Bugün Gündemde
--° -- --/--°
Ekonomi KÖŞE YAZISI 22.06.2026 16:05 21 okunma

Enflasyon Beklentilerinde Şaşırtan Denge: Hane Halkı Rahatlıyor, Reel Sektör Neden Yerinde Saydı?

TCMB'nin haziran ayı Sektörel Enflasyon Beklentileri Anketi sonuçlarına göre, hane halkı ve piyasa katılımcılarının yıllık enflasyon beklentileri geriledi. Ancak reel sektörde bu durumun aksine bir hareket gözlenmedi.

Enflasyon Beklentilerinde Şaşırtan Denge: Hane Halkı Rahatlıyor, Reel Sektör Neden Yerinde Saydı?

Enflasyon Beklentilerinde Çift Yönlü Hareket

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından haziran ayına ilişkin yayımlanan 'Sektörel Enflasyon Beklentileri Anketi' sonuçları, enflasyonla mücadelede farklı kesimlerin nabzını ortaya koydu. Ankete katılan hane halkı ve finansal piyasa temsilcileri, önümüzdeki dönemde enflasyonun düşüşe geçeceği yönünde beklentilerini güncellerken, reel sektör temsilcilerinde ise belirgin bir değişiklik yaşanmadı. Bu durum, enflasyon beklentilerinde bir ayrışmaya işaret ederken, ekonominin farklı kesimlerinin gelecek görünümüne dair farklı algılara sahip olduğunu gösteriyor.

Piyasa katılımcıları ve hane halkının yıllık enflasyon beklentilerindeki gerileme, genel olarak ekonomideki olumlu gelişmelere ve para politikası adımlarının etkisine yönelik bir güven artışı olarak yorumlanabilir. Enflasyon beklentilerindeki düşüş, hem tüketici harcamaları hem de yatırım kararları üzerinde olumlu bir etki yaratarak ekonomik aktiviteyi canlandırabilir. Hane halkının beklentilerindeki düşüş, enflasyonun alım gücü üzerindeki baskısının azalacağına dair bir işaret olarak değerlendirilirken, bu durumun gerçekleşmesi halinde tüketici harcamalarında bir toparlanma yaşanması bekleniyor.

Reel Sektörün 'Bekle Gör' Modu

Ancak, anketin reel sektör ayağında gözlenen durağanlık dikkat çekici. Reel sektör temsilcilerinin önümüzdeki dönem enflasyon beklentilerinde bir değişim yaşanmaması, bu kesimin mevcut ekonomik durum ve geleceğe yönelik beklentileri konusunda daha temkinli bir yaklaşım sergilediğini düşündürüyor. Reel sektör, genellikle maliyetler, girdi fiyatları, talep koşulları ve küresel ekonomik gelişmeler gibi birçok faktörden doğrudan etkilenir. Bu nedenle, enflasyon beklentilerindeki durağanlık, sektörün mevcut belirsizliklerin devam ettiğini veya henüz gelecek adına net bir sinyal göremediğini gösteriyor olabilir.

Bu durumun arkasında yatan nedenler arasında, küresel tedarik zincirlerindeki aksamalar, emtia fiyatlarındaki dalgalanmalar, döviz kurundaki potansiyel hareketlilikler veya sektörlerin kendi özel dinamikleri yer alabilir. Reel sektörün enflasyon beklentilerinin sabit kalması, aynı zamanda üretim maliyetlerinin veya fiyatlama davranışlarının da henüz belirgin bir değişikliğe uğramadığına işaret edebilir. Bu durum, ilerleyen dönemlerde fiyatlama baskılarının devam edebileceği endişesini de beraberinde getirebilir.

