Bugün Gündemde
--° -- --/--°
Teknoloji KÖŞE YAZISI 02.09.2026 06:35 16 okunma

Windows 11'de OneDrive Kabusu Bitiyor! O Sürekli Bildirimler Tarihe Karışıyor!

Microsoft, Windows 11 kullanıcılarının uzun süredir şikayetçi olduğu OneDrive yedekleme bildirimleri için nihayet bir çözüm sundu. Yeni güncelleme ile kullanıcılar artık bu rahatsız edici hatırlatıcılardan kalıcı olarak kurtulabilecek.

Windows 11'de OneDrive Kabusu Bitiyor! O Sürekli Bildirimler Tarihe Karışıyor!

Teknoloji devi Microsoft, Windows 11 kullanıcılarının deneyimini iyileştirmeye yönelik önemli bir adım attı. Yıllardır birçok kullanıcının şikayetçi olduğu, sürekli karşılarına çıkarak dikkat dağıtan OneDrive yedekleme bildirimleri için artık kalıcı bir çözüm sunuluyor. Bu yenilik, özellikle bilgisayarını her açtığında aynı uyarılarla karşılaşanlar için büyük bir rahatlama vadediyor.

OneDrive Bildirimleri Dönüşüyor: Kullanıcı Geri Bildirimleri Değerlendirildi

Daha önceki Windows sürümlerinde ve Windows 11'in bazı versiyonlarında, OneDrive'ın yedekleme hatırlatmaları kullanıcıların karşısına sıkça çıkıyordu. Bu bildirimlerde genellikle sadece "3 gün sonra hatırlat" gibi geçici çözümler sunuluyordu. Bu durum, kullanıcıların yedekleme yapmaya teşvik edilmesine yol açsa da, aynı zamanda sürekli tekrar eden uyarılar nedeniyle ciddi bir kullanıcı deneyimi sorunu haline gelmişti. Ancak Microsoft, gelen yoğun geri bildirimleri dikkate alarak bu noktada önemli bir düzenlemeye gitti.

"Yedeklemeyi Devre Dışı Bırak" Seçeneği Geldi

Windows 11'in 24H2 kararlı sürümü ile birlikte gelen güncelleme, OneDrive bildirim penceresine yepyeni bir seçenek ekledi: "Opt out of backup" (Yedeklemeyi devre dışı bırak). Bu eklenen düğme sayesinde, kullanıcılar artık OneDrive yedekleme hatırlatıcılarından kalıcı olarak kurtulabiliyor. Masaüstü veya dizüstü bilgisayarını açan kullanıcılar, artık sürekli olarak karşılarına çıkan o rahatsız edici pop-up'larla vedalaşma şansı buluyor. Bu özellik, kullanıcıların kendi tercihlerini daha özgürce belirlemelerine olanak tanıyor.

Microsoft, bu yeni özelliği sunarken hala kullanıcıları dosyalarını ve önemli verilerini korumaları için OneDrive'ı kullanmaya teşvik etmeye devam ediyor. "Yedeklemeyi devre dışı bırak" seçeneğini seçen kullanıcılar için bile, Microsoft ek bir onay ekranı sunarak "Şimdilik atla" veya "Şimdi yedekle" gibi seçeneklerle durumu tekrar gözden geçirme imkanı tanıyor. Bu, şirketin hem kullanıcı kontrolünü önemsemesi hem de bulut yedeklemenin faydalarına vurgu yapması olarak yorumlanabilir.

Windows 11 ve Bulut Depolama Alternatifleri

Windows 11 işletim sistemi, OneDrive ile zorunlu bir bağa sahip değil. Kullanıcılar, ihtiyaçlarına ve tercihlerine göre Google Drive, Dropbox gibi farklı bulut depolama servislerini rahatlıkla kullanabiliyor. Bu durum, özellikle ücretsiz depolama alanı veya ek özellikler sunan alternatiflere yönelen kullanıcılar için esneklik sağlıyor. Microsoft'un OneDrive bildirimlerini daha yönetilebilir hale getirmesi, bu alternatiflere geçişi kolaylaştırmasa da, mevcut kullanıcıların deneyimini doğrudan etkileyen olumlu bir gelişme olarak öne çıkıyor.

