514 METRE DERİNLİKTE SESSİZ ÇIĞLIK: Kayıp 20 Kişi İçin Türk Donanması Savaş Açıyor!
KKTC'den Mersin'e seyreden bir yolcu gemisinin Akdeniz'de batması sonucu kaybolan 20 kişi için umutlar, Türk Donanması'nın 'TCG Işın' gemisindeki ileri teknoloji ürünü robot denizaltısına ve özel donanımlı dalgıçlara bağlandı. Enkazın bulunduğu 514 metre derinlikteki mücadele, nefesleri kesti.
Kıbrıs'ın Girne Limanı'ndan önceki gün öğle saatlerinde Mersin'in Taşucu ilçesine hareket eden yolcu gemisi, Akdeniz'in acımasız sularında kayboldu. Yaklaşık 267 yolcunun bulunduğu gemide yaşanan can pazarında 239 kişi kurtarılırken, ne yazık ki 8 kişi hayatını kaybetti ve kritik bir şekilde 20 kişi kayıp olarak kayıtlara geçti. Kazadan sağ kurtulan kaptan ve 7 mürettebat ise tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Derinlikler Sırları Saklıyor: Umut Robotlara Bağlı
Akdeniz'de yaşanan bu trajedinin ardından kayıpları bulma ve kazanın nedenini aydınlatma çalışmaları aralıksız sürerken, gözler Türk Donanması'nın ileri teknolojiye sahip ekipmanlarına çevrildi. Girne açıklarında, deniz tabanına yaklaşık 514 metre derinlikte demirleyen enkaz gemiye ulaşmak için Türk Donanması'nın gururu TCG Işın kurtarma gemisi bölgeye intikal etti. Gemi bünyesindeki, 3 bin metre derinliğe kadar inebilen robot mini denizaltısı ve özel basınç giysileriyle donatılmış sualtı komandoları, bu zorlu görev için seferber oldu. Sabah saatlerinde enkazın bulunduğu noktaya ulaşması beklenen TCG Işın'ın, ilk etapta gemi içinde mahsur kaldığı düşünülen kayıpların cenazelerini çıkarma ve ardından kazanın sır perdesini aralaması beklenen 'kara kutu'yu güvenli bir şekilde yüzeye çıkarma görevi üstleneceği belirtildi.
Acı Haberler ve Kayıp Listesi Yürekleri Dağlıyor
Bu büyük facialarda hayatını kaybedenlerin kimlikleri de tek tek açıklanmaya başlandı. Nihat Balyemez, Hüseyin Özdemir, Nuray Zeytun, Fahri Ateş, Gülcan Gürel, Reyhan Verim, Nisa Torer ve Nurcan Hilalioğlu'nun isimleri, yürek burkan kayıplar listesinde yer aldı. Özellikle uzman çavuş Fahri Ateş'in, eşi ve 4 yaşındaki kızını can simidiyle kurtardıktan sonra denize atlayarak hayatını kaybetmesi, olayın duygusal boyutunu gözler önüne serdi. Diğer hayatını kaybedenlerin de memleketlerinde toprağa verileceği öğrenildi. Kayıp 20 kişinin isimleri ise Ferdi Torer, Mustafa Demir, Mahmut Demir, Özgür Gönül, Asel Hilalioğlu, Şerife Özdemir, Süleyman Erdoğan, Saliha Miray Biçer, Mehmet Asaf Biçer, Orhan Bekret, Nazmiye Özbolat, Elmas Demir, İsmail Kurt, Yulia Özcan, Ayhan Özcan, Elife Bayır, Nihat Pancar, Mustafa Kemal Yaralı, Mehmet Bayhan, Mehmet Nuri Ayran olarak açıklandı. Yakınlarının sosyal medya üzerinden umut dolu çağrılar yaparak kayıp sevdiklerine ulaşmaya çalıştığı görüldü.
Soruşturma Derinleşiyor: İzin Verenler Açığa Alındı
Yaşanan facianın ardından başlatılan soruşturma kapsamında, geminin sefere çıkmasına izin veren liman personelinin tamamı görevden alındı. KKTC Başbakanı Ünal Üstel'in de belirttiği gibi, bu kritik görevlere yeni atamalar yapıldığı bilgisi paylaşıldı. Kazanın nedenlerinin anlaşılması için çalışmalar sürerken, daha önce fırtına nedeniyle hasar gördüğü ve bu hasara rağmen denize açıldığına dair iddialar da soruşturmanın ana eksenini oluşturuyor. Bu trajedinin hukuki sorumluluğunun kimlerde olacağı ise merak konusu. Arama kurtarma çalışmalarında 8 gemi, 9 bot, 1 uçak, 7 helikopter ve 5 İHA gece gündüz demeden görev yaparken, Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçiliği de bir kriz masası oluşturarak kazazedeler ve yakınlarına destek sağlamaya devam ediyor.
Kayıp Kardeşlerin Korkunç Bekleyişi
Kaybolanlar arasında yer alan Mahmut Demir ve Mustafa Demir kardeşlerin, tatil için geldikleri KKTC'den memleketleri Hatay'a dönmek üzere gemiye bindikleri öğrenildi. 3 ay önce çalışmak için adaya gittiklerini belirten amca oğlu Ahmet Demir, ailenin perişan halde olduğunu ve yetkililerden net bilgi beklediklerini dile getirdi. Benzer bir dram da Biçer ailesini yaşadı. Hayri Biçer ve eşi Ayten'in 12 yaşındaki kızları Saliha Miray ile 6 yaşındaki oğulları Mehmet Asaf kayıplar arasında yer alırken, 10 yaşındaki diğer oğulları Halil Kerem kurtulabildi. Anne Ayten Biçer'in kıyıya gelerek çaresizce haber beklemesi, herkesi derinden üzdü.