Beklentiler ve Gerçekler Arasındaki Köprü

Merkez Bankası'nın bu tür anketleri düzenli olarak yayımlaması, enflasyonla mücadele stratejilerinin belirlenmesinde ve para politikasının etkinliğinin ölçülmesinde büyük önem taşıyor. Enflasyon beklentileri, hem reel hem de finansal sektör aktörlerinin geleceğe yönelik tahminlerini yansıtarak, aslında gelecekteki enflasyonist eğilimler hakkında önemli ipuçları veriyor. Beklentilerdeki düşüşün somut sonuçlara dönüşmesi, para politikasının başarısı açısından kritik önem taşımakta.

Hane halkı ve piyasa katılımcılarının beklentilerindeki gerilemenin reel sektör üzerindeki yansımasının nasıl olacağı ise önümüzdeki dönemde yakından izlenecek. Eğer reel sektör de bu olumlu beklentiye paralel bir şekilde enflasyon beklentilerini aşağı yönlü revize ederse, bu durum enflasyonun kontrol altına alınmasında önemli bir ivme sağlayacaktır. Aksi takdirde, beklentilerdeki bu ayrışmanın, genel ekonomik istikrar üzerinde farklı etkilere yol açması söz konusu olabilir. TCMB'nin bu süreci yakından takip ederek, gerekli politika enstrümanlarını devreye sokması bekleniyor.

Buse Aydın

Buse Aydın

Ekonomi & Finans Analisti

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Spor 20.09.2026 22:35 0 okunma

Eyüpspor'da Tarihi!}{8-0'lık Fenerbahçe!}{Mağlubiyeti Sonrası Şok!} Teknik Direktör Özhan Pulat ile Yollar Ayrıldı!

Trendyol Süper Lig'de Eyüpspor, Fenerbahçe karşısında aldığı tarihi 8-0'lık mağlubiyetin ardından Teknik Direktör Özhan Pulat ile yollarını ayırdı. Pulat, maç sonrası yaptığı açıklamada sorumluluğu üzerine aldığını belirtmişti.

Eyüpspor'da Tarihi!}{8-0'lık Fenerbahçe!}{Mağlubiyeti Sonrası Şok!} Teknik Direktör Özhan Pulat ile Yollar Ayrıldı!

Ezici Mağlubiyetin Ardından Radikal Karar

Trendyol Süper Lig'in 6. haftasında oynanan ve futbolseverleri şaşkına çeviren karşılaşmada Eyüpspor, deplasmanda karşılaştığı Fenerbahçe karşısında tam anlamıyla tarihi bir hezimet yaşadı. Sahadan 8-0'lık skorla mağlup ayrılan Eyüpspor'da fatura ağır oldu. Maçın ardından Teknik Direktör Özhan Pulat'ın görevinden istifa ettiği öğrenildi. Kulüp yönetimi, Pulat'ın istifasını kabul ederek kendisiyle yolların ayrıldığını duyurdu.

Pulat'tan Pişmanlık ve Sorumluluk Dolu Açıklamalar

Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında oldukça üzgün olduğu gözlenen Teknik Direktör Özhan Pulat, yaşadıkları durumun kendisi için kabus gibi olduğunu belirtti. Pulat, ''Genç, hedefleri olan idealist bir teknik direktörüm. Böyle bir hezimet üstüne konuşuyor olmak yaşamak istemeyeceğim, yarın uzun bir süre geçse bile üzüntüyle hatırlayacağım bir durum.'' ifadelerini kullandı. Kendisini ve ekibini eleştirmekten kaçınmayan Pulat, bahanelere sığınmayarak ''Aynayı kendime çevirdim'' dedi. Sezon başında 4-4,5 milyon Euro gibi bir bütçeyle ivedilikle bir takım kurduklarını hatırlatan Pulat, Beşiktaş maçında gösterdikleri duruşun ardından Gaziantep ve Çaykur Rize maçlarındaki kırılmaları engelleyememenin takımın özgüvenini zayıflattığını ifade etti. Kendi çalışma disiplinini de vurgulayan Pulat, ''İzin günlerimde bile tesiste günde 18 saat çalışan bir teknik adamım'' diyerek fedakarlıklarını dile getirdi.