Gelecek Güncellemeler ve Performans Odaklı Gelişmeler

Microsoft, Windows 11'i sürekli olarak geliştirmeye devam ediyor. Şirketin odak noktalarından biri de işletim sistemini 8 GB RAM gibi daha mütevazı donanımlara sahip bilgisayarlar için daha verimli hale getirmek. Bu performans optimizasyonlarının yanı sıra, Phone Link uygulaması üzerinden bilgisayarları uzaktan kapatma veya yeniden başlatma gibi kullanıcıların hayatını kolaylaştıracak yeni özellikler de platforma ekleniyor. Ancak tüm bu gelişmeler arasında, OneDrive bildirimlerinin kontrol altına alınması, kullanıcıların günlük bilgisayar kullanımındaki rahatsızlık seviyesini düşüren en somut iyileştirmelerden biri olarak dikkat çekiyor.

Bu yeni düzenleme ile Windows 11 kullanıcıları, bulut yedekleme tercihlerini daha bilinçli ve kontrol altında tutarak, işletim sistemini daha temiz ve akıcı bir şekilde kullanma olanağına kavuşmuş oluyor.

Ceren Güneş

Ceren Güneş

Teknoloji & Gelecek Vizyonu

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Gündem 17.10.2026 14:35 1 okunma

Manisa'da Kan Donduran Kaza: Otobüs Faciasında Can Kaybı 12'ye Yükseldi! O Geri Manevra Facianın Bedeli Oldu

Manisa'da meydana gelen ve 11 kişinin hayatını kaybettiği otobüs kazasına ilişkin acı haber geldi. Yoğun bakımda tedavi gören bir yaralının daha vefat etmesiyle bilanço 12'ye yükseldi. Kazaya neden olan hatalı manevra ve ihmallerin detayları ortaya çıktı.

Manisa'da Kan Donduran Kaza: Otobüs Faciasında Can Kaybı 12'ye Yükseldi! O Geri Manevra Facianın Bedeli Oldu

Manisa'nın Akhisar ilçesi yakınlarında meydana gelen ve tüm Türkiye'yi yasa boğan otobüs kazasına ilişkin bilançoda artış yaşandı. Bursa'dan Denizli'deki kaplıcalara seyreden bir tur otobüsünün, yol ayrımını kaçırması sonucu yaptığı geri manevra sırasında arkadan gelen bir TIR'la çarpışması sonucu meydana gelen feci kazada hayatını kaybedenlerin sayısı 12'ye ulaştı. Yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren yaralılardan Zülfiye Arıcı (71) isimli yolcunun da hastanede vefat etmesiyle birlikte acı tablo daha da derinleşti.

Facianın Başlangıcı: O Kaçırılan Sapak ve Sonrası

Kaza, 11 Ekim Salı günü saat 11.00 sularında Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu'nun Akhisar Gişeleri mevkiinde gerçekleşti. Mehmet Ahular idaresindeki 16 AED 124 plakalı tur otobüsü, içinde bulunan yolcuları Denizli'deki termal otellere götürmek üzere yola çıkmıştı. Akhisar Gişeleri'nden çıkış yapmak için hazırlanan otobüs şoförü Ahular, bir anlık dikkatsizlikle olması gereken sapağı kaçırdı. Hızla geçen sapağın ardından durarak geri manevra yapmaya başlayan otobüse, Hasan Karakaya yönetimindeki 78 YE 166 plakalı kereste yüklü TIR'dan müdahale gecikti. Kontrolden çıkan TIR, dev otobüse adeta çaptı.

