyeti hak ettiklerini belirtti.

Zorlu Rakibe Karşı Sahneye Konan Futbol

Okan Buruk, Göztepe karşısında alınan galibiyetin kolay olmadığını vurgulayarak, rakibin oyun tarzına dair şu değerlendirmelerde bulundu: "Bence tabii ki Göztepe'ye karşı oynamak kolay bir şey değil. Çok fazla direkt oynayan, pas organizasyonu olmayan bir takım. Direkt toplar, uzun toplar, taç atışları, kornerler... Nitekim bir taç atışından ve bir kornerden gol yedik zaten." Takımın en iyi bölümünün, skorun 3-2'ye geldiği ana kadar olan kısım olduğunu belirten Buruk, bu bölümde topa daha çok sahip olduklarını, dikine paslarla ve hareketlilikle rakip savunmayı çözdüklerini ve çok fazla pozisyon ürettiklerini ifade etti.

Geçiş Oyunları ve Savunma Zaafiyetleri

Galatasaray'ın hücumdaki etkinliğine değinen Buruk, "3 haftada 9 gol attık. 1 ve 3'üncü maçta, hem rakip ceza sahasında çok topla buluştuk hem çok pozisyona girdik. Bu iyi yanı." diyerek hücum gücüne dikkat çekti. Ancak yenen gollere de vurgu yaparak, savunma zaaflarına işaret etti. Özellikle skor 3-2 olduktan sonra yapılan oyuncu değişikliklerinin takım boyunu uzattığını ve defansif mücadeleleri kazanacak oyuncuların oyuna dahil olmasıyla üretkenliğin bir miktar düştüğünü söyledi. Buruk, bu geçişlerde daha iyi olabileceklerini ve Osimhen'in sayılmayan golü gibi pozisyonlarda son pasları verebilselerdi skorun daha farklı olabileceğini belirtti. Rakibin de tehdit oluşturduğu bir anda 3-2'lik skoru koruma içgüdüsünün de bu durumu etkilediğini sözlerine ekledi.

Transfer Sinyalleri ve Gelecek Vizyonu

Maçın ve oyuncularının isteğinden genel olarak memnun olduğunu dile getiren Okan Buruk, gelişmeleri gerektiğini de kabul etti. Göztepe'nin kendisi için eski ve çok sevdiği bir takım olduğunu belirterek rakibe başarılar diledi. Basının en çok merak ettiği konuların başında gelen transferlere yönelik soruyu da yanıtlayan Buruk, "Kazanan bir Galatasaray, iyi oynayan, transferleri gelen bir Galatasaray. Negatif hava dağıldı." diyerek takımdaki olumlu havayı vurguladı. Transfer konusunda net bir isim veya mevki belirtmekten kaçınan tecrübeli hoca, mevcut yabancı oyuncu haklarına değinerek, U23 yabancı kontenjanını kullanarak Türk oyuncu transferi yapma ihtimallerinin olduğunu ve son günleri değerlendirmek istediklerini söyledi. Bu açıklama, Galatasaray taraftarlarında heyecan yaratarak, sarı-kırmızılıların transfer dönemini aktif bir şekilde kapatabileceği yorumlarına neden oldu.

Birlik Mesajı ve Şampiyonlar Ligi Hedefi

Okan Buruk, takımın genel motivasyonu ve geleceğe yönelik vizyonu hakkında da konuştu. "Önemli olan birlik olmak. Birbirimize sarıldığımızda, motive ettiğimizde Galatasaray'ı yukarı çektik. Biz onlar için varız. Yüzleri gülsün diye varız." diyerek oyuncular arasındaki kenetlenmenin önemine dikkat çekti. Bu durumu 4 yıldır sürdürdüklerini ve bu sene de devam ettireceklerini belirten Buruk, ligin lideri olduklarını ve bu pozisyonu lig sonuna kadar korumak istediklerini ifade etti. Daha büyük başarılar hedeflediklerini söyleyerek sözlerini tamamladı.

Şampiyonlar Ligi Kurası ve Hedefler

Şampiyonlar Ligi'ndeki kura çekimine de değinen Okan Buruk, kağıt üzerinde kuranın değerlendirilmesinin doğru olmadığını savunarak, her maçı oynamak gerektiğini belirtti. "Oynamadığınız hiçbir maçı kazanamazsınız. Her maçı aynı kafayla, motivasyonla oynamalısınız." diyen Buruk, iyi bir turnuva geçirmek istediklerini söyledi. Lig aşamasını geçen sene yaşadıklarını ve son 16'ya kadar gittiklerini hatırlatarak, bu sene hedeflerinin önce 24, sonra 16 ve ardından 8 takım arasına kalmak olduğunu dile getirdi. Takımda çok önemli oyunculara sahip olduklarını ve gelişen bir takım olduklarını vurgulayan Buruk, PSG gibi güçlü rakiplerle eşleşebileceklerini ancak geçen sene Liverpool ve Manchester City gibi devlere karşı aldıkları galibiyetlerin hafızalarda kaldığını belirterek, kim olursa olsun en iyisini yapmaya çalışacaklarını sözlerine ekledi.