Futbolun Ruhu ve Ani Teslimiyetin Bedeli

Pulat, takımın yaşadığı çabuk düşüşün temel nedenini ise ''her şeyin bir ruhu var, sadece futbolun değil'' diyerek özetledi. Rakiplerin puan kaybettiği bir haftada, müthiş bir motivasyonla sahadan galip ayrılmak isteyen bir takıma, maçın başında bu kadar çabuk teslim olmanın bedelinin ağır olduğunu belirtti. Kadrolar daha açıklanmadan gol yediklerini ve bu ilk hatanın tüm doğruları götürdüğünü vurgulayan Pulat, ''Bunun sorumlusu bizleriz'' diyerek sorumluluğu tamamen üzerine aldı. Ligin henüz başında olduklarını ve toplanacak çok puan olduğunu belirten Pulat, futbolu duygusu ve ruhuyla yapmanın kendisi için en değerli şey olduğunu sözlerine ekledi.

Yönetimle İstişare ve Kaleci Değişikliğinin Gerekçesi

Görevden ayrılma kararını yönetimle istişare edeceğini belirten Pulat, ''Şu an yönetimimizle oturacağız. Masanın üstüne her şeyi koyup istişare yapacağız. Sorumluluk noktasında ben üstüme düşeni yapacağım'' şeklinde konuşmuştu. Maçın devre arasında kaleci değişikliği yapılmasına da değinen Pulat, yeni transferleri Moldovan'ın durumunu açıkladı. Pulat, ''Moldovan çok fedakarlıklarla buraya geldi ama demoralize oldu. Mental olarak artık onu sahada tutmak ona da zarar verebilirdi. Moldovan’ı korumak adına bu değişikliği yaptık'' diyerek bu kararın nedenini savundu.

Eyüpspor'da Yeni Dönem Başlıyor

Fenerbahçe karşısında alınan ağır yenilgi ve sonrasında yaşanan gelişmelerin ardından Eyüpspor'da teknik direktörlük koltuğu boşaldı. Özhan Pulat ile yolların ayrılmasıyla birlikte, mor menekşeli ekip, ligdeki hedeflerine ulaşabilmek için yeni bir teknik adam arayışına girecek. Bu ani ayrılığın takıma nasıl bir etki edeceği ve önümüzdeki haftalarda nasıl bir yol haritası izleneceği merak konusu olmaya devam ediyor. Eyüpspor cephesinde önümüzdeki günlerde bu konuya ilişkin daha detaylı açıklamaların yapılması bekleniyor.

Teknoloji 20.09.2026 22:05 0 okunma

Sudan Semalarında Nefes Kesen Anlar: AKINCI, Çin İHA'sını Bir Kez Daha Gökyüzünde Avladı!

Türkiye'nin gururu AKINCI TİHA, Sudan'daki çatışmalarda Çin yapımı bir CH-95 tipi İHA'yı daha havada etkisiz hale getirerek hava-hava angajman kabiliyetini bir kez daha kanıtladı. Bu dikkat çekici gelişme, insansız hava araçlarının savaş alanındaki rolünü yeniden şeklendiriyor.

Sudan Semalarında Nefes Kesen Anlar: AKINCI, Çin İHA'sını Bir Kez Daha Gökyüzünde Avladı!