Çarpmanın etkisiyle her iki araç da refüje devrildi. Kazanın hemen ardından olay yerine çok sayıda sağlık ve kurtarma ekibi sevk edildi. Yaralılar, acil olarak en yakın hastanelere kaldırılarak tedavi altına alınırken, hayatını kaybedenlerin cenazeleri ise morga kaldırıldı. Yaşanan dehşet anları, güvenlik kameralarına da saniye saniye yansıdı. Görüntülerde, otobüs şoförünün hatalı geri manevrası ve ardından gelen korkunç çarpışma net bir şekilde görülüyor.

Kusur Dağılımı ve Adalet Yolu

Kazanın ardından başlatılan soruşturma kapsamında, tur otobüsünün şoförü Mehmet Ahular, yedek şoförü Metin Y. ve TIR şoförü Hasan Karakaya gözaltına alındı. Kaza tespitine ilişkin hazırlanan bilirkişi raporu, olayın nedenlerine ışık tuttu. Rapora göre, otobüs şoförü Mehmet Ahular, yönetmeliklere aykırı olarak geriye gitme kusuru ve manevralara ilişkin genel kurallara uymama gerekçeleriyle asli kusurlu bulundu. TIR şoförü Hasan Karakaya ise hız sınırlarını aşmaktan dolayı kusurlu bulundu.

Yapılan yargılama sonucunda, Akhisar Adliyesi'ne sevk edilen şüphelilerden tur otobüsü şoförü Mehmet Ahular ve TIR şoförü Hasan Karakaya tutuklanarak cezaevine gönderildi. Yedek şoför Metin Y. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Bu tutuklamalar, kazanın ciddiyetini ve ihmalin boyutunu gözler önüne serdi.

Bilanço Ağırlaştı: 12 Can Kaybı

Kazanın ardından günlerce süren umutlu bekleyiş, Manisa Şehir Hastanesi'nden gelen kötü haberle son buldu. Yoğun bakım ünitesinde hayatını kurtarmak için verilen mücadeleye rağmen Zülfiye Arıcı (71) isimli yaralı yolcu doktorların tüm çabasına rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Bu kayıpla birlikte, Manisa'daki kanlı otobüs kazasında hayatını kaybedenlerin sayısı 11'den 12'ye yükseldi. Kaybedilen her bir can, geride büyük bir acı ve boşluk bırakırken, kazanın yarattığı travma uzun süre etkisini sürdürecek gibi görünüyor. Kazada yaralanan diğer 26 kişinin tedavileri ise hastanelerde devam ediyor.

Geriye Dönük Bakış: Trafik Güvenliği ve Önleyici Tedbirler

Bu trajik kaza, bir kez daha trafik güvenliği ve sürücülerin sorumlulukları konusunu gündeme getirdi. Otobüs şoförünün yaptığı basit bir hata ve TIR şoförünün hızına dikkat etmemesi, telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açtı. Uzmanlar, özellikle uzun yolculuklarda sürücülerin dinlenmiş ve dikkatli olmalarının önemine vurgu yaparken, yolcu taşımacılığı yapan firmaların da denetimlerini sıklaştırması gerektiğini belirtiyor. Kurallara uyulması, hız limitlerine riayet edilmesi ve yol durumuna göre sürüş tekniklerinin ayarlanması gibi temel prensiplerin hayati önem taşıdığı bir kez daha acı bir şekilde hatırlatıldı.

Bu tür kazaların tekrar yaşanmaması için hem sürücülere hem de ilgili kurumlara düşen büyük sorumluluklar bulunuyor. Güvenlik kameralarının sağladığı veriler ve bilirkişi raporları, benzer olayların önlenmesi adına önemli dersler sunuyor. Kazada hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar dileriz.

Ekonomi 17.10.2026 14:05 2 okunma

Gıdada Skandal Taşıma Deşifre Oldu: 12.758 TL'lik Ceza Kapıda!

Bozulabilir gıda maddelerinin taşınmasında hijyen ve güvenlik kurallarına uymayanlara yönelik yeni düzenlemeler hayata geçiyor. Kurallara aykırı hareket eden firmalara 12 bin 758 TL idari para cezası kesilecek.

