Pokémon GO Oyuncuları Bilmeden İHA'lara Casusluk Eğitimi mi Verdi? 30 Milyar Görüntü Şoku!
Hollanda medyasının ortaya çıkardığı bir rapor, popüler oyun Pokémon GO'nun milyarlarca mekansal verisinin, savunma sanayii tarafından İHA ve robotlara yön bulma eğitimi vermek için kullanıldığını iddia ediyor. Oyuncuların farkında olmadan topladığı 30 milyar görsel, yapay zeka eğitiminde kritik rol oynamış.
2016 yılında akıllı telefonlarıyla sokaklara dökülüp sanal karakterler peşinde koşan milyonlarca Pokémon GO oyuncusu, o günlerde belki de dünyanın en ilginç askerî projelerinden birinin parçası olduklarından habersizdi. Hollanda merkezli Trouw gazetesinin gün yüzüne çıkardığı çarpıcı bir rapora göre, oyuncuların oyun içi görevleri tamamlamak ve nadir Pokémon'ları yakalamak için çevrelerini kaydedip gönderdikleri milyarlarca görsel veri, gelişmiş insansız hava araçları (İHA) ve robotların navigasyon sistemlerini eğitmek için kullanıldı. Oyunun geliştiricisi Niantic'in yıllar içinde topladığı bu devasa mekânsal veri kümesi, savunma ve istihbarat alanında faaliyet gösteren Vantor firması ile yapılan bir işbirliği sayesinde askerî teknolojilere hayat veriyor.
Sanal Av Başladı, Gerçek Casusluk Bitti mi?
Peki, bu teknoloji tam olarak nasıl çalışıyor? Sistem, Pokémon GO kullanıcılarının dünyanın dört bir yanından gönderdiği, sokakları, binaları, parkları ve hatta evlerin içini dahi kapsayan milyarlarca 3 boyutlu görsel taramayı bir araya getiriyor. Bu veriler, son derece detaylı ve güncel bir dünya haritası oluşturmak için kullanılıyor. Bu sayede, gelecekteki askerî operasyonlarda görev alacak insansız araçlar ve robotlar, GPS sinyallerinin zayıfladığı veya tamamen kesildiği zorlu coğrafyalarda dahi çevrelerini tanıyarak nerede olduklarını anlayabiliyor ve güvenle hareket edebiliyor. Rapora göre sisteme yüklenen tarama sayısı dudak uçuklatıcı bir rakama ulaştı: tam 30 milyar görüntü.
“Sadece Oyun Oynuyordum!”
Oyunun ilk günlerinden beri aktif olarak oynayan ve bu durumdan habersiz olan pek çok kullanıcı, kendi evlerinin içini dahi oyun gereği kaydetmiş olmanın yarattığı şaşkınlığı dile getiriyor. Bir kullanıcı, yaşadığı durumu şu sözlerle özetliyor: "Ben sadece sanal bir dünya yaratıp eğleniyordum, telefonumun ve çevremdeki her şeyin bir gün askerî bir projede kullanılacağını aklımdan bile geçirmemiştim. Bu, gerçekten inanılmaz." Bu durum, birçok kullanıcının uzun ve karmaşık kullanıcı sözleşmelerini okumadan, sadece "Kabul Et" butonuna tıklayarak neleri kabul ettiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Sanal dünyada yapılan basit bir eylemin, reel dünyada böylesine beklenmedik ve derin sonuçları olabileceği gerçeği, teknoloji kullanımındaki bilinçli farkındalığın önemini bir kez daha vurguluyor.
Rızamızla Gözcülük mü Yaptık?
Savunma şirketi Vantor, Pokémon GO'dan elde edilen verilerin doğrudan insansız araçlarda kullanılmadığı yönünde açıklamalar yapsa da, teknoloji analistleri bu iddialara şüpheyle yaklaşıyor. Uzmanlar, bu denli gelişmiş ve karmaşık bir yapay zeka modelini, böylesine büyük bir veri seti olmadan eğitmenin neredeyse imkansız olduğunu belirtiyor. En dikkat çekici nokta ise hukuki boyut. Niantic'in hizmet şartlarında, kullanıcıların cihaz kameralarını kullanarak çevrelerini kaydetmelerine izin veren tüm gerekli izinleri zaten aldığı belirtiliyor. Bu durum, oyuncuların farkında olmadan, adeta gönüllü bir gözlemci gibi hareket ederek askerî teknolojilerin gelişimine katkıda bulunduğunu düşündürüyor. Kullanıcılar, bir eğlence aktivitesi olarak gördükleri şeyin, aslında ulusal güvenlik teknolojilerinin bir parçası haline gelmiş olmasının etkilerini değerlendirirken, dijital ayak izlerimizin ne kadar geniş ve tahmin edilemez sonuçlar doğurabileceği sorusu akıllarda kalmaya devam ediyor.
Ceren Güneş
Teknoloji & Gelecek Vizyonu
Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.