Türkiye'nin savunma sanayisindeki en parlak yıldızlarından biri olan AKINCI TİHA, Sudan'daki hassas görev operasyonlarında önemli bir başarıya daha imza attı. Baykar tarafından geliştirilen ve üstün yetenekleriyle tanınan AKINCI, bölgedeki çatışmalarda Çin menşeli CH-95 tipi bir insansız hava aracını daha gökyüzünde etkisiz hale getirdi. Bu gelişme, AKINCI'nın sadece kara hedeflerine yönelik değil, aynı zamanda hava-hava angajmanlarında da ne kadar etkili bir platform olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

AKINCI'dan Nefes Kesen Angajman: EREN Mühimmatı Sahneye Çıktı

20 Eylül 2026 tarihinde kaydedilen görüntülerde, AKINCI TİHA'nın gerçekleştirdiği başarılı angajmanın ardından hedef alınan CH-95 tipi İHA'nın parçalanarak yere düştüğü görüldü. Edinilen bilgilere göre, bu kritik vuruşta ROKETSAN tarafından milli imkanlarla geliştirilen EREN mühimmatının kullanıldığı belirtildi. Bu gelişme, EREN'in AKINCI gibi gelişmiş platformlarla entegre edildiğinde hava savunma kabiliyetini ne denli güçlendirdiğini gösteriyor.

Olayın, Sudan Ordusu'na hizmet veren AKINCI insansız hava araçlarının, Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) bünyesindeki Çin yapımı CH-95/FH-95 tipi İHA'lara karşı yürüttüğü hava-hava angajmanlarının bir devamı olduğu aktarılıyor. Ancak, Sudan'daki operasyonlara ilişkin tüm detayların kamuoyuyla paylaşılmaması, bazı bilgilerin resmi kaynaklarca bağımsız olarak doğrulanmasını gerektiriyor.

EREN Mühimmatı: AKINCI'nın Cephaneliğine Yeni Bir Güç

AKINCI TİHA'nın EREN mühimmatıyla hava hedeflerine karşı gösterdiği bu yetenek, daha önce de Türkiye'de gerçekleştirilen resmi testlerde kanıtlanmıştı. Baykar, 21 Şubat 2026 tarihinde Sinop açıklarında yaptığı testlerde, AKINCI'dan ateşlenen EREN mühimmatının, havadaki bir hedef İHA'yı doğrudan vurduğunu duyurmuştu. Bu testte, Çorlu'dan kalkan AKINCI, Karadeniz'deki belirlenen test sahasında yerden fırlatılan hedef İHA'yı EREN ile başarıyla etkisiz hale getirmişti. Bu başarılı görev, EREN'in AKINCI platformu üzerinden hava hedeflerine karşı etkin bir şekilde kullanılabileceğinin somut bir göstergesi olmuştu.

EREN Mühimmatı Nedir?

ROKETSAN'ın geliştirdiği EREN Yüksek Hızlı Çok Amaçlı Dolanan Mühimmat, hem düşük hızlı hava hedeflerine hem de kara hedeflerine karşı mücadele edebilmek üzere tasarlanmış bir mühimmat ailesidir. EREN'in AKINCI ile entegrasyonu, TİHA'nın görev tanımını yalnızca havadan karaya saldırılarla sınırlı tutmayıp, farklı tehditlere karşı da görev yapabilen çok yönlü bir platform haline getiriyor.

AKINCI'nın Hava-Hava Kabiliyetleri Gelişmeye Devam Ediyor

2026 yılı, AKINCI TİHA'nın hava hedeflerine karşı kabiliyetlerinin önemli ölçüde genişletildiği bir yıl olarak kayıtlara geçti. Baykar, 16 Eylül 2026'da AKINCI'nın SUNGUR füzesini kullanarak yüksek süratli bir hedef İHA'yı başarıyla vurduğunu açıklamıştı. Bir diğer dikkat çekici gelişme ise 11 Eylül 2026'da yaşandı. Bu tarihte gerçekleştirilen bir testte AKINCI, ROKETSAN'ın geliştirdiği İHA-300 süpersonik mühimmatıyla 250 kilometreyi aşan mesafedeki bir hedefi imha etti. Bu tür gelişmeler, AKINCI'nın farklı mühimmat seçenekleriyle hem hava hem de kara hedeflerine karşı görev yelpazesini sürekli olarak genişlettiğini teyit ediyor.