Gıdada Skandal Taşıma Deşifre Oldu: 12.758 TL'lik Ceza Kapıda!

Gıda güvenliği her geçen gün daha büyük önem kazanırken, bozulabilir gıda maddelerinin taşınması konusundaki denetimler sıkılaştırıldı. Alınan yeni kararla birlikte, gıda taşımacılığında hijyen ve güvenlik standartlarını ihlal edenlere yönelik caydırıcı cezalar uygulanacak. Bu kapsamda, taşıma sırasında gerekli kurallara riayet etmeyen işletmelere 12 bin 758 lira gibi önemli bir idari para cezası kesileceği duyuruldu. Bu düzenlemenin temel amacı, halk sağlığını korumak ve tüketicilere ulaşan gıdaların kalitesini güvence altına almak.

Gıda Taşımacılığında Yeni Dönem: Denetimler Sıkılaşıyor

Bozulabilir gıda ürünlerinin soğuk zincir bozulmadan, uygun koşullarda ve hijyenik bir şekilde tüketiciye ulaşması, kamu sağlığı açısından hayati bir önem taşıyor. Ancak, sektördeki bazı firmaların bu kritik kuralları ihlal ettiği yönünde şikayetler üzerine ilgili bakanlık harekete geçti. Yapılan yeni düzenlemelerle birlikte, özellikle dondurulmuş ürünler, süt ve süt ürünleri, et ve et ürünleri gibi hassas gıda maddelerinin taşınmasında uyulması gereken standartlar yeniden gözden geçirildi. Artık bu kurallara uymayan firmalar, yapılan denetimlerde tespit edildiği takdirde ciddi mali cezalarla karşı karşıya kalacak. İlk etapta belirlenen 12 bin 758 liralık ceza, bu tür ihlallerin önüne geçmeyi hedefliyor.

Kurallara Uymayanlara Ağır Faturalar: Peki Hangi Kurallar İhlal Ediliyor?

Peki, gıda taşımacılığında hangi kuralların ihlal edilmesi bu cezaya yol açıyor? Uzmanlar, en sık karşılaşılan ihlallerin başında soğuk zincirin kırılması geldiğini belirtiyor. Gıdaların taşınması sırasında belirlenen sıcaklık derecelerinin altına düşürülmemesi veya aşırı dalgalanmalar yaşanması, ürünlerin bozulmasına ve sağlık açısından risk oluşturmasına neden olabiliyor. Bunun yanı sıra, araçların temizliği, hijyen standartlarına uygunluğu, taşıma belgelerinin eksikliği veya yanlışlığı, sürücülerin hijyen eğitimi gibi konularda da denetimler yapılıyor. Örneğin, hijyenik olmayan taşıma kapları kullanmak veya araçların düzenli olarak dezenfekte edilmemesi gibi durumlar da ciddi para cezalarına sebep olabiliyor. Kurumlar, bu denetimleri rastgele veya şikayet üzerine yapabileceği gibi, belirli periyotlarla da gerçekleştirecek.

Tüketici Hakları Göz Ardı Edilemez

Bu yeni ceza mekanizmasının, tüketicilerin sağlıklı gıdaya erişim hakkını güvence altına almayı amaçladığı vurgulanıyor. Gıda güvenliği konusundaki hassasiyetin artmasıyla birlikte, bozulabilir gıda maddelerinin taşınmasına yönelik mevzuatın daha etkin uygulanması bekleniyor. Sektör temsilcileri, bu düzenlemenin sektörü daha profesyonel ve güvenilir bir yapıya kavuşturacağını ifade ederken, bazı küçük işletmelerin bu mali yükümlülük altında zorlanabileceği endişesini de dile getiriyor. Ancak, genel görüş, halk sağlığının her türlü ticari kaygıdan daha öncelikli olduğu yönünde. Bu nedenle, işletmelerin mevcut mevzuata tam uyum sağlaması ve gerekli yatırımları yapması büyük önem taşıyor.

Gelecekte Neler Bekleniyor?