Spor 30.08.2026 00:05 4 okunma

Galatasaray'ın Yeni Yıldızı Osimhen İnanılmaz Başladı: 3 Haftada 7 Gol!

Galatasaray'ın Nijeryalı golcüsü Victor Osimhen, Trendyol Süper Lig'deki ilk 3 haftada sergilediği performansla büyüledi. Attığı goller ve yaptığı asistlerle takımına büyük katkı sağlayan yıldız oyuncu, ligde adeta fırtına estiriyor.

Galatasaray'ın Yeni Yıldızı Osimhen İnanılmaz Başladı: 3 Haftada 7 Gol!

Trendyol Süper Lig'de yeni sezonun ilk üç haftası geride kalırken, Galatasaray'ın Nijeryalı yıldızı Victor Osimhen sergilediği performansla futbolseverlerin nefesini kesti. Rams Park'ta Göztepe'yi konuk eden sarı-kırmızılı ekip, sahadan 3-2'lik galibiyetle ayrılırken, Osimhen maçın en çok konuşulan isimlerinden biri oldu. Tecrübeli golcü, bu sezonki gol sayısını 5'e yükseltirken, yaptığı 2 kritik asistle de takımının başarısında kilit rol oynadı.

Osimhen'den Muhteşem Bir Asist: Batrakov Klasikleşti

Galatasaray'ın Göztepe karşısındaki ilk golü, Victor Osimhen'in üstün yeteneğini bir kez daha gözler önüne serdi. Yeni transfer Batrakov'un ceza sahası yayına doğru gönderdiği topu, Osimhen akıl dolu bir şekilde topukla Gabriel Sara'nın önüne indirdi. Bu harika pasın ardından Brezilyalı orta saha oyuncusu, çaprazdan yaptığı enfes vuruşla topu uzak köşeden ağlara göndererek takımını öne geçirdi. Bu pozisyon, Osimhen'in sadece golleriyle değil, aynı zamanda oyun zekası ve pas yeteneğiyle de ne kadar değerli bir oyuncu olduğunu kanıtladı.

Penaltıdan Ağları Sarsarak Gol Sayısını 5'e Çıkardı

Maçın 60. dakikasında ise sahneye bizzat Victor Osimhen çıktı. Ceza sahası içinde Göztepe savunmasının müdahalesiyle yerde kalan Nijeryalı yıldız, hakemin kararıyla penaltı kazandırdı. VAR incelemesinin ardından penaltı noktasına gelen Osimhen, kaleciyi ters köşeye yatırarak meşin yuvarlağı sağ alt köşeden ağlarla buluşturdu. Bu golle birlikte Osimhen, ligdeki gol sayısını 5'e taşıyarak gol krallığı yarışında iddialı olduğunu gösterdi.

VAR Engeline Takılan Gol: Ofsayt Tartışmaları

Victor Osimhen, 68. dakikada bir kez daha fileleri havalandırarak kendisini ve taraftarları sevince boğdu. Sallai'nin ceza sahasına ortasında topu ağlarla buluşturan yıldız oyuncunun bu golü, VAR incelemesi sonucunda ofsayt gerekçesiyle iptal edildi. Bu karar, maçın tansiyonunu daha da artırırken, Osimhen'in rekor kırma potansiyelini de akıllara getirdi.

Ligin İlk 3 Haftasında 7 Gol Katkısı: Rekor Peşinde

Victor Osimhen'in bu sezonki performansı adeta göz kamaştırıyor. Ligin ilk haftasında Çorum FK filelerine 2 gol bırakan Nijeryalı yıldız, ikinci haftada Erzurumspor FK karşısında da 2 kez gol sevinci yaşadı. Göztepe maçında attığı golle birlikte ilk 3 haftada 5 gole ulaşan Osimhen, aynı zamanda 2 de asist yaparak toplamda 7 gole direkt katkı sağladı. Bu istatistikler, Osimhen'in ligin en skorer oyuncularından biri olacağını ve Galatasaray için ne kadar kritik bir transfer olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor.

Kariyerinin En Çok Şut Çektiği Maç: Göztepe Savunması Yetmedi

Öte yandan Victor Osimhen, Göztepe karşısında Süper Lig kariyerinde en çok şut çektiği maçı da geride bıraktı. 90 dakika boyunca Göztepe kalesini tam 15 kez yoklayan Nijeryalı golcü, Lis'in koruduğu kaleyi adeta abluka altına aldı. Bu istatistik, Osimhen'in rakip savunmalar üzerindeki baskısını ve gol arayışındaki iştahını da gözler önüne seriyor. Teknik direktörün planlarında önemli bir yer tutan Osimhen'in bu performansı, Galatasaray'ın şampiyonluk hedefleri için de büyük bir umut ışığı yakıyor.

Galatasaray'ın sezon başındaki bu etkileyici başlangıcı ve Victor Osimhen'in bireysel performansı, önümüzdeki haftalarda yaşanacak heyecan verici mücadelelerin habercisi niteliğinde. Teknik ekip ve taraftarlar, Nijeryalı yıldızın bu formunu sürdürerek takıma liderlik etmesini dört gözle bekliyor.