Sudan'daki Gelişmeler: Yeni Bir Savaş Alanı Dinamiği

Sudan'da yaşanan son olay, insansız hava araçlarının birbirlerine karşı kullanılması konseptinin sahada ne kadar etkili olabileceğinin çarpıcı bir örneğini sunuyor. Daha önce de Sudan semalarında AKINCI'nın Çin yapımı CH-95 tipi İHA'lara karşı gerçekleştirdiği hava-hava angajmanlarına ilişkin görüntüler ve haberler kamuoyuna yansımıştı. Bu yeni olayla birlikte, bu tür operasyonların devamlılık arz ettiği anlaşılıyor. Ancak, çatışma ortamının hassasiyeti göz önüne alındığında, olayların bağımsız olarak doğrulanmasının sınırlı olduğu ve bu nedenle düşürülen İHA sayılarının kesin envanter verisi olarak değerlendirilmemesi gerektiği unutulmamalıdır.

Öte yandan, Türkiye'de gerçekleştirilen resmi testler, AKINCI'nın EREN ve SUNGUR gibi yerli mühimmatlarla desteklenerek hava hedeflerine karşı üstünlüğünü pekiştirdiğini ve bu alandaki kabiliyetlerinin her geçen gün arttığını açıkça ortaya koymaktadır.

Gündem 20.09.2026 21:35 2 okunma

İzmir'de Tüyler Ürpertici Tefeci Ağı Çökertildi: Yüksek Faizle Başlayan Kabus Son Bulsun Diye 7 Kişi Hapse!

İzmir'de, galericilik adı altında faaliyet gösteren tefeci çetesi çökertildi. Yüksek faizle borçlandırdıkları vatandaşları silahla tehdit ederek gasp eden şüphelilerden 7'si tutuklandı, milyonlarca liraya el konuldu.

İzmir'de Tüyler Ürpertici Tefeci Ağı Çökertildi: Yüksek Faizle Başlayan Kabus Son Bulsun Diye 7 Kişi Hapse!

İzmir'de, vatandaşların umut kapısı gibi görünen bir işletmenin aslında acımasız bir tefeci ağına dönüştüğü dehşet verici bir operasyonla ortaya çıktı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın koordinesinde gerçekleştirilen kapsamlı soruşturma, Otokent bölgesinde oto alım-satımı yapan bir galerinin perdelediği karanlık bir tabloyu gözler önüne serdi. Kimi zaman kolay para vaadiyle, kimi zaman da acil nakit ihtiyacını sömürerek birçok vatandaşı ağına düşüren şüpheliler, akıl almaz boyutlarda faiz oranlarıyla borçlandırma yoluna gidiyordu.

Galerici Kimliği Altındaki Tefeci Çetesi: Vatandaşların Kabusu Oldular

Soruşturmanın detaylarına göre, şüphelilerin 'galericilik' adı altında yürüttüğü faaliyetlerin gerçek yüzü, yüksek faiz karşılığında borç para vermekti. Vatandaşların çaresizliğinden faydalanan çete üyeleri, adeta faiz canavarı gibi davranarak, geri ödenmesi güç borçlar yarattı. Ancak kabus bununla da sınırlı kalmadı. Borçlarını ödeyemeyen mağdurlar, kendilerini daha da derin bir çaresizlik içinde buldu. Şüphelilerin, alacaklarını tahsil etmek için kullandığı yöntemler ise kan dondurucu nitelikteydi. Mağdurların tehdit edilmesi, iradeleri dışında senet imzalatılması ve hatta bazı durumlarda silahlı yağma eylemleriyle karşı karşıya bırakıldıkları delillerle sabitlendi.

25'ten Fazla Mağdur Ortaya Çıktı: Sayı Artıyor Mu?

Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin titiz çalışmaları sonucunda, soruşturma kapsamında 25'in üzerinde mağdurun olduğu belirlendi. Bu sayının, korku duvarını aşarak şikayette bulunanların sayısı olduğu düşünülürse, gerçek mağdur sayısının çok daha yüksek olabileceği endişesi hakim. Tefeci çetesinin, İzmir'in göbeğinde bu denli geniş çaplı bir illegal faaliyeti nasıl yürütebildiği ise akıllarda soru işareti bıraktı.

Operasyonun Detayları: Milyonlarca Lira ve Silahlar Ele Geçirildi

Dün sabahın erken saatlerinde İzmir merkezli olarak Mersin'e kadar uzanan geniş çaplı bir operasyon düzenlendi. Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, eş zamanlı baskınlarda 8 şüpheliyi yakaladı. Bu şüphelilerden 7'si İzmir'de, 1'i ise Mersin'de gözaltına alındı. Operasyonun bir diğer dikkat çekici detayı ise, şüphelilerden 2'sinin zaten başka suçlardan dolayı cezaevinde bulunuyor olmasıydı. Bu durum, çetenin ne kadar köklü bir yapıya sahip olduğunu da gözler önüne serdi.

Adalet Yerini Buluyor: 7 Tutuklama, 3 Serbest Bırakıldı

Operasyon kapsamında yapılan aramalarda ise inanılmaz miktarda delil toplandı. Tefeci çetesine ait olduğu belirlenen 6 adet ruhsatsız tabanca, binlerce mermi ve fişek, ayrıca mağdurlardan zorla alınan çok sayıda çek ve senet ele geçirildi. En dikkat çekici bulgulardan biri ise, çeteye ait olduğu düşünülen ve suç gelirinden elde edildiği tahmin edilen 2 milyon liraya el konulması oldu. Adliyeye sevk edilen 8 şüpheliden 7'si, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Kalan 3 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı uygulanarak serbest bırakıldı. Ancak bu tutuklamalar, benzer suçlara bulaşan diğer kişi ve gruplar için de önemli bir uyarı niteliği taşıyor.

İzmir'deki bu başarılı operasyon, vatandaşları yüksek faizli borç batağına sürükleyen tefeci çetelerine karşı emniyet güçlerinin ne kadar kararlı olduğunu bir kez daha gösterdi. Yetkililer, benzer durumlarla karşılaşan vatandaşların derhal polise başvurması çağrısında bulunurken, soruşturmanın genişleyebileceği ve yeni şüphelilerin de dosyaya dahil olabileceği bilgisi paylaşıldı.

Spor 20.09.2026 21:05 3 okunma

Fenerbahçe'den Tarihi Zafer: 8-0'lık Maçın Ardından Yıldızlardan Şaşırtan Açıklamalar!

Fenerbahçe'nin Eyüpspor karşısında aldığı 8-0'lık ezici galibiyet sonrası yıldız futbolcular Guendouzi, Vedat Muriqi ve Mason Greenwood, maçın analizi ve gelecek hedefleri hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Greenwood, 'Daha fazla atabilirdik!' sözleriyle dikkat çekti.

Fenerbahçe'den Tarihi Zafer: 8-0'lık Maçın Ardından Yıldızlardan Şaşırtan Açıklamalar!

Fenerbahçe Farkı Açtı: Eyüpspor Karşısında Gol Yağmuru!

Süper Lig'in 6. haftasında Fenerbahçe, sahasında konuk ettiği Eyüpspor'u tam 8 golle mağlup ederek lige muhteşem bir geri dönüş yaptı. Maçın ardından Fenerbahçe'nin yıldızları Matteo Guendouzi, Vedat Muriqi ve Mason Greenwood, galibiyeti ve takımın genel performansı hakkında değerlendirmelerde bulundular. Bu farklı galibiyet, özellikle son haftalarda alınan sonuçlarla taraftarın beklentisini yükselten sarı-lacivertliler için büyük bir moral kaynağı oldu.