Yetkililer, bu ilk uygulamanın ardından, gıda taşımacılığı standartlarının daha da yükseltileceğini ve denetimlerin artarak devam edeceğini belirtiyor. İlerleyen dönemlerde, teknolojik gelişmelerin de sürece dahil edilmesiyle, taşıma araçlarındaki sıcaklık takibinin anlık olarak izlenmesi gibi sistemlerin yaygınlaşması öngörülüyor. Bu sayede, gıda güvenliği konusunda sıfır toleranslı bir yaklaşımın benimsenmesi hedefleniyor. Tüketiciler de bu süreçte bilinçli davranarak, şüpheli gördükleri durumlarda ilgili mercilere bildirimde bulunmalı ve sağlıklı gıdaya erişim haklarını savunmalıdır.

Ekonomi 17.10.2026 13:35 2 okunma

Halının Dokunduğu Dolar: Türk Kilim ve Halıları Dünya Pazarlarında Yeni Rekora Koşuyor!

Türk halı sektörü, 9 ayda 186 ülkeye yaptığı ihracatla 2 milyar doları aşarak küresel pazardaki gücünü bir kez daha kanıtladı. Üretimdeki kalite ve çeşitlilik, döviz girdisiyle ülkeye büyük katkı sağlıyor.

Halının Dokunduğu Dolar: Türk Kilim ve Halıları Dünya Pazarlarında Yeni Rekora Koşuyor!

Türkiye'nin geleneksel el sanatlarından biri olan halıcılık, modern ekonominin dinamikleriyle buluşarak ülke ekonomisine ciddi bir döviz girdisi sağlamaya devam ediyor. Yılın ilk 9 aylık verileri, Türk halı sektörünün ulaştığı devasa boyutu gözler önüne sererken, dünya pazarındaki hakimiyetini pekiştirdi.

Küresel Pazarda Rekor Kırılıyor: 2 Milyar Dolarlık İhracat Hamlesi

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan son verilere göre, Türk halı sektörü, 2023 yılının ilk dokuz ayında dudak uçuklatan bir başarıya imza attı. Bu süreçte 186 farklı ülke ve serbest bölgeye gerçekleştirilen halı ihracatından tam 2 milyar 17 milyon 127 bin dolar gelir elde edildi. Bu rakam, sadece bir ticaret hacmi olmanın ötesinde, Türk zanaatkarlarının ve sanayicilerinin küresel ölçekteki başarısının da bir göstergesi.

Toplamda 391 milyon 984 bin metrekarelik bir alana yayılan bu ihracat rakamı, hem miktar hem de değer olarak sektörün ne denli büyük bir potansiyele sahip olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle makine halısı üretimindeki teknolojik yatırımlar ve el halısı üretimindeki geleneksel motiflerin modern tasarımlarla harmanlanması, Türk halılarını dünya genelinde aranan bir marka haline getirdi.

Hangi Ülkeler Türk Halılarına Talep Gösteriyor?

Türk halı sektörünün ihracat haritası oldukça geniş bir coğrafyayı kapsıyor. Başta Avrupa Birliği ülkeleri olmak üzere, Kuzey Amerika, Orta Doğu ve Asya'daki pek çok ülke, Türk halılarının estetik kalitesine ve dayanıklılığına büyük ilgi gösteriyor. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri ve Almanya gibi büyük ekonomiler, Türk halı ithalatında başı çeken ülkeler arasında yer alıyor. Bu durum, Türk halı tasarımlarının farklı kültür ve zevklere hitap edebilme yeteneğini de kanıtlar nitelikte.

Sektör temsilcileri, bu başarının altında yatan temel nedenleri kaliteli hammadde kullanımı, yenilikçi tasarım anlayışı ve hızlı teslimat süreleri olarak sıralıyor. Ayrıca, uluslararası fuarlardaki aktif tanıtım çalışmaları ve dijital platformlarda yapılan pazarlama faaliyetleri de bu ihracat rakamlarına ulaşılmasında önemli rol oynuyor. Bir yandan geleneksel desenlerin yaşatılması, diğer yandan modern teknolojiyle üretilen özel tasarımların pazara sunulması, sektörün sürdürülebilir büyümesini destekliyor.

