10 Yıl Sonra Gelen Kan Donduran İtiraf: Mezdeke Dansçısı Aynur Kanbur Cinayetinde Akraba Dehşeti ve Çözülen Sır Perdesi!
Türkiye'yi sarsan Mezdeke dansçısı Aynur Kanbur'un 10 yıl önce işlenen cinayeti, titiz bir soruşturma sonucunda aydınlandı. Kanbur'un akrabası Bülent Gündüz, dansçılık mesleğini bahane ederek işlediği korkunç cinayeti itiraf edip olay yerinde yaşananları anlattı.
Türkiye'nin uzun süre çözülemeyen cinayet dosyalarından biri, tam 10 yıl sonra aydınlatıldı. 90'lı yılların efsanevi Mezdeke dans grubu üyelerinden Aynur Kanbur'u evinin önünde katleden zanlı, yıllar süren titiz bir çalışmanın ardından yakalanarak cinayeti tüm detaylarıyla itiraf etti. Şişli'de, 24 Mart 2016 tarihinde işlenen bu vahşi cinayetin baş şüphelisi Bülent Gündüz, akrabası Kanbur'u "dansözlük yaptığı için" öldürdüğünü söyleyerek kan donduran bir gerçeği ortaya çıkardı. Cinayetin üzerinden geçen on yılın ardından, zanlı dün olay yerinde keşif için hazır bulundu ve korkunç anları yetkililere yeniden yaşattı.
On Yıllık Gizemin Perdesi Aralandı: Polis Dedektifliğinin Zaferi
Aynur Kanbur, o uğursuz akşam saat 20.05 sıralarında Şişli Fulya Mahallesi Narçiçeği Sokak'taki apartmanının girişinde, kimliği belirsiz bir erkek tarafından defalarca kurşunlanarak hayatını kaybetmişti. Olay yerinde bulunan boş kovanlar, aradan geçen uzun yıllara rağmen başka hiçbir olayla eşleşmeyince soruşturma karmaşık bir hal almıştı. Ancak Cinayet Büro Amirliği, bu dosyayı asla kapatmamaya kararlıydı. Tam 6 kişilik özel bir ekip, sadece bu cinayeti çözmekle görevlendirildi. Dedektifler, şüpheliye ulaşabilmek için olağanüstü bir çaba sarf etti.
Soruşturmanın en kritik aşamalarından biri, Mecidiyeköy'de bir güvenlik kamerasına yansıyan, şapkalı bir erkek figürünün görüntüsü oldu. Bu görüntü, polisin elindeki tek somut ipucuydu. Ancak sıradan bir izleme yerine, özel ekip kamera görüntülerini ağır çekim modunda izleyerek büyük bir atılım gerçekleştirdi. Tam 4 bin saatlik güvenlik kamera görüntüsünü kare kare inceleyen ekip, şapkalı şüphelinin Avcılar Metrobüs durağından Mecidiyeköy'e doğru yola çıktığını tespit etti. Bu, dosyadaki kilit gelişme olarak kayıtlara geçti. Ardından Avcılar metrobüs durağını kullanan 16-50 yaş arasındaki bin 700 erkek, Akbil kayıtları üzerinden tek tek incelendi. Bu titiz ve sabırlı çalışma, sonunda Aynur Kanbur'un uzaktan akrabası olduğu tespit edilen Bülent Gündüz ismine ulaştırdı. Şüphelinin hareketleri ve geçmişi, cinayetle örtüşüyordu.
"Kargocu Olduğumu Söyleyerek Kapıyı Açtırdım": Kan Donduran İtiraf
Gözaltına alınan Bülent Gündüz, emniyetteki ilk sorgusunun ardından cinayeti itiraf etti. Avukat eşliğinde alınan ifadesinde, Kanbur'u öldürme sebebini ise tüyler ürpertici bir şekilde açıkladı: "O bizim akrabamızdı. Dansözlük yaptığı için yıllarca insanlar bizimle dalga geçiyorlardı. Sonunda dayanamadım ve onu öldürmeye karar verdim." Bu akıl almaz itiraf, cinayetin ardındaki sosyo-kültürel çatışmayı gözler önüne serdi.
Gündüz, olay günü yaşananları da tüm detaylarıyla anlattı. Yanına silahını alarak Avcılar'dan metrobüse bindiğini, Kanbur'un evinin önüne kadar yürüdüğünü ve bir süre beklediğini ifade etti. "Kargocu olduğumu söyleyerek kapıyı çaldım. Kapıyı açar açmaz ona doğru ateş ettikten sonra oradan yaya olarak kaçtım. Beşiktaş'a kadar yürüdüm. Orada silahı denize attıktan sonra tekrar evime döndüm" şeklindeki ifadesi, cinayetin soğukkanlı planlamasını ve infazını gözler önüne serdi. Soruşturmada, 2009 yılında Bebek'te Aynur Kanbur ile Bülent Gündüz arasında dansözlük mesleği yüzünden bir tartışma yaşandığı da tespit edildi. Bu durum, cinayetin anlık bir öfke patlamasından ziyade, yıllardır biriken bir husumetin sonucu olabileceği ihtimalini güçlendirdi.
Olay Yerinde Keşif ve Komşunun Acı Tanıklığı
Cinayeti itiraf eden Bülent Gündüz, dün öğle saatlerinde geniş güvenlik önlemleri altında olay yerine getirildi. Soruşturmayı yürüten savcının yanı sıra Başsavcı Vekili de yer gösterme çalışmasına katıldı. Gündüz, cinayet günü takip ettiği güzergahı ve vahşeti nasıl gerçekleştirdiğini adım adım yetkililere anlattı.
Keşif sırasında apartmanda yaşananları aktaran alt komşusu Sebahat Arslan'ın ifadeleri, olayın vahametini bir kez daha gözler önüne serdi. Arslan, Gündüz'ün, Aynur Hanım'ın kendisine hakaret ettiğini, bu yüzden cinayeti işleyip panik halinde kaçtığını anlattığını belirtti. "İlk başta olayın yaşandığı dairenin farklı olduğunu söylemeye çalıştı. Ancak daire aynı, hiçbir şekilde değişiklik olmadı. Son 10 yıldır hep aynı. Biraz panik halinde olmasına rağmen olayı oldukça soğukkanlı bir şekilde anlattı aslında. Gördüğüm kadarıyla çok saçma bir sebeple işlenmiş bir cinayetti" diyen Arslan, Gündüz'ün kaç el ateş ettiği sorusuna ise "8, 10, hatırlamıyorum" şeklinde net bir bilgi veremediğini aktardı. Bu durum, zanlının cinayeti planlı ancak infaz sırasında paniklemiş olabileceğine işaret ediyor. Öte yandan, Aynur Kanbur'un ablası Dilek Kıymış da Gayrettepe'deki Asayiş Şube Müdürlüğü'nde ifade vererek kardeşinin katilinin bulunmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Ancak Kıymış, itiraf eden kişiyi tanımadığını, akrabalık bağını bilmediğini belirtti. Bu cinayet, yıllar sonra adaletin tecelli etmesi adına önemli bir örnek teşkil ederken, toplumsal önyargıların ve namus anlayışının ne denli yıkıcı sonuçlara yol açabileceğinin de acı bir hatırlatıcısı oldu.