Guendouzi: 'Daha Fazla İstekliydik, Daha İyisini Yapabiliriz!'

Maç sonrası ilk sözleri alan Matteo Guendouzi, karşılaşmanın kendileri için ne kadar önemli olduğunu vurgulayarak, "Büyük ve güçlü bir reaksiyon göstermemiz gerekiyordu. Son dönemdeki sonuçlar ne bizi ne de camiamızı memnun ediyordu. Bu yüzden bu maça ekstra motiveydik ve gol atabildiğimiz kadar atmak istedik," dedi. Takımın kalitesine ve kapasitesine değinen Fransız orta saha, "Gerçekten çok kaliteli bir takımız, güçlü bir takımız ve daha iyisini yapabilecek potansiyelimiz var. Milli aradan sonra bu yüksek enerjiyi sürdürmeyi hedefliyoruz," ifadelerini kullandı. Rakibin analiz edildiğini ve beklenen zaafların kullanıldığını belirten Guendouzi, "Rakibin geride bıraktığı boş alanları gördük ve özellikle arkaya yapılan koşular üzerine çalıştık. Takım arkadaşlarımın bu koşularla yarattığı tehlikeler harikaydı. Bugün iyi bir reaksiyon verdik ve gelecek maçlarda da daha iyisini sergileyeceğimize inanıyorum," şeklinde konuştu. Bireysel olarak da seviyeyi yükseltme gerekliliğine dikkat çekti.

Vedat Muriqi: 'Tarihi Bir Skorla Milli Aradayız!'

Kosovalı golcü Vedat Muriqi, maçın önemini ve alınan skorun anlamını şu sözlerle özetledi: "Kendi sahamızda oynadığımız derbi mağlubiyeti ve Gaziantep deplasmanında yaşadığımız puan kaybının ardından reaksiyon göstermemiz şarttı. Her antrenmanda bu maça baskılı başlamanın önemini konuştuk. Maç başında bulduğumuz gol ve sonrasında gelen diğer goller inanılmaz bir etki yarattı." Elde edilen 8-0'lık skorun tarihi niteliğine vurgu yapan Muriqi, "Bu sonuçla milli araya olabilecek en iyi şekilde giriyoruz. Milli aradan sonra bizi yoğun bir maç takvimi bekliyor. Bu tempoda iyi skorlar alarak, inşallah devre arasına kadar liderlik koltuğunda oturmayı hedefliyoruz." Milli araların sıkışık fikstürde futbolcular için bir nefes alma imkanı sunduğunu belirten Muriqi, oyuncu sağlığının önemine de dikkat çekti.

Mason Greenwood: 'Fırsatları Değerlendirmeliydik, Daha Fazlasını Yapabilirdik!'

Maçın yıldızlarından Mason Greenwood, takımın genel performansını överken, skorun daha da artabileceğine işaret etti. "Tabii ki iyi bir maç çıkardık. Takım olarak disiplinli bir oyun ortaya koyduk. 8 gol atmak harika bir başarı ama dürüst olmak gerekirse, daha fazlasını da atabilirdik," diyen İngiliz yıldız, genel olarak performanstan memnun olduğunu dile getirdi. Deplasmanda şanssızlık yaşadıklarını ancak bu maçta şansın kendilerinden yana olduğunu belirten Greenwood, "Bu yüzden 8 gol attık. Bu milli arada geliştirmemiz gereken yönlerimize odaklanacağız," açıklamasını yaptı. Devre arasında takım arkadaşlarına daha fazla gol atma gerekliliğini hatırlattığını ifade eden Greenwood, "Her zaman gol atmalıyız. Ne kadar çok antrenmanla bunu pekiştirirsek, o kadar doğal hale geliyor. Önümüzde çok fazla maç var ve bu maçların çoğunu kazanmak zorundayız. Milli arayı en iyi şekilde değerlendirip, döneceğiz," diyerek sözlerini tamamladı.