Sektörün Geleceği ve Beklentiler

Türk halı sektörü, önümüzdeki dönemde de büyüme potansiyelini korumayı hedefliyor. Sektörün katma değeri yüksek ürünlere odaklanması, sürdürülebilirlik ve çevre dostu üretim konularında atılacak adımlar ve yeni pazar arayışları, gelecekteki başarıların teminatı olarak görülüyor. Özellikle tasarım odaklı üretime yapılan vurgu ve markalaşma stratejileri, Türk halılarının global pazardaki rekabet gücünü daha da artıracaktır. Döviz kurundaki dalgalanmaların sektöre olumlu etkileri olsa da, üretim maliyetlerindeki artışlar ve küresel ekonomik belirsizlikler de dikkate alınması gereken faktörler arasında yer alıyor.

Bu 2 milyar dolarlık başarı, Türkiye'nin sadece bir tekstil ülkesi olmadığını, aynı zamanda kültürel mirasını ekonomik değere dönüştürme konusunda ne kadar başarılı olduğunun da bir kanıtı. Halının dokunduğu her iplikte, Türk insanının emeği, sanatı ve ticari zekası bir araya geliyor.

Spor 17.10.2026 13:05 4 okunma

Arda Güler'in Real Madrid'deki Rolü Tartışılırken Mourinho'dan Çarpıcı Açıklamalar: 'Henüz Tamamlanmış Bir Oyuncu Değil, Ama Memnunum!'

Real Madrid Teknik Direktörü Jose Mourinho, Arda Güler'in performansına yönelik eleştirilere yanıt verdi. Genç yıldızın henüz gelişimini tamamlamadığını belirten Mourinho, takım için en doğru kararları vermeye devam edeceğini vurguladı.

Arda Güler'in Real Madrid'deki Rolü Tartışılırken Mourinho'dan Çarpıcı Açıklamalar: 'Henüz Tamamlanmış Bir Oyuncu Değil, Ama Memnunum!'

Real Madrid Teknik Direktörü Jose Mourinho, milli yıldızımız Arda Güler'in kulüpteki rolü ve sahada sergilediği performans hakkında yapılan tartışmalara dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. İspanya La Liga'nın 9. haftasında Sevilla ile kritik bir maça çıkacak olan eflatun-beyazlıların tecrübeli çalıştırıcısı, basın toplantısında basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Arda Güler'in Mevcut Durumu: Gelişim Sürecinde Bir Yıldız

Arda Güler'in az süre alması ve zaman zaman alışık olmadığı pozisyonlarda görevlendirilmesi, teknik direktör Mourinho'ya yöneltilen başlıca eleştiriler arasındaydı. Bu konuya dair gelen sorular üzerine Mourinho, genç oyuncunun mevcut durumunu ve potansiyelini şu sözlerle değerlendirdi:

"Arda çok yetenekli bir oyuncu, bunu hepimiz biliyoruz. Ancak kendisi henüz gelişimini tamamlamış bir futbolcu değil. Henüz nihai haline ulaşmış bir oyuncu değil. Düşünün ki daha 21 yaşında. Bu yaşta, birden fazla rolde oynayabilecek özelliklere sahip olması onun ne kadar değerli olduğunu gösteriyor. Kendisinden genel anlamda çok memnunum."

Mourinho'nun Teknik Direktörlük Felsefesi: Takım Odaklı Kararlar

Mourinho, Arda Güler'in daha çok merkez orta saha veya on numara pozisyonunda etkili olabileceği yönündeki yorumlara karşılık, kendi teknik direktörlük prensiplerini ön plana çıkardı. Takım menfaatlerinin her zaman bireysel tercihlerden üstün olduğunu belirten Portekizli çalıştırıcı, şu ifadeleri kullandı:

"Benim görevim burada, takım için en iyisi olduğunu düşündüğüm şeyleri yapmak. Gelecekte belki de teknik direktörlerin rolü değişecek, takımlar anketlerle veya yapay zekâ ile belirlenecek. Ancak bugün hala takımları teknik direktörler kuruyor. Eleştirilerden veya farklı görüşlerden bahsetmiyorum. Ancak tüm bu görüşlerin, benim aldığım kararlardan daha değerli olduğunu düşünmüyorum."

