CHP'de Parti İçi Savaş Kızıştı: Özgür Özel ve Ekibinin İhraç Tehdidi Kime Yönelik? İşte O Yol Haritası!
CHP'de dokuz ismin partiden ihraç edilme talebi krizi büyüyor. Özgür Özel ve ekibinin bu hamleye karşı hukuki yollara başvuracağı öğrenildi. Detaylar ve arka plan bilgileri haberimizde.
CHP'de parti içi dengeleri altüst edebilecek bir gelişme yaşanıyor. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun 'A Takımı' olarak bilinen Merkez Yönetim Kurulu'nun (MYK), dokuz önemli ismi partiden ihraç etme talebi, siyaset kulislerini hareketlendirdi. Bu beklenmedik gelişme, partinin geleceği hakkında ciddi tartışmaları da beraberinde getirirken, ihraç talebiyle karşı karşıya kalan isimler ve onlara destek veren kanat, şimdiden bir karşı hamle planı hazırladı.
Parti Tüzüğünün Sınırları Zorlanıyor: MYK'nın Yetkisi Tartışmaya Açıldı
CHP'de uzun süredir devam eden 'yönetim' tartışmaları, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin aldığı 'mutlak butlan' kararı sonrası iyice alevlenmişti. Şimdi ise gündem tamamen değişti ve partinin geleceğini şekillendirebilecek bir ihraç süreci konuşuluyor. Kılıçdaroğlu'nun MYK'sı, Veli Ağbaba, Umut Akdoğan, Ensar Aytekin, Ali Mahir Başarır, Burhanettin Bulut, Gökhan Günaydın, Özgür Karabat, Nurhayat Altaca Kayışoğlu ve Turan Taşkın Özer'in partiden kesin olarak ihraç edilmesi yönünde oy birliğiyle karar aldı. Ancak, bu dokuz ismin yanı sıra, parti içinde önemli bir güce sahip olan Grup Başkanı Özgür Özel ve ekibi hakkındaki değerlendirmenin henüz yapılmamış olması dikkatlerden kaçmadı. Özel'in kurmayları, bu durumun CHP tüzüğüne tamamen aykırı olduğunu savunarak, milletvekillerinin Yüksek Disiplin Kurulu'na (YDK) sevk edilmesinin yalnızca Parti Meclisi (PM) tarafından yapılabileceğini belirtiyor. MYK'nın böyle bir yetkisinin bulunmadığına dair güçlü argümanlar öne sürülüyor.
'İvedi Durumlar' Gerekçesi Yeterli mi? Hukuki Mücadele Başlıyor
CHP Sözcüsü Müslim Sarı'nın, tüzüğün 63. maddesinin beşinci fıkrasına atıfta bulunarak kullandığı 'ivedi durumlar' ifadesi, ihraç edilmek istenen isimlerin durumunu kapsamadığı yönünde yorumlanıyor. MYK'nın, 'ivedi durumlarda' il yönetim kurullarının dahi tedbirli olarak görevden uzaklaştırma yetkilerini kullanarak bir üyeyi disipline sevk edebileceği yönündeki görüşleri dile getirilse de, Özel'in ekibi, ihracı istenen kişilerin sıradan parti üyeleri değil, milletvekili olduklarına vurgu yapıyor. Bu durumun, parti tüzüğünün 63. maddesinin birinci fıkrasına göre, yalnızca Parti Meclisi'nin (PM) talebi üzerine Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edilebilecekleri anlamına geldiğini savunuyorlar. Bu çerçevenin dışına çıkılmaya çalışıldığına dair iddialar, durumu daha da karmaşık hale getiriyor. Bu hukuki çıkmaz ve tüzük tartışmaları, Özgür Özel ve ekibini, durumu asliye hukuk mahkemesine taşıma kararı almaya itti. İlk başvurunun önümüzdeki günlerde yapılacağı öğrenildi.
Tarihi Bir Benzerlik: Süheyl Batum Davası Emsal Olabilir mi?
İhraç talepleri, başlangıçta Parti Meclisi (PM) toplantısında karara bağlanacaktı. Ancak, Veli Ağbaba, Umut Akdoğan, Nurhayat Altaca Kayışoğlu ve Turan Taşkın Özer gibi PM üyelerinin de bu süreçte yer alması, dengeleri değiştirdi. Toplantı masasına oturamayacakları anlaşılan bu isimler ve onlara destek veren 28 kişi, PM'den toplu istifa kararı aldı. Bu istifaların temel amacının, PM ve MYK'nın tüzük gereğince düşürülerek partiyi olağanüstü kurultaya götürmek olduğu belirtiliyor. Ancak Kılıçdaroğlu ekibi, daha önce alınan 'mutlak butlan' kararı nedeniyle bu yönteme başvurulamayacağını savunuyor. Öte yandan, bu süreçte Grup Başkanvekilleri Ali Mahir Başarır ve Gökhan Günaydın'ın durumu da ayrı bir önem taşıyor. TBMM Başkanlığı'na kendileriyle ilgili bir yazı gönderilirse, grup başkanvekilliği yetkilerinden arındırılacakları ve bunun da Özgür Özel'in gücünü önemli ölçüde zayıflatacağı öngörülüyor. Tarihsel bir not olarak ise, 12 yıl önce eski CHP Eskişehir Milletvekili Süheyl Batum'un benzer bir durum yaşadığı hatırlatılıyor. 2014 yılında disipline sevk edilip ihraç edilen Batum, mahkeme kararıyla görevine geri dönmüştü. Mahkeme, Batum'un milletvekili statüsünü ve parti tüzüğündeki ilgili maddeleri dikkate alarak ihraç kararını iptal etmişti. Bu durum, Özgür Özel ve ekibinin hukuki yollara başvurma kararında önemli bir emsal teşkil ediyor.