Gündem 20.09.2026 20:35 3 okunma

Yom Kippur Sessizliğinde Filistinlilere Ağır Darbe: Hareket Özgürlüğü Gasp Edildi!

İsrail, Yahudilerin en kutsal günü Yom Kippur'u bahane ederek işgal altındaki Doğu Kudüs ve Batı Şeria'da yaşayan Filistinlilerin seyahat özgürlüğünü kısıtladı. Dini bayram, yine Filistin halkının temel haklarının ihlaline dönüştü.

Yom Kippur Sessizliğinde Filistinlilere Ağır Darbe: Hareket Özgürlüğü Gasp Edildi!

Yahudi takviminin en önemli ve kutsal günü olarak kabul edilen Yom Kippur, İsrail tarafından yine Filistinlilerin temel haklarını hedef alan bir uygulamaya sahne oldu. İşgal altındaki Doğu Kudüs ve Batı Şeria'da yaşayan Filistinlilerin, en kutsal günlerinde dahi hareket özgürlüğü, İsrail güvenlik güçlerinin aldığı sıkı önlemlerle fiilen ortadan kaldırıldı.

Dini Bayram Günleri Filistinlilere Kısıtlamayla Başlıyor

İsrail'in bu tür dini ve milli bayram günlerinde, Filistinlilere yönelik uyguladığı seyahat kısıtlamaları ne yazık ki artık bir rutin haline gelmiş durumda. Yom Kippur'un başlangıcıyla birlikte, İsrail polisi ve askerleri Doğu Kudüs ile Batı Şeria arasındaki kontrol noktalarına konuşlanarak, Filistinlilerin giriş çıkışlarını büyük ölçüde engelledi. Bu durum, bayram süresince aile ziyaretleri, iş veya acil sağlık ihtiyaçları için seyahat etmesi gereken yüzlerce, hatta binlerce Filistinli için büyük zorluklar yaratıyor.

Uluslararası Hukuk Göz Ardı Ediliyor mu?

Uluslararası hukuka göre işgal altındaki topraklarda yaşayan sivil halkın temel hak ve özgürlüklerinin korunması esastır. Ancak İsrail'in bu tür uygulamaları, söz konusu uluslararası prensiplerin ne kadar göz ardı edildiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Yom Kippur gibi dini bir olayın, bölge halkının temel seyahat hakkının kısıtlanması için bir bahane olarak kullanılması, uluslararası toplumda da eleştirilere neden oluyor.

Filistinliler İçin Hayat Her Zamankinden Zor

Özellikle Doğu Kudüs'te yaşayan ve Batı Şeria'daki yakınlarıyla görüşmek isteyen Filistinliler, bu tür günlerde adeta içe hapsediliyor. Kontrol noktalarının kapatılması, uzun süreli kimlik kontrolleri ve caydırıcı askeri varlık, Filistinlilerin günlük yaşamlarını, sosyal bağlarını ve ekonomik faaliyetlerini olumsuz etkiliyor. Gazze Şeridi'ndeki abluka da düşünüldüğünde, Filistin halkının maruz kaldığı bu tür kısıtlamalar, onların genel yaşam standartlarını daha da düşürüyor.

Tarihi Arka Plan ve Süregelen Gerilim

İsrail'in Filistinlilere yönelik uyguladığı bu tür baskıcı politikalar, uzun yıllardır devam eden işgal sürecinin bir parçası olarak görülüyor. Yom Kippur'un Yahudilikteki tövbe ve kefaret anlamı taşıması, bu uygulamanın Filistinliler nezdinde yarattığı tepkiyi daha da artırıyor. Dini bir günün, başka bir halkın özgürlüğünü kısıtlamak için kullanılması, vicdanları derinden yaralıyor. Bölgedeki barış umutları her geçen gün bu tür olaylarla daha da zedelenirken, uluslararası kamuoyundan daha güçlü ve etkili bir müdahale bekleniyor.