Mourinho, kendi karar alma mekanizmasını da şöyle açıkladı:

"Farklı fikirlere kapalı bir teknik direktör, kendi potansiyelini sınırlar. Aynı şekilde, takımını başkalarının görüşlerine göre kuran biri de gerçek anlamda teknik direktörlük yapamaz. Ben inatçı değilim. Teknik ekibimin görüşlerine ve yaptığımız analizlere her zaman açığım. Kararlarımı değiştirebilir miyim? Elbette. Ancak bunu ancak kendi analizlerim ve çalışmalarım sonucunda yaparım. Kendimi ve ekibimi her zaman geliştirmek için çalışıyorum."

Arda Güler'in Performansı: Az Süreye Büyük Katkı

Genç yıldız Arda Güler, bu sezon Real Madrid formasıyla çıktığı 9 resmi maçta sahada kaldığı 457 dakika içerisinde etkileyici bir performans sergiledi. Milli oyuncu, bu sürede 1 gol atarken 5 de asist yaparak toplamda 6 gole doğrudan katkı sağlamayı başardı. Bu istatistikler, genç yeteneğin sınırlı sürelerde bile ne kadar verimli olabildiğini gözler önüne seriyor.

Mourinho'nun bu açıklamaları, Arda Güler'in Real Madrid kariyerindeki gelişim sürecinin henüz başında olduğunu ve tecrübeli teknik adamın genç oyuncunun potansiyeline güvendiğini ancak takım dengelerini de göz önünde bulundurarak hareket ettiğini gösteriyor. Taraftarlar, Arda Güler'in ilerleyen haftalarda daha fazla forma şansı bularak takımına daha büyük katkılar sağlamasını umut ediyor.

Gündem 17.10.2026 11:05 5 okunma

Boşanma Davası Sona Ermeden Altınlarınızı Geri Alabilirsiniz! Yargıtay'dan Devrim Niteliğinde Karar

Yargıtay, boşanma süreci kesinleşmeden ziynet alacaklarının icra yoluyla talep edilebileceğine dair emsal bir karara imza attı. Bu karar, mağdur kadınlar için süreci hızlandıracak.

Boşanma Davası Sona Ermeden Altınlarınızı Geri Alabilirsiniz! Yargıtay'dan Devrim Niteliğinde Karar

Yargıtay'dan gelen ve milyonlarca insanı ilgilendiren yeni bir hukuki düzenleme, boşanma davalarında ziynet alacaklarının tahsili konusunda önemli bir dönüm noktası oluşturdu. Daha önce boşanma kararının kesinleşmesiyle birlikte gündeme gelen ziynet alacağı talepleri, Yüksek Mahkeme'nin aldığı emsal kararla birlikte artık boşanma davası kesinleşmeden de icra takibine konu olabilecek. Bu gelişme, evlilik birliğinin sona ermesiyle birlikte yaşanan mal paylaşımı süreçlerinde, özellikle kadınlar açısından mağduriyetlerin giderilmesi yolunda atılmış büyük bir adım olarak değerlendiriliyor.

Ziynet Alacağı Kavramı ve Yargıtay'ın Yeni Yaklaşımı

Türk Medeni Kanunu ve ilgili içtihatlara göre ziynet alacağı, genellikle evlilik sırasında kadına hediye edilen altın ve diğer takıların, boşanma durumunda kadının hakkı olarak kabul edilmesini ifade eder. Ancak bu alacakların tahsili konusunda, boşanma kararının kesinleşme süreci her zaman tartışma konusu olmuştur. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, bu konudaki belirsizliği ortadan kaldırarak, ziynet alacağına ilişkin mahkeme kararının, boşanmanın kesinleşmesini beklemeden ilamlı icra takibine alınabileceğini net bir şekilde belirtti. Bu karar, yıllarca süren evliliklerin ardından yaşanan anlaşmazlıklarda, ziynetlerin iadesi konusunda yaşanan gecikmeleri ve zorlukları aşmayı hedefliyor.

Emsal Kararın Doğuşu: Detaylı Bir İnceleme

Gelen bilgilere göre, yıllarca süren bir evliliğin ardından boşanma kararı alan bir çiftin ziynet alacağı konusunda mahkemelik olması, bu emsal kararın yolunu açtı. İlk derece mahkemesi olan 1. Aile Mahkemesi, ziynet alacağına dair lehte bir karar vermiş olmasına rağmen, mağdur kadın bu kararı icraya koymakta zorlanmıştı. Eski eş, boşanma davasının henüz kesinleşmediğini öne sürerek icra takibine itiraz etti. İcra Hukuk Mahkemesi'nde görülen davada, davacı eski koca, boşanma ilamı kesinleşmeden feri niteliğindeki alacakların talep edilemeyeceğini savunarak takibin iptalini istedi. Ancak mahkeme, şikayetin reddine karar vererek davacı kadının lehine bir tutum sergiledi. Davacı eski koca, bu kararı istinaf ederek Bölge Adliye Mahkemesi'ne (BAM) başvurdu. BAM 8. Hukuk Dairesi de ilamda hüküm altına alınan ziynet iadesi ve buna ilişkin yargılama gideri ile vekalet ücretinin tahsilinin talep edildiğini belirterek, ziynet alacağının boşanma kararının feri niteliğinde olmadığını vurguladı. Daire, bu tür alacakların mal varlığını etkilediğini ancak tarafların şahsi veya ailevi durumlarında bir değişikliğe yol açmadığını belirterek, kesinleşmeden icraya konulmasının mümkün olduğuna hükmetti.

Temyiz Süreci ve Yargıtay'ın Nihai Kararı

BAM'ın kararı da davacı koca tarafından temyiz edildi. Nihayetinde dosya Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'ne ulaştı. Yüksek Mahkeme, BAM'ın kararını yerinde bularak onadı. Yargıtay'ın gerekçesinde, ziynet alacaklarının tarafların kişisel hukuki durumlarında bir değişiklik yaratmadığı, yalnızca mal varlığı değerlerini etkilediği hususu bir kez daha teyit edildi. Bu durum, boşanma davasının kesinleşmesi beklenmeden, ziynet alacaklarına ilişkin mahkeme kararlarının icra yoluyla tahsilinin önünü açtı. Bu karar, benzer durumda olan birçok vatandaş için umut ışığı olurken, adalet sistemindeki önemli bir tıkanıklığın da giderilmesine katkı sağlayacak.

Kadınlar İçin Hak Arama Sürecinde Yeni Bir Dönem

Bu emsal karar, özellikle boşanma sürecinin uzamasıyla birlikte hak kaybına uğrayabilecek kadınlar için büyük bir müjde niteliği taşıyor. Daha önce, boşanma kararı kesinleşene kadar geçen sürede ziynetlerini geri alamayan veya icra takibi başlatmakta zorlanan kadınlar, artık daha hızlı ve etkin bir şekilde hak arayabilecek. Bu hukuki düzenleme, aynı zamanda aile içi malvarlığı hukuku ve icra hukuku alanlarında da önemli bir içtihat niteliği taşıyor. Boşanma davalarında mal paylaşımı ve alacak tahsili süreçlerinin daha şeffaf ve hızlı işlemesi adına atılmış bu önemli adımın, benzer davalar için de emsal teşkil etmesi bekleniyor. Vatandaşların, bu tür hukuki süreçlerde bilgi sahibi olmaları ve haklarını doğru bir şekilde kullanmaları büyük önem taşıyor.